Bugün 04 Eylül 2026 Cuma
  • Antalya22 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6966.07
    %0.3
  • Dolar
    48.4356
    %0.25
  • Euro
    56.3304
    %-0.26

OYA BOYSAN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
OYA BOYSAN / KONUK YAZAR

KİMBİLİR BELKİ DE…

03 Eylül 2026 Perşembe 23:51


Son Kez Olduğunu Bilseydik
Belki de çoğumuza çok tanıdık gelecek bir cümledir: “Hayatının son günü olduğunu bilseydin ne yapardın?”
Çoğu zaman duyup geçeriz bu cümleyi. Bir an düşünür, sonra günlük telaşımıza geri döneriz. Sanki ölümü hem kabullenmiş hem de reddetmiş bir ruh haliyle  yaşarız. Bittiğini biliriz ama sanki bize hiç bitmeyecekmiş gibi gelir.

Oysa bugün yaşadığımız bu an, hayatımızda ilk ve son kez yaşanıyor.

Bugün, yarın tekrar etmeyecek. Şu anda yanımızda olan insanlarla kurduğumuz bu sohbet, attığımız bu kahkaha, içtiğimiz bu kahve, çocuklarımızın bize bakışı, dostlarımızın sesi… Hiçbiri bir daha tam olarak aynı şekilde yaşanmayacak.

Peki, bunu gerçekten bilseydik nasıl davranırdık?

Çocuklarımıza daha çok sarılır mıydık? Onların anlattığı, bize küçük ve önemsiz gelen şeyleri sabırla dinler miydik? “Sonra konuşuruz” dediğimiz o konuşmayı erteler miydik?

Dostlarımızı arar, “İyi ki varsın.” der miydik?

Yakınlarımızın kıymetini, onları kaybetmeden önce daha fazla gösterir miydik?

Belki de uzun zamandır konuşmadığımız birini arardık. Kırdığımız bir insandan özür dilerdik. Gururumuzun arkasına saklanmak yerine ilk adımı atardık. Her gün yanından geçtiğimiz ama selam vermediğimiz komşumuza bir “Günaydın” derdik.

Hırslarımızdan vazgeçer miydik?

Daha fazla kazanmak, daha çok sahip olmak, daha haklı çıkmak, başkalarından önde olmak için harcadığımız zamanı yeniden düşünürdük belki. Çünkü insan hayatının sonuna yaklaştığında çoğu zaman sahip olduklarını değil, yaşayamadıklarını düşünür.

Keşke daha çok sarılsaydım.

Keşke daha çok söyleseydim.

Keşke affetseydim.

Keşke kendimi bu kadar yormasaydım.

Keşke sevdiklerime, onları ne kadar sevdiğimi daha çok hissettirseydim.

Belki de asıl mesele, hayatımızın son gününde ne yapacağımızı düşünmek değil; her günümüzü son günümüz olma ihtimalini unutmadan yaşayabilmektir.

Bu, sürekli ölümü düşünmek demek değildir. Tam tersine, hayatı daha derinden fark etmek demektir.

Bir çocuğun gülüşünü gerçekten görmek… Bir annenin ya da babanın sesini biraz daha dikkatle dinlemek… Bir dostun omzuna dokunmak… Küçük bir iyiliği ertelememek…

Çünkü hayat bazen büyük olaylarla değil, farkına bile varmadan geçip giden küçük anlarla yaşanır.

Ve belki de en büyük yanılgımız şudur: Sevdiklerimizi hep orada sanmak.

Oysa hiçbir buluşmanın sonsuza kadar süreceğine dair sözleşmemiz yok. Hiçbir “yarın görüşürüz” cümlesinin garantisi yok.

Bu yüzden bugün, henüz geç değilken, yapabileceğimiz şeyler var.

Aramak için geç değil.

Özür dilemek için geç değil.

Affetmek için geç değil.

Sarılmak için geç değil.

“Ben seni seviyorum.” demek için hiç geç değil.

Belki hayatımızın son gününü bilmiyoruz. Ama bugün, hayatımızın geri kalanında bir daha yaşanmayacak.

Öyleyse kendimize şu soruyu soralım:

Eğer bugün, hayatımda sevdiğim insanlarla geçireceğim son gün olsaydı, onlara şu an davrandığım gibi mi davranırdım?

Cevabımız “hayır” ise, belki de değiştirmemiz gereken şey hayatımız değil; ona nasıl baktığımızdır.

Çünkü bazı şeyleri kaybettikten sonra anlamak, insanın taşıyabileceği en ağır pişmanlıklardan biridir.

Bugün yanımızda olanlara iyi bakalım.

Kırgınlıkları biraz olsun bırakalım.

Gururumuzu bir kenara koyalım.

Sevdiklerimize sarılalım.

Ve mümkünse, yarına bırakmadan söyleyelim:

“İyi ki varsın.”

Çünkü belki de hayatın bize sunduğu en büyük ders şudur:

Bazı anların son kez yaşandığını, ancak son kez yaşandıktan sonra anlarız.
HOŞÇA KALIN DOSTÇA KALIN

Bu yazı toplam 210 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim