Bugün 29 Ağustos 2025 Cuma
  • Antalya32 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    4511.347
    %0.08
  • Dolar
    41.1479
    %0.24
  • Euro
    48.0174
    %-0.26
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Okula uyum sürecinde ailelerin dikkat etmesi gerekenler
29 Ağustos 2025 Cuma 10:39

Okula uyum sürecinde ailelerin dikkat etmesi gerekenler

2025-2026 eğitim ve öğretim yılı başlıyor. Bu döneme uyum sağlamak için yapılan hazırlıklar adaptasyon açısından büyük önem taşıyor.

Eğitim hayatının sunduğu düzen, planlı programlı olma, günlük aktivitelerin belirlenmesi ve rutinlerin oturması gibi faktörler hem çocuklara hem de ailelere olumlu katkılar sağlıyor. Ancak olası uyum sorunlarını en aza indirmek için dikkat edilmesi gereken noktalar bulunuyor. DoktorTakvimi uzmanlarından Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Adil Zorlu, bu sorunların azaltılması için neler yapılabileceğini anlatıyor.

Okula ilk kez başlayacak çocuklar için bu sürecin birçok açıdan uyum ve alışma gerektirdiğini söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Adil Zorlu, “Anasınıfı ve ilkokul birinci sınıfa başlayacak çocuklar ilk kez aileden bu kadar net biçimde ayrı kalacağı için hem aile hem çocuk açısından başlangıçta birtakım zorluklar olacaktır. Ayrılma kaygısı bütün çocuklarda aileden kısa ve uzun süreli ayrılıklarda ortaya çıkabilecek doğal bir kaygıdır. Çocuğun uyumlanma becerilerini de etkiler. Sağlıklı gelişim gösteren çocuklar okulun ilk günlerinde zorluk ve bir miktar kaygı yaşasalar da kısa bir süre sonra uyum sağlarlar. Ancak bazı çocuklar ve aileler ayrılmaya daha duyarlıdır ve ayrılma sürecinde daha fazla tepki verebilirler. Bu durum uzun sürerse ve aşırı tepkiler çocuğun uyumunu bozacak şiddette ise uyum bozukluğu, ayrılma kaygısı bozukluğu gibi sorunlar ortaya çıkabilir” ifadelerini kullanıyor.

Bu durumda çocuklarda ayrılmak istememe, ağlama, sinirlilik, huzursuzluk, okula gitmek istememe, etkinliklere katılmama, yeme davranışında değişiklikler, uyku değişiklikleri, karın ağrısı, alt ıslatma, kaka kaçırma gibi çeşitli belirtiler görülebileceğini belirten Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Adil Zorlu, çocuk-aile ilişkisinin belirleyici olduğunu vurguluyor. Ona göre, çocuğun öğrenme ve merakını destekleyen, sınırları net, ihtiyaçlarını görebilen ebeveynlik modelinde daha az sorun yaşanırken; kontrolcü, aşırı korumacı ebeveynlerde çocuk otonomi kazanmakta geciktiği için ayrılmaya aşırı tepki gösterebiliyor.

Anaokulu ve ilkokul öğrencilerinde kaygıyı azaltmanın yolları
Çocuğun kaygısını azaltmak için ebeveynlerin yaşına uygun, net ve dürüst konuşmalar yapması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Adil Zorlu, “Somut işlem evresindeki çocukların amaç-araç ilişkisini kavraması mümkün değildir. Bu nedenle anlayabileceği dilde okulun anlatılması, okula neden gitmesi gerektiği, hangi okula gideceği, okula giderek neler kazanacağı, kişisel gelişimine olan katkıları basitçe anlatıldıktan sonra çocuktan gelen sorular da aynı biçimde yanıtlanmalıdır. Mümkünse başlayacağı okulu önceden ziyaret etmek ve mümkün ise öğretmeni ile tanıştırmak yine çocuğun zihninde netlik sağlayacağı için kaygılarını azaltacaktır” diyor.

Uyku ve yeme düzeni
Okul başlamadan önce uyku düzeni ve yeme düzeninin okula göre ayarlanması gerektiğinin altını çizen DoktorTakvimi uzmanlarından Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Adil Zorlu, aksi halde bu değişimin çocuğun okula karşı tepkisini tetikleyebileceğini belirtiyor. Çocuğun ebeveynden ayrılmaya tepkisi varsa bu durumun öğretmen ve rehberlik birimine önceden iletilmesi gerektiğini, ilk gün ve sonraki günlerde nasıl bir yol izleneceğinin planlanmasının önemli olduğunu söylüyor.

Yaz tatili sonrası okula devam edecek çocuk ve gençlerde uyum sorunlarının daha çok tatilin yarattığı rahatlıktan kaynaklandığını dile getiren Uzm. Dr. Adil Zorlu, “Yaz döneminde uyku sürelerinde kayma, yeme düzeninde değişiklik, hareket ve aktivitelerde değişimler, sosyalliğin azalması ya da artması, daha fazla ekran maruziyeti ve oyunlara yönelme görülmektedir. Bu değişimler bedensel ve ruhsal farklılıkları beraberinde getirir: okula başladıktan sonra uyanma zorlukları, dikkat ve konsantrasyon sorunları, duygudurum değişiklikleri (sinirlilik, huzursuzluk vb.) yaşanabilir” diyor.

Tablet, telefon ve televizyon sürelerinin okul dönemine göre sınırlandırılmasının önemini vurgulayan DoktorTakvimi uzmanlarından Uzm. Dr. Adil Zorlu, eğitim başladıktan sonra da ailelerin desteğinin ve takibinin devam etmesi gerektiğini ekliyor. Zorlu'ya göre aile-çocuk ilişkisinin nitelikli ve yakın olması, çocuklarda ortaya çıkan değişikliklerin erken fark edilmesini sağlıyor. Açık ve yakın ilişkiler, sorunların büyümeden çözülmesine yardımcı oluyor.

Ergenlerde akran zorbalığı göz ardı edilmemeli
Ergenlerde akran dayanışmasının okula uyum sürecinde kolaylaştırıcı bir unsur olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Adil Zorlu, sağlıklı akran ilişkilerinin teşvik edilmesi gerektiğini söylüyor. Ancak bu noktada akran zorbalığının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor: “Akran zorbalığı çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu, okul başarısında düşme ve okula gitmek istememe gibi sonuçlara yol açabilir. Zorbalığı önlemenin en etkili yolu çocukla iyi ve sağlıklı bir iletişim kurmaktır. Çocuklara akran zorbalığının ne olduğu anlatılmalı, böyle bir durumla karşılaştığında kimlerden nasıl yardım alabileceği öğretilmelidir. Ancak çoğu zaman bu durum daha sistematik bir yaklaşım gerektirir. Okul yönetimi ve rehberlik birimi bu süreçte aktif rol oynamalı, gerektiğinde profesyonel destek sağlanmalıdır.”

Kaynak: HABER MERKEZİ
Bu haber toplam 122 defa okunmuştur
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim