Bugün 22 Ağustos 2026 Cumartesi
  • Antalya24 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    7106.57
    %0
  • Dolar
    47.9624
    %0
  • Euro
    56.0619
    %0

IŞIK YARGIN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
IŞIK YARGIN / KONUK YAZAR

KÜRESEL ISINMADAN İKLİM DİRENÇLİ GELECEĞE

22 Ağustos 2026 Cumartesi 00:11

Kişisel tarihimi yokladığımda 20 yıl önce “Küresel Isınma” gündemimize arz-ı endam eden, ancak tartışılan bir kavramdı. Bugün ise tartışılan konu artık küresel ısınmanın ötesinde “iklim krizinin”varlığı; ve içinde bulunduğumuz bu kriz karşısında ne kadar hızlı ve kararlı hareket edebileceğimizdir.

Aradan geçen 20 yılda düşünüyorum da dünya ne çok şey yaşadı. Rekor sıcaklıklar, kuraklıklar, seller, orman yangınları, su krizi ve biyolojik çeşitlilik kaybı artık geleceğin değil, bugünün gerçekleri olarak kapımıza dayandı. 

2007 yılında Kyoto Protokolü’nü konuşuyorduk.

Bugün ise Paris Anlaşması’nın hedeflerini, net sıfır emisyonu, karbon piyasalarını, yeşil finansmanı ve iklim teknolojilerini konuşuyoruz.

Türkiye açısından ise 2026 tarihi ayrı bir anlam taşıyor.

Antalya, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapıyor. Dünyanın en önemli iklim diplomasisi platformunun ülkemizde gerçekleşecek olması yalnızca bir organizasyon başarısı değil; aynı zamanda Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma vizyonunu güçlendirecek tarihi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. 

Ancak unutulmaması gereken önemli bir gerçek var:

COP31 yalnızca hükümetlerin toplantısı olmamalı!

Yerel yönetimlerin,
üniversitelerin,
iş dünyasının,
sivil toplum kuruluşlarının,
gençlerin,
kadın girişimcilerin ve bireylerin ortak sorumluluk alanında yer alıyor.

Bugün iklim politikalarının artık yalnızca çevre politikası olmadığını biliyoruz.
İklim politikaları:
Ekonomi politikasıdır.

Enerji politikasıdır.

Sanayi politikasıdır.

Tarım politikasıdır.

Kent politikasıdır.

Ve en önemlisi gelecek nesillerin yaşam hakkıdır.

Birleşmiş Milletler’in 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları da bize bunu söylüyor.

İklim eylemi (Amaç 13), temiz enerji (Amaç 7), sürdürülebilir şehirler (Amaç 11), sorumlu üretim ve tüketim (Amaç 12), temiz su (Amaç 6) ve güçlü ortaklıklar (Amaç 17) artık birbirinden bağımsız başlıklar değil; tek bir dönüşümün parçalarıdır.

Dijital dönüşüm de bu sürecin ayrılmaz bir parçası hâline geldi.

Yapay zekâ bugün enerji verimliliğinden su yönetimine, tarımsal üretimden afet erken uyarı sistemlerine kadar sürdürülebilir kalkınmanın en önemli araçlarından biri olarak görülüyor.
Bundan 20 yıl önce kuaförde saç spreyi sıktırmayalım, gündüz çim sulamayalım, oda elektrik anahtarları yanında “lüzumsuzsa söndür” uyarları ile sınırladığımız sorumluluk alanımız bugün;
Enerjiyi verimli kullanmak,
israfı azaltmak,
geri dönüşümü yaşam kültürüne dönüştürmek,
su kaynaklarını korumak,
yenilenebilir enerjiyi desteklemek,
yerel üretimi güçlendirmek,
gençlerin iklim ve teknoloji girişimlerini teşvik etmek,
ve karar vericilerden daha cesur iklim politikaları talep etmek artık bir tercih değil, ortak geleceğimize karşı sorumluluğumuz olduğu bilincini genişletmek için çağrımdır. 

Çünkü artık mesele yalnızca dünyayı çocuklarımıza bırakmak değil; çocuklarımızın yaşayabileceği bir dünyayı birlikte inşa edebilmektir. 20 yıl önce küresel ısınmayı anlatmaya çalışıyorduk. 2026’da ise artık geleceği birlikte tasarlamak zorundayız. COP31, Türkiye için yalnızca bir zirve değil; gelecek kuşaklara bırakacağımız mirasın da sınavıdır.
Hepimiz elimizi taşın altı koymak üzere hazır mıyız?

Bu yazı toplam 81 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim