- IMKB
% - Altın
6593.04
%0 - Dolar
49.6092
%0 - Euro
55.5788
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 12:03 - ARACIN ÖNÜNE YATTI, SÜRÜCÜNÜN İNMESİNİ FIRSAT BİLİP ARACI KAÇIRDI
- 11:58 - SAİMBEYLİ’DE İLK KEZ YETİŞTİRDİ, KİLOSUNU 500 LİRADAN SATIYOR
- 11:58 - KOZAN’DA YANGIN MAĞDURLARINA BELEDİYE DESTEĞİ SÜRÜYOR
- 11:58 - ANTALYA’DA GÜMRÜK KAÇAĞI GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ VE SAATLER ELE GEÇİRİLDİ
- 11:58 - KUŞ GÖZLEMCİLERİNİ HEYECANLANDIRAN KEŞİF: TÜRKİYE’NİN 506’NCI KUŞ TÜRÜ ANTALYA’DA GÖRÜNTÜLENDİ
- 11:53 - ANTGİAD, CUMHURİYET’İN 103. YILINI CUMHURİYET BALOSU İLE KUTLADI
- 11:18 - BAŞKAN ŞAHBAZ: "ORTAK AKILLA HAREKET EDEREK KENTİMİZ VE ÜYELERİMİZ İÇİN ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ"
- 11:08 - UZMANDAN MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS VE DÜZENLİ TARAMA ÇAĞRISI
- 10:48 - ANTALYA’DA KADINLARIN KIŞ MESAİSİ: 120 YUMURTAYLA 30 KİLO ERİŞTE HAZIRLIYORLAR
- 10:33 - ADANA’DA "EVLİLİK VE AİLE HAYATI" EĞİTİMİ DÜZENLENDİ
- 10:33 - BURDUR’DA 1’İ AĞIR 3 KİŞİNİN YARALANDIĞI KAVGADA ESKİ MUHTAR TUTUKLANDI
- 10:28 - MERSİN’DE MERCEK KURSLARIYLA TURİZM SEKTÖRÜNE NİTELİKLİ PERSONEL YETİŞTİRİLİYOR
- 10:18 - ADANA’DA BİN 104 OKULDA GÜVENLİK DENETİMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 10:18 - KAHRAMANMARAŞ’TA İNŞAAT ÖNÜNDE ERKEK CESEDİ BULUNDU
- 10:13 - AKSU’DA CUMHURİYET BAYRAMI COŞKUSU KONSERLERLE TAÇLANACAK
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR


MEVZİLERİ KORUMAK İÇİN MEVZULARI BOĞMAK.
İnsanız işte.
Her şeyi kendimizden ibaret sanıyor ve her şeyin merkezine kendimizi koyuyoruz.
Sırf bu yüzden mevzilerimizi kutsuyor, aynı hakkı başkalarına tanımayı bir türlü akıl edemiyoruz.
Böyle davranan sadece siyasetçiler değil.
Haberin peşinde koşması gereken gazeteciler.
Bağımsız gazetecilik yerine, sahibinin servis ettiği haberleri gazetecilik maskesiyle topluma haber diye servis ederek geçimini sağlayanlar.
Topluma yön vermek gibi sorumlulukları olduğu düşünülen kanaat önderleri.
Bilginin ve bilmenin sorumluluğunu taşıması gereken akademisyenler.
Meslek örgütlerinin yönetici ve önderleri..
Hasılı; çürümüşlük, yandaşcılık habis bir ur gibi her kesime bulaşmış durumda.
Durum oldukça vehamet arz ediyor.
Toplum için “Deniz Feneri” fonksiyonu görecek vicdanı ve aklı barışık insan sayısı günden güne azalmakta..
Mevzilerinin askerliğini yapan kişi ve kurumlar böyle bir akıl ve vicdana sahip insanları, mahallesinin/mevzisinin lehine konuştuğunda itibar etmekte, şayet istedikleri gibi konuşmadıysa “tu kaka” yapmakta.
Toplumda hakikat arayan insanların ise kafaları bir hayli karışık vaziyette.
Son günlerde sıklıkla konuşulan “Terörsüz Türkiye” bağlamında TBMM'de kurulan komisyonun kurulmasını istemeyenlerin ileri sürdükleri tezleri okudukça veya dinledikçe doğrusu şaşırmıyorum.
Zira bu kişi veya grupların ülkenin can yakan bu sorununun çözümünden daha önemli gündemleri var!
Mevzilerini korumak!
Hiçbir grup ve kesimi yargılamıyorum.
Yargıda bulunmak benim işim değil.
Sadece anlamaya çalışıyorum.
Zira önceliklerini, ülkenin önceliklerinden daha önemli gördüklerini anlamak zor değil.
Geçenlerde MHP kurmay heyetinin aralarında yaptıkları değerlendirme esnasında sayın Bahçeli'nin “Acaba geçiş sürecinde birlik ve beraberlik fotoğrafı vermek amacına yönelik Cumhurbaşkanı yardımcılarından biri Kürt, bir diğeri de Alevi olsa nasıl olur?” önermesinin dışarıya sızdırılmasından sonra “koparılan fırtınanın” yarattığı “kirlilik” buna en güzel örnektir.
Esasında açıktan böyle bir öneri olmamasına rağmen, yapılmış gibi günlerce değişik ortamlarda konuşarak üzerinde tepinenlerin “Üzüm yemek” gibi dertlerinin olmadığını düşünüyorum.
Benzer bir örnek ise, Sayın Cumhurbaşkanın bölgesel sorunları aşmak ve geleceği bölge insanlarını kapsayacak bir perspektiften bakmak, ortak gelecek kurmak arzusunun “ümmetçilik, Osmanlıcılık” olarak yorumlamayı aşarak yargılanması ve hatta bununla yetinmeyerek “Cumhuriyet değerleri ve yurttaşlık” anlayışından vazgeçileceğini ileri sürmek gibi safsatalarla toplumda korku ürettikleri, ürettikleri korku ikliminden beslenme arzuları ve böylece kendilerine siyasi ikbal aradıkları da aşikar.
Sayın Bahçeli örneğinde ortada açık bir öneri olmadığı, Cumhurbaşkanın söyleminin ise sığ bir alana hapsedilmeye çalışılması meselere çözüm odaklı bakılmadığının açık göstergesidir.
“İstemezük” diyen her iki tutum, seküler, milliyetçi otoriter arzunun dışa vurumudur.
Bu tavrın başka izahı olamaz.
Burada bir parantez açmak istiyorum.
İkinci Dünya Savaşının düşmanları Almanya ve Fransa'nın siyasetçileri savaş sona erdikten çok değil beş yıl sonra savaş günlerinde yaşananları değilse bile savaşa sebep olan düşmanlıkları geride bırakma iradesi göstermiş, iki ülke arasında başlattıkları gelecek arayışı, günümüzde kıta gücü olarak yer alan Avrupa Birliğini kurmuşlar, AB kıtanın birçok sorununu çözmüş ve kurdukları birlik genişleyerek dünya siyasetinde etkin bir duruma gelmiştir.
Bu örnekten hareketle;benzer bir entegrasyonun bölge ülkeleri arasında gerçekleşmesi niye mümkün olmasın ve bölgenin kaynakları, imkanları fırsata dönüştürülerek hem bölgesel hem dünya barışına katkı vermesin.
Devlet ve bölge insanları arasında niye düşmanlıklar sürdürülsün?
Doğrusu itiraz edenler hakkında kötü düşünmek istemiyor ve haklarında yargıçlık yapmak da istemiyorum.
Ancak böyle davranmalarını yadırgadığımı ifade etmeliyim.
Ne demek istiyorum?
Mevzilerimiz, yani durduğumuz yer her zaman doğru olmayabilir.
Mevzilerden çok mevzularımıza odaklanmalıyız.
Mevzumuz öncelikle yıllardır bize acı çektiren terör belasından kurtulmak, hukuk devleti ve demokratik standartlarımızı çağdaş dünya düzeyine çıkarmak olmalıdır.
Bunun yolu konuşmak, çözüm aramaktır.
Milli İradenin tecelli yeri TBMM'de bu mevzunun özel bir çabayla, özel komisyon marifetiyle konuşulması, bölge halklarının geleceği için çok yüksek öneme sahiptir.
Bu sebeple, niyet okumaktan, siyasal yargıçlık yapmaktan vazgeçmek lazım.
Hepimiz, özellikle itirazı olan siyasi partiler bu sürece destek vermeli, kaygı, endişe ve önerilerini mecliste dile getirmelidir.
“Siyasal milliyetçiler ile Kemalist solun” ve hatta bazı Kürtçülerle birbirine benzer bir yerde durmalarını anlıyorum.
Sahip olduklarını düşündükleri fiili durum ve kültürel üstünlüğü, teamül haline gelen uygulamaların sorgulanmasını, kazanımlarına yapılan saldırı olarak görüyor ve kaybetme korkularını da hitap ettikleri kesimlere ortak etmek istiyorlar.
Bu tutumlarını makul kabul etmesek bile anlayışla karşılamaktan yanayım.
Ancak çözüm arayanlar için yaptıkları ihanet suçlamalarınakatılmıyor ve tutumlarını makul görmüyorum.
Kurulan komisyon konusunda en büyük muhalefet temsilcisi ve son Yerel Seçimlerin birinci partisi CHP doğru yerde durmakta, 19 Mart’ta uğradığı mağduriyeti “Kan davasına” dönüştürmemektedir.
Ak Parti'nin, Erdoğan'ın, Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin mağduru olan birçok Belediye başkanı ve çalışma arkadaşlarına karşı yapılan siyasi operasyon ve engellemelere rağmen mecliste, milletin kendisine verdiği emanete sadık kalarak sürece katılmaktadır.
Erdoğan karşıtlığı, ülkede yaşanan hukuksuzlukların, servet transferlerinin, bozulmuş gelir adaletinin, hat safhaya ulaşan yolsuzluk ve yoksulluk gerekçesiyle komisyona katılmayın çağrıları yapanlara, “Sizi anlıyorum ama sizin gibi düşünmüyorum” demektedir.
Hülasa; günün sonunda komisyon kuruldu.
Şimdi sırada nasıl çalışacskları ve karar alacaklarını belirleyecekler.
Komisyon hakkında varsayımlara dayalı olarak yapılan itirazların, “Bilgi kirliliği” oluşturmaktan başka bir amacı olacağını düşünmüyorum.
Doğrusu, insan için en büyük tehlike kendisini konfor alanına hapsetmesidir ve her konfor alanı aynı zamanda bizi sınırlayan hapishane, özgür düşünce ve adalet arayan vicdanın önünde güçlü bir engeldir.
Bu engeli aşabilirsek eğer, mevzularımızı konuşmaya başlarız.
Mevzileri korumak yerine mevzuları konuşabilirsek sorunlarımızı çözme iradesini ortaya çıkarmış oluruz.
İnsan olarak en temel özelliğimiz, sorunlarımız üzerine düşünmek ve düşündüklerimizi konuşarak çözüm yolu aramaktır.
Kanaatimce, çözüm için yapılanlar karşısında “İhtiyatlı iyimserlikten” yana olmak ve umudu diri tutmak gerekir.
Kimbilir, belki bu sefer, “İklim değişir ilkbahar olur”
Komisyonun görevi önemlidir ve bu elli bir vekil bunun sorumluluğunun bilinciyle davranmalı, komisyon üzerinde şüphe oluşturmamalıdır.
Haydi hayırlısı..
KÖY BOŞALDI, ŞEHİR SIKIŞTIAHMET DİKİCİ
MEVLÜT BEY BÖYLE İSTEDİ!..VEDAT GÜRHAN
SESTEN SESSİZLİĞE, SESSİZLİKTEN SESE SALINAN SARKAÇTABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
BAYRAM GELİRKENNURİ SEZEN
ADALET, YAŞAM VE VİCDAN ÇIĞLIĞIGAMZE AFERİN DEMİRBAĞ
KANADA BAŞBAKANI HAZIR GELMİŞKEN…HÜSEYİN KARABULUT
ŞÜPHE İNANCIN DÜŞMANI MI?TARIK ÇELENK
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 2YUNUS YAŞAR
HERKES, DEĞER VERDİĞİNE MÜSAİTTİRMELTEM YUVARLAK
BULUTLARA DOKUNAN KADINIŞIK YARGIN
DOĞAL SERMAYE BÜTÇESİCEM ARÜV
SOKAKLAR KONUŞUYORGÖZDE SARI
MAVİ SESRAZİYE GÖK AKTAŞ
BAŞARIYA KOŞANLARALYA ŞAHİN
23 EKİM… VAN’IN YARASI, HEPİMİZİN YÜREĞİNDE!OYA BOYSAN
ANTALYA'NIN GURURU, TÜRKİYE'NİN SANAYİ GÜCÜ: YÖRÜKOĞLUSÜLEYMAN EKİN
İSTANBUL’DA BALIK KÜLTÜRÜTALİP BAYRAM
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-7GAZANFER ERYÜKSEL
LAİK EĞİTİM, ÇOCUĞUN ÖZERKLİĞİ VE DİNÎ SİMGELERMUHARREM YELLİCE
AKDENİZ’DE JEOPOLİTİK ŞOK: MAVİ VATAN’DA TARİHİ TESCİL!İZZET ÜNLÜ
DOĞANIN DİLİNİ NEDEN ANLAMAK İSTEMİYORUZ?AHMET İLBARS
KALEMŞÖRLERİN MANİPÜLASYONUNA DİKKAT!!!ALİ İHSAN DİLMEN
TAZİYE OYUNLARI İSLAM TOPLUMLARINDA ESKİ BİR GELENEKBİHTER GÖRDÜ
İNDİRİM ALGISINA DEĞİL, GERÇEK FİYATA BAKIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ALTIN PORTAKAL’DA ULUSAL JÜRİDE GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ
ALTIN PORTAKAL KORTEJİNDE YILDIZLAR GEÇİDİ YAŞANACAK
ALTIN PORTAKAL'IN UNUTULMAZLARI
'1915' DAMGALI ASKERİ SEDYEYİ TARİHE EMANET ETTİ
DÖŞEMEALTI HALILARININ HİKAYESİ CUMHURİYET MEYDANI'NDA
ÖZDEMİR'DEN ALTINTAŞ AÇIKLAMASI
XIX. VERONA AVRASYA EKONOMİK FORUMU İSTANBUL’DA DÜZENLENİYOR
SELİN YARATTIĞI OLUMSUZLUKLAR GİDERİLMEYE ÇALIŞILIYOR
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





