- IMKB
% - Altın
6129.23
%0 - Dolar
46.5914
%0 - Euro
53.073
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 17:46 - YEMEKHANEDEKİ YANGINDA HAYATINI KAYBETTİ
- 17:43 - DÜĞÜNLERDE HAVAYA ATEŞ AÇANLARA OPERASYON
- 17:39 - 2 BİN 500 BALYA SAMAN YANDI
- 17:13 - ANTALYA’DA TERMOMETRELER 41 DERECEYİ GÖSTERDİ, HİSSEDİLEN SICAKLIK BUNALTTI
- 17:04 - ANNESİYLE TARTIŞIP KENDİNİ KİTLEDİĞİ ODAYI ATEŞE VERDİ
- 17:03 - ADANA’DA ÇAKIT ÇAYI’NDA MAHSUR KALAN VATANDAŞ İTFAİYE VE JANDARMA EKİPLERİNCE KURTARILDI
- 17:00 - 2 DENİZ KAPLUMBAĞASI SAHİLDE ÖLÜ BULUNDU
- 16:38 - MERMER OCAĞINDAKİ ŞANTİYE BARAKASINDA ÇIKAN YANGINDA 1 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
- 16:05 - SICAKTAN BUNALANLAR MAVİ SULARDA SERİNLİK ARADILAR
- 15:53 - ADANA’NIN FEKE İLÇESİNDE YANGIN ÇIKAN EV KULLANILAMAZ HALE GELDİ
- 15:38 - ANNESİNE SİNİRLENDİ KENDİNİ EVE KAPATIP YAKMAYA ÇALIŞTI, MAHALLEDE KORKU VE ÖFKE DOLU ANLAR
- 15:18 - BOĞAÇAYI’NDA EKOLOJİK DENGEYİ KORUYAN TEMİZLİK ÇALIŞMASI
- 15:02 - SUCUL OTLAR TEMİZLENİYOR, BOĞAÇAYI NEFES ALIYOR
- 14:40 - DÜĞÜN SALONU ÖNÜNDE SİLAHLI KAVGA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 14:32 - DALIŞTA KUM KÖPEK BALIĞIYLA KARŞILAŞTI
BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR


ENSEMDE GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN NEFES
Günlerden pazar. Sert, rap rap rap ayak seslerine alışık kulağıma bu kez belli bir ritim tutturmamış hızlanan, yavaşlayan, yakınlaşan, uzaklaşan, ayak sesleri geliyor. Merakla balkona çıktığımızda sokaktan bir renk cümbüşünün geçtiğini görüyoruz. Sırtlarına bir numara yapıştırılmamış her yaştan gençler, yaşlılar, çocuklar, kadın erkek koşuyorlar. Ayak sesleri sokaklardan dalga dalga Akdeniz’ e ulaşıp dalgalarda kırıldığında küçük yankılara dönüşüp koşucuları ıslatıyor. O kutsal sessizlik aritmik ama güzel bir ezgiye dönüşüyor. Bazıları spor kıyafetler yerine üniformalarını tercih etmiş çünkü bu maraton onlar için koşuluyor: itfaiyeciler için. Karşı kaldırımda bir kadın durmuş; ayakkabısının çözülen bağlarına düğüm atmakla meşgul. Bir diğeri nefeslenmek için mola vermiş ama koşmaya devam edecek.. Bir baba çocuğunun hızıyla uyum içinde. Başlangıç çizgisinden ayrıldıklarında mutlaka adrenalinin sıcaklığı anaforlar yaratarak hızla akmış olmalı damarlarında. Profesyonel koşucular kurmalı oyuncaklar gibi ayak uçlarında zıplarken ilk kez katılacak olanların yürek atımları göğüs kafeslerini zorlamıştır mutlaka. Yüzlerce insan akıp gitti sokaktan. Bitiş çizgisine kaçı vardı, kaçı bu dayanışmayı terk etti bilmiyoruz. Aslında katılanların büyük bir çoğunluğu kazanmak için bu uzun mesafeyi kat etmiyorlar. Kollektif amaç kent sakinlerinin azim, irade ve gönüllülükleri temelinde kendileri için mücadele veren meslek grubuyla dayanışma içinde olmaktan ibaret. Gerçekleşen bir empati, bir teşekkür, bir kadir kıymet bilme koşusu. Son maratoncular sokakta gözden kaybolduğunda kendimizi mahremiyet odalarımıza atıyoruz.
Koşu başladığında katılanların aklına Pheidippides gelmiş midir acaba? İnternette, sosyal medyada ilk maraton koşucusu efsanesinin kahramanı. Pheidippides Antik Yunan'da uzun mesafeleri koşarak haber ileten bir hemerodrom -gün koşucusu. Çoğu tarihçi, Pheidippides'in M.Ö. 530 yılları civarında Atina’da doğmuş, ulak olarak yaşamını sürdüren gerçek bir kişi olduğu konusunda hemfikir. Efsaneye göre M.Ö. 490 yılında Perslere karşı kazanılan zaferi muştulamak için Marathon savaş alanı ile Atina arasındaki kırk kilometrelik mesafeyi tamamladığında acının, yorgunluğun, aklın kendisini korumak için koyduğu sınırı çoktan aşmış bir koşucu. Orada, o görünmez sınırda, son nefesinde “Nike! ” (Zafer!) diye bağırıp yere yığılıyor. Yunan tarihçi Herodot Grek-Pers Savaşlarından söz ettiğinde Pheidippides'in savaş öncesinde çok daha uzun bir yolculuk yaptığını, Sparta'ya kadar gidip sonra da geri döndüğünü, 300 milden fazla bir mesafeyi koştuğundan söz ediyor. Herodot'tan 500 yıl sonra Yunan yazar Plutarch, ‘’Atina'nın Zaferi Üzerine’’ adlı makalesinde, Marathon'dan Atina'ya koşanın Thersippus (veya Eukles)olduğu iddiasında. Bir asır sonraysa Yunan hicivci Lucian, aynı koşu için Pheidippides'in adını tekrar gündeme getirip onu ölümsüzleştirmeye çabalıyor. İngiliz şair Robert Browning’se 1879 yılında Pheidippides şiiriyle onu sonsuzda mühürlüyor.
1896 yılında Atina'da ilk, modern Olimpiyat Oyunları başladığında efsaneden ilham alan organizatörler, komite üyelerinden Michel Breal’in önerisiyle oyunlara yaklaşık 40 kilometrelik bir maraton yarışı eklediler. Bu yarış, antik çağda Marathon'dan Atina'ya uzanan rotayı yansıtmayı amaçlıyordu. 1908 Londra Olimpiyatları sırasında, sömürgelerinden çaldıkları güneşlerle oluşturdukları hiç batmayan o kocaman güneşleri altında yaşayan İngiltere için mesafe uzatıldı. Kırk kilometrelik maraton koşusunun 42.195 kilometre olmasına karar verildi. Windsor Kalesi’nden başlayan yarış İngiltere kraliyet ailesinin stadyumdaki locasının önünde, majestelerinin ayakları dibinde bitmeyip de nerede bitecekti!
Bir maratona geç kalmışlığın burukluğuyla tempolu bir yürüyüşe çıkıyorum. Küçük bir spor salonunun sokağa bakan cam duvarında bantlar üzerinde koşuya çıkmış insanları görmek beni hayrete düşürüyor. Yağmur sonrasının toprak kokusunu içime çekip yakınlardaki o büyük parka dümeni kırıyorum. Haruki Murakami’nin hayali koşarak geçiyor yanımdan. Murakami ‘’Koşarken Ne Anlatıyorum’’ adlı kitabında, "Uzun mesafe yarışında yenmeniz gereken tek rakip, eskiden olduğunuz hâlinizdir" diyor, hatırlıyorum. Birçok kişiye uzak bir hedef gibi görünen koşu, aslında herhangi bir yaşam tarzıyla birleştirilebilecek bir spor biçim aslında. Bunun için gereken üçlü ise motivasyon, tutarlılık ve azim. Murakami bu sporda zorluğun sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel olduğunu düşünüyor. Yazara göre koşmak hem egzersiz hem de bir metafor. Şöyle diyor: ‘’Her gün koşarak ve yarış sayısını artırarak çıtayı yavaş yavaş daha yükseğe çıkarıyorum ve tepeye tırmandıkça kendim de yükseliyorum. En azından her gün kendimi zorlamamın sebebi kendimi aşmak çünkü uzun mesafeli bir yarışta yenmeniz gereken bir rakip varsa, o da dünkü sizden, başkası değildir.’’
Sağ dizimde hafiften bir ağrı başlıyor; bir hafta önce fotoğraf çekerken boy ölçümü aldırdığım taş zemin bana çevreye ve kendime dikkat etmem gerektiğini hatırlatıyor. Maraton koşucularının ‘’duvara çarpması’’ na benziyor bu; koşucuların karaciğer ve kaslarındaki glikojen depolarının tükendiği anda enerji kaybı sonucu oluşan ani yorgunlukla verdikleri zorunlu molalarına. Sadece fizyolojik karbonhidrat rezervlerinin tükenmesine bağlı değil tabii başka bir sürü neden de var. ‘’32 km’’ işaretinden sonra başlayan fiziksel boşlukta, dayanıklılığın sınırlarına yaklaşıldığı bu aşamada, maraton fiziksel bir olay olmaktan çıkıyor zihinsel, ruhsal bir eyleme dönüşüyor. İnsanların atletik yetenekleri bakımından en üst düzey memeliler arasında yer aldığı gerçeği yeterli bir motivasyon kaynağı olmalı tüm bipedalistler için. İşte o, beni , diğerlerini, yürüyenleri, koşanları tekrar ayağa kaldıran güç. İnsanlık tarihinin avcı toplayıcı döneminde dayanıklılık gerektiren takiplerde av peşinde, pes etmeyen, istikrarlı koşumuzun bize armağanı olmalı bu diye düşünüyorum. Geçmişten geleceğe uzanan nefes.
Maratonda ve maraton benzeri hayat koşumuzda duvara çarptığımız sayısız an var mutlaka. Önemli olan direnme gücümüzü, direnme irademizi kaybetmeden koşuya devam etmek. Bitiş çizgisine varmakta belki de en büyük engelimiz zihnimizin koyduğu sınır. Aşmamız gereken tek sınır da o. Oturduğum yerden doğruluyorum; dizimde artık bir ağrı hissetmiyorum. Bir adım daha atamayacak kadar uzağa gittiğimde, gidebileceğim mesafenin sadece yarısını kat etmiş olduğumu biliyorum. Diğer yarısını tamamlamak için adımlarımı sıklaştırıyorum. Yolda birçok çılgına rastlıyorum ardlarında taze sonbahar havası, ter, deodorant, parfümün iç içe geçmiş esintisini bırakıp ufka karışıyorlar. Hem yazar hem maraton koşucusu Uruguaylı Marciano Duran’ın dizelerinin soluğunu ensemde hissediyorum.…
O çılgın koşucular…
Onları tanıyorum.
Onları birçok kez gördüm.
Tuhaflar.
Bazıları sabahın erken saatlerinde dışarı çıkıp güneşi yenmeye karar vermiş.
Diğerlerini gün ortasında güneş çarpıyor ya öğleden sonra bitap düşüyor
ya da gece bir kamyonun altında kalmamaya çalışıyorlar.
Onlar çılgın.
Yazın koşar, tempolu yürürler, terler, susuz kalırlar ve sonunda yorulurlar…
sadece bir molanın tadına varmak için.
Kışın örtünür, sıkıca giyinirler, şikâyet eder, üşütürler, hastalanırlar
ve yine de yağmurun yüzlerini ıslatmasına izin verirler.
Onları gördüm.
Bulvar boyunca hızla ilerlerlediler, ağaçların arasında yavaşça yürüdüler,
toprak yollarda kıvrılarak ilerlediler,
taş döşeli yokuşlara tırmandılar, ıssız bir otoyol kenarında koştular,
tahta köprülerden geçtiler, sahilde dalgalardan kaçtılar,
kuru yapraklara bastılar, tepelere tırmandılar,
su birikintilerinin üzerinden atladılar, parklarda koştular,
fren yapmayan arabalara kızdılar, bir köpeğe hırladılar
ve koştular, koştular ve koştular.
Bacaklarının ritmine uyan müziği,
fırın kuşlarını ve martıları,
kalp atışlarını ve kendi nefeslerini dinlerler,
önlerine, ayaklarına bakarlar,
okaliptüs ağaçlarının arasından geçen rüzgârı içlerine çeker,
portakal ağaçlarından gelen esintiyi hisseder,
çam ağaçlarından gelen havayı solurlar
ve yaseminlerin önünden geçerken duraksarlar.
Onları gördüm.
Akılları başlarında değil.
Şiir çevirisi: Bahar Uysal Hamaloglu

ENSEMDE GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN NEFESBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
TONGUÇ’U ANARKENYAVUZ ALİ SAKARYA
KADİR İNANIR'IN ARDINDANTARIK ÇELENK
ANTALYA TURİZMİ BÜYÜYOR; AMA AYNI ANDA TÜKENİYORCEM ARÜV
GÖKTE BULUT VAR DEDİM, “BANA ÖRDEK DEDİN” DİYE ŞİKÂYET EDİLDİMMUHARREM YELLİCE
KADIN VE GÖÇ: BAVULA SIĞMAYAN HAYATLARGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
SÖYLENECEK SÖZÜM VAR: YÖNETMELİKLERİN GÖLGESİNDE HUKUKIŞIK YARGIN
"ŞİİR KİTABI BASMIYORUZ"YUNUS YAŞAR
CHP SİYASETİNDE YOL AYRIMIEŞREF URAL
GÖZYAŞI VAR, UMUT DA VARSÜLEYMAN EKİN
5N 1K KURALINI UNUTAN GAZETECİLER!ALİ İHSAN DİLMEN
ANKARA NATO ZİRVESİ; SİYASAL İMAJ VE TURİSTİK İMAJNİZAMETTİN ŞEN
TÜRK-ALMAN TURİZMİNDE STRATEJİK BULUŞMAHÜSEYİN BARANER
MUHTARLIKLAR MESELESİAHMET GEDİKAĞAOĞLU
HAYAL BİLE KURAMIYOR İNSAN!..VEDAT GÜRHAN
ÜCRETSİZ DENEME TUZAĞIAV İBRAHİM GÜLLÜ
ZİHNİMİZDEKİ PATİKALAROYA ÖZGÜR
DÜNYANIN SESSİZLİĞİNİNA ŞAHİN
HAYAT KISA, MUTLU OLMAYI İHMAL ETMEAHMET İLBARS
TAHSİN KURTBEYOĞLU-BİR KAYMAKAMIN OBJEKTİFİNDEN ANADOLUHASAN YAKUP CANGÜVEN
DEVRİDAİMGAZANFER ERYÜKSEL
DERİNLİKSİZ SANAT ÇAĞINDA KAYDIR BEĞEN VE TÜKETGÖZDE SARI
MEYVEYİ DALINDAN YEMEKŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
DELİLER GEMİSİ YENİDEN YOLA ÇIKARKENMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
DALIŞTA KUM KÖPEK BALIĞIYLA KARŞILAŞTI
TAHTA ARABALARLA ZORLU YARIŞ
ANTALYASPOR'UN YENİ TEKNİK DİREKTÖRÜ BÜLENT KORKMAZ OLDU
SANATA İLK DOKUNUŞ
DÖŞEMEALTI'NDA KANALİZASYON VE ASFALT ÇALIŞMALARI
KIZININ MEZUN OLDUĞU BÖLÜMDEN YILLAR SONRA ANNESİ DE MEZUN OLDU
ORMAN YANGINI, HAVADAN VE KARADAN MÜDAHALEYLE KONTROL ALTINA ALINDI
ADİLE TEYZE MERKEZ YUVADA YIL SONU COŞKUSU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






