- IMKB
% - Altın
6817.14
%0.07 - Dolar
48.8155
%0.02 - Euro
55.964
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


BABA OCAĞI MESELESİ
Babam, iflah olmaz bir CHP’li idi. Bilhassa sağcı komşularımızın da bulunduğu ortamlarda, gülerek ve yüksek sesle, “1956 senesinden beri Halk Partılıyındır!” diye bağırırdı. Tabi babamın bu tavrı karşısında annem paniğe kapılır ve, “iyi, tamam, sus, bir duyan olacak!” diye çıkışırdı. Malum, darbeci Kenan Paşamız devletin başındadır o günlerde ve insanların “solcu = CHP’li” olanından zinhar hazzetmemektedir. Ama kimin umurunda! Babam anneme kısık Türkmen gözleriyle bakar ve; “Duyarlarsa duysunlar yahu” diyerek terslerdi onu.
Sonra bayrağı ben devraldım. Henüz on bir, on iki yaşlarımda, Atatürk’ü ve Cumhuriyeti seven herkesin CHP’li ve solcu olması gerektiğini düşünüyordum. Ortaokul ve lise çağlarımda, üstelik 12 Eylül despotizmi hâlâ ülkemizin üzerinde gezinmekte olduğu halde, ben aktif bir solcu olarak göz önünde olmaktan çekinmedim.
Ve devamında fakülte yılları. Ama ne yıllar… Daha fakülte hocalarının adlarını öğrenmeden emniyet müdürünün ve siyasi şube polislerinin adlarını öğrendim! Ve henüz ikinci sınıfın ilk günlerinde gözaltı, dayak, işkence ve mahpus damları ile tanıştım, on sekiz yaşına yeni basmıştım.
Ama bu günlerde CHP’nin “solu” değil, aslında “sağı”, yani devleti, yani elit sosyal kesimleri, yani bürokrasiyi temsil ettiğini ve halkın gerçek temsilini ancak sosyalist ideolojinin yapabileceğini düşünmeye başladım. Yani bu süreçte hızla radikalleşiyor ve marjinalleşiyordum. Ama bu süreç pek de uzun sürmedi ve 1994 yılının sonbaharında Antalya CHP’ye üye oldum. Yani fakülte yaşamım boyunca, ki tam yedi sene, “sağcı” olmakla, “oligarşinin temsilcisi” olmakla, “bürokratik devlet aygıtının en güçlü aparatı” olmakla itham ettiğim CHP’ye, usulca gidip teslim oldum.
Sonraki yıllarda Türkiye nasıl değişti ise CHP de değişti, parti üst yönetiminde ve merkez-i umumisinde bazı “şeyler” gözüme kötü görünmeye başladı. Duygularımı kontrol edemedim ve “öfkeyle kalkan zararla oturur” atasözünü doğrularcasına, “karşı mahalleye” atlayıverdim! Sonra baktım ki mesele parti-purti, aşağı mahalle-yukarı mahalle meselesi değil, esasen Türkiye meselesidir. Bilhassa 2017 referandumu ve başkanlık sistemine geçiş şekli beni fena halde endişelendirmeye başladı ve “babamın partısına” dönmeye karar verdim. Ama eski yoldaşlarım bu talebimi uygun bulmadılar ve beni kapı dışarı ettiler; “sen bizden değilsin artık, yallah başka kapıya!”.
Hülasa, “babamın partısına”, yani “baba ocağına” dönüş bana nasip olmadı.
Şimdi gelelim şu “baba ocağı” meselesine.
Yahu Allah aşkına, bir siyasi parti nasıl “baba ocağı” olur, lütfen aklı başında bir insan çıkıp bunu izah etsin ya?
Her siyasi parti belli bir konjönktür içinde, belli bir ilkeler ve program bağlamında kurulur ve o ilkelerini gerçekleştirmek ve iktidar olmak için mücadele eder. Bazen başarılı olur, bazen de olamaz. Ama bir siyasi parti için “baba ocağı” tanımı yapmak gerçekten tuhaf durmuyor mu? Yani herhalde sadece bana acayip görünmüyordur.
“Efendim bu partiyi Atatürk kurdu ve bu parti de Cumhuriyeti kurdu. Şu halde CHP demek cumhuriyet demektir!’”. Bu yaklaşım da doğru değil. Nitekim Cumhuriyetin kurulması sürecine ve milli mücadeleye kanıyla ve canıyla iştirak etmiş pek çok insan CHP’ye katılmamıştır ve aynı şekilde; milli mücadeleye ve Cumhuriyetin kuruluş sürecine uzak kalmış pek çok insan da, süreç içerisinde CHP’de çok etkili pozisyonlar elde etmişlerdir.
Siyasi parti, en nihayetinde sadece bir “araçtır”, amaca giden bir araç. CHP mesela, kurtuluşa ve Cumhuriyete kavuşmak için kurulan bir “araçtır”. Hiçbir siyasi parti, CHP de dahil, kutsal değildir, olmamalıdır ve olamaz! Kutsal olan ülkedir, kutsal olan bayraktır, kutsal olan insandır, kutsal olan halktır, millettir.
Hiçbir parti “baba ocağı” değildir, doğru politikalar takip ederse destek olunur, yanlış politikalar izlerse de eleştirilir, düzeltilmesi için içerde gayret sarf edilir ve gerekirse terkedilip başka ve yeni bir mecrada mücadeleye devam edilir.
Ve tam da burada bir hususun altını çizelim; bu “baba ocağı” ısrarı en çok CHP’ye ve onun tabanına zarar veriyor. Parti genel başkanları bazı zamanlar, (mesela eski genel başkanlardan D. Baykal’ın Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldırması veya K. Kılıçdaroğlu’nun Ekmeleddin İhsanoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı yapması örneklerinde olduğu gibi) yanlış kararlar alabiliyorlar ve bu yanlış kararın parti tabanında yaratacağı tepkiden çekinmiyorlar. Çünkü bakış açısı şu şekilde; “burası baba ocağı! Buradan nereye gidecekler ki?”
Her neyse, mevzuyu fazla uzattık, burada keselim. Nihayetinde herkesin aklı var, fikri var, bilmem nesi var. Hem ne denilmiştir, “kelin merhemi olsa kendi başına çalar” denilmiştir.
Sözün özü, “Baba ocağı” kavramı modern-siyasi bir kavram olamaz, feodal sosyal yapılarda karşılığı olan bir müessesedir sadece.
Hepsi bu kadar.
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





