Trafik, ulaşım ve çarpık yapılaşma… Bu temel sorunlar yıllardan beri Antalya’nın en önemli sıkıntılarının başında geliyor.
Akaryakıt fiyatlarına peş peşe gelen zamlar sonrasında kısmen de olsa özel aracını kullanmaktan vazgeçerek toplu ulaşıma yönelen kişilerin artmasıyla birlikte zaten ‘’sancılı’’ olan ulaşım daha da karmaşık hale geldi!
Toplu taşıma araçlarında maske kullanma zorunluluğu sona ererken nefes nefese, sıkış tepiş yolcu sayısıyla seferler yapılıyor.
Toplu taşıma araçlarında sıcakların da iyice artmasıyla birlikte klima açma konusu ise araç şoförlerinin adeta inisiyatifine kalmış durumda!
Duraklarda yolcu sayısı her geçen gün artarken, mevcut otobüsler ise ihtiyaca cevap veremiyor.
Bazı mahallelerde ise her saat başı otobüs olduğu için büyük sıkntı yaşanıyor.
Antalya’da özellikle son 30 yıla damgasını vuran en önemli sorun kuşkusuz ki trafik sorunu…
Turizm, tarih, doğa ve iklim özellikleri nedeniyle yoğun bir göç alan Antalya’da ciddi anlamda bu sorunun çözümü için radikal kararlar alınmalı.
Bugün geldiğimiz noktada 2 milyonu geçen nüfusuyla Antalya trafikte ciddi anlamda alarm veriyor.
Yaz aylarında bu rakam katlanarak artıyor…
Diyebilirim ki; bu sorunu yıllardır öteleye öteleye bu noktaya geldik…
Diğer taraftan Antalya’da en büyük sıkıntı alternatif güzergahların olmaması…
Yani; şehrin trafik yükünü çeken ana arterlerin sayısı oldukça ‘’yetersiz’’
Yılların yanlışlığı, çarpık yapılaşma, nizam imar planındaki tutarsızlıklar işi bu noktaya getirdi…
Ve köprülü alt geçitlerle, tramvay seçeneğiyle Antalya gibi turizmin merkezi konumundaki bir şehirde trafik sorununu çözmek olası değil!..
Bu yazı toplam 598 defa okunmuştur.