- IMKB
% - Altın
6817.14
%0.07 - Dolar
48.8155
%0.02 - Euro
55.964
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


100. YILDÖNÜMÜNDE İZMİR SUİKASTİ VE İTTİHAT TERAKKİNİN SONU
Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler isimli pek kıymetli eserinin üçüncü cildini İttihat ve Terakki’ye ayırmış ve kitabın kapak sayfasına şu notu düşmüş: “İttihat ve Terakki, Bir Çağın, Bir Kuşağın, Bir Partinin Tarihi”.
Güzel, demek oluyor ki bu durumda “İttihat ve Terakki” denilince, bir grup genç subayın ve tıbbiye talebesinin maceralara atılmak için kurdukları bir dernekten etmiş olmuyoruz. Tam aksine, yaşanmakta olan bir çağ var, bu çağın içine düşmüş bir kuşak, bir nesil var ve bu kuşak, yaşadıkları çağın ihtiyaçlarına ve şartlarına göre pozisyon almak, duruş göstermek zorunda hissediyorlar ve bu şartlarda kaderlerine doğru yol alıyorlar.
1889’da, tam da Fransız İhtilalinin 100. Yıldönümünde, bir grup Tıbbiye talebesi tarafından yasadışı olarak kurulan bu dernek, yıllar içerisinde çeşitli bölünmeler, birleşmeler, fikir değişiklikleri vs. yaşayarak, 1908 yılında saray idaresine Anayasayı ve Meşrutiyeti ilan ettirmeyi başarmış oldu. Türkiye tarihi için çok büyük bir dönüm noktasıdır ve sonuçlarını halen de yaşıyoruz.
Ve bu talihsiz ve fakat pek cesur kuşak, 1908’den itibaren “koalisyon biçiminde de olsa” ülke yönetiminde etkili ve yetkili bir konum elde etti, 1913’ten itibaren de tek başına iktidarı ele geçirdi. Ama o kadar talihsizlerdi ki, bir yıl sonra dünyada büyük paylaşım savaşı (Cihan Harbi – 1. Dünya Savaşı) çıktı, bizimkiler de apar topar kendilerini bu savaşın içinde buldular. Savaşa girmemek gibi bir şansımız olmadığı kesindi, Rusya, İngiltere ve Fransa ittifakında girmek için çok çaba harcadılar, ama reddedildiler. Çünkü kader onları “kaybedecekler” listesine çoktan yazmıştı.
Batılı “çokbilmiş” asker ve bürokrat sınıfının, “bu savaş en fazla dört ay sürer” diyerek başlattıkları kavga, tam dört yıl sürdü ve 1918’de hem savaş bitti, hem de İttihat ve Terakki! Liderleri Talat Paşa, Enver Paşa ve Cemal Paşa, İngilizler tarafından idam edileceklerini bildikleri için, yurt dışına kaçtılar ve İttihat Terakki bu tarihte tüzel kişilik anlamında feshedildi. Ancak, buna rağmen, geride kalan İttihatçı kadrolar, vakit kaybetmeden milli mücadeleyi örgütlemeye başladılar, kendisi de bir İttihatçı olan Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğine rıza gösterdiler ve milli mücadelenin kazanılmasında çok büyük bir rol oynadılar.
Ve fakat Mustafa Kemal Paşa’nın kafasındaki yeni devlet modeli, 1908’lerin, hatta 1920’nin ilk yıllarındaki gibi değildi. Mustafa Kemal Paşa, güç bela elde tutabildikleri yeni Türkiye’yi merkeze almaktan ve bu yeni ülkenin modernize edilmesi için çaba harcamaktan yanaydı. Kabul etmek gerekir ki, eski yol arkadaşlarına göre daha gerçekçi, daha oturaklı düşünüyordu. 1926 yılına böyle gelindi.
1926’nın Haziran ortasında (14 Haziran) Mustafa Kemal Paşa İzmir’i ziyaret etmek üzere yola çıktı. Bu esnada eski İttihatçı mebuslardan Ziya Hurşit ve bir grup arkadaşı, Paşayı İzmir’de öldürmek için bir plan yaptılar. Ama M. Kemal Paşa’nın bir günlük gecikmesi, suikast ekibinde panik yarattı ve ekipten bir kişi konuyu İzmir valisine ihbar etti ve böylece suikast girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.
Ve haber kelimenin tam anlamıyla “bomba” gibi patladı! Ankara’da ve İstanbul’da yaşayan ve geçmişte İttihat-Terakki içinde etkili konumda bulunan bütün askeri ve sivil isimler tutuklanmaya başladı. Tutuklananlar arasında Kazım Karabekir Paşa, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Cafer Tayyar Paşa, Refet (Bele) Paşa gibi çok üst düzey komutanlar da vardı.
16 Haziran 1926’da İzmir’de başlayan yargılamalar, Ankara’da devam etti. Mahkeme sonucunda İttihat Terakki döneminin maliye nazırı Cavit Bey ve Doktor Nazım olmak üzere çok sayıda isim idam cezası ve çeşitli hapis cezaları aldılar ve idamlar derhal infaz edildi. Karabekir Paşa, Ali Fuat Paşa, Refet Paşa, Rauf Orbay gibi isimler, “son dakikada” idam listesinden çıkartıldılar.
Baştan söylediğim gibi, artık bu topraklarda yeni bir çağ, “Türkiye Çağı” başlıyordu ve Mustafa Kemal Paşa, kafasındaki projeleri uygulama sürecinde kendisine itiraz edebilecek ve hatta engel olabilecek güçlü kadroları oyunun dışına atıyordu. Olan bitenin tam ve tek özeti budur. Çünkü yargılananların ve idam edilenlerin neredeyse hiç birisinin suikast girişiminden haberleri yoktu ve asla böyle bir teşebbüs içinde değillerdi.
Ama tarihin seyri böyledir. Bir dönem aktif rol alan kadrolar, o dönem kapanıp başka bir süreç başladığında, oyunun dışına atılırlar ya da pasifize olurlar. Bu bir kuraldır ve sadece bizim ülkemize mahsus da değildir. Bu konuda dünya siyasetinden onlarca örnek sayabiliriz.
Evet, İttihat ve Terakki, hataları ve sevaplarıyla, yaptıkları ve yapamadıklarıyla 1926’nın yaz aylarında fiilen tarihe karıştı. Ama onun yetiştirdiği kadrolar, 1950, hatta 1960’ın ortalarına kadar Türkiye’nin yönetiminde etkin rol oynamaya devam etti.
Peki İttihat ve Terakki’den bu güne miras olarak ne kalmıştır? Bana kalırsa İttihatçılar, bu ülkenin kendilerinden sonra gelecek olan nesillerinin kalbine, millet ve vatan sevgisini nakşedip gittiler. En zor durumda bile vatanın savunulabileceğini, umutsuzluğa kapılmanın anlamsız olduğunu söylediler, bunu ispat ettiler ve tarih sahnesinden çekip gittiler.
Hepsi bu kadar.
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





