- IMKB
% - Altın
6865.09
%0 - Dolar
48.7547
%0 - Euro
55.9994
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:08 - HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
- 12:18 - BELEDİYENİN FOTO KAPANINA SALDIRI
- 12:13 - 2 BİN YILLIK ATMOSFERDE SANAT VE MANZARA BULUŞTU
- 11:43 - ESKİDEN ÇUL DOKUMA VE KIL ÇADIRDA KULLANILAN KOYUN KILLARI ARTIK ÇÖPE GİDİYOR
- 11:41 - GÖÇ YOLUNDA ÇOK SAYIDA TEHDİT
- 11:23 - MURATPAŞA, ALZAYMIR FARKINDALIĞI İÇİN YAŞLI EVLERİNDE BULUŞTU
- 11:23 - 33. ULUSLARARASI ASPENDOS OPERA VE BALE FESTİVALİ’NDE CARMİNA BURANA SEYİRCİYLE BULUŞTU
- 11:18 - ADANA’DA GENÇ ŞAHIS BOŞ ARAZİDE ÖLÜ BULUNDU
- 11:03 - ANTALYA’DA PANELVAN KONTROLDEN ÇIKTI: 1 YARALI
- 11:03 - YANGINDA KÜLE DÖNEN KARGILAR 3 HAFTADA YENİDEN FİLİZLENDİ
- 10:58 - İHA’YA ’YILIN EN İYİ SPOR HABERİ’ ÖDÜLÜ
- 10:48 - VALİDEN KUM HIRSIZLIĞINA KARŞI BOĞAZ SAHİLİ’NE KAMERALI TAKİP TALİMATI
- 10:38 - AYNI CADDEDE BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE 2 AYRI KAZA
- 10:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA KADINLARIN İMECE USULÜ YUFKA EKMEK MESAİSİ
- 10:23 - MERSİNLİ MUHTARLAR SABAH SPORUNDA BULUŞTU
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


VİKTORYA VE KEMALİST DENEYİM: BİLİMİ SAVUNURKEN METAFİZİĞİ SUSTURMAMAK
Uzun yıllardır bilimsel metodoloji ile metafizik arasında sistematik bir ilişkinin kurulup kurulamayacağını merak etmişimdir. Türkiye’de mahalle aydınları Rönesans ve Viktorya dönemini pek merak etmez; Endülüs’e ise “iyi bir şeymiş” denilip geçilir. Kemalist aydınların önemli bir kısmı ise Rönesansı dogmatik bilimsel düşüncenin ve Aydınlanmanın başlangıcı olarak görür; Viktorya dönemi ise birkaç roman ve televizyon dizisi dışında düşünsel ilgi alanımıza pek girmez. Oysa Endülüs, Rönesans ve Viktorya, birbirini dışlayan değil; aynı sürecin tamamlayıcı halkalarıdır. Deney ve gözleme dayalı bilimsel düşünce gelişirken metafizik de bütünüyle dışlanmamış, varlık anlayışının bir parçası olarak tartışılmıştır.
Bu konuda beni etkileyen isimlerden biri Frances A. Yates olmuştur. “Giordano Bruno ve Hermetik Gelenek” ile Rönesans ve Reformasyon’daki okült felsefeyi ele aldığı çalışmaları, Newton ve Leibniz gibi isimlerde doğal ve astrolojik büyünün izlerini göstermesi bakımından ufuk açıcıdır. Yates’in işaret ettiği şey şudur: Modern bilimin kurucu figürleri metafiziği tümüyle tasfiye ederek değil; onunla karmaşık bir ilişki kurarak ilerlemişlerdir. Benzer biçimde Courtenay Raia’nın (The New Prometheans) Viktorya çağında bilim–inanç–metafizik ilişkisini sistematize eden çalışması, bilimin modern dönemde nasıl ideolojiye dönüşme riski taşıdığını gösterir.
Bu zincirin son halkası olan Society for Psychical Research (SPR), sanayi devriminin, Darwinci evrimin ve pozitivizmin yükseldiği bir dönemde ortaya çıktı. SPR’nin amacı “olağanüstüyü kanıtlamak” değildi; bilimin sınırlarını mutlaklaştırma eğilimine karşı epistemik bir denge oluşturmaktı. William Crookes, Frederic W. H. Myers ve özellikle Sir Oliver Lodge gibi isimler, bilimin konuşmadığı alanları yok saymak yerine “henüz bilmiyoruz” demeyi tercih ettiler. Lodge’un eter teolojisi çerçevesinde yaptığı uyarı nettir: Modern bilimin Tanrı’yı gereksiz kıldığı iddiası, ontolojik değil epistemolojik bir aceleciliğin ürünüdür. Bilim ölçülebilir olgularla çalışır; ölçülemeyeni yok saymak bilimsel değil felsefi bir sıçramadır.
Buraya kadar mesele epistemolojik sınır meselesidir. Fakat Türkiye bağlamında tartışma yalnızca bilginin sınırlarıyla ilgili değildir; anlamın sınırlarıyla da ilgilidir. İşte bu noktada Martin Heidegger devreye girer. Heidegger’e göre modern çağın temel sorunu yalnızca metafiziğin dışlanması değil; anlamın daralmasıdır. Varlık, teknik hesap ve rasyonel düzenleme alanına indirgendikçe, dünyada-oluşun anlam boyutu zayıflar. Heidegger’in hakikat anlayışı –aletheia, yani açığa çıkma– bize şunu hatırlatır: Hakikat yalnızca doğru önermeler bütünü değildir; bir dünyanın anlam ufkunun açılmasıdır.
Kemalist modernleşme sürecinde bilim, yalnızca epistemik bir yöntem değil; aynı zamanda siyasal bir kurtuluş aracına dönüştürüldü. Bu tarihsel bağlam anlaşılabilir; çökmekte olan bir imparatorluğun ardından yeni bir ulus-devlet inşa ediliyordu. Ancak pozitivizm yöntem olmaktan çıkıp kurucu ideolojiye dönüştüğünde, metafizik yalnızca siyasal tahakküm alanından değil; anlam üretim alanından da dışlanmış oldu. Bilimsel rasyonalite, kamusal hakikatin tek meşru dili olarak konumlandırıldı.
Heidegger’in uyarısı burada kritikleşir: Eğer bilim, yalnızca nesneleri düzenleyen değil; dünyanın anlamını belirleyen bir çerçeveye dönüşürse, varlık teknikleştirilir. İnsan, dünyada-varlık olmaktan ziyade tasarlanmış bir vatandaş tipine indirgenir. Hakikat, açılan bir anlam ufku olmaktan çıkıp öğretilen normlar bütününe dönüşür. Bu durumda metafiziğin bastırılması yalnızca dinî alanın sınırlanması değildir; toplumun anlam ihtiyacının daraltılmasıdır.
Viktorya İngiltere’sinde bilimin dogmalaşma riski vardı fakat sistem kendi eleştirisini üretebildi. SPR çizgisi bilimi savunurken metafiziği susturmadı; onu eleştirel aklın denetimine aldı. Kemalist modernleşmede ise pozitivizm devlet ideolojisiyle bütünleştiği ölçüde, ona yöneltilen eleştiriler “gericilik” kategorisine itildi. Böylece bilim değil; bilimin siyasal yorumu tartışılmaz hâle geldi.
Heidegger’in anlam anlayışı gerekliliği tezi burada belirleyicidir. Modern toplum, yalnızca teknik rasyonaliteyle ayakta kalamaz. İnsan, varlıkla kurduğu ilişki içinde anlam üretir; ölüm, tarih, dil ve gelenek bu anlam ufkunun parçalarıdır. Eğer modernleşme bu alanı bütünüyle rasyonelleştirmeye çalışırsa, bastırılan anlam ihtiyacı başka formlarda geri döner. Türkiye’de metafizik alanın kamusal zeminden çekilmesi, onun ortadan kalkmasına değil; daha kapalı ve denetimsiz yapılarda yeniden üretimine yol açmıştır.
Dolayısıyla mesele “bilim mi metafizik mi?” değildir. Mesele, bilimin epistemik sınırlarını ve anlam üretme kapasitesinin sınırlılığını kabul edip etmeyeceğimizdir. Lodge’un epistemik tevazusu ile Heidegger’in anlam uyarısı birleştiğinde şu sonuç ortaya çıkar: Bilim kendi sınırlarını tanıdığında güçlenir; metafizik eleştirel aklın gözetiminde tutulduğunda olgunlaşır. Anlam bastırıldığında ise ya hurafeye ya da ideolojiye dönüşür.
Viktorya SPR deneyimi, bilimi ideoloji olmaktan korumanın mümkün olduğunu gösterir. Türkiye’nin modernleşme tecrübesi ise bilimin siyasal işlevi ile epistemik ve ontolojik sınırları arasındaki ayrımı netleştirmediğimiz sürece gerilimin süreceğini hatırlatır. Gerçek modernleşme, metafiziği susturmak değil; bilimin sınırlarını tanıyan ve anlam alanını açık tutan bir entelektüel cesareti kurumsallaştırmaktır.
Perspektif'ten alıntılanmıştır.
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
BÜYÜK AMBALAJI ALDIM, DAHA UCUZA GELDİ!” DİYE DÜŞÜNMEYİN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
NİYETİNİZ BATSIN!..VEDAT GÜRHAN
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLER-5NİZAMETTİN ŞEN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ANADİLİ DIŞINDA ESER VEREN TÜRK YAZARLARGAZANFER ERYÜKSEL
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞUDUR 9 EYLÜLPROF DR RAMAZAN DEMİR
İNTERNET ALIŞVERİŞİNDE KARGO SORUNLARI: SORUMLU KİM?AV CÜNEYT KARASU
ÇİFTÇİYİ KAYBEDERSEK, MUTFAĞIMIZI KAYBEDERİZTALİP BAYRAM
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
İMPARATOR ATTİLA KILICIYLA SAHNEYE ÇIKACAK
ANTALYA HAVALİMANI'NDA AĞUSTOSTA 5,8 MİLYON YOLCU TRAFİĞİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





