Bugün 06 Eylül 2026 Pazar
  • Antalya38 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6898.09
    %0
  • Dolar
    48.3814
    %0
  • Euro
    56.1226
    %0

EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR

YENİ PARTİ’Yİ DOĞURAN SÜREÇ

06 Eylül 2026 Pazar 16:48

 

Yeni Parti genel başkanı Özgür Özel’in yurt gezilerinde gördüğümüz toplumsal ilgi ve bazı anketlerde çıkan sonuçlar, Türk halkının ciddi bir kesiminin Yeni Parti’ye sıcak baktığı anlaşılıyor. Bu da çok doğal, çünkü Türkiye’yi yaklaşık 25 senedir “tek parti” yönetiyor ve geldiğimiz noktada memlekette işler pek de iyi gitmiyor.

Ancak ben bu yazıda daha farklı bir noktaya dikkat çekmek istiyorum; siyasi duruş itibariyle muhalif pozisyon takınmış olan bazı çevrelerde, Yeni Parti’ye karşı yer yer sert ifadeler dile getiriliyor. Bu sert tavrın gerekçelerinden birisinin de, Özgür Özel’in çerçeve yasa konusunda verdiği “evet” oyunun etkisi olduğu anlaşılıyor. Özgür Bey’in bu kararı elbette eleştirilebilir, ben de şahsen “evet” demesini içine sindiremeyenler arasındayım. Ama şu nokta da unutulmamalıdır ki, Yeni Parti genel başkanı olarak parti grubuna baskı yapmamış, milletvekillerini bu konuda serbest bırakmıştır. Ve partinin milletvekillerinin yarıdan çoğu oylamada “hayır” demişlerdir.

Şimdi gelelim mevzunun esasına.  Ülkemizde siyasi gündem o kadar hızlı akıyor ve değişiyor ki, iki hafta önce yaşanan büyük bir olayı bile kolaylıkla unutabiliyoruz. Şimdi burada Yeni Parti’yi doğuran tarihi süreci kısaca hatırlatmakta yarar görüyorum. Aslında her şey 2024 yılının Mart ayında yapılan yerel seçimlerin bittiği akşam başladı. Özgür Özel – Ekrem İmamoğlu ikilisinin senkronize olarak yönettiği CHP, bu seçimlerden hiç kimsenin beklemediği bir başarıyla ve birinci parti olarak çıktı. Bu seçim sonuçları da gösteriyordu ki, artık Türkiye’de siyasetin dengeleri değişmişti ve yapılacak ilk seçimde CHP’nin iktidar olma ihtimali ortaya çıkmıştı.  

Cumhur İttifakı bu tabloyu tersine çevirmek için derhal harekete geçti. İktidar gücünü ve imkanlarını devreye sokarak bazı CHP’li belediyelere kayyım atamaya, başta İstanbul olmak üzere belediye başkanlarını tutuklamaya ve görevden almaya başladı. Bununla da yetinmedi, pek çok CHP’li belediye başkanını transfer etti. Hele bunlardan iki kadın belediye başkanı vardı ki, dünyada en hakiki CHP’li, solcu, Atatürkçü olarak sadece kendilerinin olduğuna dair yıllarca slogan atmışlardı. İlk önce gemiyi onlar terk etti.

Ama bu yılın Mayıs ayında tüm bunları gölgede bırakacak bir olay daha yaşandı ve mahkeme, 2023 yılında yapılan ve Özgür Özel’in kazandığı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybettiği kurultayı “mutlak butlan” kapsamında iptal etti! İddiaya göre bazı CHP’li delegeler para ve rüşvet karşılığı oy kullanmışlardı ve bu nedenle bazı CHP’li üyeler de bu gayrı meşru olayı mahkemeye taşımışlardı. Ve mahkeme de, CHP’lilerin rüşvet alma – verme iddialarını ciddiye almıştı ve bu doğrultuda karar vermişti. Bu kararın ne Türkiye ne de dünya siyasi tarihinde bir benzeri, emsali vardı. Ama olan olmuş, mahkeme hükmünü böyle vermişti.

Günün sonunda, bu mahkeme kararı gereğince eski yönetim, (Kılıçdaroğlu yönetimi) geri geldi ve Özgür Özel yönetimi görevden el çektirildi. Devamında da parti genel merkezi polis operasyonu marifetiyle teslim alındı. Şu nokta net olarak görülmelidir ki, bu mutlak butlan kararı ile esasen 1923 yılında kurulan CHP fesh olmuş, siyasi iktidar tarafından ele geçirilmiş ya da kapatılmıştır. Yani artık butlan sonrası CHP bambaşka bir “şeydir”, ama asla 9 Eylül 1923 günü Mustafa Kemal Paşa ve Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri kurmaylarınca kurulmuş olan parti değildir. Bu noktanın altını kalın çizgilerle çizmekte fayda var. Bu realiteyi bilmek ve kabullenmek gerekiyor.

Bu gün için şu gerçeği dile getirebiliriz ki, Türkiye siyasetinde muhalefet bloku çok derin bir kırılma yaşamaktadır. Muhalefetin amiral gemisi olarak konumlanmış olan CHP, resmen ve fiilen ortadan karpuz gibi ikiye bölünmüştür. Ve hiç kuşku yok ki bu bölünme muhalif seçmen kesimlerinde çok büyük bir hayal kırıklığı ve tıravmaya sebep olmuştur. Evet, belki seçmen kitlesinin daha büyük bir kesimi Yeni Parti’ye kayacaktır, ancak CHP’nin elinde de çok ciddi bir ekonomik imkan ve yüz senelik bir birikim kalmıştır.

Fakat öte yandan, yine de ve her şeye rağmen Türkiye toplumunun geniş bir kesimi, her ne kadar aklında bazı tereddütler olsa da, Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye bir şans verme eğiliminde görünüyor. Eğer Yeni Parti “ikinci CHP” olma tuzağına düşmezse, gerçek bir cumhuriyetçi merkez parti olabilirse, bilhassa toplumun milliyetçi-muhafazakar kesimlerinin,  oyunu alamasa bile, güvenini kazanabilirse, liyakatli, ahlaklı, çalışkan kadroları bulup parti yönetimlerinde görevlendirebilirse, yapılacak ilk seçimde kendilerinin bile inanamayacağı bir sonuçla karşılaşabilirler.

Yani millet bütün bu olumsuz şartlara rağmen yeni bir siyasi yolculuğa hazır. Peki Yeni Parti bu yolculuğa rehberlik yapmaya hazır mı? Buna bizzat partinin kurmay kadroları karar verecek. 

Bu yazı toplam 161 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim