Bugün 15 Şubat 2026 Pazar
  • Antalya17 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    7075.06
    %0
  • Dolar
    43.7242
    %0
  • Euro
    51.9199
    %0

GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR

ŞEVKİ BEY'DEN ŞOSTOKOVİÇ'E

15 Şubat 2026 Pazar 13:46

I
Vaktin iç sesleriyle bakışıyoruz. Anla anlam arasında bir salınım bu. Ay-dünya yakınlaşmasındaki gelgit de diyebiliriz buna. Yükselen denizin karayı sarıp sarmalaması… Bir süre sonra ayrılacaklarını bile bile… Kavuşurken ayrılanla, ayrılırken kavuşmanın gelgit sesleri. Reddiye imkânsız dedikleri bu olsa gerek.
II
Sıçrayarak uyandı. Apansız havalanan meydandaki güvercinlerin kanat sesleri kulaklarında. Limanda uçuşan martılar süzülüp kondular mendireğe… Aşkın ayrılık olduğunu hisseden Refik Talat Bey Kürdilihicazkâr saz semaisini ıslıkla çalarak besteliyordu akşama bakarken. Ufkun kırmızısını denizin mavisiyle karan rüzgâr menekşe moruna boyuyordu dağları, kırlangıçların dansı eşliğinde. Aşk, hasretle sınanır diye fısıldadı erken doğan ay…
III
Çorum’daki Türk Musikisi Topluğunda Uşşak faslı için çalışacaktık. İlk eser Şevki Bey’in “Kimseler gelmez senin feryad ü ateş bağrına” adlı ağır aksak şarkısıydı. Şef Enver Abi’ye (Lelebicioğlu) çalışmalara bu eserden değil de orta giderli şarkılardan başlamamızı önerdim, koro için alışılmamış musiki cümleleri vardı bu şarkıda ve pek de duymuşlukları yoktu.
Çalışmalar ilerleyince sıra bu güzelim şarkıya geldi. Sazlar arasında müzik öğretmeni ve çalgı yapımcısı bir arkadaş vardı. Gürcan… Çalışmaya ara verdiğimizde, abi bundan başka şarkı bulamadınız mı, diye hayıflandı. Gülerek pek severim bu şarkıyı diye geçiştirdim. Aradan on beş gün geçmişti, Gürcan, abi bu nasıl şarkıymış öyle, bütün gün dilimden düşmüyor, ıslıkla çalıyorum dedi. Güzel şarkıdır, dedim, pek severim.
IV
Rus besteci Şostokoviç On İkinci Senfoni’nin (1917) 1961 Ekim’inden sonra ülkenin hemen her yerinde işçilere, çiftçilere, öğrencilere çalındığını ve senfoniyi yöneten şeflerden Ştaseviç’in, bir konser sonunda bir maden işçisinin yanına gelerek kendi çevresindekilerin Şostakoviç’e “anlaşılmaz” bir besteci gözüyle baktıklarını, ancak senfoninin canlı, devrimci imgelerini dinledikten sonra besteci hakkında düşüncelerinin tamamen değiştiğini söylediklerini aktarır.
V
Güzel/güzellik ve estetik… Bu kavramlar kişiye, topluma ve çağlara göre değişiklikler gösteren yapılardır. İnsan doğduğu toplumda her kavram gibi güzellik ve estetiği de hazır bulur ve onları öğrenerek şeylere bakmaya başlar. Bu kavramları geliştiren ise ona öğretilen ve/veya ezberletilen çerçevelerin dışına bakmayı becerenler olacaktır şüphesiz. Hayatın akışı içinde toplumsal savrulmalar ve küresel yapıların dayatmaları insanı ve toplumu kendi kollektif hafızasından uzaklaştırarak kültür köklerinden koparır. Ama öyle anlar vardır ki bir çağrışım veya bir güzellik üzerine yapılan bir ısrarlı hatırlatma onu yeniden kültürel bilinciyle buluşturur. Yukarıda örneğini verdiğimiz Gürcan gibi veya adı meçhul o maden işçisi gibi.

Bu yazı toplam 109 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim