- IMKB
% - Altın
6811.86
%0 - Dolar
44.5989
%0 - Euro
52.3513
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:23 - KAHRAMANMARAŞ’TA İKİ FARKLI NOKTADA ARAÇ YANGINI SÖNDÜRÜLDÜ
- 21:08 - VALİ ŞAHİN: POLİS TEŞKİLATIMIZ İSTİKBALE OLAN GÜVENİMİZDİR
- 20:54 - DÜNYANIN RENKLERİ AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NDE BULUŞTU
- 20:48 - JOAO PEREİRA: "ÇOK İYİ BİR TAKIMDAN BİR PUAN ALDIK’’
- 20:38 - FATİH TEKKE: "HER ŞEYE RAĞMEN KAZANMAMIZ GEREKEN BİR MAÇTI’’
- 20:23 - FESTİVALDE OSMANLI GELENEĞİ YAŞATILDI, CİĞER TEZGAHLARI DAVUL ZURNA İLE ŞENLENDİ
- 19:18 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 1 - TRABZONSPOR: 1 (MAÇ SONUCU)
- 18:39 - RAMAZAN KESKİN: "BAİB SEÇİMLERİ SİYASİ DEĞİL"
- 18:31 - BAİB'DE YÖNETİM TURKUAZ, TİM DELEGELERİ KIRMIZI
- 18:08 - ÖYKÜ SANATEVİ'NDE MANDALA ATÖLYESİ: 'İÇSEL DENGEYE YOLCULUK'
- 18:03 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 TRABZONSPOR: 0 (İLK YARI)
- 17:53 - SULAMA KANALINA DÜŞEN ÇOCUĞU KURTARMAK İÇİN ZAMANLA YARIŞTILAR
- 17:48 - TARSUS’TA YAĞIŞTAN ZARAR GÖREN YOLLAR YENİDEN DÜZENLENDİ
- 17:44 - TÜBİTAK DESTEKLİ ARAŞTIRMA: 'TIKLAMA TUZAĞI BAŞLIKLAR' GÜVENİ ZEDELİYOR
- 16:38 - KONYAALTI SAHİLİ’NDE DENİZ DİBİ VE KIYI TEMİZLİĞİ YAPILDI
BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR


EĞER BENİ UNUTURSAN...
Seni sevmeden önce sevgilim, benim değildi hiçbir şey;
sokaklarda ve nesnelerde dalgalanıp durdum;
hiçbir şeyin ne önemi vardı ne de adı;
dünya öylesine bekleyen havadan ibaretti.
Bildiğim külden salonlar,
Ay’ın yaşadığı tüneller,
veda eden zalim hangarlar,
kumlarda ısrar eden sorulardı.
Her şey boş, ölü ve dilsizdi,
düşmüş, terk edilmiş ve çürümüştü.
Her şey vazgeçilmez bir şekilde yabancıydı.
Her şey başkalarına ait
ya da hiç kimseye ait değildi,
güzelliğin ve yoksulluğun
sonbaharımı hediyelerle doldurana dek.
Soneto XXV Pablo Neruda
Çeviri: Bahar Uysal Hamaloglu
Malva Marina Reyes hidrosefalili bir bebek. İncecik, ufacık, kalem benzeri bedeninin oransal olarak karşılaştırılamayacağı kocaman kafasını sekiz yaşına dek taşımış ve bebekken babası tarafından terk edilmiş bir kız çocuğu. Babası Ricardo Eliécer Neftali Reyes Basoalto, Madrid’de Şili başkonsolosu iken karısı Maryka 18 Ağustos 1934’te Malva’yı dünyaya getirdi. Baba kızının doğumundan birkaç ay sonra arkadaşı Arjantinli Sara Tornu’ya şöyle yazdı: ‘’Kızım, son derece gülünç bir varlık, bir tür noktalı virgül, üç kiloluk bir vampir." Kızı iki yaşındayken Maryka'dan ayrıldı ve o günden sonra kızı Malva'yı bir daha görmedi, görmek istemedi. Maryka, Lahey'de Malva için bir kreş buldu ve yardım almak için bir kiliseye başvurdu. Kızının bakımı için kendisine ayda 100 dolar vermesi için kızının babasına adeta yalvardı ama hiç cevap alamadı. Babası küçük Malva’dan ne kaleme aldığı anılarında söz etti ne de yazdığı onca şiirin tek bir dizesini ona adadı.
Hollandalı yazar ve tarihçi Hagar Peeters, annesiyle birlikte terk edilen Malva’nın yaşam öyküsünü bir roman olarak kurgulamaya karar verdiğinde Amsterdam'ın 60 kilometre güneyindeki Gouda şehrinin eteklerindeki Oude Begraafplaats mezarlığında gömülü olan bu kız çocuğunun izini sürmeye başladı. Romanda Malva, genç bir sorgucu rolünde babasına şöyle sesleniyor: "Ezilenlerin şairi, adaletin savunucusu, neden beni hayatından kovdun? Neden güçsüzüm? Neden hidrosefaliden muzdaribim? Baba, neden beni terk ettin?" Baba, 1974'te ölümünden sonra yayınlanan anıları "Yaşadığımı İtiraf Ediyorum" da, acı çeken kızının varlığından hiç bahsetmiyor. Yetmiş yıldır sakladığı bir sır bu. Hagar Peeters, bu kızı terk edilmiş çocukların yaşadığı araftan kurtarmaya neden karar verdiğiniyse şöyle açıklıyor: "Kitapta, kelimenin tam anlamıyla Malva'nın ruhunun hayalet yazarıyım ; beni sözcüsü olarak seçti. Romanın ilk cümleleri ise şunlar: "Benim adım Malva. Bu isim babamın, büyük şair Pablo Neruda'nın fikriydi. Ama bunu asla kamuoyuna söylemedi.”
Sol için Neruda kusursuzdu. Şiirleri siyasi ve kültürel direnişin sembolüydü. Hem Avrupa'da hem de Şili'de komünist partiler, sağın elinde koz olmasın diye bu trajik olayı örtbas ettiler. Yargılamadan önce Malva, babasını anlamak için gereken gücü topluyor. Onu edebi kürsüsünden indiriyor ve onu, aydınlık ve karanlık yönleriyle, sınırlılıklarıyla bir insan olarak değerlendiriyor.
Sanatçılar, dağılmış parçalarını gizlemek yerine onları çekip çıkarma ve dünyaya sergileme arzusu taşırken bizler sanatı sanatçıdan ayırmakta zorlanmayı sürdürüyoruz. Tüm dünyaca takdir edilmiş eserlerin yaratıcılarını kişiselleştirmek yadsıyamayacağımız bir özelliğimiz. Eserler bizimle paylaşıldığında sanatçıların sadece eserlerini değil hayatlarını da yargılama hakkımız olduğuna inanıyoruz. Yarattıklarından edindiğimiz izlenimle çelişen yaşamı deneyimleyiş tarzlarını gördüğümüzde yüreğimizde ister istemez onlara, bir karşı cephe açıyoruz. Oysa ahlak ne kadar öznelse sanatçıyı takdir etmek de o kadar öznel bir konu. Çoğu insanın yüzeyindeki yaldız yeterince kazındığında, insan olmanın gereklerini yerine getirmediğini görebiliriz. Peki bu sanatçıların eserlerini daha az ilgi çekici veya daha az etkin yapar mı? Sanatçılar kendi bağlamlarının, yaşamlarının, çevrelerinin, ailelerinin, kendi genotip ve fenotiplerinin sentezi. Onlar da iyi ve kötü yanlarıyla insan, tıpkı bizler gibi.
Sanatçıyla ilk temasımız, deneyimimiz yarattığı eser aracılığıyla oluyor. Dinlediğimiz müzik eseri, gördüğümüz muhteşem bir fotoğraf veya tablo ya da yolumuza çıkan ilgi çekici mimarî, etik değerlerini benimsemeyeceğimiz birine ait olabilir. Gerçek şu ki, bu her zaman öngörülebilecek bir şey değil. Ancak ünlü insanların kamuoyunun görme alanına düşmeyen hayatları, inceden inceye didiklendiğinde onlar hakkında hoşlanmadığımız şeyler öğrenebiliriz. Değerlerini yargılayabilir, eserleriyle yaşamlarının çeliştiğini gördüğümüzde onları destekleyip desteklemeyeceğimize karar verebiliriz ama önemli olan sanatlarını yargılarımızdan yola çıkarak yerin dibine sokmamak. Benim yüreğimi demirlediğim tez, sanatın, sanatçıdan çok daha önemli olduğu. Sanatçı en fazla yüz yıl varlığını sürdürür sanatsa sonsuza dek. Düşünüyorum da davranışları örnek oluşturmayan sanatçıların tüm eserlerini ortadan kaldırırsak belki de, geriye çok az sanat eseri kalır. O zaman kırılan yerlerimizi onaran, eksik parçalarımızı yerine koyan, kendimizi ararken bize ışık olan sanat için Johann Wolfgang von Goethe’nin sözünü anımsayalım: ‘’İnsan en azından her gün küçük bir şarkı dinlemeli, güzel bir şiir okumalı, güzel bir resim görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı söz söylemelidir’’ Payıma bu cümleden en çok düşeni, mantıklı söz söylemek. Neruda’yı görmezden nasıl gelebilir, Şilili feministler gibi ustayı nasıl acımasızca kınayabilirim? Şili'deki Santiago havaalanına Neruda'nın adının verilmemesi için Temsilciler Meclisi'ne çağrıda bulunan topluluğa nasıl katılabilirim? Yaptıklarını onaylamamayı aklım bilir bilir ama yüreğim şiirlerini okumakta, çevirmekte hevesli, ısrarcı ve kararlı.
Sessiz olduğunda seviyorum seni sanki yokmuşsun gibi,
beni uzaklardan dinliyormuşsun,
sesim sana dokunmuyormuş gibi.
Gözlerin uçup gitmiş
ve bir öpücük ağzını kapatacakmış gibi.
Her şey benim ruhumla dolu olduğundan
sen şeylerden ve ruhumun damarından
fırlıyorsun. Düş kelebeği, ruhuma
ve melankoli sözcüğüne benziyorsun.
Sessiz ve uzakta olmanı seviyorum.
Ve sen bir ninnide şikâyetlenen bir kelebek gibisin.
Ve beni uzaklardan dinliyorsun, sesim ulaşmıyor sana.
Bırak ben de senin sessizliğinde susayım.
Bırak seninle, senin sessizliğinle konuşayım
bir lamba kadar parlak, bir yüzük kadar yalın.
Gece gibisin, suskun ve takımyıldızlı.
Sessizliğin bir yıldızın sessizliği, çok uzak ve candan.
Sessiz olduğunda seviyorum seni sanki yokmuşsun gibi
Uzak ve acı veren, sanki ölmüşsün gibi.
Sonra bir kelimen, bir gülümsemen yeter.
Ve ben seviniyorum, seviniyorum ki doğru değil bu.
El Poema 15 Pablo Neruda
Çeviri: Bahar Uysal Hamaloglu
YENİDEN YENİDEN DOĞMAK VE MOLA HAKKINI GERİ ALMAKBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
İDİL VE URALLARDA TÜRK RUHUNURİ SEZEN
ANTALYA’NIN ALIN TERİ EZİLMEZ!1 TONDAN 1300 TONA UZANAN BİR EMEK DESTANISÜLEYMAN EKİN
BU BELEDİYECİLİK ZİHNİYETİ OLAMAZVEDAT GÜRHAN
BİLİNÇ ÇAĞINDA BAHARBİHTER GÖRDÜ
ZAMANIN ÇARKINDA YENİ BİR DÜNYA VE TÜRKİYEIŞIK YARGIN
MUHAFAZAKARLIK; ‘YERLİ ve MİLLİLİK’ ÜZERİNDEN BATI KARŞITLIĞIALİ İHSAN DİLMEN
MİRASIN ESARET ESTETİĞİ: SANATIN YENİ SAVAŞ KİMLİĞİGÖZDE SARI
KARGODA ÜCRET TUZAĞIAV İBRAHİM GÜLLÜ
GÖNÜLLÜ UYUMARAZİYE GÖK AKTAŞ
110 MİLYAR DOLAR BİR HEDEF DEĞİL, BİR ZİHİN DEVRİMİDİRHÜSEYİN BARANER
HASTA BİNA SENDROMUAHMET İLBARS
KAZANANI OLMAYAN, KAYBEDENİ ÇOK OLAN SAVAŞNİZAMETTİN ŞEN
YARIM KALAN AMA DEVAM EDEN BİR HAYATŞAFAK ÇELİK
KÜRT DENİLEN OLUŞUMUN TARİHİ VAR MI?MUHARREM YELLİCE
MAHALLELİ NİÇİN MUHALEFETE OY VERSİN?TARIK ÇELENK
ANTALYASPOR İÇİN ALTYAPI ÖNEMLİ Mİ?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ANKARAŞENER METE
GÜÇLÜ KADIN MI, YORULMUŞ KADIN MI?DERYA DEMİR
BİR TÜRKÜNÜN ARKA SOKAKLARI: ÜSKÜDAR'A GİDERKEN ALDI DA BİR YAĞMURGAZANFER ERYÜKSEL
BELİRSİZLİĞİN GÖLGESİNDE YAŞAMAK…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR İLE “YUNUS EMRE VE MEZARI” ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ÇÖL VİZYONU VE AKDENİZ GERÇEĞİCEM ARÜV
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BAYRAMLARŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
İSMAİL BAHA SÜRELSAN ANISINA ÖDÜL TÖRENİ
NAFAKA NEDENİYLE ENGELLİ MAAŞI BAĞLANMADI
HEM TEDAVİ GÖRÜYORLAR, HEM PARA KAZANIYORLAR
TÜRK TARIMI İÇİN STRATEJİK KAZANIM FIRSATLARI
8'İNCİ ETNOSPOR FORUMU ANTALYA'DA
3 ÇOCUK ANNESİ GAMZE, BABA MESLEĞİ FIRINCILIĞI SÜRDÜRÜYOR
BATI AKDENİZ İHRACATI İLK ÇEYREKTE YÜZDE 4,49 ARTTI
ATB MART AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





