Bugün 30 Ocak 2023 Pazartesi
  • Antalya14 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    1162.719
    %-0.17
  • Dolar
    18.7979
    %-0.03
  • Euro
    20.4188
    %-0.03

Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK

Valiler Kararnamesi ve Antalya…

17 Haziran 2020 Çarşamba 00:23

 

            Antalya; turizm, tarım ve ticaretin lokomotifi bir şehir. Böylesine öneme sahip olan bir şehirde tüm kurum ve kuruluşlarla koordinasyonun sağlanması gerçekten farklı bir anlam taşıyor.

            Antalya Valiliği görevini başarıyla yürüten Münir Karaloğlu Valiler Kararnamesi ile Diyarbakır Valiliği’ne atanırken, Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı da Antalya Valiliği’ne atandı.

            Evet… Anımsanacağı üzere; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  imzasıyla Resmi Gazete’de  yayımlanan atama kararları ile 41 ilin valisi değişti.

 Buna göre, 18 ile yeni vali ataması yapılırken, 23 ilin valisi yer değiştirdi. 17 ilin valisi mülkiye başmüfettişi olarak merkeze alınırken, Muğla Valisi Esengül Civelek ise Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak atandı.

   Atama kararları ile Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı Antalya Valiliğine atandı.

         Bu görev değişikliği sonrasında Antalya Valisi Sayın Münir Karaloğlu’na Antalya’daki görev süresinde yaptıkları hizmetleri için teşekkür ederken, yeni Vali Ersin Yazıcı’ya ise hoş geldiniz diyorum.

         Antalya’nın kuşkusuz ki kronikleşmiş sorunları var.

         Bu sorunları trafik, ulaşım ve çarpık yapılaşma ekseninde çok boyutlu ele almak mümkün.

            Diğer taraftan en fazla konut satışında birinciliği hiç kimseye kaptırmayan (!)  Antalya’da doğal doku tahribatı ve betonlaşma yarışı gelecek adına tehlikeli sinyaller veriyor.

            Hızla bir yapılaşmanın gözlemlendiği ve yeşil dokunun giderek azaldığı Antalya’da tarım alanlarının daralması ile çarpık yapılaşma dikkat çekici boyuta gelirken, betonlaşma yarışı ile birlikte kent adeta nefes alamaz hale geldi.

            Geçmişte de, bugün de Antalya’nın en önemli sorununun “betonlaşma” yarışı olduğunu sık sık dile getirenlerdenim.

            Bu konuda düşüncem hiç değişmedi.

            Bu kentin hangi aşamalardan nerelere geldiğini çok iyi bilen birisi olarak, doğal doku tahribatının en fazla zararı bu kentte yaşayanlara vereceğini de çok iyi biliyorum.

            Hafta sonları vatandaşlar dalında meyve görebilmek için kilometrelerce uzaklığa, köylere gidiyorsa burada durup düşünmek gerek!

            Köylerin de mahalle olduğu günümüzde   yok olan tarımı konuşmaya maalesef devam ediyoruz!

                                    ‘’Yeşil Antalya’’ maalesef son 30 yılın yanlışları ve imar planlarındaki ciddi yanlışlar sonucu ‘’Beton Antalya’’ haline geldi.

            İnanın Antalya’yı gezmeye gelen ziyaretçilerin en çok şikayetçi olduğu ve hatalı olduğu konuların başında çarpık yapılaşma geliyor.

            Bu sorunu trafik izliyor…

            Bugünlerde Altınova, Çakırlar, Doyran ve Duraliler gibi doğal doku ile barışık yerleşim merkezlerinde yeşil dokunun mutlak surette korunmalı derken, yok olmaya yüz tutmuş tarımı sorguluyoruz.

                        Şurası bir gerçek ki; yeşil doku konusuna gelince hepimiz çevreciyiz, ancak doğal dokuyu koruma adına adım atan yok.

   Antalya’nın konut ihtiyacı olmamasına rağmen, binlerce boş daire olmasına rağmen yeni konut alanları yaratmak uğruna doğa katlediliyor ve imara açılmaya çalışılıyor. Şehrin öncelikli sorunları çözüm beklerken betona yatırım yapılıyor.

            Sürekli yanlışlarda ‘’ısrar’’ etmek ise,  bugün ciddi sorunlar yaratmaya devam ediyor…

 

Bu yazı toplam 2407 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim