Bugün 14 Ağustos 2026 Cuma
  • Antalya34 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6746.81
    %0.84
  • Dolar
    47.8804
    %-0.02
  • Euro
    55.4983
    %0.24

IŞIK YARGIN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
IŞIK YARGIN / KONUK YAZAR

AKIL GÜCÜ

14 Ağustos 2026 Cuma 17:57

Yaklaşık yirmi yıl önce kaleme aldığım bir yazıda, iş dünyasında sıkça anlatılan bir yönetim meselini konu almıştım: Japonlarla bir holding arasında geçen kürek yarışı hikâyesini. O günlerde amacım, başarısızlığın çoğu zaman çalışanlardan değil, yönetim anlayışından kaynaklandığını göstermekti.

Aradan geçen yirmi yılda teknoloji baş döndürücü bir hızla değişti. Yapay zekâ hayatımıza girdi, şirketler dijitalleşti, meslekler dönüşmeye başladı. Peki geçmişte şirketlere ders olması için anlatılan o kürek yarışının verdiği ders hâlâ güncelliğini koruyor mu?

Geçmişten bugüne baktığımda görüyorum ki değişen yalnızca teknolojiler değil; rekabetin kuralları da tamamen değişti. 1950’lerde Japonya’nın yaptığı kalite devrimi, 1990’larda Çin’in üretim gücüyle devam etti. 2026’ya geldiğimizde ise dünyanın yeni rekabet alanı; veri, yazılım, yapay zekâ, tasarım, yaratıcılık ve insan zekâsını teknolojiyle birleştirebilme becerisi oldu.

Eskiden fabrikalar yarışıyordu, ülkeler ürün ihraç ediyordu. Bugün dijital platformlar yarışıyor, ülkeler algoritma ihraç ediyor. Üretim hatlarının yerini veri merkezleri, çip teknolojileri ve yapay zekâ modelleri aldı.

İlginç olan şu ki, yirmi yıl önce anlattığım kürek hikâyesi hâlâ güncelliğini koruyor.

Hikâyede Japon takımında sekiz kürekçi ve bir kaptan vardı. Rakip takım ise sekiz yöneticiye karşılık yalnızca bir kürekçiyle yarışıyordu. Yenilgiden sonra yenilen tarafta aylarca organizasyon şeması değiştirildi, yeni koordinatörler atandı, yöneticiler çoğaltıldı, raporlar hazırlandı. Ertesi yıl yarışmaya bu değişikliklerle, fakat değişmeyen o tek kürekçiyle katılım sağlandı. Sonuç yine hüsrandı.

Bugün de birçok kurumda benzer tabloyu görüyoruz. Yapay zekâ yatırımı yapılıyor ama süreçler değişmiyor. Dijital dönüşüm ofisleri kuruluyor ama karar alma kültürü aynı kalıyor. Yüzlerce sayfalık strateji belgeleri hazırlanıyor fakat veri kullanılmıyor. Yeni unvanlar oluşturuluyor ama değer üreten insanlara alan açılmıyor.

Sorun teknoloji eksikliği değil. Sorun zihniyet eksikliği.

Artık şirketler sadece yöneticilerini değil, öğrenme hızlarını da yarıştırıyor. En değerli çalışan; en çok bilen değil, en hızlı öğrenen kişi oluyor. Yapay zekâ çağında başarı, daha fazla insan çalıştırmakla değil; insanı teknolojiyle güçlendirebilmekle mümkün oluyor.

Bugün yeni kürek hikâyesini yazacak olsak: bir tarafta sekiz yönetici ve bir yapay zekâ lisanslı kürekçi, diğer tarafta küçük ama öğrenen, veri kullanan, kararlarını yapay zekâ ile destekleyen çevik bir kürekçi ekibi. Kazananın kim olacağını tahmin etmek zor değil.

Çünkü artık çağımızın küreği kas gücü değil, akıl gücü; suyu ise dijital dünya. Gerçek liderlik, daha çok yönetici yetiştirmekle değil, daha çok değer üreten insan yetiştirebilmekle anlamlanıyor.

Yirmi yıl önce yazının sonunda “Batılıların işi zor” demiştim. Bugün aynı cümleyi farklı kuruyorum: Dijital çağda işi zor olanlar, teknolojiyi satın alıp zihniyetini değiştirmeyenlerdir.

Çünkü geleceği belirleyen, elindeki küreğin sayısı değil; onu hangi akılla kullandığındır

Bu yazı toplam 91 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim