Bugün 06 Haziran 2026 Cumartesi
  • Antalya27 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6408.33
    %0
  • Dolar
    45.9704
    %0
  • Euro
    53.01
    %0

IŞIK YARGIN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
IŞIK YARGIN / KONUK YAZAR

MODERN KIYAMET ve ÇEVRE: YENİ BİR KIRILMA NOKTASI

06 Haziran 2026 Cumartesi 11:21

Çeşitli siyasi gerilimler, bitmek bilmeyen güç savaşları ve ideolojik çatışmalar arasında bir mevsimi daha geride bıraktık. Felsefi görüşlerin yerini mühimmat istatistiklerine, insani değerlerin yerini ise stratejik hamlelere bıraktığı bir dönemden geçiyoruz. Kimimiz ekran başından "tarafını" seçerken, kimimiz her geçen gün daralan ekonomik dar boğazda nefes almaya çalışıyor; ancak asıl nefes kaynağımız olan gezegeni bu gürültüde yine ihmal ediyoruz.

05.06.2026 Dünya Çevre Gününü geride bıraktık. Pek çok etkinlik, bildiri, sosyal medya mesajı ile gelecek ve çevre üzerine farkındalık oluşturucak yayını izledik. Çevre bilincini yaygınlaştırma eylemleri toplumların öncelikleri arasında yer almaya başlamasının üzeriden de 10 yıllar geçti.

2010’lu yıllarda "İklim Çözümleri" ve "Yenilenebilir Enerji"yi birer tercih olarak tartışıyorduk; bugün ise bu konular artık bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Kulaktan dolma bilgilerle değil, bizzat cephelerden ve sanayi bölgelerinden yükselen karbon izini takip ederek görüyoruz ki: İnsanlık, kendi bindiği dalı sadece kesmiyor, aynı zamanda ateşe veriyor.

İnsanoğlunun var oluşundan bu yana gezegenimize verdiği zararlara rağmen, doğanın hâlâ ne kadar sabırlı cevaplar verdiğini görmek hayret verici. Fakat bu sabır sınırsız değil. Günümüzde sadece nüfus artışı ve yoksullukla değil, aynı zamanda modern savaşların doğrudan çevresel yıkımıyla karşı karşıyayız. Atılan her füze, yanan her petrol kuyusu ve yerle bir edilen her şehir; sadece bugünü değil, o toprağın binlerce yıllık ekolojik hafızasını da yok ediyor.

"Sular yükseldikçe balıklar karıncaları yer, sular çekilince karıncalar balıkları..."

Bir zamanlar popüler sinemada duyduğumuz bu söz, bugün jeopolitik bir gerçekliğe dönüştü. Ancak eksik olan bir şey var: Bugün sular sadece yükselip alçalmıyor; sular kirleniyor, asitleniyor ve içindeki yaşamı tamamen yitiriyor. Isınan iklim, buzulların altındaki devasa metan gazı rezervlerini serbest bırakırken; savaşlar nedeniyle tahrip olan ormanlar ve tarım arazileri, dünyayı devasa bir toz bulutuna hapsediyor.

Araştırmaların sonuçlarına göre dünya geri dönüşü çok zor bir kırılma noktasındadır. Artık mesele sadece "Recep İvedik" gibi kurgusal karakterlerin toplumsal etkisi değil; mesele, gerçek dünyadaki liderlerin ve teknoloji devlerinin bu yıkımı durduracak iradeyi gösterip göstermeyeceğidir. Modern sinema bugün bize post-apokaliptik (kıyamet sonrası) dünyaları pazarlarken, aslında o dünyayı kendi ellerimizle inşa ettiğimizi fısıldıyor.

Dünya işte böylesine hassas bir noktada; bizler dijital ekranlarda yapay zekayı, yeni filmleri ve savaş stratejilerini tartışırken, "iyinin" yakalanabildiği son fırsat pencereleri de hızla kapanıyor. Gelecek nesillere sadece kahramanlık hikayeleri değil, nefes alabilecekleri bir atmosfer ve ekebilecekleri bir toprak bırakmak zorundayız.

 

Bu yazı toplam 165 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim