Bugün 18 Şubat 2026 Çarşamba
  • Antalya14 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6852.65
    %-0.07
  • Dolar
    43.7286
    %0.05
  • Euro
    51.8662
    %0.14

MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR

TÜRK MİTOLOJİSİNDEN SEMAVİ DİNLERE

18 Şubat 2026 Çarşamba 00:37

​​Türklerin İslamiyet öncesi inanç sistemi sıklıkla "pür monoteizm" (Gök Tanrı) olarak sunulsa da, antropolojik veriler animizm ve güçlü bir dualizmin varlığına işaret eder Yaratılış Türeyiş Destanlarımızda bu durum açıkça ifâde edilir. Bu makale, Türk kozmolojisindeki Güneş kültü ve iyi-kötü (Bayülgen-Erlik) dengesinin, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi sistemlerin oluşumundaki etkisini inceleyeceğim. Türklerin "doğuştan monoteist" olduğu iddiasının, sosyolojik bir evrimden ziyade, İslam sonrası kimlik inşası için geliştirilmiş ideolojik bir kılıf olduğu düşünüyorum. İddialarım şöyle;

​ Sosyolojik Bir Kılıf Olarak "Ezeli Monoteizm"

​Geleneksel tarih yazımı, Türklerin İslam'ı kabulünü kolaylaştırmak adına "Gök Tanrı" inancını İslam’daki Allah kavramıyla eşdeğer tutar. Oysa din sosyolojisi, inancın toplumsal yapıya paralel olarak animizmden monoteizme evrildiğini gösteriyor. Türklerdeki hiyerarşik yapı; en üstte Karahan, altında Bayülgen ve yeraltında Erlik Han ile aslında çok katmanlı ve dualist bir karakter sergiliyor. Bu yapının "tek tanrılı" olarak lanse edilmesi, tarihsel gerçeklikten ziyade siyasi bir uyum çabası gibi görünüyor.

İbrahim Kafesoğlu, Osman Turan ve Yılmaz Öztuna, İsmail Hakkı Danişment gibi tarihçiler tarafından savunulan "Türklerin doğuştan monoteist olduğu ve bu sayede İslamiyet’i kolayca benimsedikleri" tezi, din sosyolojisi açısından rasyonel bir evrimden ziyade ideolojik bir inşa niteliği taşımaktadır. Bu yaklaşım, Türk inanç sistemini animizm, güneş kültü ve dualizm gibi evrensel dini basamaklardan yalıtarak; onu başlangıcından itibaren steril, soyut ve İslam teolojisiyle uyumlu bir "Gök Tanrı" parantezine hapseder. Oysa Türk kozmolojisindeki Bayülgen ve Erlik Han arasındaki keskin dualizm ile göğün 17 katlı hiyerarşik yapısı, bu inancın aslında çok katmanlı ve çatışmacı bir doğaya sahip olduğunu, "tek tanrıcılık" iddiasının ise İslam sonrası kimliği tarihe geriye dönük eklemleme çabası olduğunu göstermektedir diye düşünüyorum. Kaldı ki; gGöğün 7, 9, 12 veya 17 katlı tasviri tek bir dogmatik şema değil; boylara göre değişen fakat ortak bir katmanlı kozmos fikrini koruyan dinamik bir gelenektir. Bu durum sistemin saf ve soyut bir monoteizm olmadığını, aksine işlevsel katmanlardan oluştuğunu göstermektedir.

Türk mitolojisindeki Bayülgen (ışık/iyilik) ile Erlik (karanlık/kötülük) arasındaki gerilim, evrensel dinlerdeki ahlâkî ikilik anlayışıyla benzerlik taşır. Ancak burada doğrudan bir köken aktarımından ziyade işlevsel benzeşmeden söz etmek daha isabetlidir. Avrasya düşünce dünyasında iyilik-kötülük karşıtlığı güçlü bir sembolik yapı üretmiştir.

​Türklerin İslamiyet’i kabulünü  "kolay geçiş" anlatısı olarak anlamanın tarihi gerçeklikle alakası yoktur. Taberi Tarihinde deteyları anlatılan , Talkan ve Curcan gibi tarihsel çatışma alanlarını ve halk inançlarında yaşayan köklü animist-dualist direnç hatlarını görmezden gelerek, sosyolojik bir anomaliyi "milli bir fıtrat" olarak sunmaktadır. Dinler tarihinin evrimsel yasalarına göre, hiçbir inanç sistemi başlangıç aşamasında pür bir monoteizm sergilemez; Türk inancı da güneş mitinden beslenen, doğa ruhlarıyla (iyeler) çevrili ve iyilik-kötülük dengesi üzerine kurulu bir süreçten geçerek evrilmiştir. Dolayısıyla, Türklerin İslam'ı kabulünü sadece "inanç benzerliği" ile açıklamak, bu kadim mitolojik zenginliği ve toplumsal dönüşümün gerçek sancılarını halı altına süpüren bir kılıf vazifesi görmektedir. Bu bakış Türk mili kimlik oluşumunu etkilemiş Türk milli varlığını Türk İslam sentezi algısı içinde sığlaştırmıştır. Bu bakış Türkleri edilgen ve bir pasif kabullenici sanki binlerce yıllık kültürel birikimini İslam’ın kabulü için hazırlayan bir dönor haline dönüştürmektedir. Halbuki Türk Milleti, Hristiyanlıktan İslamiyet’e kadar geniş dünya coğrafyasında inanç kalıplarını şekillendiren aktif bir mit   kurucudur. Bütün dünya inanç sistemlerinde Türk ruhu vardır.

