Bugün 05 Şubat 2023 Pazar
  • Antalya9 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    1128.278
    %0.00
  • Dolar
    18.8012
    %0.00
  • Euro
    20.2949
    %0.00

Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

Tarım ve pandemi süreci

16 Mart 2021 Salı 00:22

 

            Geride bıraktığımız 2020 yılına damgasını vuran, içinde bulunduğumuz 2021 yılında olumsuz etkilerini halen devam ettiren küresel salgın Korona virüs; tüm yönleriyle değerlendirilmeli.

            Global ölçekte hepimizi derinden etkileyen bu salgın sürecinde yine önemli bir sınav veriyoruz.

            Bir taraftan ‘’normalleşmeye’’ çalışırken, diğer taraftan kısıtlamaların gevşemesiyle birlikte aslında yeniden yükseliş eğilimine giren vakaların kontrol altına tutulması noktasında çok daha kararlı adımlar atılmalı.

            Bir turizm ve tarım şehri olan Antalya’da kurallara uyma noktasında hepimiz hassas ve duyarlı olmalıyız.

            Koordineli çalışmalar ve kurallara uyma noktasındaki hassasiyetle bu sürecin en az hasarla atlatılması konusunda rehavete kapılmadan hareket etmemiz kaçınılmaz bir zorunluluk!

            Evet… Korona virüs olumsuz yönlerini göstermeye devam ederken, bir taraftan da tüm Dünya ülkeleri bu salgınla mücadelede başta sağlık sektörü olmak üzere tarım, ticaret ve hayvancılıktaki eksikliklerini görme fırsatı yakaladı.

            Özeleştiri yaparak bu sürecin atlatılması en doğru yaklaşım olacak.

            Küresel salgın, başta ekonomiyi ciddi anlamda etkilerken, diğer taraftan da önümüzdeki sürece daha çok hangi alanlara daha çok yatırım yapılması gerektiğinin de sanki ipuçlarını veriyor.

Ülkemizde ise geçmişten gelen sıkıntıların bugün de devam ediyor olmasını görmek üzücü.

                        Tarım ve hayvancılık…

            Tarım ve hayvancılık adına atılması gereken ‘’kararlı’’ adımlar var.

            Evet… Tarım ve hayvancılıkla ilgili politikalarda reform tarzında icraatlara gereksinim var.

            Zaman zaman dile getirdiğim gibi bir tarım ülkesi dediğimiz ülkemizin dışarıdan et ithal etmesini anlayamıyorum.

            Burada bir çelişki var.

                        Tarım ve hayvancılığa o kadar ‘’uygun’’ bir coğrafyamız var ki; pilot şehirler belirleyerek besiciliğin ayağa kaldırılması ve vatandaşın ilk etapta ‘’makul bir fiyattan’’ daha sonra da ucuz et yemesi mümkün.

            Oysa son yıllarda tarım ve hayvancılık ciddi anlamda kan kaybediyor.

            Dışarıdan ithal getirilen etler; fiyatları aşağıya çekmediği gibi; sağlık açısından riskler de taşıyor!

            Ülkemizde et fiyatlarının oldukça pahalı olduğu bir gerçek…

            Asgari ücretin 2 bin  825  lira olduğunu düşünürsek, bir kilogram etin 85 liraya çıktığı günümüzde gerçekten bırakın dar gelirliyi, orta gelirli bile yeterince et yiyemez halde!

            Belirsizlik ve daralan meralar sorunu arttırıyor.

                                   Maliyetler o kadar artmış durumda ki besicilerin kazanç elde edebilmeleri giderek zorlaşıyor.

            Bu anlamda  besicilerin sorunları aslında yıllardır çözülebilmiş değil…

            En önemlisi de bana göre yem fiyatlarının çok yüksek olması ve vatandaşın satın alma gücünün her geçen gün kötüye gitmesi.

            Pandemi sürecini yaşarken tarım ve hayvancılıkta eksiklikleri ve yanlışları giderme noktasında kararlı adımlar atılmalı…

 

Bu yazı toplam 353 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim