Bugün 18 Temmuz 2024 Perşembe
  • Antalya28 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    2614.315
    %-0.24
  • Dolar
    33.0693
    %0.07
  • Euro
    36.1916
    %0.42
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Sorunlar derinden etkiliyor”
19 Aralık 2022 Pazartesi 18:08

“Sorunlar derinden etkiliyor”

İMO’nun 68’inci, Antalya Şubesi’nin ise 34’üncü kuruluş yıl dönümü kutlandı. Yıl dönümü nedeniyle düzenlenen programda konuşan İMO Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, sorunların mesleği ve meslek mensuplarını derinden etkilediğine dikkat çekti.

İMO’nun 68’inci, Antalya Şubesi’nin ise 34’üncü kuruluş yıl dönümü kutlandı. Yıl dönümü nedeniyle düzenlenen programda konuşan İMO Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, sorunların mesleği ve meslek mensuplarını derinden etkilediğine dikkat çekerek, “Bugün bir çok meslektaşımız daha refah yaşam talepleriyle bir başka ülkeye göç etmeyi düşünmekte” dedi.

 

İnşaat Mühendisleri Odası’nın (İMO) 68’inci, Antalya Şubesi’nin 34’üncü kuruluş yıl dönümü nedeniyle şehir merkezinde bir otelde kutlama töreni düzenlendi. Törende meslekte 25, 40, 50 ve 60 yılını dolduran üyelere plaket ve belgeleri verildi. En genç üyeye ise belge verilerek rozet ve baret takıldı. Törene Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar, İMO Antalya Şubesi eski Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Başdanışmanı Cem Oğuz, İMO Isparta, Burdur, Alanya, Manavgat, Serik, Finike Temsilcilik Kurulları, Meslek Odaları Başkan ve temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda üye katıldı. Törende yaptığı konuşmada Odanın önemine vurgu yapan İMO Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, meslekte yaşanan sorunlara da dikkat çekti.

sam-9307-001.jpg

“TEMENNİLERİMİZ HÂLÂ HUDUTSUZ”

Örgütlenme serüveni kuruluş tarihinden çok öncelere dayanan İMO’nun bugün 130 bini aşkın üye ile toplumun derinliklerine kök saldığını vurgulayan Akdoğan, “Mesleki çıkarlarını koruyabilmek, birlik ve dayanışmanın meslekte tezahürü olmak amacıyla bir araya gelmiş bir avuç gencin çabalarıyla kurulan İnşaat Mühendisleri Odası bugün 130 bini aşkın üyesiyle toplumun derinlerine kök salmış bir örgütlülüğe dönüşmüştür. Örgütlenme serüveni belki de 100 yıl öncesine dayanan inşaat mühendisliği, 68 yıl önce 19 Aralık 1954 tarihinde TMMOB çatısı altında odasına kavuştu. İlk genel kurulumuzda ifade edildiği gibi ‘temennilerimiz hâlâ hudutsuz’, mesleğimize ve meslek odamıza inancımız ve güvenimiz tam, geleceği kazanma irademiz güçlüdür. Bu bilinç, bu irade, mesleki-politik hattımızı belirlemek, insani-toplumsal ve etik yönümüze bir kez daha vurgu yapmak, geçmiş ile gelecek arasında kurulacak köprünün ayaklarını sağlam temellere oturtma gayretinin bir başka ifadesi olarak görülmeli. Kimi zaman gerçekleşen tüm olumsuz gelişmelere rağmen bizleri bir arada tutan odamız ruhunun özünde; mesleğe bağlılık, mesleki itibarı ve niteliği yükseltme azmi bulunmakta. Tarihimizi değerli kılan, Odamızı meslek alanımızın vazgeçilmezi yapan, mesleğe tutkuyla bağlı olma duygusudur” dedi.

 

“GURUR DUYUYORUZ”

“Toplumsal ve kamusal yarar ilkesini temel alan, meslektaşlarının hak ve özgürlüklerini koruma ve geliştirmeyi asli mücadele alanı olarak belirleyen, gelmiş-geçmiş bütün siyasi iktidarların mesleğimizle ilgili karar ve tasarruflarını kamusal yarar ilkesinin süzgecinden geçiren, toplumsal ve mesleki kabuller gereği muhalif yönünü her zaman diri tutan bir mesleğin mensubu ve bir meslek örgütünün üyesi olmakla gurur duyuyoruz” diyen Akdoğan, şunları dile getirdi:

“İnşaat mühendisliği uygarlıkları var eden ve geleceğe taşıyan yegane meslek olmanın ağır sorumluluğunu omuzlarında taşımaktadır. Mikro ölçekte gündelik yaşamın, makro ölçekte ise toplumsal modernleşme ve gelişmenin en önemli unsurlarını alanında barındırmaktadır. En güzel tabirle inşaat mühendisliği doğadaki güç kaynaklarını insanlığın refahı ve yararı için yönetme sanatıdır. Bugün inşaat mühendisliği eserlerine baktığınızda yalnızca bu eserleri değil yükselttiği medeniyetin izlerini görürsünüz. İnsanı görürsünüz, duyguları görürsünüz. İnşa edilen bir barajda verimli toprakları, buğdayı, başağı, ekmeği görürsünüz. Yollar sadece memleketleri değil gönülleri birbirine bağlar, sadece yolcuları değil, medeniyet taşır, kimi zaman bir vuslat, kimi zaman bir ayrılık türküsünü mırıldanır. İnşa edilmiş bir bina sanmayın ki sadece betonun demirin hikayesini anlatır. Mutlu bir yuvayı anlatır bazen, penceresinden şehri izlediği bir hastanedeki refakatçinin acısını kimi zaman, ya da elleri nasır tutmuş bir fabrika işçisinin omzundaki yükü anlatır. Öyle ki dokunduğumuz hisler inşa edeceklerimizden kat be kat fazladır. Yapıyla kurduğumuz ilişki bir kıvılcım, toplumla kurduğumuz ilişki ise alevdir.”

sam-9314.jpg

“HEPİMİZ KIYMETLİ VE DEĞERLİYİZ”

Toplumun modernleşme sürecinde her alanda inşaat mühendislerinin izlerini bulmanın mümkün olduğunu vurgulayan Akdoğan, “Mesleğimizi icra ederken, meslek örgütümüzü inşa ederken, toplumumuzu da biçimlendirdiğimizi unutmamalıyız, hepimiz kıymetliyiz hepimiz değerliyiz” diye konuştu.

 

“SORUNLAR MESLEĞİMİZİ VE MESLEKTAŞLARIMIZI DERİNDEN ETKİLİYOR”

Ülkenin içinde bulunduğu sorunların mesleği ve meslek mensuplarını derinden etkilediğini dile getiren Akdoğan, “Bugün yanlış ekonomi politikaları, pandemi, enerji ve gıda krizleri ile birlikte ülkemizde enflasyon TUİK verilerine göre yüzde 80 seviyelerinde olsa da sokakta yüzde 150-200 seviyelerindedir. Kişi başına düşen milli gelir 12000 dolar seviyelerinden 2021 için 9000 dolar seviyelerine gerilemiş, 2022 için tahminler de 8000 doları göstermektedir. Bununla birlikte ülkemizde ortalama ücret 2014 yılında 880 dolar seviyesinden bugün 550 dolar seviyesine gerilemiştir. Ekonomik kalkınma ve işbirliği örgütü (OECD) verilerine göre bu rakam OECD ülkeleri ortalamasının yaklaşık 5’te 1’i seviyesindedir” dedi.

 

“MESLEKTAŞLARIMIZ BAŞKA ÜLKEYE GÖÇ ETMEYİ DÜŞÜNÜYOR”

Ortalama ücretin İtalya’da 3500 dolar, Almanya’da ise 4700 iken Türkiye’de 550 dolar seviyesinde olduğuna dikkat çeken Akdoğan, “Bu ekonomik gelişmeleri mesleğimizde de maalesef yaşamaktayız. İşsizlik oranının yüzde 11, genç işsizliğin ise yüzde 20 seviyelerinde olduğu TÜİK verilerinde açıklanan ülkemizde meslektaşlarımız da hem istihdam edilme hem de hak ettiği ücreti alma konusunda gelişmiş ülkelerin maalesef çok gerisinde. Bugün bir çok meslektaşımız daha refah yaşam talepleriyle bir başka ülkeye göç etmeyi düşünmekte” ifadelerini kullandı.

 

“UMUDUMUZ TAM VE GENÇLİĞİMİZ VAR”

Genç meslek mensuplarına da seslenen Akdoğan, “Odamız, mesleğimiz ve toplumumuz sizlerle daha ileriye taşınacak. Bu bayrak yarışında siz de elinizi uzatın. Ülkemizi, toplumu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak sizlerle mümkün olacaktır. Kötü zamanlar geçirebiliriz, iş, aş, hatta adalet arıyor olabiliriz. Burası evimiz, buradayız. Ekonomik baskılar, etkisizleştirme ve hatta itibarsızlaştırma bile olsa karşılaştığımız; biz buradayız, mücadele gücümüz, umudumuz tam ve gençliğimiz var” diye konuştu.

 

 “MÜHENDİS ENFLASYONU ORTAYA ÇIKTI, YETKİN MÜHENDİSLİK YASASI HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Yaşadıkları sorun ve sıkıntılara dikkat çeken Akdoğan, “Bugün ülkemizde bir çok meslek grubu gibi inşaat mühendisliği de bir çok sorun ve sıkıntılar içerisinde. İnşaat mühendisliği eğitimindeki nitelik kaybı özellikle ön plana çıkmakta. Fiziki şartları, akademik kadroları yetersiz apartmandan bozma fakülteler bugün hala mezun vermeye devam etmekte. Her şehirde bir üniversite anlayışı yıllar içerisinde nitelikli eğitimden uzak mühendis enflasyonunu ortaya çıkarmıştır. Sayıca kontrolsüz artış aynı zamanda gelecek kaygısını ve mesleğimizin itibarsızlaşması sonucunu doğurmuştur. Bir başka bakış açısıyla; maalesef yetersiz ve niteliksiz eğitimle mezun olan meslektaşlarımız yapı üretiminde rol almakta, can güvenliğini tehdit edecek kamu faaliyetlerini icra etmektedir. Bu bağlamda daha önce odamız tarafından çalışmaları yapılan yetkin mühendislik yasasının ivedilikle hayata geçirilmesi önem arz etmektedir” dedi.

 

“DEPREME HAZIR DEĞİLİZ”

“Ülkemiz dünyanın en etkin deprem kuşaklarının üzerinde bulunmaktadır. Yaklaşık 550 diri fay hattı yüzyıllardır deprem üretmiş ve üretmeye devam edecektir” diyerek depremin bir Türkiye gerçeği olduğunu vurgulayan Akdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Yaşadığımız tecrübeler göstermiştir ki Türkiye depreme hazır değildir. Denetim mekanizmaları eksik, toplanma alanları yetersiz, deprem sonrası kullanılacak binaları eksik, en önemlisi de deprem bilinci ve hassasiyeti olmayan bir ülke depreme hazır değildir. Öncelikle derhal bağlamından koparılmış depremin nerede nasıl, kaç şiddetinde olacağı tartışmalarını bırakıp güvenli yapılara kavuşma teoriğini ortaya koymalı ve hızlıca hayata geçirmeliyiz. Bilinmelidir ki deprem bir doğa olayıdır ve üzerinde durulması gereken asıl mesele deprem değil depremde yıkılacak can kaybına neden olacak yapılardır. Bu yıkımı nasıl daha aza hatta sıfıra indirebiliriz. Bu konu sadece bizlerin inşaat mühendislerinin alanına girer. Daha fazla geç kalmadan ülkemizde hiçbir bölgeyi ayırmadan toplumsal deprem bilincinin oluşması için çaba göstermeliyiz. Deprem master planlarını, uzman kadrolarla ve ciddiyetle hazırlayıp hayata geçirmeliyiz. Bilinmelidir ki İnşaat Mühendisleri Odası bu hususlarda çözüm odaklı ve eleştirel yaklaşımlarıyla tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte çalışmaya hazırdır.”

 

“RASYONELLİĞİ SAĞLAYACAK MEKANİZMALAR İŞLEVSİZLEŞTİRİLMEMELİ”

Mühendisliğin temelinin rasyonelliğe dayandığının altını çizen Akdoğan, “Problem tespit eder, formülize eder ve çözer. Mühendis yaklaşımı duyusal deneyimi ikincil kılar ve hatta önemsizleştirir. Biz mühendisler bir çok olay ve gelişmeye bu pencereden bakma eğilimindeyizdir. Devlet içerisinde de rasyonelliği sağlayacak mekanizmalar işlevsizleştirilmemelidir” dedi. Akdoğan, “Biz inşaat mühendisleri, rasyonel bakış açımızı ön planda tutarak, özellikle mesleğimiz ve meslektaşımızı ilgilendiren konularda yerelde ve ulusalda her platformda düşüncelerimizi dile getirme noktasında kararlı olacağız” ifadelerini kullandı.

sam-9332.jpg

“BAYRAĞI DAHA İLERİYE TAŞIYACIĞIMIZDAN ŞÜPHENİZ OLMASIN”

Konuşmasının sonunda meslekte 25, 40, 50 ve 60 yılını dolduran üyelere seslenen Akdoğan, “İyi ki varsınız, iyi ki buradasınız. Bilmelisiniz ki bugün bir çırpıda söylediğimiz 25 yılı, 60 yılı kimi zaman büyük mücadelelerle, zorluklarla, badirelerle, azimle ve dirençle geçirdiğinizi anlıyor, övgü ve teşekkürle karşılıyoruz. Sizin özveriyle taşıdığınız bayrağı, bizlerin ve yarın genç meslektaşlarımızın aynı özveriyle ileriye taşıyacağından şüpheniz olmasın” dedi. Akdoğan konuşmasını gecenin düzenlenmesine katkı verenlere teşekkür ederek tamamladı.

sam-9335.jpg

EMAKTARLARA PLAKET VERİLDİ, EN GENÇ ÜYEYE BARET TAKILDI

Akdoğan’ın konuşmasından sonra programın düzenlenmesine katkı verenlere teşekkür plaketi verildi. Ardından meslekte 25, 40, 50 ve 60 yılını dolduran üyelere plaket ve belgeleri verildi. En genç üyeye ise belge verilerek rozet ve baret takıldı. Son olarak gecede sahneye sanatçı Esra Arslantürk Serbest ve orkestrası çıktı. İMO üyeleri ve davetliler canlı müzik eşliğinde gönüllerince eğlendi. HABER: YUSUF KATRAĞ

Bu haber toplam 2095 defa okunmuştur
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim