Bugün 22 Temmuz 2026 Çarşamba
  • Antalya40 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6311.25
    %1.93
  • Dolar
    47.2114
    %0.06
  • Euro
    53.9247
    %0.13

SÜLEYMAN EKİN / KONUK YAZAR/TOKMAK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
SÜLEYMAN EKİN / KONUK YAZAR/TOKMAK

BU BİR UYARIDIR…

22 Temmuz 2026 Çarşamba 17:32

 

Bu yazı, herhangi bir kişi ya da kurumu peşinen suçlamak amacı taşımamaktadır. Aksine, Antalya’nın Kepez ilçesinde ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği, belediye tarafından ticaret ve sanattan men edilmesine karar verildiği ve mühürleme işlemlerine rağmen faaliyetini sürdürdüğü belirtilen bir işletme üzerinden, kamu güvenliği açısından dikkat çekilmesi gereken önemli bir konuyu gündeme taşımayı amaçlayan bir uyarı mahiyetindedir.

Çünkü burada tartışılması gereken konu yalnızca bir işletme değildir; hukukun üstünlüğü, kamu düzeni ve vatandaşların can güvenliğidir.

Dosyadaki resmi belgelere göre, Kepez Belediye Başkanı’nın imzasıyla 6 Mart 2025 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda, söz konusu işyerinin belediye encümeni kararı doğrultusunda ticaret ve sanattan men edildiği bildirilmiştir. Aynı dosyada yer alan diğer resmi evraklarda ise işyerinin mühürlendiği, mühürlerin bozulduğu, yeniden mühürleme işlemlerinin yapıldığı ve mühür bozma nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu görülmektedir.

Buna rağmen, aradan yaklaşık 16 ay geçmesine karşın işletmenin faaliyetlerini sürdürdüğü yönündeki durum, kamuoyunda haklı olarak bazı soruları gündeme getirmektedir.

Bir işyerinin ruhsatsız olduğunun tespit edilmesi, mühürlenmesi, mühür bozduğunun belirlenmesi ve hakkında adli süreç başlatılması elbette önemli idari ve hukuki işlemlerdir. Ancak vatandaşın cevabını merak ettiği asıl soru şudur:

Tüm bu işlemlere rağmen faaliyet nasıl devam edebiliyor?

Bu soru herhangi bir kurumu hedef almak için değil; kamu güvenliğinin yeterince sağlanıp sağlanmadığını sorgulamak için sorulmaktadır.

Çünkü düğün salonları gibi yüzlerce kişinin aynı anda bulunduğu alanlarda meydana gelebilecek yangın, izdiham, elektrik veya yapı güvenliği kaynaklı olası bir olayın telafisi mümkün değildir. Böyle bir durumda yalnızca işletmenin değil, süreç boyunca görev ve yetkisi bulunan tüm kurumların aldığı tedbirler de doğal olarak hukuki incelemeye konu olacaktır.

Hiç kimse böyle bir olayın yaşanmasını istemez. Basının görevi de bir facianın ardından sorumlu aramak değil, riskleri önceden kamuoyunun gündemine taşıyarak gerekli tedbirlerin alınmasına katkı sunmaktır.

Bu nedenle bugün sorulması gereken soru çok nettir:

Resmi kararlar ve işlemler eksiksiz uygulanıyor mu; kamu güvenliğini sağlamak için gereken tüm adımlar atılıyor mu?

Çünkü kamu yönetimindeki en büyük başarı, bir facianın ardından hesap vermek değil; o facianın hiç yaşanmamasını sağlamaktır.

Bu yazı toplam 113 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim