- IMKB
% - Altın
6490.01
%-0.03 - Dolar
47.5871
%0.02 - Euro
54.9357
%-0.14
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 20:47 - ÜVEY BABA İLE DEDE TUTUKLANDI
- 20:26 - 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 19:38 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUŞTURMASINDA 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 18:48 - ALANYA’DA MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELENİN STARTI VERİLDİ
- 18:38 - MERSİN ERDEMLİ ‘DE 3,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 18:03 - PASAJDA ÖLÜ BULUNAN EYÜP CAN DAVASI SÜRÜYOR
- 17:47 - YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
- 17:21 - EŞYALARI GÖTÜREN EŞE TAZMİNAT CEZASI
- 17:09 - SICAK VE NEM BUNALTTI
- 16:58 - MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN YAYLALARA KÜTÜPHANE DESTEĞİ
- 16:47 - DANIŞTAY'DAN KIRCAMİ KARARI
- 16:38 - MERSİN’DE PATLAYAN DOMATES KONSERVESİ 9 AYLIK BEBEĞİ YAKTI
- 16:38 - TÜRKİYE MUHTARLAR KONFEDERASYONU’NDAN BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN’E ‘YILIN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI’ ÖDÜLÜ
- 16:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGIN VE KURTARMA TATBİKATI
- 16:22 - KIYILARDA MİKROPLASTİK ALARMI
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


ANADOLU NEREYE DÜŞER USTA?
Hiç kuşkusuz siyaset insanlık tarihi kadar eski bir kavram. İnsan toplulukları ortaya çıktığı günlerden bu yana, o toplulukların yönetilmesi meselesi her daim insanlığın gündeminde olageldi. Keza antik Yunan filozofları da, Platon ve Sokrates’ten biliyoruz, devlet, toplum ve siyaset mevzularına çok fazla kafa yordular, modeller geliştirmeye çalıştılar.
Modern anlamda devlet ve siyaset kavramlarının izini sürmek için 18. Ve 19. yüzyıl Avrupa’sına bakmalıyız. Çünkü modern devlet sistemleri, mutlak gücün tek bir hükümdarda toplanmadığı, görev ve sorumlulukların devredildiği, hukuk ve yargı sisteminin bağımsız çalıştığı bir mekanizma olarak ortaya çıkıyor. Fakat Avrupa coğrafyasının asıl kaderini belirleyen, onun toplumsal haritasının sınıflarla ve kalın çizgilerle çizilmiş olduğu gerçeğidir. Avrupa toplumları, çok uzun yüzyıllar boyunca, köle ile efendinin, köylü ile derebeyin, kilise ile kralın, işçi ile burjuvanın zaman zaman çok kanlı savaşlara tutuştukları bir hikayenin içinden geçtiler. Bu toplumsal sınıflar bazen birbirleri ile ittifak kurdular, bazen birbirleri ile amansızca savaştılar. Ve bu tarihsel öyküsü nedeniyle Avrupa siyaset sosyolojisi, modern zamanlarda sınıflı toplumlar olarak tanımlandı. Ve her sınıf, bir başka sınıfı ezerek egemen olabiliyordu. Bir sınıfa mensup olan birey, çok olağandışı şeyler olmadığı sürece, başka bir sınıfa, bir üst sınıfa, asla geçemezdi. Ve doğal olarak, Avrupa siyaset sosyolojisinde gerilim, çekişme, çatışma, kavga hiç eksik olmaz, olamazdı. Ve nihayet 1789 Fransız ihtilali bu geleneksel sosyo-politik tabloyu alt üst etti. Yoksullar, birkaç yıl içinde monarşiyi tarihten sildiler ve kiliseyi de diz çöktürerek büyük ölçüde sıradan, basit bir kamu kurumuna dönüştürdüler. Evet, bu ihtilal sınıflar arası çelişkiyi ortadan kaldırmış değildi, ama her sınıfın hakları olduğu gerçeğini tarihe yazdırdı. Ve gerçekten de Avrupa tarihinde bir daha hiçbir şey 1789’den önceki gibi olmadı, olamadı.
Peki bizim de içinde bulunduğumuz Doğu-İslam coğrafyalarında durum nedir? Nasıl bir sosyal ve tarihsel hikayenin içinden geçtik, geçiyoruz? Batrı medeniyetinden ayrıldığımız ve benzediğimiz noktalar neler? Doğu-Asya topraklarında sosyal sınıflar var mıdır? Buralarda üretim biçimi nasıldır? Bu ve buna benzer onlarca soru soruldu, tartışıldı, yazılıp çizildi geçen on yıllar boyunca. Bu daracık gazete köşesinde koca bir külliyatı tartışacak değilim. Ama yine de, benim zaviyemden Türkiye ülkesi nasıl bir sosyo-politik tablonun içinde görünüyor, bunu çok kısa özetlemeye çalışacağım.
Evet, bu ülkede Batılı anlamda bir sınıflar çatışması öyküsü yoktur, çünkü bu coğrafyada devlet fikriyatı, devlet algısı da diyebilirim, kutsaldır. Bu günkü Türkiye Cumhuriyeti’nden söz etmiyorum sadece, geçen üç bin yıllık tarihsel hikayeden hareketle söylüyorum. Ve üstelik sadece Türklere ait bir algı değil bu, Persler, Sümerler, Mısırlılar ve Hint medeniyeti. Bu büyük coğrafyada devlet kavramı her daim önemli oranda tanrısaldır ve kutsaldır!
Öte yandan, yoksul bir Anadolu çocuğu, pekâlâ Osmanlı İmparatorluğunda sadrazamlığa kadar yükselebilir ki örnekleri epey çoktur. Amma ve lakin, Batı tarihinde böyle bir örnek neredeyse istisna düzeyinde bile görülmemiştir. Doğu toplum yaşamında fakir bir kız o bölgede zengin bir ailenin oğlu ile evlenebilir, oysa bu Batı sosyo-kültür ikliminde düşünülemez bile. Doğu’da bir padişah, hiç de soylu olmayan sıradan bir ailenin kızı ile evlenebilir, ondan çocuk yapabilir ve o çocuklar da pekala padişah olabilirler, oysa Batı monarşilerinde böyle bir örnek akla dahi getirilemez.
Özetle, her coğrafyanın kendine özgü bir sosyolojisi, bir hikayesi, bir geleneği ve düzeni vardır. Peki Anadolu’nun bu bağlamda durumu nedir diye soracak olursanız, benim yanıtım, Anadolu’nun önünde sonunda Doğu kültürünün bir parçası olduğu yönündedir. Devlet algısı, din ve inanç konusunda takındığı tavır, üretim ilişkileri, toplumsal düzeni… Nereden bakarsanız bakın Anadolu, yani Türkiye, adına Ortadoğu da denilen, ama benim daha çok “Doğu” diye çerçevelemeyi tercih ettiğim medeniyetin bir parçası. Dün de öyleydi, bu gün de öyle ve yarın da böyle olacak. Bu realite bilhassa Anadolu’nun Batısında ve Trakya’da yaşayan insanlarımızın canını acıtıyor, biliyorum, onları anlıyorum. Ama tarihi ve coğrafî hakikatimiz bu. Peki bu hakikat üzere Anadolu’nun bir bütün halinde ve medeni bir hukuk üzere kardeşçe yaşamasının yol haritası ne olmalıdır? Bu soru çok anlamlıdır, inşallah bunu da bir sonraki yazımızda tartışalım.
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






