Bugün 01 Eylül 2026 Salı
  • Antalya34 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6777.14
    %-1.79
  • Dolar
    48.2726
    %0.01
  • Euro
    56.0212
    %-0.2

MEHMET YENİKAYNAK / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MEHMET YENİKAYNAK / KONUK YAZAR

EKONOMİ …

01 Eylül 2026 Salı 17:08

 

Türkiye ekonomisi uzun zamandır hep sıkıntılarıyla konuşuluyor. Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, kredi maliyetleri, esnafın finansmana ulaşmakta yaşadığı zorluklar ve vatandaşın alım gücündeki gerileme hepimizin gündeminde.

Ancak ekonomiye sadece sorunlar penceresinden bakmak da doğru değil. Son dönemde dikkat çeken bazı gelişmeler, Türkiye ekonomisinin yavaş ama kararlı biçimde daha dengeli bir zemine doğru ilerlediğini gösteriyor.

Bunların başında Merkez Bankası rezervlerindeki artış geliyor. 21 Ağustos haftasında toplam rezervlerin yaklaşık 188,8 milyar dolara yükselmesi, finansal istikrar açısından önemli bir gelişme. 

Elbette rezerv artışı tek başına vatandaşın mutfağına yansıyan bir refah anlamına gelmiyor. Fakat ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırması ve piyasalara güven vermesi açısından önemli.

Bir başka olumlu nokta ise enflasyonla mücadelede kararlılığın devam etmesi. Merkez Bankası 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28’e yükseltmiş olsa da 2027 ve 2028 için daha düşük enflasyon hedeflerini koruyor. 

Burada asıl önemli olan, enflasyonun düşürülmesi kadar fiyat artışlarının öngörülebilir hale gelmesi. Çünkü iş dünyasının yatırım yapabilmesi, esnafın önünü görebilmesi ve vatandaşın bütçesini planlayabilmesi için ekonomik istikrar gerekiyor.

Türkiye’nin bir başka güçlü tarafı ise üretim ve ihracat kapasitesi. Turizmden sanayiye, tarımdan hizmet sektörüne kadar Türkiye’nin geniş bir üretim tabanı bulunuyor. Özellikle Antalya açısından baktığımızda turizm gelirleri, yabancı ziyaretçi sayısı ve hizmet ihracatı ekonomiye ciddi katkı sağlıyor.

Şimdi yapılması gereken, bu olumlu işaretleri kalıcı bir ekonomik iyileşmeye dönüştürmek.

Bunun yolu da üretimden, ihracattan, yatırımlardan ve istihdamdan geçiyor.

Ekonomide henüz her şey güllük gülistanlık değil. Vatandaşın hayat pahalılığı konusunda ciddi beklentileri var. Esnafın finansman maliyetleri yüksek. İş dünyası daha uygun kredi koşulları bekliyor.

Ama ekonomide bazen en önemli değişim, önce rakamlarda ve güven ortamında başlar.

Bugün Türkiye ekonomisinde gördüğümüz tabloyu ben de tam olarak böyle okuyorum:

Zorluklar devam ediyor ama umut veren göstergeler de artık daha görünür hale geliyor.

Önümüzdeki dönemde en büyük başarı, bu olumlu sinyallerin vatandaşın cebine, esnafın işine ve sanayicinin yatırım kararına yansıması olacaktır.

Türkiye ekonomisinin buna ihtiyacı var.

Ve açık söylemek gerekirse, umut etmek için artık birkaç güçlü nedenimiz de var.

Bu yazı toplam 128 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim