Bugün 16 Haziran 2026 Salı
  • Antalya27 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6425.42
    %0.2
  • Dolar
    46.2972
    %0.01
  • Euro
    53.6566
    %-0.17

AHMET İLBARS / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AHMET İLBARS / KONUK YAZAR

BOZKURT GÜVENÇ’İN KALEMİNDEN BİR ALGI DERSİ

16 Haziran 2026 Salı 09:00

Bazen vaktiyle aldığımız kısa bir not, yıllar sonra aniden karşınıza çıkar ve insanın zihninde koca bir pencere açar. Yıllar önce, ülkemizde kültür antropolojisinin kurucusu olan merhum Bozkurt Güvenç hocamızın popüler bir bilim dergisinde yayımlanan makalesini okurken şu sözlerini not almışım:

"Malinowski bir eserinde Trobriand Adaları'ndaki yaşamı incelemiş. Malinowski'nin gözlemine göre, adalarda yaşayanlar, tarlalarının etrafını renkli halatlar asarak süslenirse, o tarlada verimin çok olacağına inanıyorlarmış. Şimdi bakın gözlem ne kadar önemli. Bir gün Kyoto'da bir tarlanın yakınından geçerken Malinowski'nin tanımladığı süslerden gördüm! Hemen yanımdaki Japon'a sordum. 'Deneyler, kuşların bu çerçeveyi görünce kafes gibi algıladığını ve içindekileri yemediğini gösterdi.' ve Bozkurt Güvenç aracılığıyla Malinowski'nin gözlemi de doğrulanmış oldu."

Hocanın bu kısa paragrafta kurduğu köprü, antropolojinin ve insanı anlama sanatının tam kalbidir. Dünyanın bir ucunda, Trobriand Adaları’ndaki yerlilerin tarlalarını renkli iplerle bezemesi, dışarıdan bakan rasyonel (!) bir göz için sadece mistik bir inanç, saf bir "bereket büyüsü" gibi algılanabilir. Biçim ve öz arasındaki bu bağ, adalıların kendi dünyalarını anlamlandırma biçimidir.

Ancak Bozkurt Hoca, bizi asıl şaşırtan o büyük kırılmayı Kyoto sokaklarında yaşar. Modern, rasyonel ve endüstriyel Japonya'da bir çiftçi, aynı yöntemi kuşları tarladan uzak tutmak için kullanmaktadır. Kuşların o renkli çerçeveyi fiziki bir "kafes" sanıp korkarak geri çekilmesi, laboratuvar deneyleriyle kanıtlanmış bilimsel bir gerçektir. Trobriand yerlisinin sezgisel akılla "bereket" dediği pratik, Kyoto'da bilimin diliyle "algı yönetimi" olmuştur. İşte hocanın o muazzam tespitiyle; iki farklı kültür, insan ve doğa arasındaki aynı evrensel yasayı farklı pencerelerden görerek doğrulamıştır.

Bozkurt Güvenç hocanın bu anıyla bize bıraktığı asıl miras, kuşların algı dünyasından sıyrılıp kendi insanlığımıza, kendi toplumsal gerçekliğimize bakmamızı sağlamaktır. Kuşları tarladaki ekinlerden alıkoyan şey demir parmaklıklar, beton duvarlar değildir; sadece zihinlerine gerilen o "renkli iplerin" yarattığı kafes illüzyonudur.

Bizler modern yaşamın keşmekeşi içinde, etrafımıza gerilen hangi toplumsal ön yargıları, hangi dayatılmış dogmaları ve kültürel kalıpları aşılmaz birer "kafes" sanıyoruz? Zihnimiz bir kez o çerçevenin bizi kısıtladığına inanmaya görsün; hemen önümüzdeki zenginliklerden, özgürlükten ve hakikatten kendimizi sürgün ederiz. Kendimizi o tarlanın sınırında çırpınan kuşlar gibi mahkûm bırakırız. Bizleri zihnimizin görünmez kafeslerini fark etmeye ve onları kırmaya davet eden aziz hocamızı saygı ve rahmetle anıyorum.                                                       

Kaynak: Focus / Popüler Bilim ve Kültür Dergisi, Yıl: 10, Sayı: 2004/04 - 112414 (Nisan 2004), sh. 58-62.                             

Bu yazı toplam 104 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim