- IMKB
% - Altın
6127.6
%1.37 - Dolar
47.0259
%-0.06 - Euro
53.7044
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:33 - MERSİN’DE EŞ ZAMANLI NARKO ALAN UYGULAMASI
- 22:33 - BURDUR’DA EVDEN ZİYNET EŞYASI ÇALAN HIRSIZLAR KAYIPLARA KARIŞTI
- 21:44 - EŞİNİ YARALAYAN SANIĞA 11 YIL HAPİS
- 21:43 - KAHRAMANMARAŞ’TA 4.2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 21:01 - UYUŞTURUCU OPERASYONUNA 15 GÖZALTI
- 20:55 - ZİRAİ ALANDAKİ YANGIN BÜYÜMEDEN SÖNDÜRÜLDÜ
- 20:47 - DAİRE YANGINDA KULLANILAMAZ HALE GELDİ
- 20:31 - YOLA DÖKÜLEN YAKIT KAZAYA NEDEN OLDU
- 20:23 - ESKİ KIZ ARKADAŞININ EVİNİN ÖNÜNDE ÖLDÜRÜLEN GENCİN DAVASINDA KARAR: BABAYA MÜEBBET, İKİ SANĞA 8 YIL 4’ER AY HAPİS
- 20:20 - 15 TEMMUZ'DA ULAŞIM ÜCRETSİZ
- 20:18 - MERSİN’DE TERS YÖNDE İLERLEYEN SÜRÜCÜYE 21 BİN LİRA CEZA
- 20:04 - PROF. DR. SÖNMEZ: "DENİZ KAPLUMBAĞALARININ CİNSİYETİNİ ÇEVRESEL FAKTÖRŞER BELİRLER
- 18:28 - HAPİS CEZASIYLA ARANAN SUÇLULAR TATİLDE YAKALANDI: BİRİ HAVUZDA, DİĞERİ YAZLIKTA GÖZALTINA ALINDI
- 18:22 - TEKİN: “15 TEMMUZ, MİLLETİN İRADESİNE SAHİP ÇIKTIĞI GECEDİR”
- 18:18 - MERSİN’DE OTİZMLİ ÇOCUĞA DARP DAVASINDA SANIĞIN TUTUKLULUK HALİNE DEVAM KARARI
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR


ARADAKİ FARK
Siyaset arenasında Genel Başkan düzeyinde iki akademisyen var.
Benim bildiğim bu iki isim dışında başkaları da var mı bilmiyorum.
İki siyasetçinin dünyaya, olaylara bakışı, yaklaşımı ve çözüm önerisi birbirinden bir hayli farklı.
Her iki Genel Başkanın ülke siyasetinde en çok konuşulan yönleri Suriye politikası üzerinden oluyor.
Malum, Suriye'de yaşanan iç savaş sonrası insanlar ülkelerinden canlarını korumak için taşıyabilecekleri neleri varsa yanlarına alarak komşu ülkelerin sınırlarına yığıldı.
Haliyle, ülkelerindeki iç savaştan kaçanların büyük çoğunluğu da ülkemize geldi.
Bunların birçoğu ülkemizi geçiş olarak kullanıp Avrupa'ya geçmek istiyordu.
Uluslararası hukuk kurallarına göre sınırlarımıza yığılan insanların reddedilmesi mümkün değildi.
Yani, kabul etmek hukuki zorunluluktu.
Süreç, 2011 yılında başlayarak pandemi dönemine kadar artarak devam etti.
Ülkemizin yöneticileri ve Avrupa ülkeleri, sorunun çözümü için yol aradılar ve maalesef sığınmacı, göçmen akınının yoğunluğu ve göç idaresinin sorunu yönetmekte gösterdiği zafiyet ülke içinde birtakım tepkilere neden oldu ve bunun sorumlusu olarak dış politika görüldü.
Dış politika denince de akla Davutoğlu geliyordu.
Çünkü, onun dış politikada etkin olması ve 2016 yılında Ak Parti ile, yani Erdoğan ile yollarını ayırmasından sonra hem iktidar cenahının kalemşorları, hem muhalefet tarafından sorumlu olarak Davutoğlu'nu ilan etmek kolaydı.
Erdoğan’ın “Emevi camiinde namaz kılacağız” sözü bile, Davutoğlu’nun günah hanesine yazıldı.
Böylece Suriyeli göçmenleri başımıza musallat edenin Davutoğlu olduğu halkın hafızasına kazındı.
O ise, kendini aklayacak imkanı olmadığı için bu ithamların vebaliyle baş başa kaldı.
Bu süreçte bir başka akademisyen Genel Başkan Ümit Özdağ ise, mülteci, göçmen karşıtlığı, ayrımcı ve ırkçı söylemleriyle ön plana çıktı.
Konuyu detaylandırmaya gerek yok, işi o noktaya vardırdı ki, bir çarşı gezmesinde kuyumcu esnafın kimliğini sormaya, Suriyelilerin vergisiz esnaflık yaptıkları, hastanelerde öncelikli olduklarına kadar imtiyazlar verildiğini dillendirdi.
İnsani değerleri, uluslararası hukuku yok sayarak sığınmacıları göndereceğini dile getirdi.
Özdağ, ayrımcı söylemleriyle toplumsal çatışmaları körükleyecek şekilde davranıyordu.
Bu süreçte ülkenin birçok yerinde, özellikle Kayseri'de olaylar patlak verdi.
Her iki akademisyenin tutumunu söyledikleriyle değerlendirdiğimizde birbirlerinden çok farklı bir şekilde milliyetçilik anlayışına sahip olduklarını söylemek mümkün.
Ümit Özdağ, etnik milliyetçi anlayışa sahip iken, Davutoğlu'nun milliyetçilik anlayışının; kültürel, tarihdaşlık, ortak kader birliğini kapsayacak esnekliğe sahip olduğunu söylememiz gerekir.
Başdanışmanlık ve Dışişleri Bakanlığı zamanlarında ortaya koyduğu vizyon bu tespitimizi doğrulamaktadır.
Onun görev yaptığı dönemde kurulan TİKA, Türkçemizi yaygınlaştırmak için kurulmasına öncülük ettiği Yunus Emre Vakfı, Türk Devletleri Teşkilatı bu anlayışının sonucudur.
Davutoğlu, çabaları sebebiyle kimi çevrelerce Neo Osmanlıcılık ve İslamcılıkla itham edildi.
Yazmış olduğu Stratejik Derinlik kitabı da genellikle okumayanlar tarafından “maceracılık” olarak ileri sürüldü.
Ben kitabı, yanımda Dünya Haritasıyla satır satır okudum ve iddia edilen hiçbir iddianın varlığına rastlamadım.
Bunun yerine her ülkeyle “Kazan kazan” prensibi ile ortak çıkar alanları oluşturan önerilerini bolca gördüm.
Davutoğlu, bu özelliği ile birçok sömürgeci, kendini belirleyici güç olarak gören ülke yöneticileri ve politika yapıcıları tarafından tehlikeli bulunmuş, müzakere yeteneği, tarih, uluslararası hukuk bilgisi muhataplarının bazılarına güven verirken bazılarında da tedirginlik oluşturmuştur.
Davutoğlu, bildiği doğruların bedelini ödemeyi göze alabilecek düzeyde kararlı duruş sahibidir.
Müslüman ve halis Türkmendir.
İnsanların farklı etnik veya dini kimlik sahibi olmaları onun için vazgeçilmez değerde kıymetlidir ve farklılıklarla birlikte ortak yaşamın ötesinde, iş yapacak düzeyde demokrat tutuma sahiptir.
Onun kabul etmeyeceği, itiraz edeceği tutum; ilkesizlik, adaletsizlik ve ayrımcılıktır.
Bunun içindir ki, seçimle kazandığı makamı terk etmiş, itirazın doğuracağı çatışmanın millete çıkaracağı maliyeti düşünerek istifa etmeyi tercih etmiştir.
Kısacası, Davutoğlu, ilkeli politik ve akademik şahsiyettir.
Onu hazmedemeyenlerin varlığı bir tarafa;
Özdağ ve benzerleri, Ahmet Hoca'nın ne ahlaki, ne akademik, ne de siyasi fikrini anlayacak empatiye sahiptir.
Hatta çok bildiklerini sandıkları milliyetçilik bağlamında dahi onu anlayacak düzeyde değildirler.
Onu anlamak gibi bir çabaları da yoktur.
Özdağ ve benzerleri, ancak muhataplarının duygu durumlarını istismar etmeyi tercih ederler.
Onlardan kapsayıcı milliyetçiliğin gerektirdiği tavrı göstermeleri beklenmemelidir.
Avrupanın yakın geçmişinde ırkçı politika üreten siyasilerin yönettiği halkların başına açtığı belaları 2.Dünya savaşında gördük, duyguları kabartılan insanlar, hem zulüm çarkının dişlisi oldu, hem ağır bedel ödedi.
Bilanço ürkütücüydü, altmış milyon insan hayatını kaybetmişti.
Bu faşist yaklaşımların fikirle ilgisi yoktur ve olmaz.
Zira, ideolojiler için insan sadece bir nesnedir.
İdeolojik hastalığa müptela olan insanlar, kustukları öfkenin millete şerbet olduğunu düşünürler.
Davutoğlu. gerek Suriye politikası, gerek Terörsüz Türkiye ve ülkenin sürüklendiği kötü durumdan kurtulması için yapabilecekleri konusunda kapıları açık tutarken, bu durumun saptırılmasından endişe etmeyeceğini, ülkenin hizmetinden kaçmayacağını söylediğinde birileri onu oportünistlik ile suçlarken o, ilkeleri hatırlatmış, o ilkeler çerçevesinde görevden kaçmayacağını ifade etmiştir.
Özdağ ise, yakın vadede siyasi beklentisini iktidar tarafından sıkıştırılan “CHP'ye bizimle ortak ol” mesajı vermek üzerine kurmayı düşündüğünden, Davutoğlu'nun devlet adamlığının gereği kendisine yöneltilen soruya verdiği cevabı çarpıtarak, nezaket kurallarını aşan üslupla eleştirmiştir.
Maksadı, CHP'yi etkilemek ve bu yolla Terörsüz Türkiye bağlamında CHP'nin pozisyonunu değiştirmeye, çözümsüzlüğe, çatışma zeminine çekmeye çalışmaktadır.
CHP yönetimi bu yaklaşımın ortağı olursa, sosyal demokratlık ve evrensel değer iddiasından vazgeçerek kendisi için deva bulmaz duygusal anafora teslim olmanın felaketine hazır olsun.
Özdağ'ın tasarladığı budur.
Bu yolun dışında ırkçı, otoriter, dışlayıcı politikalarını oluşturan zihni kirliliği topluma kabul ettirme şansı olmayacağını kendisi iyi bilmektedir.
Kısaca toparlarsak.
Davutoğlu esnek, kapsayıcı, empatik, muhatabını anlamaya, işbirliği yapmaya açık vatansever demokrat bir tutum sergilemekteyken, Özdağ, katı, müzakereye kapalı, ayrıştırıcı, ötekileştirici, fikir yerine duygu durumu odaklı, kışkırtıcı ve otokrat bir dil kullanmaktadır.
Davutoğlu'nun alıcısı yoktur, çünkü o ve benzerleri dünya barışı, evrensel insani değerler, uluslararası hukuk gibi değerleri savunma direncini göstermektedir.
Bu değerlerin sözünü ederek aşındıranların varlığı ise samimi olanları gölgelemektedir.
Otoriterliğin rüzgarına kapılanlara bu gerçeği anlatmak zordur.
Özdağ'ın ise alıcısı elbette vardır.
Maalesef otoriterliğin alıcısı, sadece ülkemizde değil dünyada da var.
ABD'de Trump, Rusya'da Putin ve Avrupa'da ırkçılığın ve otoriterliğin yükselişi toplumlarda çaresizlik üretmekte, kendi içine kapanma arayışı oluşturmaktadır.
Çünkü otoriterler duygu manipülasyonu yaparken, demokratlar ortayolu, mutedil olanı aramaktadır.
Aralarındaki en önemli fark budur.
İnşallah New York'ta kazanılan zaferin rüzgarı otoriterliğe, ayrımcılığa dur diyecek kararlılığa iyi bir örnek oluşturur.
Otoriterliğe direnmenin önemi ve erdemi anlaşılır.
GAZÂLÎ VE İBN RÜŞD’DE NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
YAZ SICAĞINDA BİR KOLAJ DENEMESİGAZANFER ERYÜKSEL
CÖMERTOĞLU'NUN İSYANI!..VEDAT GÜRHAN
SREBRENİTSA’NIN TOHUMLARI BİR MİLLETİ İNŞA EDERKENTARIK ÇELENK
TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ, MOBBİNG VE YÖNETİCİ KARAKTERİHASAN YAKUP CANGÜVEN
BANA HEDİYENİ SÖYLE, KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİMNİZAMETTİN ŞEN
GERÇEK ÖZGÜVEN SESSİZDİRAHMET İLBARS
2050'NİN ANTALYA'SICEM ARÜV
KART AİDATI PASTASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
OLMAK YA DA OLMAMAK!GÖZDE DOLAYMAN
CUMHURİYETİN KADERİ, CHP’NİN KADERİEŞREF URAL
YÜKSELEN DUVARLAR, DARALAN ODALARGÖZDE SARI
VİTRİN ZENGİNLERİ, GÖNÜL FAKİRLERİ: 'MİŞ GİBİ' YAŞAMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEDRETTİN CÖMERT'İ ANARKENYUNUS YAŞAR
AHMET TELLİ'NİN ARDINDANGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ÇAYLAK OYUNUIŞIK YARGIN
DOĞRUSU NEDİR?ALİ İHSAN DİLMEN
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?OYA BOYSAN
YAZ TATİLİNDE VELİ OLMAKPINAR TEYİN
NASILSIN YAPAY ZEKÂ?ŞENER METE
GÖRMEK Mİ, BİLMEK Mİ? İŞTE BÜTÜN MESELE BU!BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
DİKKAT EKONOMİMİZİ DİKKATLİ KULLANALIMRAZİYE GÖK AKTAŞ
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
TÜRKLÜK ÜZERİNENURİ SEZEN
ZİRAİ ALANDAKİ YANGIN BÜYÜMEDEN SÖNDÜRÜLDÜ
ASAT'TAN MİLYARLARCA LİRALIK YATIRIM
DOKUMAPARK'TA 'ARTESİNG 100 ESER SERGİSİ'
KOCAGÖZ, KEPEZLİLERİ DİNLEDİ
SULTANDAĞI KİRAZINDA REKOR BEKLENTİ
YAZ İSHALLERİNDEN KORUNMANIN 10 ETKİLİ YOLU
YAPAY ZEKA DESTEKLİ ROBOT SAHNEYE ÇIKTI
'DEMİR ADAM' BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞUYOR
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





