- IMKB
% - Altın
6878
%0.52 - Dolar
45.3223
%0.23 - Euro
53.1815
%-0.03
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:43 - KÜBRA’YI HAYATTAN KOPARANLAR, SOSYAL MEDYA HESABINA GİRİP YAŞIYOR SÜSÜ VERMİŞ
- 00:43 - KAHRAMANMARAŞ’TA KAYIP VATANDAŞIN CANSIZ BEDENİ BULUNDU
- 23:20 - BAKAN GÜRLEK: "GÖKHAN BÖCEK ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANDI"
- 22:38 - İSKELE DÜŞTÜ İŞÇİLER HALATTA ASILI KALDI
- 22:38 - BAŞKAN BOLTAÇ: "DENETİMLERİMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
- 22:28 - BERBERDE TIRAŞ OLAN ŞAHSA SATIRLA SALDIRMIŞTI, O ANLARIN GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI
- 22:18 - TARSUS’TA 6 BİN 167 SAĞLIKSIZ ÜRÜNE EL KONULDU
- 22:08 - DEPREMDE ZARAR GÖREN KAHRAMANMARAŞ ULU CAMİİ İBADETE AÇILDI, ANTAKYA ULU CAMİİ DE VATANDAŞLA BULUŞACAĞI GÜNÜ BEKLİYOR
- 22:03 - ATLARA İŞKENCE KAMERADA
- 22:02 - ANTALYA RİSK ZİRVESİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 21:48 - KÜBRA YAPICI’NIN KATİL ZANLILARI TUTUKLANDI
- 20:52 - KÜBRA'NIN CESET PARÇALARI BARAJDA BULUNDU
- 20:37 - ŞABAN TAT: "ŞEBEKE VE TESİSAT KAYNAKLI YANGIN RİSKİ BÜYÜYOR"
- 20:13 - KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
- 19:38 - TIRLA ÇARPIŞAN SEPETLİ MOTOSİKLETİN SÜRÜCÜSÜ HAYATINI KAYBETTİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


BEŞYÜZ SENELİK LANET; MAKYEVELLİ VE PRENS
Şunu çok rahat iddia edebiliriz ki, dünya tarihinde Makyevelli gibi lanetlenen ve fakat düşünceleri onun kadar kusursuz tatbik edilen başka bir siyaset bilimci yoktur! Nedenlerini ve örneklerini biraz sonra dile getireceğim elbette, ama diyeceğimi unutmadan ve baştan söyleyeyim; Makyevelli, modern siyaset biliminin kurucusudur, nokta.
Son yirmi yıl içinde kaç defa okuduğumu artık ben de unuttum. Üstelik sadece bu muhteşem eseri de değil, Makyevelli hakkında yazılmış lehte veya aleyhte pek çok metin de okudum. Meşhur eseri Prens, 1513 yılında yazılmış ve üstadın ölümünden sonra, 1531 yılında yayımlanabilmiş. (Belki de matbaalar bu “korkunç” eseri basmaktan korkmuşlardır, kim bilir!)
Prens’le ilgili en trajikomik olaylardan birisi 18. yüzyıl ortalarında Almanya’da yaşanır. Daha sonraları ülkesinin imparatoru olacak ve “Büyük Fredrich” olarak anılacak olan genç Fredrich, henüz gençlik çağlarında iken Makyevelli’nin bu kitabını “yerle yeksan etmek” için kaleme sarılır ve Almanca baskılardan birisine şöyle “kallavi” bir önsöz döşenir. “İnsanlığı imha etmek isteyen bu insan düşmanı karşısında insanlığın savunulmasını üstleniyorum” şeklinde son derece tumturaklı bir cümle ile girer mevzuya hazret. Peki sonra ne mi oldu? Bu genç prensin Allah yüzüne baktı ve bir süre sonra hükümdarlık tacını giydi. Giydikten sonra da Prens kitabındaki pek çok hükmü eksiksiz uygulamaya koyuldu! Ama her gün o kitaba yazdığı önsöz aklına geliyordu ve uykuları kaçıyordu. Kendi önsözü ile basılmış bütün kitapları toplatmaya ve imha etmeye çalıştı. Çünkü bu “idealist prens”, tacı giydikten itibaren tam bir “Makyevelist” olma yoluna girmiş ve bu uğurda epey yol kat etmiş bulunuyordu.
Makyevelli kitabın bir yerinde şöyle yazıyor; “bir başkasının güçlenmesine yol açan kendi sonunu hazırlamış olur; çünkü güçlenme beceriyle ya da zor kullanarak sağlanır ve güçlenmiş olanın bu iki durumdan da sakınması gerekir”. Yani büyük kuramcı burada demek istiyor ki; siyasetçi, padişah ya da hükümdar, kendisine rakip olması muhtemel bir kişinin güçlenmesine izin verirse, kendisi mahvolur. Peki şimdi lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve cevaplayın; dünya siyaset tarihinde bunun binlerce örneğini görmedik mi, görmüyor muyuz? Roma imparatorları yapmadı mı? Pers hükümdarları yapmadı mı? Osmanlı sultanları yapmadı mı? Stalin yapmadı mı? Atatürk yapmadı mı? Herkes yaptı, hepsi yaptı. Bundan sonrakiler de aynısını yapacaklar. Çünkü siyaset denen esrarengiz mecranın doğası böyle. Siyasette cinayet yoktur, bunun adı olsa olsa “bir engelin ortadan kaldırılmasıdır”, hepsi bu.
Bir başka tezi de şöyledir; “her konuda iyi olmaya çalışan biri, iyi olmayan pek çok kişi arasında yok olmaktan kurtulamaz. Bu yüzden, gücünü korumak isteyen bir prens iyi olmamayı öğrenmelidir. Erdem gibi görünen bazı davranışları izlemenin onu felakete sürükleyeceği, öte yandan, kusur gibi görünen başka bir davranışın da ona güvenlik ve mutluluk sağlayacağı görülür”. O kadar basit, sade ve açık kelimelerle meramını anlatıyor ki, söyledikleri hoşunuza gitmese bile itiraz edemiyorsunuz. Çünkü o büyük siyaset kuramcısı burada sadece bir siyaset ustası olarak değil, bir psikiyatr olarak konuşuyor. Çünkü Makyevelli, pek çok alimden şu noktada ayrılıyor; O, “insan” denilen bu canlı türünün çağlar içinde yaşamı, giyimi, kuşamı, şekli, şemali değişiyor olsa bile, özünün asla değişmediğini, insanın özünde hiç değişmeyen bir yan olduğunu ve bunun da kötülük, fesatlık, kıskançlık barındıran bir ünite olduğunu düşünüyordu. Şu halde pek doğaldır ki, insanın özünü böyle değerlendiren bir politika kuramcısı hümanizmden, iyilikten, barıştan, kardeşlikten söz edemezdi. O asla idealist değildir, tam bir realisttir ve çok uzun yıllar hem siyaseti, hem siyasetçiyi, hem insanları, toplumları ve onların davranışlarını incelemiş, gözlemlemiş ve notlar tutmuş bir zekadan söz ediyoruz burada.
“Bir prens, gerçekte olmasa bile, kendisini dinleyen ve görenlere son derece merhametli, son derece inançlı, son derece dürüst, son derece insancıl ve son derece dindar görünmelidir. Dindarlık kadar sahip olunduğu izleniminin verilmesi şart olan başka bir özellik yoktur”.
Peki yukarıdaki paragrafı tatbik etmeyen, uygulamayan, böyle izlenim vermeyen bir siyasi lider, bir devlet başkanı yahut bir hükümdar gördünüz mü? Ben hiç görmedim.
Lütfen yanlış anlaşılmasın, ben burada “Makyevelli güzellemesi” yapıyor falan değilim. Sadece siyasetin gerçeklik üzerine kurulu acımasız bir macera olduğunu düşünüyorum ve Prens yazarının bu hakikati çok açık dile getirmiş olmasını değerli buluyorum. Bana göre Makyevelli, siyasetin ve siyasetçinin maskesini düşüren adamdır ve bu nedenle tam beş yüz senedir siyasetçiler tarafından lanetlenmektedir.
Ama şu farkla; hem onun nasihatlerini, uyarılarını, önerilerini dikkatle tatbik ediyorlar, hem de o büyük zekaya sövmekten geri durmuyorlar. Tam bir komedi!
ANNE OLMAK, ANNE KALMAKGÖZDE SARI
HAYATIN FIRTINALARINDA AYAKTA KALMA SANATIAHMET İLBARS
KUMLUCA TURİZMİ YÖRÜK ŞENLİKLERİNE SIĞMAZMUHARREM YELLİCE
BİR ANLAMI VARMIŞSÜLEYMAN EKİN
OĞUZHAN ÖZENCİ, ŞAKA MI BU?YAVUZ ALİ SAKARYA
BAŞKA TÜRKİYE YOK!..VEDAT GÜRHAN
İKLİM KRİZİ KAPIDA DEĞİL; İÇERİDE...CEM ARÜV
M. YELLİCE'NİN YAZISINA İSTİNADENM. ALİ ÖZDOĞAN
İÇİNŞENER METE
KONTRBASLA SAHNEDE DOLU DOLU 34 YILBİHTER GÖRDÜ
KADİM DİNLER VE BİLGELİKLER KİTABI ÜZERİNEALİ İHSAN DİLMEN
YİNE DE KENDİNE GİT/ŞERİF KUTLUDAĞNİNA ŞAHİN
SANAT DOLU BİR RÖPORTAJGAZANFER ERYÜKSEL
GERÇEK ALİM İLE SAHTE AYDIN ARASINDAKİ UÇURUMMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
68 DEĞİL, YETMİŞSEKİZLİLERTARIK ÇELENK
TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ BİR MARKET KURULUŞU MUDUR?HASAN YAKUP CANGÜVEN
MASLOW PİRAMİDİ'NİN BASAMAKLARINDABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
CUMHURİYET VE DEVRİMCİLİKNURİ SEZEN
DUAYEN GAZETECİ MUSTAFA UYSAL'I KAYBETTİKYUNUS YAŞAR
ANTALYASPOR ALTYAPI BAŞARILIKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİJİTAL GÜÇ: KADINLARIN SOSYAL MEDYADA YÜKSELEN SESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
LİYAKATMEHMET ZORLU
RUZ-I HIZIR GÜNÜ: KUANTUMDAN GÜL DALINA DİLEK YOLCULUĞUIŞIK YARGIN
ANTALYA NEDEN 'BURASI RADYO ŞARAMPOL’ Ü ISKALIYOR?NİZAMETTİN ŞEN
KADIN KARAVANCILAR KOROSU HOLLANDA YOLCUSU
KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI HEYECANI
YARIŞLI GÖLÜ'NDE FLAMİNGOLAR HAYRAN BIRAKTI
‘ANNA KARENİNA’ DÜNYA PRÖMİYERİ İLE SAHNEDE!
ANTALYA, TİYATRO FESTİVALİNE HAZIR
ÖZBEK: "AVRUPA İLE ENTEGRASYON, GELECEĞİN STRATEJİK KALDIRACI"
YÖRÜK TÜRKMEN TOYU, 8-10 MAYIS'TA
EDEBİYAT DOSTLARI TOPLUMCU GERÇEKÇİLİĞİ TARTIŞTI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





