- IMKB
% - Altın
6875.58
%0.49 - Dolar
45.3414
%0.25 - Euro
53.2397
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:43 - KÜBRA’YI HAYATTAN KOPARANLAR, SOSYAL MEDYA HESABINA GİRİP YAŞIYOR SÜSÜ VERMİŞ
- 00:43 - KAHRAMANMARAŞ’TA KAYIP VATANDAŞIN CANSIZ BEDENİ BULUNDU
- 23:20 - BAKAN GÜRLEK: "GÖKHAN BÖCEK ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANDI"
- 22:38 - İSKELE DÜŞTÜ İŞÇİLER HALATTA ASILI KALDI
- 22:38 - BAŞKAN BOLTAÇ: "DENETİMLERİMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
- 22:28 - BERBERDE TIRAŞ OLAN ŞAHSA SATIRLA SALDIRMIŞTI, O ANLARIN GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI
- 22:18 - TARSUS’TA 6 BİN 167 SAĞLIKSIZ ÜRÜNE EL KONULDU
- 22:08 - DEPREMDE ZARAR GÖREN KAHRAMANMARAŞ ULU CAMİİ İBADETE AÇILDI, ANTAKYA ULU CAMİİ DE VATANDAŞLA BULUŞACAĞI GÜNÜ BEKLİYOR
- 22:03 - ATLARA İŞKENCE KAMERADA
- 22:02 - ANTALYA RİSK ZİRVESİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 21:48 - KÜBRA YAPICI’NIN KATİL ZANLILARI TUTUKLANDI
- 20:52 - KÜBRA'NIN CESET PARÇALARI BARAJDA BULUNDU
- 20:37 - ŞABAN TAT: "ŞEBEKE VE TESİSAT KAYNAKLI YANGIN RİSKİ BÜYÜYOR"
- 20:13 - KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
- 19:38 - TIRLA ÇARPIŞAN SEPETLİ MOTOSİKLETİN SÜRÜCÜSÜ HAYATINI KAYBETTİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


ANADOLU NEREYE DÜŞER USTA?
Hiç kuşkusuz siyaset insanlık tarihi kadar eski bir kavram. İnsan toplulukları ortaya çıktığı günlerden bu yana, o toplulukların yönetilmesi meselesi her daim insanlığın gündeminde olageldi. Keza antik Yunan filozofları da, Platon ve Sokrates’ten biliyoruz, devlet, toplum ve siyaset mevzularına çok fazla kafa yordular, modeller geliştirmeye çalıştılar.
Modern anlamda devlet ve siyaset kavramlarının izini sürmek için 18. Ve 19. yüzyıl Avrupa’sına bakmalıyız. Çünkü modern devlet sistemleri, mutlak gücün tek bir hükümdarda toplanmadığı, görev ve sorumlulukların devredildiği, hukuk ve yargı sisteminin bağımsız çalıştığı bir mekanizma olarak ortaya çıkıyor. Fakat Avrupa coğrafyasının asıl kaderini belirleyen, onun toplumsal haritasının sınıflarla ve kalın çizgilerle çizilmiş olduğu gerçeğidir. Avrupa toplumları, çok uzun yüzyıllar boyunca, köle ile efendinin, köylü ile derebeyin, kilise ile kralın, işçi ile burjuvanın zaman zaman çok kanlı savaşlara tutuştukları bir hikayenin içinden geçtiler. Bu toplumsal sınıflar bazen birbirleri ile ittifak kurdular, bazen birbirleri ile amansızca savaştılar. Ve bu tarihsel öyküsü nedeniyle Avrupa siyaset sosyolojisi, modern zamanlarda sınıflı toplumlar olarak tanımlandı. Ve her sınıf, bir başka sınıfı ezerek egemen olabiliyordu. Bir sınıfa mensup olan birey, çok olağandışı şeyler olmadığı sürece, başka bir sınıfa, bir üst sınıfa, asla geçemezdi. Ve doğal olarak, Avrupa siyaset sosyolojisinde gerilim, çekişme, çatışma, kavga hiç eksik olmaz, olamazdı. Ve nihayet 1789 Fransız ihtilali bu geleneksel sosyo-politik tabloyu alt üst etti. Yoksullar, birkaç yıl içinde monarşiyi tarihten sildiler ve kiliseyi de diz çöktürerek büyük ölçüde sıradan, basit bir kamu kurumuna dönüştürdüler. Evet, bu ihtilal sınıflar arası çelişkiyi ortadan kaldırmış değildi, ama her sınıfın hakları olduğu gerçeğini tarihe yazdırdı. Ve gerçekten de Avrupa tarihinde bir daha hiçbir şey 1789’den önceki gibi olmadı, olamadı.
Peki bizim de içinde bulunduğumuz Doğu-İslam coğrafyalarında durum nedir? Nasıl bir sosyal ve tarihsel hikayenin içinden geçtik, geçiyoruz? Batrı medeniyetinden ayrıldığımız ve benzediğimiz noktalar neler? Doğu-Asya topraklarında sosyal sınıflar var mıdır? Buralarda üretim biçimi nasıldır? Bu ve buna benzer onlarca soru soruldu, tartışıldı, yazılıp çizildi geçen on yıllar boyunca. Bu daracık gazete köşesinde koca bir külliyatı tartışacak değilim. Ama yine de, benim zaviyemden Türkiye ülkesi nasıl bir sosyo-politik tablonun içinde görünüyor, bunu çok kısa özetlemeye çalışacağım.
Evet, bu ülkede Batılı anlamda bir sınıflar çatışması öyküsü yoktur, çünkü bu coğrafyada devlet fikriyatı, devlet algısı da diyebilirim, kutsaldır. Bu günkü Türkiye Cumhuriyeti’nden söz etmiyorum sadece, geçen üç bin yıllık tarihsel hikayeden hareketle söylüyorum. Ve üstelik sadece Türklere ait bir algı değil bu, Persler, Sümerler, Mısırlılar ve Hint medeniyeti. Bu büyük coğrafyada devlet kavramı her daim önemli oranda tanrısaldır ve kutsaldır!
Öte yandan, yoksul bir Anadolu çocuğu, pekâlâ Osmanlı İmparatorluğunda sadrazamlığa kadar yükselebilir ki örnekleri epey çoktur. Amma ve lakin, Batı tarihinde böyle bir örnek neredeyse istisna düzeyinde bile görülmemiştir. Doğu toplum yaşamında fakir bir kız o bölgede zengin bir ailenin oğlu ile evlenebilir, oysa bu Batı sosyo-kültür ikliminde düşünülemez bile. Doğu’da bir padişah, hiç de soylu olmayan sıradan bir ailenin kızı ile evlenebilir, ondan çocuk yapabilir ve o çocuklar da pekala padişah olabilirler, oysa Batı monarşilerinde böyle bir örnek akla dahi getirilemez.
Özetle, her coğrafyanın kendine özgü bir sosyolojisi, bir hikayesi, bir geleneği ve düzeni vardır. Peki Anadolu’nun bu bağlamda durumu nedir diye soracak olursanız, benim yanıtım, Anadolu’nun önünde sonunda Doğu kültürünün bir parçası olduğu yönündedir. Devlet algısı, din ve inanç konusunda takındığı tavır, üretim ilişkileri, toplumsal düzeni… Nereden bakarsanız bakın Anadolu, yani Türkiye, adına Ortadoğu da denilen, ama benim daha çok “Doğu” diye çerçevelemeyi tercih ettiğim medeniyetin bir parçası. Dün de öyleydi, bu gün de öyle ve yarın da böyle olacak. Bu realite bilhassa Anadolu’nun Batısında ve Trakya’da yaşayan insanlarımızın canını acıtıyor, biliyorum, onları anlıyorum. Ama tarihi ve coğrafî hakikatimiz bu. Peki bu hakikat üzere Anadolu’nun bir bütün halinde ve medeni bir hukuk üzere kardeşçe yaşamasının yol haritası ne olmalıdır? Bu soru çok anlamlıdır, inşallah bunu da bir sonraki yazımızda tartışalım.
ANNE OLMAK, ANNE KALMAKGÖZDE SARI
HAYATIN FIRTINALARINDA AYAKTA KALMA SANATIAHMET İLBARS
KUMLUCA TURİZMİ YÖRÜK ŞENLİKLERİNE SIĞMAZMUHARREM YELLİCE
BİR ANLAMI VARMIŞSÜLEYMAN EKİN
OĞUZHAN ÖZENCİ, ŞAKA MI BU?YAVUZ ALİ SAKARYA
BAŞKA TÜRKİYE YOK!..VEDAT GÜRHAN
İKLİM KRİZİ KAPIDA DEĞİL; İÇERİDE...CEM ARÜV
M. YELLİCE'NİN YAZISINA İSTİNADENM. ALİ ÖZDOĞAN
İÇİNŞENER METE
KONTRBASLA SAHNEDE DOLU DOLU 34 YILBİHTER GÖRDÜ
KADİM DİNLER VE BİLGELİKLER KİTABI ÜZERİNEALİ İHSAN DİLMEN
YİNE DE KENDİNE GİT/ŞERİF KUTLUDAĞNİNA ŞAHİN
SANAT DOLU BİR RÖPORTAJGAZANFER ERYÜKSEL
GERÇEK ALİM İLE SAHTE AYDIN ARASINDAKİ UÇURUMMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
68 DEĞİL, YETMİŞSEKİZLİLERTARIK ÇELENK
TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ BİR MARKET KURULUŞU MUDUR?HASAN YAKUP CANGÜVEN
MASLOW PİRAMİDİ'NİN BASAMAKLARINDABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
CUMHURİYET VE DEVRİMCİLİKNURİ SEZEN
DUAYEN GAZETECİ MUSTAFA UYSAL'I KAYBETTİKYUNUS YAŞAR
ANTALYASPOR ALTYAPI BAŞARILIKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİJİTAL GÜÇ: KADINLARIN SOSYAL MEDYADA YÜKSELEN SESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
LİYAKATMEHMET ZORLU
RUZ-I HIZIR GÜNÜ: KUANTUMDAN GÜL DALINA DİLEK YOLCULUĞUIŞIK YARGIN
ANTALYA NEDEN 'BURASI RADYO ŞARAMPOL’ Ü ISKALIYOR?NİZAMETTİN ŞEN
KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI HEYECANI
YARIŞLI GÖLÜ'NDE FLAMİNGOLAR HAYRAN BIRAKTI
‘ANNA KARENİNA’ DÜNYA PRÖMİYERİ İLE SAHNEDE!
ANTALYA, TİYATRO FESTİVALİNE HAZIR
ÖZBEK: "AVRUPA İLE ENTEGRASYON, GELECEĞİN STRATEJİK KALDIRACI"
YÖRÜK TÜRKMEN TOYU, 8-10 MAYIS'TA
EDEBİYAT DOSTLARI TOPLUMCU GERÇEKÇİLİĞİ TARTIŞTI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





