- IMKB
% - Altın
6490.01
%-0.03 - Dolar
47.5871
%0.02 - Euro
54.9357
%-0.14
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 20:47 - ÜVEY BABA İLE DEDE TUTUKLANDI
- 20:26 - 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 19:38 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUŞTURMASINDA 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 18:48 - ALANYA’DA MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELENİN STARTI VERİLDİ
- 18:38 - MERSİN ERDEMLİ ‘DE 3,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 18:03 - PASAJDA ÖLÜ BULUNAN EYÜP CAN DAVASI SÜRÜYOR
- 17:47 - YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
- 17:21 - EŞYALARI GÖTÜREN EŞE TAZMİNAT CEZASI
- 17:09 - SICAK VE NEM BUNALTTI
- 16:58 - MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN YAYLALARA KÜTÜPHANE DESTEĞİ
- 16:47 - DANIŞTAY'DAN KIRCAMİ KARARI
- 16:38 - MERSİN’DE PATLAYAN DOMATES KONSERVESİ 9 AYLIK BEBEĞİ YAKTI
- 16:38 - TÜRKİYE MUHTARLAR KONFEDERASYONU’NDAN BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN’E ‘YILIN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI’ ÖDÜLÜ
- 16:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGIN VE KURTARMA TATBİKATI
- 16:22 - KIYILARDA MİKROPLASTİK ALARMI
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


TUTKAL
PKK’nın kendisini feshettiği ve dolayısıyla silahlı mücadele döneminin kapandığını ifade etmiş olması, iyimserlikle birlikte endişeleri de beraberinde getirdi. MHP gibi bir partinin ansızın geleneksel politikasından radikal bir şekilde dönüş yapması ve elli yıllık bir şiddet örgütünün birdenbire kendisini feshetmesi, elbette anlaşılması ve hazmedilmesi kolay şeyler değil. Ne oluyor, kim ne kazandı, devlet savaş mı kaybetti, ne alındı, ne verildi…. Bu minvalde onlarca soru var insanların toplumun aklında. Böylesi önemli süreçlerde bu tür soruların sorulması anlamlıdır ve doğaldır. Siyasi iktidarın görevi de, zihinlerdeki bu soruları, kaygıları ve endişeleri giderecek açıklamalar yapmak ve süreç hakkında toplumu bilgilendirmektir. Amma ve lakin, örgütün fesih beyannamesinde Lozan’a eleştirel bir vurgu yapılmış olması, pek doğal olarak, “ne oluyor yahu, savaş mı kaybettik?” endişesini besleyen önemli bir argüman olarak orada duruyor. Ve ben de izninizle bu hususta bir şeyler söyleyeceğim.
Bu ülkede iki sosyal kesim var ki, Türkiye’nin kuruluş senedi olarak adlandırılan Lozan’ı hiçbir zaman içlerine sindiremediler; İslamcılar ve Kürtler! İslamcılar, Lozan antlaşmasının Türkiye’nin islamdan vazgeçmesi karşılığında ve bu taahhüt neticesinde imzalandığını iddia ettiler ve pek çoğu da halen böyle düşünmektedir. Kürtler ise, Lozan’da Mustafa Kemal Paşa’nın kendilerine ihanet ettiğini, satıldıklarını, aldatıldıklarını hep düşündüler ve cumhuriyet tarihi boyunca gösterdikleri her türlü siyasi tavrın kaynağının Lozan ve onun doğal uzantısı olan 1924 Anayasası olduğunu dile getirdiler.
Peki 1924 anayasasının ruhu neydi? Ulus-devlet anlayışına bağlı bir ülke kurmak ve bu sayede elde kalan Anadolu-Rumeli topraklarını salimen ayakta tutmak. Ziya Gökalp’in Türkçülük anlayışı burada devreye girdi ve Anayasa’daki “Türk” tanımı şu şekilde formüle edildi; “vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür”. Tanım bu. Bu formülasyonda “Türk” kavramı bir kavmi, bir ırkı, bir ulusu değil, esasen bireyleri ve toplumu ifade eden kapsayıcı bir kavram, bir nevi “tutkal” olarak arz ediliyordu. Tutkala ihtiyaç vardı, çünkü imparatorluk artığı bir ülke kuruluyordu ve Anadolu’da kavimsel anlamda Türk olmayan başka topluluklar da vardı; Kürtler, Çerkezler, Araplar, Boşnaklar, Ermeniler, Ezidiler vsvs. O günkü kurucu önderlik, “Türk” tanımını bir nevi tutkal olarak gördü ve böylece Anadolu’da birleştirici bir kavram olarak düşündü ve resmileştirdi, mesela tam olarak budur.
Türk meselesini bu şekilde formüle ettiler, peki din meselesi? Genç Cumhuriyet, ta Selçuklu dönemlerinden başlayan ve Osmanlı ile devam eden geleneğe bağlı kalmayı seçti; Sünni-Hanefi bir islam anlayışı, bu topraklara en uygun dinî yorum olarak kabul ettiler. Çünkü Türkler ve Kürtler sünni islam anlayışına bağlıydılar ve islamın bu yorumu, Anadolu için bir diğer “tutkal” işlevi görebilecekti. Sonradan anayasaya “laiklik” maddesini de ekleyerek, bilhassa Alevî inancına mensup toplum kesimlerini de bir miktar rahatlatmış ve sisteme entegre etmiş oldular.
Şimdi gelelim meselenin en ince noktasına; peki yukarıda kısaca izah etmeye çalıştığım “tutkal” projesi amacına ulaştı mı? Bu günden bakıldığında görünen o ki, hayır, maalesef başarıya ulaşamamış görünüyor. Çok açık ki 1924 Anayasasında vurgulandığı şekliyle “Türk” tanımı, tarihsel olarak Türk olmayan toplum kesimleri açısından, en başta da Kürtler, ikna olmamış görünüyor. Yani bu anlamda “tutkal” işe yaramamış, amacına ulaşmamış. Geldiğimiz aşamada görünen budur.
Bu noktada benim aklımı tırmalayan asıl “zor soru” şudur; tamam, eski paradigmadan vazgeçilecek, orada yol tükendi, artık 24 Anayasasında ifade edilen “kavmî olmayan Türklük” stratejisinde sona geldik, tamam. Artık “Türk” kavramı tutkal olmaktan çıkıyor, anlaşıldı. Peki ama, yeni dönemin “yeni tutkalı” ne olacaktır? Yani bu Anadolu toprağı önümüzdeki yılları, yüzyılları, dağılmadan, bozulmadan, yıkılmadan, hangi kavramların, yani “hangi tutkalın” sayesinde geçebilecektir? Sakın ola bana, “demokrasi, hak, hukuk, adalet, kardeşlik, eşit yurttaşlık…” gibi kavramlarla gelmeyin, çünkü Ortadoğu coğrafyasında bu kavramların yeri ve anlamı yoktur. En azından geçen beş bin yıl içinde hiç olmadı.
Bu can alıcı soruyu tekrar formüle edelim ve bitirelim; yeni dönemde “tutkal” ne olacaktır? Fikri olan beri gelsin.
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






