- IMKB
% - Altın
7107.07
%-0.02 - Dolar
44.1652
%0.02 - Euro
50.6523
%0.28
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:38 - BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN, ÇOCUKLARLA İFTARDA BULUŞTU
- 00:43 - SİLAHLI KAVGADA EVİNİN ÖNÜNDE DURAN GENÇ KADIN BAŞINDAN VURULARAK HAYATINI KAYBETTİ
- 00:33 - AFŞİN-GÖKSUN KARAYOLUNDA KAZA: 2 YARALI
- 00:18 - ADANA’DA İŞ YERİNDE SİLAHLI KAVGA: 2 YARALI
- 23:33 - OSMANİYE’DE KADİR GECESİ’NDE CAMİLER DOLDU TAŞTI
- 23:33 - DEPREMİN ARDINDAN YENİDEN İNŞA EDİLEN HABİBİ NECCAR CAMİİ, KADİR GECESİ’NDE VATANDAŞLARIN AKININA UĞRADI
- 23:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGINA MÜDAHALE EDEN İTFAİYE ERİ DARBEDİLDİ
- 23:18 - HAFIZLIK EĞİTİMİ ÖĞRENCİLERİNDEN FİLİSTİN’E BAĞIŞ
- 21:58 - ALKÜ AİLESİ GELENEKSEL BAYRAMLAŞMADA BULUŞTU
- 20:36 - TOUR OF ANTALYA ÖDÜL TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 20:13 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE YÖNELİK DAVANDA TUTUKSUZ SANIKLARIN SAVUNMALARI ALINDI
- 19:27 - RÜŞVET VE YOLSUZLUK DAVASINDA ZUHAL BÖCEK VE İLKER ARSLAN İFADE VERDİ
- 19:13 - ADANA’DA SİVİL TOPLUM VE EĞİTİM CAMİASI İFTARDA BULUŞTU
- 18:53 - BURDUR’DA PİDE SALONUNDA DOĞALGAZ PATLAMASI: 1 YARALI
- 18:38 - CAM PİRAMİT’TE KARADENİZ VE BURDUR RÜZGARI ESTİ

EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


ANADOLU NEREYE DÜŞER USTA?
Hiç kuşkusuz siyaset insanlık tarihi kadar eski bir kavram. İnsan toplulukları ortaya çıktığı günlerden bu yana, o toplulukların yönetilmesi meselesi her daim insanlığın gündeminde olageldi. Keza antik Yunan filozofları da, Platon ve Sokrates’ten biliyoruz, devlet, toplum ve siyaset mevzularına çok fazla kafa yordular, modeller geliştirmeye çalıştılar.
Modern anlamda devlet ve siyaset kavramlarının izini sürmek için 18. Ve 19. yüzyıl Avrupa’sına bakmalıyız. Çünkü modern devlet sistemleri, mutlak gücün tek bir hükümdarda toplanmadığı, görev ve sorumlulukların devredildiği, hukuk ve yargı sisteminin bağımsız çalıştığı bir mekanizma olarak ortaya çıkıyor. Fakat Avrupa coğrafyasının asıl kaderini belirleyen, onun toplumsal haritasının sınıflarla ve kalın çizgilerle çizilmiş olduğu gerçeğidir. Avrupa toplumları, çok uzun yüzyıllar boyunca, köle ile efendinin, köylü ile derebeyin, kilise ile kralın, işçi ile burjuvanın zaman zaman çok kanlı savaşlara tutuştukları bir hikayenin içinden geçtiler. Bu toplumsal sınıflar bazen birbirleri ile ittifak kurdular, bazen birbirleri ile amansızca savaştılar. Ve bu tarihsel öyküsü nedeniyle Avrupa siyaset sosyolojisi, modern zamanlarda sınıflı toplumlar olarak tanımlandı. Ve her sınıf, bir başka sınıfı ezerek egemen olabiliyordu. Bir sınıfa mensup olan birey, çok olağandışı şeyler olmadığı sürece, başka bir sınıfa, bir üst sınıfa, asla geçemezdi. Ve doğal olarak, Avrupa siyaset sosyolojisinde gerilim, çekişme, çatışma, kavga hiç eksik olmaz, olamazdı. Ve nihayet 1789 Fransız ihtilali bu geleneksel sosyo-politik tabloyu alt üst etti. Yoksullar, birkaç yıl içinde monarşiyi tarihten sildiler ve kiliseyi de diz çöktürerek büyük ölçüde sıradan, basit bir kamu kurumuna dönüştürdüler. Evet, bu ihtilal sınıflar arası çelişkiyi ortadan kaldırmış değildi, ama her sınıfın hakları olduğu gerçeğini tarihe yazdırdı. Ve gerçekten de Avrupa tarihinde bir daha hiçbir şey 1789’den önceki gibi olmadı, olamadı.
Peki bizim de içinde bulunduğumuz Doğu-İslam coğrafyalarında durum nedir? Nasıl bir sosyal ve tarihsel hikayenin içinden geçtik, geçiyoruz? Batrı medeniyetinden ayrıldığımız ve benzediğimiz noktalar neler? Doğu-Asya topraklarında sosyal sınıflar var mıdır? Buralarda üretim biçimi nasıldır? Bu ve buna benzer onlarca soru soruldu, tartışıldı, yazılıp çizildi geçen on yıllar boyunca. Bu daracık gazete köşesinde koca bir külliyatı tartışacak değilim. Ama yine de, benim zaviyemden Türkiye ülkesi nasıl bir sosyo-politik tablonun içinde görünüyor, bunu çok kısa özetlemeye çalışacağım.
Evet, bu ülkede Batılı anlamda bir sınıflar çatışması öyküsü yoktur, çünkü bu coğrafyada devlet fikriyatı, devlet algısı da diyebilirim, kutsaldır. Bu günkü Türkiye Cumhuriyeti’nden söz etmiyorum sadece, geçen üç bin yıllık tarihsel hikayeden hareketle söylüyorum. Ve üstelik sadece Türklere ait bir algı değil bu, Persler, Sümerler, Mısırlılar ve Hint medeniyeti. Bu büyük coğrafyada devlet kavramı her daim önemli oranda tanrısaldır ve kutsaldır!
Öte yandan, yoksul bir Anadolu çocuğu, pekâlâ Osmanlı İmparatorluğunda sadrazamlığa kadar yükselebilir ki örnekleri epey çoktur. Amma ve lakin, Batı tarihinde böyle bir örnek neredeyse istisna düzeyinde bile görülmemiştir. Doğu toplum yaşamında fakir bir kız o bölgede zengin bir ailenin oğlu ile evlenebilir, oysa bu Batı sosyo-kültür ikliminde düşünülemez bile. Doğu’da bir padişah, hiç de soylu olmayan sıradan bir ailenin kızı ile evlenebilir, ondan çocuk yapabilir ve o çocuklar da pekala padişah olabilirler, oysa Batı monarşilerinde böyle bir örnek akla dahi getirilemez.
Özetle, her coğrafyanın kendine özgü bir sosyolojisi, bir hikayesi, bir geleneği ve düzeni vardır. Peki Anadolu’nun bu bağlamda durumu nedir diye soracak olursanız, benim yanıtım, Anadolu’nun önünde sonunda Doğu kültürünün bir parçası olduğu yönündedir. Devlet algısı, din ve inanç konusunda takındığı tavır, üretim ilişkileri, toplumsal düzeni… Nereden bakarsanız bakın Anadolu, yani Türkiye, adına Ortadoğu da denilen, ama benim daha çok “Doğu” diye çerçevelemeyi tercih ettiğim medeniyetin bir parçası. Dün de öyleydi, bu gün de öyle ve yarın da böyle olacak. Bu realite bilhassa Anadolu’nun Batısında ve Trakya’da yaşayan insanlarımızın canını acıtıyor, biliyorum, onları anlıyorum. Ama tarihi ve coğrafî hakikatimiz bu. Peki bu hakikat üzere Anadolu’nun bir bütün halinde ve medeni bir hukuk üzere kardeşçe yaşamasının yol haritası ne olmalıdır? Bu soru çok anlamlıdır, inşallah bunu da bir sonraki yazımızda tartışalım.
DAVUL BİLE DENGİ DENGİNE!..VEDAT GÜRHAN
'BOMBALARIN KARBONU'CEM ARÜV
TAZİYEMİZ VARPROF DR RAMAZAN DEMİR
YEMEK SİTELERİNE YENİ DÜZENLEMEAV İBRAHİM GÜLLÜ
VATAN MİLLET SEVGİSİNE DAİRALİ İHSAN DİLMEN
AYIPLI HİZMET VE TÜKETİCİNİN HAKLARIAV CÜNEYT KARASU
ULVİYE KÜCCÜK İLE EDEBİYAT VE YAŞAM YOLCULUĞUNU KONUŞTUKGAZANFER ERYÜKSEL
YÜREĞİN HAFIZASIBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
FATMANUR ÇELİKLERE NE ZAMAN DUYARLI OLURUZ?TARIK ÇELENK
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIMIŞIK YARGIN
SON SAHURLARŞENER METE
SANA BİR MEKTUP YAZDIMYUNUS YAŞAR
MEKANIN CENNET OLSUN / İLBER ORTAYLI'NIN ANISINA...MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR TATLI UYKU SONRASI HÜZÜNŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ, DİNİ PROPAGANDA MI?MUHARREM YELLİCE
BİR RESSAM POTRESİ: CEMALETTİN TİMURHALİL ERDEM
DOĞRUYU BİLİP YANLIŞI SEÇMEKNİNA ŞAHİN
GÖNÜLLÜ SADELİKAHMET İLBARS
KADIN OLMANIN SESSİZ HİKAYESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ANTALYASPOR YAYIN GELİR PAYI ARTAR MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA EDEBİYATÇILARHAKAN ERCAN
SAYIN MANSUR YAVAŞ’A AÇIK MEKTUPHASAN YAKUP CANGÜVEN
MOBİLİTE ÇAĞINDA KİTLE TURİZMİNİZAMETTİN ŞEN
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜOYA BOYSAN
'AŞK İKSİRİ' YENİDEN SAHNEDE
LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİ İFTARDA BULUŞTU
KOLON KANSERİNDE YAŞ SINIRI GİDEREK DÜŞÜYOR
KEMER, DÜNYA SUP ŞAMPİYONASI TAKVİMİNE GİRDİ
CAN SUYU PROJESİ İLE 10 TON SU ÜCRETSİZ
KILIÇ: "EMEKLİYE BAYRAMDA EN AZ BİR MAAŞ İKRAMİYE VERİLMELİ"
'GRİ BOŞANMA' YÜZDE 56 ARTTI
ERCAN YAVAŞ: "KADINLAR OLMASAYDI, DÜNYA KARANLIK OLURDU"
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





