- IMKB
% - Altın
6504.17
%-1.04 - Dolar
45.8907
%-0.05 - Euro
53.3003
%-0.2
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 02:26 - VALİ ŞAHİN'DEN KURBAN BAYRAMI ZİYARETLERİ
- 21:48 - D-400 KARAYOLUNDAKİ HASAR ONARILDI, YOL TRAFİĞE AÇILDI
- 20:53 - OSMANİYE’DE KONTROLDEN ÇIKAN ARAÇ TAKLA ATTI: 2 YARALI
- 20:48 - KAZA YAPAN GENCE İLK MÜDAHALEYİ VALİ SERDENGEÇTİ YAPTI
- 19:53 - SERİNLEMEK İÇİN GİRDİĞİ SUDA CAN VERDİ
- 17:33 - ARAZİ ANLAŞMAZLIĞI KAVGASI: 1 ÖLÜ, 2 YARALI
- 16:42 - VALİ ŞAHİN BABASIYLA GELDİ
- 16:33 - ARKADAŞINI KURTARMAK İSTERKEN BOĞULMA TEHLİKESİ GEÇİREN ÇOCUK HASTANELİK OLDU
- 16:28 - ISPARTA’DA OTOMOBİL TARLAYA UÇTU: 4 YARALI
- 16:17 - KURBAN KESİM ALANLARINDA YOĞUNLUK
- 15:58 - BAYRAMIN İLK GÜNÜNDE TATİLCİLER ANTALYA SAHİLLERİNE AKIN ETTİ
- 13:48 - MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN KESİMHANELERİ VATANDAŞLARDAN TAM NOT ALDI
- 13:38 - BURDUR’DA TARTIŞTIĞI ESKİ EŞİNİ TABANCAYLA VURAN ŞÜPHELİ YAKALANDI
- 12:03 - ANTALYA’DA AKRAN ZORBALIĞI
- 12:03 - OSMANİYE DEPREM ŞEHİTLİĞİNDE HÜZÜNLÜ BAYRAM

ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR


AHMAKLIĞIN TEORİSİ/DİRENİŞ TESLİMİYET
Kitap Adı:Ahmaklığın Teorisi/Direniş Teslimiyet
(Hapishaneden Mektuplar ve Belgeler)
Yazar. :Dietrich Bonheffer
Yayınevi : Lejand
Çevirmen:Reyyan Denizci
Kitabı bulup okumama vesile olan kitap hakkında yazılan bir metni öncelikle sizlerle paylaşmak isterim.
Zira bu değerlendirme ve paylaşım hayli önemli.
“Almanya tarihinin en karanlık döneminden geçiyordu. Masum insanların dükkanları taşlanıyor, kadınlar ve çocuklar zalimce sokak ortasında aşağılanıyordu.
Genç bir teolog Dietrich Bonhoeffer bu zalimliğe itiraz etti ve bu sebeple hapse atıldı.
Hapisteyken papaz bu konu üzerine uzun uzun düşündü. Sayısız filozof, şair, fikir adamı ve bilim adamı çıkaran bu kültür nasıl olur da organize kötülüğün, zalimliğin, korkaklığın, cehaletin ve suçun merkezi haline gelmişti?
Bonhoeffer "sorunun kökeninde kötülük değil aptallık yatıyor" dedi. Kötülüğü protesto edebilirdiniz, karşı argümanlarla kötülükle mücadele etmeniz mümkündü. Fakat organize olmuş ahmaklar sürüsüne karşı yapabileceğiniz hiçbir şey yoktu. Ne protestolar ne zorlama onlara etki etmiyordu.
Mantıklı gerekçeler sunduğunuzda önce reddediyorlar, reddedemeyecek hale geldiklerinde ise önemsizleştiriyorlardı.
Aptal insanlar hallerinden memnundu ve saldırıya da hazır haldeydiler. Saldırıya geçtiklerinde kötü insanlardan çok daha tehlikeli oluyorlardı.
Bonhoeffer aptallıkla mücadele edebilmek için önce onun doğasını anlamaya çalıştı:
Aptallık bir zekâ problemi değil ahlâkî bir problemdi. Entelektüel birikimi olduğu halde aptal olan insanlar vardı.
İlk etapta aptallığın doğuştan gelen bir maraz olduğu düşünülür fakat bu da yanlıştı. İnsanlar belli şartlar altında aptallaşıyorlardı, daha doğrusu başkalarının kendilerini aptallaştırmasına izin veriyorlardı. Buradan yola çıkarak aptallığın psikolojik değil sosyolojik bir sorun olduğu sonucuna vardı.
İnsanların ahlâkî ve entelektüel birikimleri bir anda yok olmuyordu. Diktatör gücünü arttırdıkça aptallar o gücün büyüsüne kapılıyor ve bağımsız düşünme yetisini kaybediyordu.
Gözüne sokulan gerçekleri inatla reddediyorlardı.
Onlarla konuştuğunuzda bir insanla değil, sloganlarla konuşmaya ayarlanmış bir robotla konuştuğunuz hissiyatına kapılıyordunuz. Büyülenmiş gibiydiler. Değil kötülük yaptıklarını, ne yaptıklarını bile bilmiyorlardı.
Onları bu katatonik şizofreni uykusundan çıkarmanın tek yolu bağımsız-özgür olmalarını sağlamaktı.
Bu düşünceler Hitler Almanyasına fazla gelmişti.Bu kadar analizi ve gerçek eleştiriyi hazmedemediler.
9 Nisan 1945 günü sabaha karşı Bonhoeffer'i bir toplama kampının darağacına asarak öldürdüler..."
Okur şayet kitabı okursa görecektir ki, bu teolog sadece Nazi Almanyasında tanık olduğu zulümlere itiraz değil, Hırıstiyanlık dininin sorunları hakkında bir çözümleme ve arayış çabası içindedir.
O sadece ortaya çıkan insanlık onurunu zedeleyen, türlü zulümler eden Nazilere değil, onların yaptıklarına sessiz kalan kiliseye, protestanlığa itiraz etmekte bu itirazlarını yine iman ettiği dini doktrin üzerinden yapmaya çalışmaktadır.
O, daha insani değerleri içine alan ve her şeyin sahibi olan Tanrının mesajını bu değerler penceresinden bakarak çözüm üretileceğine inanmaktadır.
Yani bu teolog sadece itirazını Nazilere yaptıklarıyla sınırlı tutmamakta, sorunun nedenlerini kültürde, sosyolojide, insanlar üzerinde oluşturduğu sınırlarda, davranış pratiklerini ortaya çıkaran olgularda aramaktadır.
Ona göre,
“Ahmaklığın doğuştan değil sonradan;insanların kendilerini ahmak yerine koydukları ya da başkalarının onları ahmak yerine koymasına izin verdikleri belirli durumlarda ortaya çıktığına dair bir izlenim edinmek mümkündür.
Ayrıca, ahmaklığın sosyallikten uzak ya da yalnız yaşam süren kimselerde, sısyalliğe meyilli ya da mahkum bireylere ya da gruplara kıyasla daha az yaygın olduğunu da gözlemleyebiliriz. Buradan hareketle, ahmaklığın psikolojik değil sosyolojik bir sorun olduğu ortaya çıkmaktadır.
Ahmaklık, tarihsel koşulların insanlar üzerindeki etkisinin özel bir biçimi, belirli dış etkenlerin psikolojik yan ürünüdür. Daha yakından incelendiğinde ister siyasi, ister dini olsun her türlü şiddetli devrimin insanlığın büyük kısmında bir ahmaklık patlamasına yol açtığı görülecektir.
Aslında bu neredeyse psikolojik ve sosyolojik bir yasa gibidir. İnsanların bazı yetenekleri, örneğin entelektüel yetenekleri körelmez ya da yok olmaz.
Daha ziyade, gücün Yükselişi o kadar korkunçtu ki insanları Özgür bir muhakeme yetisinden mahrum bırakır ve - az yada çok bilinçsizce yeni gelişmeleri kendileri adına değerlendirmeye çalışmaktan vazgeçerler.
Ahmaklar çoğu zaman inatçı olabilir, ancak bu bizi onların bağımsız olduğu fikrine yönelterek yanıltmamalıdır. İnsan, özellikle ahmak biriyle konuşurken, bir şekilde onunla konuşmanın, kişisel bir konuşma yapmanın imkansız olduğunu hisseder. Aksine onun üzerinde güç kazanmış bir dizi slogan, smylem ve benzerleriyle karşı karşıya kalır.
Ahmak bir lanet altındadır, gözleri kör edilmiştir, insanlığı paçozlaştırılmıştır ve sömürülmektedir.
Bir kez iradesini teslim edip salt bir araç haline geldiğinde, ahmağın başvurmayacağı hiç bir kötülük yoktur, ancak bunların kötü olduğunu her zaman anlayamaz.
Burada ise insan karakterine onarılamaz zararlar verebilecek, şeytani bir insanlık sömürüsü tehlikesi yatmaktadır. “ shf. 26

TÜRK ŞİİRİNDE ANADOLU[1]MUHARREM YELLİCE
'BİP BİP' SESLERİ ARASINDA KAYBOLAN BAYRAMLARMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR GARİP GÖÇ EYLEDİKAHRAMAN KÖKTÜRK
'KENDİNE AİT BİR ODA' YA DAİRALİ İHSAN DİLMEN
BİR BAYRAM VARDI; KAPILAR DA GÖNÜLLER DE AÇIK OLURDU...DERYA DEMİR
SEN AT MI KOŞTURUYORSUN?VEDAT GÜRHAN
HOMO VİATORLUKLA FLANÖRLÜK ARASINDA KALMAK VE YÜRÜMEKBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
SİYASETİN KAYBETTİĞİ ŞEY: AHLAK VE GÜVENPROF DR RAMAZAN DEMİR
TURİZM, İNSANLIĞA MUTLULUK ÜRETİRNİZAMETTİN ŞEN
DENEMEYİ DENEMEKGAZANFER ERYÜKSEL
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ DE KAPATILIRKEN…TARIK ÇELENK
HÜSEYİN ÇİMRİNYAVUZ ALİ SAKARYA
ÖLÜ TOPRAĞINI ÜZERİMİZDEN ATMA ZAMANICEM ARÜV
BİR BİSİKLET TURU VE COŞKUN GÖĞEN (TECAVÜZ COŞKUN)YUNUS YAŞAR
ZAMAN VE MEKAN YİNE AĞIR ÇEKİMDEIŞIK YARGIN
ÇEŞMELİ KİLİSE'NİN ERMENİCE KİTABELERİ VE ANA NEF İKONAGRAFİLERİYUSUF YILDIRIM
CAMUS VE SARTRE SENTEZİNDE ÇAĞDAŞ TAVIRGÖZDE SARI
DİPLOMASİAHMET İLBARS
İKİ İNSAN, BİR HAYAT, ORTAK BİR GELECEKHASAN YAKUP CANGÜVEN
19 MAYIS VE BİLİNMEYENLERİŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
ONLİNE ALIŞVERİŞ SİTELERİNDE SAHTE YORUMLARAV İBRAHİM GÜLLÜ
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI'MIZ KUTLU OLSUNOYA BOYSAN
GÖKYÜZÜNDEN GELEN ZENGİNLİK: TÜRKİYE HAZIR MI?HÜSEYİN BARANER
BİR SORU SORALIMNURİ SEZEN
KURBAN KESİM ALANLARINDA YOĞUNLUK
SMA VE DMD HASTASI ÇOCUKLAR İÇİN FARKINDALIK YÜRÜYÜŞÜ
YAVAŞ: "BAYRAMLAR KALPTEN KALBE KURULAN EN GÜÇLÜ KÖPRÜLERDİR"
ANNE KARNINDAKİ BEBEĞİN TIKALI İDRAR YOLU LAZERLE AÇILDI
MURATPAŞA'DA KURBAN KESİM NOKTALARI KULLANIMA HAZIR
KEMER'DE DENİZ DİBİ TEMİZLİĞİ
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ AİLESİ KURBAN BAYRAMI'NI KUTLADI
MEZUNİYET BELGESİNİ PROFESÖR OĞLU VERDİ

Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






