- IMKB
% - Altın
6800.91
%0.96 - Dolar
47.8917
%-0.02 - Euro
55.5011
%0.01
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:16 - 'BEZ VE MAMA PARASI İÇİN BAŞLADIM'
- 20:01 - PLASTİK ATIKLAR İÇİN ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI
- 19:06 - İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI'NDAN DEPREM UYARISI
- 18:49 - JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ'NDEN 17 AĞUSTOS UYARISI
- 16:58 - ALANYA’DA GÖK GÜRÜLTÜLÜ SAĞANAK ETKİLİ OLDU
- 16:47 - TUNCER: "17 AĞUSTOS'U UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ"
- 16:43 - ALANYA’DA PARK HALİNDEKİ TUR OTOBÜSÜNÜN MOTOR BÖLÜMÜ ALEV ALDI
- 16:43 - YUMURTALIK’DA KUR’AN KURSUNU TAMAMLAYAN ÖĞRENCİLERE HEDİYE
- 16:43 - MANAVGAT’TA ÇOCUKLAR KENDİ KARİKATÜRLERİNİ ÇİZDİ
- 16:43 - ALANYA’DA EŞİNİ VE KAYINVALİDESİNİ BIÇAKLADIKTAN SONRA İNTİHAR GİRİŞİMİNİ CANLI YAYINLAYAN ŞAHIS TUTUKLANDI
- 16:28 - ISPARTA’DA İKİ ARAÇ ÇARPIŞTI: 5 YARALI
- 16:23 - MANAVGAT’TA İKİ OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 1 YARALI
- 16:23 - ALANYA’DA BALKONDAN DÜŞEN YAŞLI KADIN HAYATINI KAYBETTİ
- 16:23 - ANTALYA HAVALİMANI'NDA GECE YARISI BAGAJ ÇİLESİ
- 16:11 - ANTALYA, MAVİ BAYRAKTA DÜNYA BİRİNCİSİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


NE YAPMALI, NASIL YAPMALI?
Büyük Tanpınar’ın o meşhur sözünü günde beş vakit tekrarlamaktan bıktım usandım. Ne diyordu Büyük Tanpınar: “bu memleket, evlatlarının kendisinden başka hiçbir şeyle ilgilenmeye izin vermiyor”. Ne kadar yakıcı, ne kadar sarsıcı, ne kadar hakiki bir tanımlamadır bu böyle. Ne vakit aklıma düşse içim üşür.
Cumhuriyet 1923’te ilan edildiğinde, Türkiye’nin bir asırlık yol-yön arayışı sona erdi diye düşünülüyordu. Ama görünen o ki, böyle olmamış. Çünkü Türkiye 1960’ların ortalarından bu yana hala yol-yön aramaya ve oturacak bir zemin bulmaya devam ediyor. Bu zaman aralığında bana göre iki büyük tarihi kırılması vardır, birisi elbette 12 Eylül 1980 Askeri Darbesidir. Bu tarihten itibaren Türkiye her şeyiyle bambaşka ve yepyeni bir toprak parçasıdır. Ve ikincisi de 15 Temmuz Fetullahçı Darbe Girişimidir. Bu tarihten itibaren ortaya çıkan Türkiye de her şeyiyle bambaşka bir toprak parçası olmuştur ve halen de bu yeni sürecin içindeyiz. Devlet Bahçeli’nin meşhur ifadesiyle, bu süreçte “her şey değişmiştir”.
Ve bu günün Türkiyesine rasyonel bir gözle baktığımızda, ekonomik, sosyal, siyasal, eğitim, sağlık, hukuk, adalet, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, genç işsizlik gibi temel konularda çok büyük bir gerileme yaşadığımızı söyleyebiliriz. Adına “Kürt meselesi” denilen ve bunu demekle kastedilen şeyin tam olarak ne olduğunun anlaşılamadığı bir macera onlarca senedir önümüzde duruyor ve ülkemiz bu noktada bir büyük bilinmezliğe sürükleniyor. Bana göre 2026 Türkiyesinde bir “Kürt Meselesi” somut olarak ne anlama geliyor ve bu meselenin sınırları nerede başlayıp nerede bitiyor, bu konuda aklı başında bir analiz yapılması gerekiyor, buna herkesin ihtiyacı var.
Peki yukarıda kısaca özetlediğim bu tablo karşısında bilhassa yeni nesiller ne yapabilirler ve nasıl yapmalılar? Bu soru elbette sorulmayı hak ediyor ve muhakkak herkesin bu soruya kendisi açısından bir cevabı vardır. Çocukluk yaşlarından beri toplumsal ve siyasal mevzularla “gereğinden fazla” ilgilenmiş bir vatan evladı olarak diyeceğim şudur; eğer daha zengin, daha özgür, daha güvenli, daha mutlu bir ülkede yaşamak istiyorsanız, iki şeyi bir arada ve tam yapmalısınız. Birincisi, okulunuza ve eğitiminize sonuna kadar sahip çıkın ve muhakkak bir meslek edinmeye çalışın. Bu şart! Ve ikincisi, kendinize yakın hissettiğiniz bir siyasi partide aktif olun. Çünkü siz siyasetle ilgilenmeseniz bile, siyaset sizinle çok ilgileniyor ve kaderinizi belirliyor.
Ama siyasete girdiğinizde şunlara dikkat edin; o partinin genel başkanını olağanüstü bir insan gibi görmeyin. Ona kutsal bir anlam yüklemeyin. Çünkü o da tıpkı sizin gibi bir insan evladı. Zaafları var, hevesleri var, hatalar yapar, yanlış kararlar alır falan filan. Saygı duyun elbette, ama onu kutsallaştırmayın, hatalı işler yaptığını görürseniz onu eleştirmekten ve itiraz etmekten de asla geri durmayın!
Üye olacağınız partide “birey” olarak davranın, “kul gibi” değil. Hiçbir kimseden korkup çekinmeyin. Üslubunuzu koruyun, kişiliğinizi koruyun ve fikrinizi açık açık dile getirin. İl başkanınıza, ilçe başkanınıza, milletvekilinize, belediye başkanınıza asla saygısızlık etmeyin, edebinizi her zaman koruyun, ama onların sizin hakkınızda “ekmeğini ben veriyorum” diye düşünmelerine asla müsaade etmeyin! Çünkü bu ilişki kişiliğinizi ve saygınlığınızı yok eder. Ve dahası, dile getireceğiniz hiçbir öneri yahut eleştiri karşılık bulmaz, küçümsenir ve ciddiye alınmaz.
Her siyasi partide sadece makam devşirmek, servet biriktirmek, statü güçlendirmek için, yani sadece kendisini büyütmek için siyaset yapan insanlar göreceksiniz. Bu kaçınılmaz bir durum. Onlar aynı zamanda profesyonel yalan makinalarıdır, bunlardan uzak durun. Mikrofonda ve sohbet ortamında söyledikleri hiçbir sözü ciddiye almayın ve umursamayın. Ahmed Arif’in meşhur dizeleriyle, “onlar engerekler ve çıyanlardır, tanı bunları, tanı da büyü”. Bu tür canlıları iyi tanıyın. Siyasi partilerde her insan “çok güzel şeyler” söyler. Siz onların söylediklerine değil, nasıl söylediklerine, mimiklerine ve bilhassa gözlerine bakın. Çünkü hiçbir yalan makinası gizli niyetini gözlerinden saklayamaz.
Gireceğiniz her siyasi partide “yılanlar ve çıyanlar” olacağı gibi, namuslu, idealist, akıllı ve sağlıklı düşünen insanlar da muhakkak olacaktır. Bu tür insanları tanımaya ve onlara yakın durmaya, dayanışma içinde olmaya çalışın. Çünkü siyaset dürüst ve namuslu insanlarla yapılan bir uzun yolculuktur.
Ama tüm bunlardan daha önemlisi, hangi partide siyaset yaparsanız yapın, “demokratik laik cumhuriyet” noktasında çok ısrarlı olun ve asla taviz vermeyin. Bu kavramlardan birisi eksildiği an Türkiye Cumhuriyeti diye bir ülke ve devlet kalmaz, bunu hiç aklınızdan çıkartmayın.
Yakın yıllara kadar, bilhassa yeni nesillerin, siyasi partilerden ve siyasetten uzak durmalarını söyleyip duruyordum. Amma ve lakin, bu konudaki direncim bir hayli kırıldı. Çünkü ülkemizin geleceğine dair çok karamsarım, endişeliyim ve yeni nesillere seslenmekten başka bir çare bulamıyorum. Çünkü tek umudum onlardadır. Çünkü tek çare onlardadır. Çünkü başı belada olan onlardır.
Çünkü Tanpınar’ın o muhteşem tanımlaması hiç aklımdan çıkmıyor.
KADIN GÜÇLENİRSE, TOPLUM NEFES ALIRGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
MANCACILARSERDAR YILMAZ
NE YAPMALI, NASIL YAPMALI?EŞREF URAL
BEDENSİZ AKILDAN KORKUYORUZ; PEKİ YA AKILSIZ BEDENLERDEN?BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
EMEKLİLİK BİR BİTİŞ DEĞİLMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
AZİZ NESİN VE “BENİM DELİLERİM”YUNUS YAŞAR
MORA’DAN SEVR’E, SEVR’DEN ÇERÇEVE YASAYA- ETNİK SİYASETMUHARREM YELLİCE
METRUK KONAKLAR VE AHŞAP KAPILARIN HİKAYESİAHMET İLBARS
AKIL GÜCÜIŞIK YARGIN
BENZERLİKLER BAZEN İYİDİRALİ İHSAN DİLMEN
AKDENİZ'DE KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYORİZZET ÜNLÜ
ÇÖPÜ MÜ AZALTACAĞIZ, FATURAYI MI ARTIRACAĞIZ?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CANSEVER’İ UĞURLARKEN…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NİĞDE’NİN GÖRÜNEN VE GÖRÜNMEYEN GÜZELLİKLERİYUSUF YILDIRIM
SİLAHI BIRAKMAK TERÖRÜ BİTİRİR Mİ?NURİ SEZEN
77-78’LİLERİN YARIM KALAN HİKÂYESİTARIK ÇELENK
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-1NİZAMETTİN ŞEN
KİRLİ ELLERİNİZİ ÇOCUKLARDAN ÇEKİN!GÖZDE DOLAYMAN
ANTALYASPOR-KEÇİÖRENGÜCÜ MAÇ SONUKAHRAMAN KÖKTÜRK
ULUSAL UMKE GÖNÜLLÜLERİ İYİ Kİ VARSINIZBİHTER GÖRDÜ
ÇOCUĞUNUZUN GELECEĞİNİ PLANLARKENPINAR TEYİN
EĞİRDİR’DE KOMANDOLARŞENER METE
NEYZEN TEVFİK-2GAZANFER ERYÜKSEL
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
YAZ GRİBİNDE 'ANİ SICAKLIK DEĞİŞİMİ' VE 'KLİMA' UYARISI
ANAHTAR PARTİ KONYAALTI İLÇE BAŞKANI KESEKLER'DEN ÇERÇEVE YASA'YA TEPKİ
ORGANLARI 7 HASTAYA UMUT OLDU
YARGITAY, KARARI BOZDU
GÖÇ YOLCULUĞUNDAKİ LEYLEKLERİN MOLASI
İNGİLİZ TURİSTLER KRUVAZİYERLE GELDİ
ELEKTRİK KAYNAĞIYLA HEYKEL YAPIYOR
EBER GÖLÜ'NDE SU SEVİYESİNDE AZALMA GÖZLENDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





