- IMKB
% - Altın
6092.24
%0 - Dolar
47.135
%0 - Euro
53.935
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:28 - ALANYA’DA CİNSEL İSTİSMAR VE TELEFON HIRSIZLIĞI İDDİASI: 1 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 22:28 - KSÜ’DEKİ STERİLİZASYON İDDİASINDA YENİ DETAY: TARİHİ GEÇMİŞ ÜRÜNLERE YENİ TARİHLİ BARKOD BASILDIĞI İDDİASI
- 22:08 - OSMANİYE’DE OTOMOBİLİN MOTOR KISMINDA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
- 21:23 - KAHRAMANMARAŞ’TA BETON MİKSERİ DEVRİLDİ: 1 YARALI
- 21:18 - TANINMAMAK İÇİN KADIN KILIĞINA GİRİP SİLAHLI SALDIRI DÜZENLEDİ
- 20:08 - O ANLARI ARAÇ KAMERASI KAYDETTİ: TRAFİĞİ TEHLİKEYE DÜŞÜRDÜ 261 BİN TL CEZA YEDİ
- 20:03 - YOLA KAÇAN TOPUNU ALIRKEN PİKABIN ÇARPTIĞI ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ: ANNE VE BABANIN FERYADI YÜREKLERİ DAĞLADI
- 18:53 - MOTOSİKLETİN ÇARPTIĞI YAŞLI ADAMIN EŞİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
- 17:23 - ALKÜ’LÜ AKADEMİSYEN SİGMA Xİ’YE SEÇİLDİ
- 17:18 - ALANYA BELEDİYESİ’NDEN KUR’AN KURSLARINA 800 RAHLE DESTEĞİ
- 16:58 - MERSİN’DE 3 FİRMANIN SUCUK VE KIYMASINDA TEK TIRNAKLI ETİ TESPİT EDİLDİ
- 16:38 - GAZİPAŞA DEVLET HASTANESİ’NDE YENİ BAŞHEKİM GÖREVİNE BAŞLADI
- 16:32 - BÜYÜKŞEHİR'E COP31 İÇİN BORÇLANMA YETKİSİ
- 16:28 - BÜYÜKŞEHİR’DEN ANTALYASPOR’A 52 MİLYON TL’LİK DESTEK
- 16:23 - ESKİ EŞİ VE 10 GÜNLÜK KOCASINI FALÇATAYLA YARALAYAN SANIĞA 25 YIL 6 AY HAPİS

TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


ZARAFET VE ESTETİK’İN ORTAK DİLİ YOKSA EDEP Mİ?
Bir Medeniyet Sorusu
Avrupa'yı gezerken dikkatimi çeken hususlardan biri farklı kültürlerin insan yetiştirme biçimleri arasındaki belirgin farklar oldu. Alsace'taki Beatus Rhenanus Kütüphanesi'ni gezerken Alman dünyasının entelektüel derinliğiyle karşılaşıyor, İngiltere'de Rothschildmalikâneleri ve Disraeli'nin Hughenden Manor'u gibi mekânlarda görgü, mülkiyet vekurumsallığın nasıl bir medeniyet diline dönüştüğünü görüyorsunuz. Fransa'ya geçtiğinizde ise mimariden şehir planlamasına, bahçelerden gündelik hayata kadar uzanan güçlü bir estetik duyarlılık hissediliyor. Fransız köylerinde en dikkatimi çeken bizde rastlamadığım dikdörtgen veya boylamasına saksılardaki farklı çiçeklerin ekilmesiyle oluşan renklerin oluşturduğu renklerin estetiğiydi. Bilindiği gibi estetik kavramının asıl anlamı güzellikten öte “duygusal idrak”i derinleştirebilmektir. Belki de bu anlama ilişkin anlamayı tamamlayabilmek.
Bütün bunlar insana şu soruyu sorduruyor: Bir medeniyeti ayakta tutan şey nedir? Bilgi mi, estetik mi, ahlak mı, yoksa görgü mü?
Zarafetin Medeniyeti
Fransızlar estetiği ve zarafeti devlet düzeyinde kurumsallaştırdılar. Özellikle Versailles sonrasında güzellik yalnızca sanat meselesi olmaktan çıktı; iktidarın, kültürün ve toplumsal düzenin dili hâline geldi. Mimari, moda, bahçe düzenlemeleri, diplomasi ve gündelik davranışlar rafine bir estetik anlayışı etrafında şekillendi.
Fransa'nın Avrupa'ya en büyük katkılarından biri, estetiği kamusal hayatın bir parçası hâline getirmesidir. Bu nedenle Fransız şehirlerinde gezerken yalnızca binaları değil, bir yaşam üslubunu da görürsünüz.
Görgünün Medeniyeti
İngilizler ise farklı bir yol seçtiler. Onlarda estetik çoğu zaman görgü ve ahlakla birleşti.
Viktorya çağında güzel ev, düzenli bahçe veya bakımlı şehir yalnızca estetik tercih değildi; karakterin ve medeniliğin göstergesi olarak görülüyordu. John Ruskin ve Matthew Arnold gibi düşünürler, insanın yaşadığı çevrenin onun ahlaki karakterini yansıttığını savunuyorlardı.
Bu nedenle İngiliz dünyasında estetik ile görgü arasında güçlü bir bağ oluştu. Bir insanın konuşması, oturması, yemek yemesi veya kamusal alandaki davranışları da medeniyet göstergesi sayılıyordu.
Derinliğin Medeniyeti
Almanlar ise uzun süre parçalı siyasi yapı içinde yaşadıkları için Fransa gibi güçlü bir saray kültürü veya İngiltere gibi aristokratik uzlaşma üretemediler. Bunun yerine enerjilerini felsefeye, teolojiye, üniversitelere, müziğe ve bilimsel araştırmalara yönelttiler.
Goethe, Kant, Hegel ve Bach gibi isimler bu dünyanın ürünüdür.
Bu nedenle Alman estetiği çoğu zaman zarafetten çok derinlik üretir. Alman sanatında ve düşüncesinde insanı etkileyen şey güzellikten ziyade hakikat arayışıdır.
Alsace'taki Beatus Rhenanus Kütüphanesi de bunun sembollerinden biridir. Burada saraylardan veya ihtişamdan çok kitaplar, el yazmaları ve metodolojiyle karşılaşırsınız. Alman dünyası güzellikten önce anlamın peşine düşmüştür.
Osmanlı'nın Cevabı: Edep
Tam bu noktada Osmanlı'nın ve Şarkın unutulmuş büyük kavramı karşımıza çıkar: edep.
Bugün estetik, görgü, etik ve ahlak birbirinden ayrı alanlar gibi düşünülüyor. Oysa Osmanlı dünyasında bunların tamamını kuşatma iddiasını taşıyan daha geniş bir kavram vardı.
Edep yalnızca ahlaklı olmak demek değildi. Bir insanın nasıl konuşacağından nasıl öğreneceğine, nasıl yöneteceğinden nasıl yaşayacağına kadar hayatın bütün alanlarını kapsıyordu.
Bu nedenle medreselerde ve tasavvuf çevrelerinde sıkça tekrarlanan söz şuydu:
İlimden önce edep.
Çünkü bilgi tek başına insanı olgunlaştırmaya yetmezdi. Bilgi, eğer edep ile dengelenmezse insanı kibirli, hoyrat ve güç tutkunu hâle getirebilirdi.
Estetikten Daha Büyük Bir Şey
Osmanlı'da edep denildiğinde yalnızca ahlak kuralları anlaşılmazdı.
Nezaket, görgü, zarafet, ölçü, kendini sınırlama, başkasının hukukuna saygı gösterme ve kamusal uyum aynı kavramın içinde yer alıyordu.
Bir insanın hocasının yanında nasıl oturacağı, devlet büyüğüne nasıl hitap edeceği, bir tartışmada nasıl davranacağı veya bilgiyi hangi amaçla kullanacağı da edebin konusuydu.
Bu yönüyle bakıldığında Fransızların zarafet dediği, İngilizlerin görgü dediği ve Almanların karakter ile derinlik dediği birçok unsur Osmanlı'da tek bir kavram altında birleşiyordu.
Kaybettiğimiz Nedir?
Bugün bilgi arttı, uzmanlıklar çoğaldı, teknik kapasite büyüdü. Fakat bütün bunları anlamlı bir karakter ve medeniyet fikri içinde birleştiren kavramlar zayıfladı.
Estetik çoğu zaman güzel görünümle, ahlak kurallarla, bilgi ise teknik başarıyla sınırlı kaldı.
Oysa Osmanlı'nın-Şarkın edep anlayışı bunların arasında görünmeyen bir köprü kurabilirdi. Edep, Estetiği ahlaka, bilgiyi hikmete, görgüyü karaktere bağlıyordu.
Fransızlar zarafetin, İngilizler görgünün, Almanlar derinliğin medeniyetini kurmaya çalıştılar. Osmanlı ise bütün bunları daha büyük bir kavram içinde toplamaya çalıştı: edep.
Belki de bugün yeniden ihtiyaç duyduğumuz şey yeni bir ideoloji değil, estetik ile ahlakı, bilgi ile karakteri, özgürlük ile sorumluluğu yeniden buluşturabilecek bu kayıp uygarlığın dilidir.
Muhtemelen de bugün yaşadığımız kriz ekonomik veya siyasi olmaktan önce bir uygarlığın edep krizidir. Çünkü mesele yalnızca daha fazla bilgi üretmek, daha güçlü kurumlar kurmak veya daha zengin olmak değildir. Asıl mesele, Fransızların zarafetini, İngilizlerin görgüsünü, Almanların derinliğini ve Osmanlı'nın edep anlayışını yeniden buluşturabilecek bir karakter ve sentez dilini üretebilmektir. Zira medeniyetler yalnızca hukukla ayakta kalmaz; onları
taşıyan görünmez sütunlar estetik, görgü, ahlak ve edeptir. Bu sütunlar zayıfladığında ise en güçlü kurumlar bile zamanla ruhunu kaybetmeye başlatmakta.

Medyascope'tan alıntılanmıştır.
TARIK ÇELENK'İN 'KİMLİK KAPANINDA ÜLKEM' KİTABI ÜZERİNE / MÜLAKATTARIK ÇELENK
ANTALYA 2050: TÜRKİYE'NİN MAVİ BAŞKENTİ OLABİLİR Mİ?CEM ARÜV
AHBAPAHMET GEDİKAĞAOĞLU
O KOLTUKLAR VAR YA!..VEDAT GÜRHAN
NATO ÜLKESİNDE SOLCU OLMAKEŞREF URAL
GAZÂLÎ VE İBN RÜŞD’DE NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
YAZ SICAĞINDA BİR KOLAJ DENEMESİGAZANFER ERYÜKSEL
TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ, MOBBİNG VE YÖNETİCİ KARAKTERİHASAN YAKUP CANGÜVEN
BANA HEDİYENİ SÖYLE, KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİMNİZAMETTİN ŞEN
GERÇEK ÖZGÜVEN SESSİZDİRAHMET İLBARS
KART AİDATI PASTASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
OLMAK YA DA OLMAMAK!GÖZDE DOLAYMAN
YÜKSELEN DUVARLAR, DARALAN ODALARGÖZDE SARI
VİTRİN ZENGİNLERİ, GÖNÜL FAKİRLERİ: 'MİŞ GİBİ' YAŞAMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEDRETTİN CÖMERT'İ ANARKENYUNUS YAŞAR
AHMET TELLİ'NİN ARDINDANGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ÇAYLAK OYUNUIŞIK YARGIN
DOĞRUSU NEDİR?ALİ İHSAN DİLMEN
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?OYA BOYSAN
YAZ TATİLİNDE VELİ OLMAKPINAR TEYİN
NASILSIN YAPAY ZEKÂ?ŞENER METE
GÖRMEK Mİ, BİLMEK Mİ? İŞTE BÜTÜN MESELE BU!BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
DİKKAT EKONOMİMİZİ DİKKATLİ KULLANALIMRAZİYE GÖK AKTAŞ
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
İTFAİYEYE YOL VERMEYEN SÜRÜCÜYE CEZA
İŞİNDE MUTLU OLMAYAN YÖNETİCİ AYNI İŞ YERİNDE KAYNAKÇI OLDU
GENÇ GİRİŞİMCİDEN HAYAT KURTARAN EĞİTİMLER
SASEDER KOORDİNASYON TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
50 YAŞINDAKİ MOTOSİKLETİNE GÖZÜ GİBİ BAKIYOR
ZİRAİ ALANDAKİ YANGIN BÜYÜMEDEN SÖNDÜRÜLDÜ
ASAT'TAN MİLYARLARCA LİRALIK YATIRIM
DOKUMAPARK'TA 'ARTESİNG 100 ESER SERGİSİ'
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





