- IMKB
% - Altın
7107.07
%-0.02 - Dolar
44.1652
%0.02 - Euro
50.6523
%0.28
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:38 - BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN, ÇOCUKLARLA İFTARDA BULUŞTU
- 00:43 - SİLAHLI KAVGADA EVİNİN ÖNÜNDE DURAN GENÇ KADIN BAŞINDAN VURULARAK HAYATINI KAYBETTİ
- 00:33 - AFŞİN-GÖKSUN KARAYOLUNDA KAZA: 2 YARALI
- 00:18 - ADANA’DA İŞ YERİNDE SİLAHLI KAVGA: 2 YARALI
- 23:33 - OSMANİYE’DE KADİR GECESİ’NDE CAMİLER DOLDU TAŞTI
- 23:33 - DEPREMİN ARDINDAN YENİDEN İNŞA EDİLEN HABİBİ NECCAR CAMİİ, KADİR GECESİ’NDE VATANDAŞLARIN AKININA UĞRADI
- 23:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGINA MÜDAHALE EDEN İTFAİYE ERİ DARBEDİLDİ
- 23:18 - HAFIZLIK EĞİTİMİ ÖĞRENCİLERİNDEN FİLİSTİN’E BAĞIŞ
- 21:58 - ALKÜ AİLESİ GELENEKSEL BAYRAMLAŞMADA BULUŞTU
- 20:36 - TOUR OF ANTALYA ÖDÜL TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 20:13 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE YÖNELİK DAVANDA TUTUKSUZ SANIKLARIN SAVUNMALARI ALINDI
- 19:27 - RÜŞVET VE YOLSUZLUK DAVASINDA ZUHAL BÖCEK VE İLKER ARSLAN İFADE VERDİ
- 19:13 - ADANA’DA SİVİL TOPLUM VE EĞİTİM CAMİASI İFTARDA BULUŞTU
- 18:53 - BURDUR’DA PİDE SALONUNDA DOĞALGAZ PATLAMASI: 1 YARALI
- 18:38 - CAM PİRAMİT’TE KARADENİZ VE BURDUR RÜZGARI ESTİ

EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


ADALI, PEHLİVANOĞLU VE KEPEZ MECLİSİ
Aslında darbenin 1978 yılı içerisinde yapılması planlanmıştı. Ama bazı şartlar henüz “olgunlaşmadığı” için ertelendi. Çünkü darbe yapmak ne olursa olsun ciddi bir işti, nihayetinde kör-topal yürümeye çalışan ve milletin oylarıyla teşekkül etmiş demokratik bir sistemi askıya alacaksınız ve yerine darbe hukuku getireceksiniz. Başarılı olursanız ne alâ, ama başarısız olunursa kelleniz gider. Darbecilik böyle riskli bir iştir. O halde ne yapılmalıdır; kamuoyunun tam desteğini kazanmak için “şartları olgunlaştırmak” gerekmektedir. Bunu nasıl yapacaksınız? Elbette iç savaş görüntüsü vermek suretiyle! Alevileri katledeceksiniz, akademisyenleri öldüreceksiniz, okulları ders yapılamaz hale getireceksiniz, bir gün ülkücülerin takıldığı kahvehaneyi, ertesi gün de devrimcilerin takıldığı kahvehaneyi kurşun yağmuruna tutacaksınız. İnsanlar ölecek, gençler “katil” yapılacak, kimse kendisini güvende hissetmeyecek, bütün millet demokrasiden yaka silkecek, herkes “asker gelse de şu kan dursa” diye dua edecek.
Bunların hepsi 1978’den itibaren tırmanarak hayata geçti mi? Evet, geçti. Henüz 18, 19, 20 yaşlarında gencecik evlatlarımız “ülkücü” ve “devrimci” şeklinde kategorize edilerek birbirlerine düşman edildiler mi? Evet, edildiler. Üstelik hem devrimci hem de ülkücü gençler ağırlıklı olarak köylerde ve/veya varoşlarda mı büyümüşlerdi? Evet, aynen öyle. Ve bu son derece vatansever, dünyayı tanımaya çalışan meraklı ve cesur kuşak, 1978-1980 zaman aralığında ve bizzat egemenlerin yazdığı kanlı bir senaryo çerçevesinde önce “katil” yapıldı, sonra da kurban! Yani “katil” yapılan da Anadolu’nun gariban çocuklarıydı, kurban edilenler de. Hiç kuşkusuz ki 1978-1980 aralığı, bu toprakların tarihinde asla unutulamayacak bir dönemin adıdır.
Ve 12 Eylül 1980 gecesi düğmeye basıldı! Binlerce genç evladımız süratle toplanarak cezaevlerine dolduruldu. Ve doğru dürüst bir mahkeme bile kurulmadan gençleri idam etmeye başladılar. Kim suçluydu, kim masumdu, olayların gerçekte faili kimlerdi, işin aslı-astarı neydi, kimse soramadı, kimse anlayamadı. Ama kesin olan şuydu; asıl azmettiriciler dışarıda kaldılar ve bu süreçte kullanılan gariban Anadolu çocukları cezaevlerine dolduruldular, hayatları karartıldı, idam sehpalarına çıkartıldılar.
Bu olayların üzerinden çok uzun yıllar geçti. Elbette herkes bu zamanlarda yaşanan olaylarla ilgili olarak kendi kendisiyle yüzleşti. Her insanın olduğu gibi, her toplumun da geçmişinde unutmak istediği, unutması gereken ve hatırlamak istemediği anılar vardır ki, bu çok doğaldır. Ve bu unutulmak istenen, hatırlanmak istenmeyen anılar için yapılması gereken en güzel şey, o dönem yaşanan her şeyle vicdanen barışmaktır! Esasen yapılacak başka da bir şey yoktur, çünkü yaşananlar yaşanmıştır ve gerilerde kalmıştır.
Hay huy arasında gözden kaçırmışım, 2015 yılında Kepez Belediye meclisi bir karar almış ve iki ayrı caddeye, 70’li yılların karanlığında rol alan ve bu gerekçeyle de 12 Eylül’den hemen sonra idam edilen iki genç evladımızın adlarını vermeye karar vermişler. Birisi Necdet Adalı, devrimci. Diğeri de Mustafa Pehlivanoğlu, ülkücü. Meclisi dönemin belediye başkanı Hakan Tütüncü yönetmiş ve meclisteki bütün siyasi parti grupları, Ak Parti, CHP ve MHP, bu gündeme oy birliğiyle evet demişler. Örneğin bu karara evet diyen meclis üyelerinden birisi Kadir Zeybek hocadır. Ve hiç kuşku yok ki Kadir Zeybek, dün de, bu gün de, su katılmamış bir devrimcidir. Aynı şekilde MHP grubundan meclis üyeleri de dün olduğu gibi bu gün de kendilerini ülkücü olarak tanımlıyorlardır. Ve eminim ki aldıkları bu karardan dolayı onları kendi partilerinde sorgulayan, yargılayan falan da olmamıştır.
Eğer atlamamış olsam, muhakkak bu yazıyı o günlerde yazardım ve Kepez Belediye meclisini aldıkları bu karar dolayısıyla tebrik ederdim. Ama değil mi ki bu konu bir vesileyle tekrar gündeme geldi, geç de olsa bunu yapmalıyım; 2015 yılında söz konusu devrimci ve ülkücü iki gencin adlarını caddede yaşatma kararı alan Kepez Belediye Meclisi’nin o günkü bütün üyelerini can-ı gönülden kutluyorum.
Ve bu karar, sembolik de olsa, 12 Eylülcülere, 12 Eylülü tezgahlayanlara ve azmettirenlere karşı Antalyamızdan verilmiş çok anlamlı bir mesajdır. Ve mesajın açılımı da şudur; “eyy egemenler, siz bizi birbirimize düşman ederek karanlık emellerinize ulaşmak istediniz, ama biz işin gerçeğini gördük ve sizi tarih karşısında mahkum ediyoruz!”.
Benzer kararları yeni dönem belediye meclislerinden de bekliyoruz.
DAVUL BİLE DENGİ DENGİNE!..VEDAT GÜRHAN
'BOMBALARIN KARBONU'CEM ARÜV
TAZİYEMİZ VARPROF DR RAMAZAN DEMİR
YEMEK SİTELERİNE YENİ DÜZENLEMEAV İBRAHİM GÜLLÜ
VATAN MİLLET SEVGİSİNE DAİRALİ İHSAN DİLMEN
AYIPLI HİZMET VE TÜKETİCİNİN HAKLARIAV CÜNEYT KARASU
ULVİYE KÜCCÜK İLE EDEBİYAT VE YAŞAM YOLCULUĞUNU KONUŞTUKGAZANFER ERYÜKSEL
YÜREĞİN HAFIZASIBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
FATMANUR ÇELİKLERE NE ZAMAN DUYARLI OLURUZ?TARIK ÇELENK
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIMIŞIK YARGIN
SON SAHURLARŞENER METE
SANA BİR MEKTUP YAZDIMYUNUS YAŞAR
MEKANIN CENNET OLSUN / İLBER ORTAYLI'NIN ANISINA...MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR TATLI UYKU SONRASI HÜZÜNŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ, DİNİ PROPAGANDA MI?MUHARREM YELLİCE
BİR RESSAM POTRESİ: CEMALETTİN TİMURHALİL ERDEM
DOĞRUYU BİLİP YANLIŞI SEÇMEKNİNA ŞAHİN
GÖNÜLLÜ SADELİKAHMET İLBARS
KADIN OLMANIN SESSİZ HİKAYESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ANTALYASPOR YAYIN GELİR PAYI ARTAR MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA EDEBİYATÇILARHAKAN ERCAN
SAYIN MANSUR YAVAŞ’A AÇIK MEKTUPHASAN YAKUP CANGÜVEN
MOBİLİTE ÇAĞINDA KİTLE TURİZMİNİZAMETTİN ŞEN
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜOYA BOYSAN
'AŞK İKSİRİ' YENİDEN SAHNEDE
LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİ İFTARDA BULUŞTU
KOLON KANSERİNDE YAŞ SINIRI GİDEREK DÜŞÜYOR
KEMER, DÜNYA SUP ŞAMPİYONASI TAKVİMİNE GİRDİ
CAN SUYU PROJESİ İLE 10 TON SU ÜCRETSİZ
KILIÇ: "EMEKLİYE BAYRAMDA EN AZ BİR MAAŞ İKRAMİYE VERİLMELİ"
'GRİ BOŞANMA' YÜZDE 56 ARTTI
ERCAN YAVAŞ: "KADINLAR OLMASAYDI, DÜNYA KARANLIK OLURDU"
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





