- IMKB
% - Altın
6811.86
%0 - Dolar
44.5989
%0 - Euro
52.3513
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 12:08 - BABA MERSİNLİ, 1996 YILINDA ULUSLARARASI DOLANDIRICILIK DAVASINDA YARGILANMIŞ
- 11:53 - MERSİN’DE 2 HÜKÜMLÜ YAKALANIP CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
- 11:53 - PARK HALİNDEKİ KAMYONA ÇARPAN 80 YAŞINDAKİ MOTOSİKLETLİ HAYATINI KAYBETTİ
- 11:43 - AKDENİZ BELEDİYESİ ÜRETİYOR, ONARIYOR, TASARRUF SAĞLIYOR
- 11:43 - UYUŞTURUCU TACİRİ YAKALANIP TUTUKLANDI
- 11:33 - ADANA VALİSİ YAVUZ: "YANGIN 5 İŞ YERİNE SİRAYET ETTİ ANCAK ÇEVRELENDİ"
- 11:28 - KUMLUCA’DA SAHİL VE KAMU ALANLARINDA KARAVAN KONAKLAMASI YASAKLANDI, KARAVANCILAR BÖLGEDEN ÇIKARILDI
- 11:28 - AYLA ÖĞRETMEN 6 KURŞUNLA HAYATINI KAYBETMİŞ, DOKTORLAR 1 SAAT KALP MASAJI YAPMIŞ
- 11:13 - DSİ KANAL YOLU, 20 NİSAN GECESİ TRAFİĞE KAPATILACAK
- 11:03 - KAHRAMANMARAŞ’TA SALDIRIDA YARALANAN 8 ÖĞRENCİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR
- 11:03 - SALDIRIDA AĞIR YARALANAN ALMİNA’NIN BABASI: "TÜM TÜRKİYE’DEN DUA BEKLİYORUZ"
- 11:03 - ISPARTA’DA FİRARİ HÜKÜMLÜ ÜZERİNDEKİ UYUŞTURUCUYLA YAKALANDI
- 10:53 - MTSO BAŞKANI ÇAKIR’DAN KOBİ’LER İÇİN ’TEKNOLOJİ YATIRIM BANKASI’ ÇAĞRISI
- 10:48 - EĞİRDİR’DE OKULLAR İÇİN TEDBİRLER ALINACAK
- 10:48 - CW ENERJİ SOLAREX İSTANBUL’DA ‘CW ENERJİ PLUS BAYİ KONSEPTİ’Nİ TANITTI
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR


AMİGOLUK YAPMAZSAN DÜŞMANSIN!
Amigoluk, sporun bazı kollarında seyirciyi coşturmak için çaba gösteren kişiler için kullanılan bir sıfattır.
Amigoların görevi bununla sınırlıdır.
Ve onlar yaptıkları işten memnundurlar.
Takımlarını coşturdukları için hem taraftar, hem kulüp yöneticeleri onları sever.
Bunu niye yazdım?
Uzun süren Ak Parti iktidarından muzdarip olan muhalifler, Ak Parti iktidarının gidişatından memnun olmadığı için ayrılıp parti kuran, iktidara muhalefet eden siyasetçilerden, kayıtsız şartsız muhalefetin iri partisi CHP'nin dümen suyunda gitmelerini, CHP'nin değirmenine su taşımalarını, hatta mümkün olan her zeminde CHP lehine “amigoluk” yapmalarını bekliyorlar.
Bunu iki sebeple istiyorlar.
Birinci sebep, “Madem Ak Parti iktidarına, Erdoğan'ın tek adamlığına karşısınız, o halde muhalifliğinizi çok kuvvetli bir şekilde yapın, iktidarın içinde bulunduğunuz zamanların özeleştirisini yapın, gizli işlerini deşifre veya itiraf edin ve kesinlikle bu tutumunlarınızdan vazgeçmeyin!”
İkinci sebep, Ak Parti içinden çıkan muhaliflerin söylemleri üzerinden kararsız seçmene “Bak biz eleştirilerimizde haklıyız, çünkü içlerinden çıkanlar da benzer eleştirileri yapıyorlar.” diyerek kendilerine haklılık ve siyasi kazanç alanı açmak.
Evet, iktidarın içinden çıkanlar da muhalefet yapıyor ama sözlerinin dinlendiğini gördüklerinde ve gerekli adımların atılması durumunda memnun olacaklarını söyledikleri zaman kendilerine yöneltilen “Çağırırlarsa döner misiniz?” sorusuna hemen hemen “Böyle bir çağrı olursa, çağrının içeriğinin ne olacağı” önemlidir demelerine rağmen, bu rezerv görmezden gelinerek hemen yargısız infaz yapılmakta, troll ağzıyla hakaretler edilmektedir.
Ama bir taraftan da, “Bunların oyu yok, zaten CHP'nin oylarıyla milletvekili seçildiler” tezini ileri sürerek aşağılıyor, CHP’den milletvekili çalmakla suçluyorlar.
Bu çevreler her ne hikmetse, Ak Parti'den ayrılarak muhalif siyaset yapan lider ve partilerin kesinlikle Ak Parti ile hiçbir şekilde irtibat kurmalarını istemiyor ve bunu düşünmek dahi istemiyorlar.
Ötekileştirilmekten, kutuplaşmadan şikayet ediyorlar ama kendileri de bunu yapmakta tereddüt etmiyorlar.
Onlar istiyorlar ki, CHP'yi sıkıntıya sokacak hiçbir söylem ve eylemde bulunmasınlar.
Ya ne yapsınlar?
Sürekli Erdoğan karşıtlığı yapsınlar.
Muhalefeti desteklesinler, muhalefete muhalefet etmesinler.
Niçin?
Ancak bu şekilde iktidar yıpranır da onun için.
Peki sormak sormak ve düşünmek gerekmez mi, bu liderler ve siyasi ekipler niçin parti kurdular?
Niye, CHP'ye katılmadılar?
Çünkü, ülkenin karşılaştığı sorunları CHP'nin çözeceğine inanmıyorlar.
Hatta, ülkenin yeni bir rövanşizmle karşı karşıya kalmasını da istemiyor, böyle bir tutumu toplumsal barış için tehlikeli buluyorlar.
Bu sebeple; Erdoğan iktidarının devlet kurumlarında yaptığı tahribat ve toplumsal hayatta yaptığı; hukuksuzluk, hukuksuzluğun doğurduğu adaletsizlik, talan, vurgun ve servet transferinin doğurduğu gelir adaletsizliği, toplumsal kutuplaşma ve ayrışma, siyasi ve kültürel rövanşizm gibi tehlikeli yol ve yöntemlerin sürme endişesini taşıyor ve vatandaşlara üçüncü bir alternatif sunmanın gerekliliğine inanıyorlar.
Bu iddialarını her fırsatta dile getirdiler.
Ancak, kutuplaşan siyaset, günden güne keskinleşen toplumsal kesimlerin oluşturduğu tedirginlikten, hasılı kötü gidişten rahatsız olan ve kabaca “Kararsızlar” dediğimiz ve yapılan anketlere göre %30’lara demir atan “Yorgun ve yılgın” bir kesime umut olmak için rızalarını aradılar.
Peki, aradıkları rıza ve desteği buldular mı?
Kesinlikle hayır.
Neden?
Çünkü parçalı durumdalar.
Çünkü kendilerini ifade edecek insan ve finansman gücünden yoksunlar.
Çünkü, dilleri net değil.
Çünkü, birbirlerine karşı samimi değiller.
Çünkü, kadroları uzun erimli mücadele verecek sabır ve kararlılıkta bulunmuyor.
Bu sebeple seçmen nezdinde tercih edilecek düzeyde güven veremiyorlar.
Altılı Masa ile bir mutabakat ve geçiş süreci oluşturulabilir mi diye çabaladılar olmadı.
Burada da yeterli güveni veremediler, iktidardan memnun olmayan, iktidara güveni azalan seçmeni iktidarı değiştirecek şekilde oylarını alacak düzeyde güven veremediler.
Sonuçta kafasında acabalar olan seçmen reyini kerhen de olsa Erdoğan'a ve ittifakına verdi.
Böyle yaptıkları için hedef tahtasına konuldular.
CHP ile işbirliği yapmakla suçlandılar.
Ne yazık ki, CHP listelerinden vekil seçilen “Tamahkar ve sahtekarlar” kurucusu oldukları partilerine ve onlara değer veren Genel Başkanlarını zora sokacak şekilde davrandılar.
Bütün bunlar üzerine bir kısım üst düzey CHP'li ve troller de bu partileri “Milletvekillerini çalmakla” hırsızlıkla suçladılar.
Ve seçimlerde alınan sonuç karşısında CHP yönetimi Altılı Masa'yı dağıttı.
Partilerle ittifakı sürdürmek yerine seçmenlerle ittifak yapacağını ifade edip “Türkiye İttifakı” söylemiyle yerel seçimlere gitti.
Ve seçimden 1. Parti olarak çıktı.
Yerel Seçim sonuçları CHP hanesine yazılacak bir başarıdır.
Bu hakkı teslim etmek gerekir.
Ancak bu başarı Genel Seçimlere yansır mı?
İşte bunu bilmiyoruz.
Bunun sağlamasını, yapılacak ilk seçimde görecek ve yapacağız.
Şimdilik tek başına bunu başarması mümkün görünmüyor.
Öyle veya böyle ittifaklar gerekecek.
Kaldı ki, şu anda CHP içinde gün yüzüne çıkan iç çatışma, güven konusunda tereddütler oluşturuyor.
Bunun da iki sebebi var.
Birinci sebep, parti içi çatışmalar.
İkincisi siyasi operasyon olmasına rağmen, CHP'li belediyelerde yaşanan yolsuzluk iddiaları..
Bütün bunlar olurken Erdoğan, CHP tek rakibim olsun diye siyasi mühendislik yapıyor, CHP'yi hem yalnızlaştırıyor, hem yargı yoluyla itibarsızlaştırmaya çalışıyor.
Diğer taraftan geçmişte yok saydığı, görmek istemediği, yokluğa mahkum etmek istediği
milliyetçi, muhafazakar, demokrat kesimlerin siyasi varlıklarını “kabullenmiş ve razı olmuş” görüntüsü veriyor.
Meclis açılışında servis edilen fotoğraf ve 29 Ekim resepsiyonu ile Saray/Külliyeye’de yapılan davet ve tekrar servis edilen fotoğraflar üzerinde yapılan yorumlar ve üretilen dedikodularla bunu destekliyor.
Bu görüntülerin Erdoğan karşıtlarında oluşturduğu tedirginliğin, korkunun ürettiği sorunlar ve sorular üzerine sayın Ahmet Davutoğlu'nun “Devletin zor durumda olduğu ve kendisinden destek istendiği durumda yetki ve sorumluluk çerçevesi belirli şartlar yerine getirildiğinde görevden kaçmayacağı” şeklinde verdiği cevap “Erdoğan'a göz kırpmak, iktidara yanaşmak” olarak değerlendirilip, Davutoğlu haddi aşan yorum ve suçlamalara muhatap olmakta..
Bana göre böyle bir teklifin gelmesinin ötesinde, verilen fotoğraflar, Erdoğan'ın dün yok saydıklarından “medet umar duruma düşmüş” olduğunu gösterir.
Kolay değildir dün “Yok saydıklarına muhtaç duruma düşmek.”
Hele kendini her şeyi belirleme kudretinde gören Erdoğan için.
Sadece Erdoğan değil, destekçilerinden bazıları için de bunu kabullenmek mümkün değildir.
Sayın Ali Babacan'ı ekonomi yönetiminin başında, Ahmet Hoca'yı Cumhurbaşkanı Yardımcılığına layık gören yaklaşım ve ortaya atılan sorular bir davet içermiyorsa bile iktidarın toparlanması için akla geliyor olması bile, Erdoğan ve İktidarı tarafından işlerin çok kötüye gittiğinin kabulü ve çözüm için çare arayışının işaretidir.
Sular nereye akar, nasıl durulur bekleyip göreceğiz.
Temennim, Erdoğan ve CHP dışında yeni yolların ve çekim merkezlerinin oluşmasıdır.
Diğer muhalif partiler seçim meydanlarında CHP'nin “Amigoluğu veya İktidarın düşmanlığını” yapmak zorunda değildirler.
Yapılması gereken, siyasi milliyetçi bloğun toplanarak ortak seçime girmeleri, muhafazakar demokrat blogun da benzer şekilde birleşmesi, her iki kesimin topluma alternatif politikalar oluşturulduğuna dair güven vermeleridir.
Üçüncü yolun inşası başka türlü mümkün görünmüyor.
Hem Muhafazakar demokrat blok, hem siyasi Milliyetçi blok kararsızlarda oluşan beklentiyi doğru okumalı ve cevap üreterek, rızalarına talip olmalıdırlar.
TAZE VE BAYAT MESELESİ!..VEDAT GÜRHAN
KADININ SİYASETTEKİ YERİ: TEMSİL Mİ, DÖNÜŞÜM MÜ?GÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
KUSURDAKİ GÜZELLİK: KİNTSUGİGAZANFER ERYÜKSEL
KUTSAL KALENİN ÇÖKÜŞÜ: AİLE, OKUL VE SİLAHGÖZDE SARI
BİR ÇINARIN GÖLGESİŞAFAK ÇELİK
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARININ İCRASIAV CÜNEYT KARASU
TÜRK AİLE MAFYA YAPISINA HOŞ GELDİNİZBİHTER GÖRDÜ
NİÇİN KÖYLÜLÜK?TARIK ÇELENK
GELECEĞİN PUSULASIAHMET İLBARS
TAKSİ SORUNUNUN TÜKETİCİYE ETKİSİ VE BEKLENTİLERAV İBRAHİM GÜLLÜ
SEÇİLEN Mİ, SEÇEN Mİ?SÜLEYMAN EKİN
YÖRÜK- TÜRKMEN ADLARI ÜZERİNDEN YENİ KİMLİK KURGULARIMUHARREM YELLİCE
BENİ LEYLEKLER GETİRMİŞ OLAMAZ ANNE!GÜRSEL KAYA
VİCDAN: RUHUN YORULMAYAN BEKÇİSİMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
MUSLUKTAN AKAN SU NE KADAR GÜVENLİ?CEM ARÜV
SAMUEL BALLET HEMEN SATILMALIDIRKAHRAMAN KÖKTÜRK
YENİDEN YENİDEN DOĞMAK VE MOLA HAKKINI GERİ ALMAKBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
İDİL VE URALLARDA TÜRK RUHUNURİ SEZEN
ZAMANIN ÇARKINDA YENİ BİR DÜNYA VE TÜRKİYEIŞIK YARGIN
MUHAFAZAKARLIK; ‘YERLİ ve MİLLİLİK’ ÜZERİNDEN BATI KARŞITLIĞIALİ İHSAN DİLMEN
GÖNÜLLÜ UYUMARAZİYE GÖK AKTAŞ
110 MİLYAR DOLAR BİR HEDEF DEĞİL, BİR ZİHİN DEVRİMİDİRHÜSEYİN BARANER
KAZANANI OLMAYAN, KAYBEDENİ ÇOK OLAN SAVAŞNİZAMETTİN ŞEN
ANKARAŞENER METE
ÇANDIR'DAN BELEDİYE BAŞKANLARINA YÖREX DAVETİ
MELİKE ÇAKIR, TÜRKİYE KUPASI ETABINDA BİRİNCİ
BAİB'DE YENİ YÖNETİM GÖREVE BAŞLADI
AKRA GRAN FONDO ANTALYA START ALDI
İSMAİL BAHA SÜRELSAN ANISINA ÖDÜL TÖRENİ
NAFAKA NEDENİYLE ENGELLİ MAAŞI BAĞLANMADI
HEM TEDAVİ GÖRÜYORLAR, HEM PARA KAZANIYORLAR
TÜRK TARIMI İÇİN STRATEJİK KAZANIM FIRSATLARI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





