Bugün 08 Nisan 2026 Çarşamba
  • Antalya12 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6495.18
    %2.16
  • Dolar
    44.3489
    %0
  • Euro
    51.3612
    %-0.34

NİZAMETTİN ŞEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
NİZAMETTİN ŞEN / KONUK YAZAR

KAZANANI OLMAYAN, KAYBEDENİ ÇOK OLAN SAVAŞ

08 Nisan 2026 Çarşamba 21:48

Bir medeniyeti kurmak yüzyıllar alır; onu yıkmak ise kimi zaman birkaç haftalık bir şiddet sarmalına bakar. Bugün Orta Doğu’da konuşulan şey yalnızca bir askerî gerilim değildir. Konuşulan şey, tarihin, kültürün, insan hayatının ve ortak uygarlık mirasının ne kadar kolay gözden çıkarılabildiğidir. Bir ülkenin altyapısını, şehirlerini, hafızasını, hatta tarihsel varlığını tehdit eden bir savaş dili; medeniyetin ne olduğunu bilmeyen, tarihin sabırla inşa edilen birikimini kavramayan ellerde daha da tehlikeli hale gelir.

Turizm ise bunun tam karşı kutbudur. Turizm, medeniyetleri tanıma eylemidir. İnsanların birbirini keşfetmesi, başka kültürlere temas etmesi, önyargılarını törpülemesi ve dünyayı daha geniş bir insanlık penceresinden görmesidir. Seyahat motivasyonunun temelinde merak, tanıma ve anlama isteği vardır. Bu yüzden turizm, ancak barış ikliminde gerçek anlamını bulabilir. Barışsız bir dünyada turizm sadece ekonomik olarak değil, ahlaki ve insani olarak da yara alır.

Sektör olarak turizm, birbirinden farklı dilleri, dinleri, kimlikleri ve yaşam tarzlarını aynı otelin bahçesinde, aynı havuzun çevresinde, aynı sofrada buluşturabilen ender alanlardan biridir. Tatil dediğimiz şey bu yüzden sıradan bir tüketim kalemi değildir; modern insan için adeta geçici bir huzur alanıdır. Holiday kavramının taşıdığı derin anlam da burada yatar: insanın kendine, ailesine, hayata ve dünyaya kısa bir barış zamanı açabilmesi.

Bu nedenle savaş ile turizm yan yana durmaz. Savaş, sınırları kapatır; turizm, kapıları açar. Savaş, korku üretir; turizm, temas üretir. Savaş, şehirleri haritadan siler; turizm, o şehirleri hafızaya kazır.

8 Nisan 2026 itibarıyla, 28 Şubat’ta başlayan İsrail&ABD-İran savaşında Pakistan’ın arabuluculuğuyla iki haftalık kırılgan bir ateşkes ilan edildi. Reuters ve AP’ye göre bu ateşkes kalıcı barış anlamına gelmiyor; taraflar arasında ciddi görüş ayrılıkları sürüyor ve özellikle Lübnan cephesindeki saldırılar, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Reuters ayrıca çatışmaların altı hafta sürdüğünü, binlerce insanın öldüğünü ve küresel enerji arzı ile deniz taşımacılığının ağır biçimde sarsıldığını aktarıyor.  
Bu ara nefesin kalıcı bir akla dönüşmesini ummak gerekir. Çünkü bu savaşın gerçek bir kazananı yoktur. Kaybedenler ise çoktur: ölen siviller, yerinden edilen aileler, korkuya mahkûm edilen çocuklar, yıkılan kentler, zarar gören kültür mirası, sarsılan dünya ekonomisi ve geleceğe olan güven. Bugün Ortadoğu’da düşen her bomba, sadece bir hedefi değil, aynı zamanda insanlığın ortak vicdanını da yaralamaktadır.

Turizm dünyası için çıkarılacak ders açıktır: Barış, bu sektörün romantik bir süs cümlesi değil, varlık şartıdır. Turizm; oteller, uçaklar ve rezervasyonlardan önce bir medeniyet ilişkisidir. İnsanların birbirini tanıma cesaretidir. Bu cesaretin yaşayabilmesi için dünyaya daha çok silah değil, daha çok hukuk; daha çok intikam değil, daha çok diplomasi gerekir.

Bu yazı toplam 143 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim