- IMKB
% - Altın
6146.57
%-1.97 - Dolar
47.2275
%0.05 - Euro
53.8598
%-0.32
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 19:08 - ANTALYA’DA EVDE ÇIKAN YANGINDA 1 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ
- 17:28 - AKSU’DA BİN 100 DÖNÜMLÜK TARIM TEKNOKENTİ KURULACAK
- 17:27 - 1100 DÖNÜMLÜK ALAN TARIM TEKNOKENTİ İLAN EDİLDİ
- 17:23 - BATIKENT MAHALLESİ’NDE AÇIK HAVADA SİNEMA KEYFİ YAŞANDI
- 17:18 - TARSUS’A 24 DERSLİKLİ YENİ İLKOKUL YATIRIMI
- 17:18 - ANTALYA’DA ORMANLIK ALANI TEHDİT EDEN YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI
- 17:18 - ‘BARIŞA UZANAN ELLER: İZİ BARIŞ, YOLU VATAN’ BELGESELİ ISPARTA’DA GÖSTERİLDİ
- 17:13 - COP31 ANTALYA İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT
- 17:08 - OSMANİYE’DE UN YÜKLÜ TIR DEVRİLDİ: 1 YARALI
- 17:08 - SULAMA KANALINA GİREN 12 YAŞINDAKİ ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ
- 17:03 - BURDUR’DA KÖTÜ KOKUNUN KAYNAĞI ÇÖP EV ÇIKTI: 3 KAMYON ATIK ÇIKARILDI
- 17:03 - ADANA’DA DENİZDE FACİA: 2 KİŞİ BOĞULDU, 1 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI
- 16:53 - ANTALYA’DA ORMANLIK ALANI TEHDİT EDEN YANGIN
- 16:43 - MERSİN’DE BİTKİN DÜŞEN AT YENİ YUVASINA KAVUŞTU
- 16:33 - ANTALYA’DA “SIFIR ATIK, ÇEVRE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞTAYI” GERÇEKLEŞTİRİLDİ
NİNA ŞAHİN / KONUK YAZAR


EN BÜYÜK SERMAYE: ZAMAN
İnsan ömrü boyunca servet kazanabilir, makam sahibi olabilir, dostlar edinebilir. Kaybettiği parayı yeniden kazanır, yıkılan hayallerini yeniden inşa edebilir, kopan bağları bile bazen onarabilir. Ama hayatın insana yalnızca bir kez sunduğu, geri vermediği tek hazine vardır: Zaman. Buna rağmen modern dünyanın en büyük yarışı hâlâ para üzerinedir. Ülkeler altın rezervlerini artırıyor, kripto varlıklar rekorlar kırıyor, şirketler daha fazla kâr elde etmeye, insanlar ise daha yüksek gelir kazanmaya çalışıyor. Başarı, çoğu zaman ne yazık ki banka hesaplarındaki rakamlarla, sahip olunan mülklerle ve yatırımlarla ölçülüyor. Oysa bütün bu telaşın içinde, elimizdeki en kıymetli varlığı çoğu zaman farkına varmadan tüketiyoruz. Aslına bakılırsa zamanın, paranın sahip olmadığı kuralları var. Zengin de olsanız yoksul da olsanız güne aynı yirmi dört saatle başlarsınız. Bugün kullanmadığınız zamanı yarına devredemezsiniz; boşa geçen tek bir saniyenin bile telafisi yoktur. Hayatın en acımasız ama belki de en adil tarafı da budur.
Modern hayat, görünmez bir takas üzerine kuruludur. Günlerimizi, saatlerimizi ve emeğimizi para kazanmak için harcarız. Sonra kazandığımız parayla kendimize biraz daha zaman satın almaya çalışırız. Ne var ki bu döngü çoğu zaman fark edilmeden tersine işler. Daha konforlu bir yaşam kurmaya çalışırken, o yaşamı gerçekten yaşayabileceğimiz zamanı tüketiriz. Aslında bu çelişki yeni değil. İnsanlığın zamana karşı hoyrat tavrı yüzyıllardır pek değişmedi. Yaklaşık iki bin yıl önce yaşayan Stoacı filozof Seneca'nın şu sözleri, aradan geçen onca zamana rağmen hâlâ güncelliğini koruyor. Cengiz Çevik'in Türkçeye kazandırdığı Yaşamın Kısalığı Üzerine adlı eserinde şöyle diyor: "İnsanlar mallarını başkasının almasına katlanamaz ve topraklarının sınırlarıyla ilgili en ufak bir anlaşmazlık çıkmayagörsün, hemen taşa ve silaha sarılırlar; buna karşın yaşamlarına başkalarının karışmasına izin verirler. İnsan malvarlığını korumak konusunda oldukça hesaplı davranır, ancak açgözlü olmanın onur vesilesi sayılacağı tek konu olan zamanın harcanmasına gelince oldukça bonkör davranırlar." (Sayfa 48)
Seneca'nın sözlerini her okuyuşumda, kendimi çocukluğumun kapı eşiğinde bulurum. Bizim evde dışarı çıkmadan önce evi derleyip toplamak, önemli bir kuraldı. Büyüklerimiz sık sık, "İnsan evden kendi ayaklarıyla çıkar ama tabutla dönmeyeceğinin garantisi yoktur." derdi. Çocuk aklımla bu sözü bir türlü anlayamazdım. İçimden, "Sanki başımıza kötü bir şey gelse eve gelen insanlar dağınık evi mi konuşacak?" diye geçirirdim. Yıllar geçtikçe anladım ki mesele evin dağınıklığı değilmiş. Her evden çıkışta hayatın pamuk ipliğine bağlı olduğunu hatırlatan acımasız bir uyarıydıçünkü hayat, başladığımız her şeyi tamamlama sözü vermez.
Belki de bu yüzden bizden istenen, yalnızca evi değil; geride bırakacağımız izi de toparlamaktı. Kırgınlıkları büyütmeden gitmek, sevdiğimiz insanlara söyleyeceklerimizi ertelememek, vedaları yarına bırakmamak. Çünkü insan, yarın nasıl olsa vaktim olur diye düşündüğü hayatını, fark etmeden bugünden eksiltir.
Bugün teknoloji şirketleri ve sosyal medya platformları yalnızca paramız için değil, dikkatimizi ve zamanımızı kazanmak için yarışıyor. Çoğu zaman telefonumuzu bilinçli bir ihtiyaçtan değil, farkına bile varmadığımız bir alışkanlıkla elimize alıyoruz. Birkaç dakikalığına başladığımız ekran yolculuğu, nasıl geçtiğini anlamadığımız saatlere dönüşebiliyor. Günün sonunda ise zamanımızı tam olarak nereye harcadığımızı çoğu zaman hatırlamıyoruz bile. Hayat, büyük kırılmalarla değil, fark edilmeyen küçük kayıplarla eksiliyor. Tam da bu yüzden çok geç olmadan zamanı bilinçli kullanmayı öğrenmek zorundadır insan.
Hayat bize her sabah görünmez bir hesap açıyor. O hesaba yirmi dört saat yatırılıyor. Akşam olduğunda kullanılmayan zaman ertesi güne devretmiyor. Üstelik o hesabın toplam bakiyesinde ne kadar kaldığını hiçbirimiz bilmiyoruz. Para, insanın yaşam standardını kolaylaştıran yardımcı ve tabii ki önemli bir araçtır; zaman ise hayatın doğrudan kendisidir. Hayat, birey merkezli bir süreçtir ve ancak o birey var olduğu sürece geçerliliğini korur. Bireyin yaşamı sona erdiğinde, dış dünyada zaman başkaları için akmaya devam etse de o kişi için hayat tamamen biter. Bu durum, insanı özünde kendisine tanınan sınırlı süreden ibaret bir varlık olarak tanımlamamızı sağlar. Bu yüzden asıl mesele, ne kadar yaşadığımız değil, bize biçilen zamanı neye dönüştürdüğümüzdür.

EN BÜYÜK SERMAYE: ZAMANNİNA ŞAHİN
DUBAİ’DE THE ODYSSEY: YALNIZCA BİR FİLM DEĞİL, İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASIHÜSEYİN BARANER
TİCARİ AHLAK VE ETİK ANLAYIŞAV İBRAHİM GÜLLÜ
KİTAPLIKŞENER METE
BASIN İKTİDAR İLİŞKİLERİNE DAİRALİ İHSAN DİLMEN
BU BİR UYARIDIR…SÜLEYMAN EKİN
ANTALYA LİMANI'NDA DAR BOĞAZİZZET ÜNLÜ
ASIL YOKSULLUK VİCDANDIRMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
TBMMAHMET GEDİKAĞAOĞLU
DÜŞÜNCE TEMBELİ TOPLUMPROF DR RAMAZAN DEMİR
KALEİÇİ'Nİ TURİSTTEN Mİ KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ?CEM ARÜV
SİYASİ MÜHENDİSLİKLER VE SONUÇLARIEŞREF URAL
TEMİZLİK KİRLETMEMEKTİR!..ERDOĞAN KAHYA
SAİT FAİK'İN 'SON KUŞLAR'I DA GİTMESİNBİHTER GÖRDÜ
HER GECE ÖLÜR, HER SABAH YENİDEN DİRİLİRİZHASAN YAKUP CANGÜVEN
LEJYONER HASTALIĞI VE BİNALARDAKİ GİZLİ RİSKLERAHMET İLBARS
DÜŞLENEBİLİR KENTGAZANFER ERYÜKSEL
ANTALYA MÜZESİGÖZDE SARI
ESNEMEYEN KIRILIRNİZAMETTİN ŞEN
MEŞALE HÂLÂ YANIYORIŞIK YARGIN
"BİLDİĞİM TEK ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR" DEN "BEN BİLİRİM"EBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
'BEN TÜM BAŞARILARIMI ATATÜRK'E BORÇLUYUM'SERDAR YILMAZ
ANTALYA’NIN BOŞ VAATLERE KARNI TOK!GÖZDE DOLAYMAN
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?OYA BOYSAN
ALTIN PORTAKAL'DA ONUR ÖDÜLLERİ MENDERES SAMANCILAR VE TİLBE SARAN'A
İMALATÇI ESNAFA 31 TEMMUZ UYARISI
BURDUR'DA LAVANTA HASADI
BÜYÜKŞEHİR'DEN ÜRETİCİLERE DESTEK
SAHİLDE DRON DESTEKLİ DENETİM
3'ÜNCÜ RAHİM NAKLİ OPERASYONU BAŞLADI
İTFAİYEYE YOL VERMEYEN SÜRÜCÜYE CEZA
İŞİNDE MUTLU OLMAYAN YÖNETİCİ AYNI İŞ YERİNDE KAYNAKÇI OLDU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