​ Türk güneş mitinin ve Hristiyanlık Üzerindeki Etkisi

​Güneş, Türk ve Altay kozmolojisinde yaşamın kaynağı ve ilahi nurun temsilcisidir. Hristiyanlıkta İsa figürüne atfedilen özelliklerin pek çoğu, Mitraizm ve eski Türk güneş kültüyle örtüşür Özellikle İmparator Konstantin döneminde, pagan Güneş Bayramı'nın (Natalis Invicti) 25 Aralık olarak İsa’nın doğumuyla birleştirilmesi, Türk-Avrasya mitolojisinin Akdeniz havzasına giydirdiği bir elbisedir 21 Aralık'taki kış gündönümünden sonra güneşin "yeniden doğuşu", Türklerde "Nardugan" bayramı olarak kutlanırken, bu sembolizm Hristiyanlıkta "Işığın Dünyaya Gelmesi" şeklinde teolojikleştirilmiştir. Bu konuyu Mitolojiden Felsefeye adlı eserde detaylı olarak işledim.

​ Dualizm: Bayülgen ve Erlik’in Kozmik Savaşı

​Tüm evrensel dinler, iyilik ve kötülüğün savaşı üzerine kuruludur. Türk mitolojisindeki Bayülgen (Işık/İyilik) ve Erlik (Karanlık/Kötülük) arasındaki gerilim, dinler tarihindeki dualist yapının en saf örneklerinden biridir . Bu dualizm, Zerdüştlükten Museviliğe, oradan da Hristiyanlıktaki "Tanrı-Şeytan" dikotomisine (ikiliğine) evrilmiştir. Türk din anlayışındaki bu güçlü dualist yapı, semavi dinlerin ahlak yasalarının temelini oluşturmuştur. Bu temel Türk’tür. Kadim Türk inanç sistemi yerellikten evrenselliğe ulaşan bir çizgidir. Yukarıda adını saydığım tarihçiler bu çizgiyi daraltmış Arap kültür havzası içine hapsetmişlerdir. Türk milleti bu kültürel ajitasyonunun acısını çekmektedir.​​

Sonuç olarak Türk inanç sistemi, animizmden güneş kültüne, hiyerarşik yüksek tanrı anlayışından güçlü dualizme uzanan çok katmanlı bir kozmolojidir. Türk toplulukları Budizm, Maniheizm, Hristiyanlık ve İslamiyet ile temas etmiş; bu sistemleri yalnız kabul etmekle kalmamış, onları dönüştürmüştür. Dolayısıyla mesele, Türklerin edilgen bir şekilde monoteizme geçişi değil; Avrasya inanç tarihinde aktif bir rol üstlenmiş olmalarıdır.

Kaynakça

​Tylor, E. B. (1871). (Animizm ve dinlerin evrimi üzerine temel eser).

​Durkheim, É. (1912. (Dinin toplumsal yapıyla ilişkisi üzerine).

​İnan, A. (1954). Tarihte ve Bugün Şamanizm: Materyaller ve Araştırmalar. Ankara: Türk Tarih Kurumu. (Türklerdeki hiyerarşik tanrı ve ruhlar sistemi üzerine klasik çalışma).

​Cumont, F. (1903). (Güneş kültünün ve Mitraizm’in Roma ve Hristiyanlık üzerindeki etkisi).

​Ögel, B. (1971). Türk Mitolojisi (Cilt I & II). Ankara: Milli Eğitim Basımevi. (Güneş kültü, Nardugan ve Türk kozmolojisinin evrensel etkileri).

​Roux, J. P. (1994). Türklerin ve Moğolların Eski Dini. (Çev. Aykut Kazancıgil). İstanbul: İşaret Yayınları. (Türk dualizmi ve Gök Tanrı inancının antropolojik analizi).

Yellice.M. 2024.Mitolojiden Felsefeye. Kaynak Yaynları.

Bu yazı toplam 132 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim