Bugün 29 Haziran 2026 Pazartesi
  • Antalya23 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6128.5
    %-0.01
  • Dolar
    46.5492
    %0.01
  • Euro
    52.9499
    %0.23

DİLEK DEMİRKAN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
DİLEK DEMİRKAN / KONUK YAZAR

MEZUNİYETLERDEKİ GÖSTERİŞ YARIŞI VE GÖRÜNMEYEN TEHLİKELER

28 Haziran 2026 Pazar 23:46

​Son yıllarda eğitim dünyasında dikkat çekici bir değişim yaşıyoruz. Eskiden okul bahçelerinde, mütevazı imkânlarla ve sıcak bir aile ortamında gerçekleştirilen mezuniyet törenleri, şimdilerde adeta birer prestij ve gösteriş yarışına dönüşmüş durumda. Henüz ilkokul hatta anaokulu çağındaki çocukların mezuniyetleri bile lüks otellerde, büyük bütçeli organizasyonlarla kutlanıyor. Velileri ciddi bir maddi yük altına sokan,
çocukları erken yaşta sınıfsal ayrımcılıkla ve gösterişle tanıştıran
bu durum, ne yazık ki beraberinde çok daha büyük riskleri de getiriyor.

Lüks Mezuniyet Faciası ve Derin Sessizlik

​Geçtiğimiz günlerde Antalya'da lüks bir otelde yaşanan kamuoyunun gündemine gelen üzücü kaza, bu durumun en somut ve düşündürücü örneği oldu. Bir özel kolejin 8. sınıf mezuniyet töreninde, sahnedeki ışık ve ses sistemlerini taşıyan metal yapısının devrilmesi sonucu öğretmen ve öğrenciler yaralandı. Neyse ki daha kötü bir tablonun önüne geçildi ancak bu kaza, hepimize derin bir "Geçmiş olsun" dedirtirken çok önemli soruları da beraberinde getirdi.

​Bildiğiniz üzere, Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullara gönderdiği çok net bir genelge bulunuyor. Bakanlık bu genelgede; velilere maddi külfet oluşturulmaması, lüks harcamalardan kaçınılması ve etkinliklerin okulun kendi mekânlarında, tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak yapılması gerektiğini açıkça belirtiyor. Ayrıca bu tür dış mekân etkinlikleri için il veya ilçe millî eğitim müdürlüklerinden resmî onay alınması da zorunlu bir kural.

​Hal böyleyken, bakanlığın bu yapıcı ve koruyucu genelgesine rağmen neden hâlâ lüks otel organizasyonlarında ısrar ediliyor? Söz konusu özel eğitim kurumu bu etkinlik için gerekli resmî izinleri almış mıydı? En önemlisi de, çocukların ve öğretmenlerin güvenliğini doğrudan ilgilendiren bu sahne kurulumlarında gerekli iş güvenliği denetimleri neden eksiksiz yapılmadı?

​Madalyonun bir diğer yüzü ise kazanın ardından basına yansıyan bazı iddialar. Medya kulislerinde, kurum yönetiminin bu kazanın kamuoyunda duyulmaması ve haber sitelerinden kaldırılması yönünde bazı girişimlerde bulunduğu ileri sürülüyor. Şayet bu iddialar doğruysa, bir eğitim kurumunun sorumluluk almak ve şeffaf bir süreç yürütmek yerine durumu sessizlikle geçiştirmeye çalışması kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.

İnsan hayretler içinde sormadan edemiyor: Bir eğitim kurumu, çocukların ve öğretmenlerin canının tehlikeye girdiği bir faciyı neden gizlemek ister? Neden örtbas etmeye çalışır?

​Bir eğitim kurumuna yakışan; ticari kaygıları veya marka imajını koruma refleksini bir kenara bırakıp, önceliği her zaman öğrenci ve öğretmenlerinin sağlığına vermektir. Yaşanan bu talihsiz olayda sorumluluğu üstlenmek, ihmali olan taşeron firmalardan hesap sormak ve kamuoyunu dürüstçe bilgilendirmek, o kuruma olan güveni zedelemez, aksine artırır.

​Buradan hem yetkililere hem de tüm okul idarecilerine çağrıda bulunmak gerekiyor: Bakanlığın genelgesine harfiyen uymak, sadece bir kuralı yerine getirmek değil, aynı zamanda evlatlarımızın güvenliğini garanti altına almaktır. Umuyoruz ki bu üzücü olay tüm eğitim camiası için bir milat olur; mezuniyetler yeniden çocukların saflığına yakışır şekilde, güvenli ve mütevazı yuvalarımız olan okul bahçelerine geri döner.

 
 
Bu yazı toplam 188 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim