Bugün 26 Haziran 2026 Cuma
  • Antalya26 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6030.33
    %0.15
  • Dolar
    46.5526
    %-0.04
  • Euro
    52.9594
    %-0.16

ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

5N 1K KURALINI UNUTAN GAZETECİLER!

25 Haziran 2026 Perşembe 23:49

Geçen günlerde iki TV programı izledim.
İlki SZC TV'de üç gazetecinin sorularını Kılıçdaroğlu’na sorduğu proğram.
Diğeri de BİRGÜN TV'de Timur Soykan'ın sorularını Özgür Özel'e sorduğu program.
Sözcü TV'deki programda soru soranların gazetecilikten çok yargıç edasıyla hesap sormak için yaptıkları ve zaman zaman telefonlarına gelen mesajlarla yönlendirildiği, bir anlamda yetersizliklerinin ortaya çıktığını üzülerek gördüm.
Gazeteciler adeta sordukları her sorunun altında kaldılar.
Hatta zaman zaman Kılıçdaroğlu kendilerine gazeteci olduklarını hatırlattı..
Evet, gazeteciliğin 5N1K İlkesi vardır.
Kim, Ne, Nerede, Ne zaman, Nasıl ve Neden sorularının baş harflerinden oluşan, herhangi bir olayı, konuyu veya problemi en doğru ve eksiksiz şekilde anlamak ya da aktarmak için kullanılan evrensel bir sorgulama tekniğidir bu.
Maalesef biz bunun yerine Özgür Özel yahut İmamoğlu üzerinden yargıçlık yaptıklarını ve her sordukları soruyu da kamuoyuna ihale ettiklerine şahit olduk.
Kamuoyunun doğru bilgi alması adeta umurlarında değildi.
Sanki talimatla iş yapıyorlardı.
Zaman zaman konuklarının kendilerine yönelttiği sorulara cevap vermekte zorlandılar, tutukluk gösterdiler, hatta donup kaldılar..
Oysa, rezil etmek istedikleri izlenimi edindiğim konukları, sordukları her soruya cevap verdiğinde şaşkınlıkları yüzlerine yansıyordu.
Öyle ki, bir amaca yönelik olma ihtimali yüksek verilen “Butlan kararı”nın kapsamı, nedeni ve içeriği konusunda dahi bilgi sahibi değillerdi ve sadece amacıyla ilgiliydiler.
Butlan kararını içeren mahkeme kararını kabul etmediklerini ifade edecek kadar hukuk bilgisi, nezaket ve gazetecilikten uzak, siyasal aktör olduklarını beyan etmeye varacak kadar taraf olmuş durumdaydılar.
Yine karıştırdıkları diğer bir konu ise, “arınma” konusuydu.
Kılıçdaroğlu'nun özellikle ayrıştırdığı yolsuzluk, ahlaksızlık ve yargının siyasal aparata dönüştürülmesi, “Hukukun siyasallaşması” üzerinden değerlendirmeleri, somut iddiaları da aynı torbaya doldurma çabaları dikkatlerden kaçmadı..
Diğer program ise, gerçekten alenen sipariş programdı.
Bütün sorular Özgür beyin kendisini anlatmasına imkan verecek, CHP'li iki grubun arasını açmak, bir araya gelip konuşmalarını engellemeye yönelik bir çabanın ürünü.
Timur Soykan gibi son dönemlerin göz dolduran gazetecisine yakışmamıştır.
En azından ben yakıştıramadım.
Böyle insanların CHP'nin sorunlarını kendi aralarında çözme kabiliyetlerini düşmanlığa dönüştürmekten başka bir işlevi olacağını zannetmiyorum.
Öfke büyütülerek gün kurtarılabilir belki ama bunun CHP ve ülkeye faydası olmaz.
Öyle ki, bu gazeteciler  on üç yıldır seçim kaybeti iddiasını bile onüç seçim kaybettiniz dediklerinde kendilerine sorulan “Hangi onüç seçim ve küçük adımlar ve kazanılan Büyükşehitler hatırlatmasında” sadece sustular..
Son söz olarak Kılıçdaroğlu, “CHP'yi Ak Parti ile karıştırmayın, CHP itiraz geleneği olan ve kurumsal akılla çalışan bir partidir” uyarısı demokrasi dersi içermektedir.
CHP ülkenin muhalefetinin “Amiral gemisidir” toplumsal muhalefeti, toplum adına temiz bir şekilde ve toplumun umudunu diri tutacak performansı göstermek zorundadır.
Mesele iktidarın değişimi değil, uzun yıllardır süren bozuk düzenin sağlam bir sistem ile değiştirilmesi ve ülkenin dönüştürülmesidir.
Bu görev öncelikli olarak CHP'nin omuzlarındadır.
Meseleyi.kişiselleştirmek ülkeye çok büyük zarar verecektir

Bu yazı toplam 123 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim