- IMKB
% - Altın
7107.07
%-0.02 - Dolar
44.1652
%0.02 - Euro
50.6523
%0.28
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:38 - BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN, ÇOCUKLARLA İFTARDA BULUŞTU
- 00:43 - SİLAHLI KAVGADA EVİNİN ÖNÜNDE DURAN GENÇ KADIN BAŞINDAN VURULARAK HAYATINI KAYBETTİ
- 00:33 - AFŞİN-GÖKSUN KARAYOLUNDA KAZA: 2 YARALI
- 00:18 - ADANA’DA İŞ YERİNDE SİLAHLI KAVGA: 2 YARALI
- 23:33 - OSMANİYE’DE KADİR GECESİ’NDE CAMİLER DOLDU TAŞTI
- 23:33 - DEPREMİN ARDINDAN YENİDEN İNŞA EDİLEN HABİBİ NECCAR CAMİİ, KADİR GECESİ’NDE VATANDAŞLARIN AKININA UĞRADI
- 23:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGINA MÜDAHALE EDEN İTFAİYE ERİ DARBEDİLDİ
- 23:18 - HAFIZLIK EĞİTİMİ ÖĞRENCİLERİNDEN FİLİSTİN’E BAĞIŞ
- 21:58 - ALKÜ AİLESİ GELENEKSEL BAYRAMLAŞMADA BULUŞTU
- 20:36 - TOUR OF ANTALYA ÖDÜL TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 20:13 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE YÖNELİK DAVANDA TUTUKSUZ SANIKLARIN SAVUNMALARI ALINDI
- 19:27 - RÜŞVET VE YOLSUZLUK DAVASINDA ZUHAL BÖCEK VE İLKER ARSLAN İFADE VERDİ
- 19:13 - ADANA’DA SİVİL TOPLUM VE EĞİTİM CAMİASI İFTARDA BULUŞTU
- 18:53 - BURDUR’DA PİDE SALONUNDA DOĞALGAZ PATLAMASI: 1 YARALI
- 18:38 - CAM PİRAMİT’TE KARADENİZ VE BURDUR RÜZGARI ESTİ

EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


EKİN İDİM OLDUM HARMAN
Sapsarı, çelimsiz, üfürsen uçacak bir çocuk. Küçük bir kasabada doğmuş. Baba yok, var da, çok uzaklarda, yılda bir kere ya görür ya görmez. Anne hastanede hizmetli. Bazen nöbete kalır, bazen gece gider gündüz uyur, bazen de tam tersi. Bu sarı çocuk ne yapar, okula zamanında gider mi, aç mı gider tok mu, acıkınca ne yapar… Ne bilen var ne soran. Ama o bunları asla dert etmiyor, farkında bile değil.. Aklı fikri yeni şeyler öğrenmekte. Evde bir yaprak kitap yok, kitaba ayıracak tek kuruş da yok. Ne ara fırsat bulsa kasabanın sokaklarında ve çarşı meydanında gazete parçaları arıyor. Bulduğu gazete sayfalarını soluk soluğa eve getiriyor ve inanılmaz bir iştahla o sayfaları okuyup ezberliyor. O kadar salak ki, belki de okuduğu gazete yazılarıyla aç karnının doyacağını sanıyor!
Tarihe çok meraklı. Sadece Türkiye’de değil, dünya tarihinde yaşanmış her mesele, her olay ilgisini çekiyor ve onda çok şiddetli bir öğrenme arzusu yaratıyor. Ama elbette ve öncelikle kendi ülkesi, kendi ulusu. Türkler, Orta Asya, Ortadoğu, Balkanlar, Osmanlı, Karadeniz, Kafkasya ve elbette Anadolu. Nasıl inanırlar, nasıl düşünürler, tarihte nasıl bir rol oynamışlar, hangi felaketlere tutulmuşlar, nasıl yenilmişler, niçin yıkılmışlar, başka kültürlerle nasıl ilişki geliştirmişler… Hep merak, hep soru, hep arayış. Doymak bilmez bir öğrenme isteği. Okul kütüphanesindeki kitapların tamamını okumuş, ama okudukça acıkıyor ve daha fazla okuma isteği depreşiyor.
Ve büyüdükçe siyasete özel ilgi. Hatta gereğinden fazla. Ne ailede siyasetle ilgilenen var, ne sülalede, ne de çevresinde. Zaten fakir bir aile çocuğunun siyasette işi ne ki? Kim takar? Olsa olsa “eşkıya” olur, “anarşist” olur, “maşa” olur! Artık liseye gidiyor, yani yeterince büyümüş! Okuduğu kitaplardan öğrendikleriyle o kadar güçlü sanıyor ki kendisini, bıraksalar tüm dünyanın altını üstüne getirecek! Tam bir sosyalizm aşığı. Nazım Hikmet okuyor, Ahmed Arif, Orhan Kemal, Yaşar Kemal... İnanılmaz bir iştah üzere İnce Memed’in ilk iki cildini on günde bitiriyor. Sadece okumakla da kalmıyor üstelik, şiir yazmaya, kısa öyküler yazmaya, hatta hemşerisi Fakir Baykurt’a özenip köy romanı yazmaya falan kalkıyor. Yani nereden baksanız tam bir çılgın, ne haddini biliyor ne hududunu!
Fakülte demek özgür olmak demek. Ve başladığının ilk günlerinde devrimci öğrenci gruplarını arayıp buluyor. Ailesi okuyup büyük adam olsun diye elindeki avucundaki her şeyi ona gönderiyor, ama onun aklı fikri siyasette! Öğrenci derneğine üye oluyor, bazı gösterilere katılıyor ve daha yolun başında polisin radarına girmeyi başarıyor.
Ve devamında gözaltılar, mahpus damları, DGM huzurunda titrek bir ses tonuyla ifade vermeler, okuldan atılmalar, grup kavgalarına iştirak, devrimci bir gruba liderlik etme çabaları falan. Tabi bu süreçte bir yandan da kendisini tanımaya, kendisiyle yüzleşmeye başlıyor. Eylemlere katılan diğer yoldaşlarına bakıyor ve onlarla kendisini kıyaslıyor zaman zaman. Onlar daha öfkeli, daha esmer ve fiziken daha güçlü çocuklar… Oysa kendisi? Hâlâ çelimsiz, hâlâ pek zayıf, öfkesi diğer yoldaşları kadar şiddetli değil, örneğin islamci-ülkücü talebelerle de iletişim kurmakta ve hatta dostluk geliştirmekte bir sakınca görmüyor. Ve elbette aç bir kurt gibi okumaya ve öğrenmeye hiç ara vermeden devam ediyor. Tuğla gibi kitapları birkaç haftada devirip atıyor, yoldaşları kahvehanelerde okey oynarken o hiç öğrenci evinden çıkmıyor, aklı fikri kitaplarda, gazetelerde, yayınlarda, dergilerde. Aslında bu kitap okuma seansları, aynı zamanda kendisini tanıma, kendisiyle yüzleşme ve belki de kendisiyle hesaplaşma seansları, ama o henüz bunun farkında değil, biteviye okuyor, biteviye yeni şeyler öğrenmeye çalışıyor.
Ve nihayet dört senelik fakülte sekiz senede bitiyor, Antalya’ya geliyor, yeni bir yaşam planı var cebinde. Artık yirmi beş yaşına “merdiven dayamış” bulunuyor, biraz olgunlaşmaya ve hayatın diğer yüzünü de görmeye başlamıştır. Bir ofiste çalışmaya başlıyor, çalıştığı ofiste yatıp kalkıyor, bazen otogarda sabahlıyor, ama yine de kısa süre sonra ilk şiir kitabını yayımlatmayı başarıyor; “Hoşça Kal Yüreğim”. Elbette çok gururlu, nihayetinde herkesin bir öyküsü vardır, ama herkesin bir “şiiri” yoktur, öyle değil mi?!
Sonra fakülte yaşamı boyunca her gün eleştirdiği CHP’ye üye oluyor. Artık sosyal ortamlarda tanınıyor, biliniyor, takdir ediliyor. Bundan memnun, demek ki bu yaşlarda buna ihtiyacı var. Ve bazı siyasal temsil görevleri de üstleneceği ve tam yirmi yıl sürecek CHP üyeliği, böylece başlamış oluyor. Ta ki 2014’ün Eylül ayına kadar. Bir süredir parti içinde yaşanan gelişmelerden rahatsızdır, yeni parti yönetimi tarafından itildiği, kakıldığı, ötekileştirildiği ve dışlandığını düşünmektedir. Ve bu ruh hali onu partiden istifa etmeye ve tam karşı çizgideki bir siyasi partiye katılmaya kadar itiyor! Tıpkı yıllar önce Çerkez Ethem’in yaptığı gibi, ne büyük hata! Oysa bir siyasetçi için bir köşeye çekilip orada sessizce uygun bir zamanı kollamaktan daha kıymetli ne olabilir? Ama ah o öfke yok mu o baldan tatlı öfke?! Ah o intikam duygusu yok mu?! Bazen insanın kaderine darbe yapar ve el koyar, hiçbir şey yapamazsın, usulca teslim olursun ve sadece onun emirlerini yaparsın.
Artık elli yaşına gelmiştir ve hakikat şu ki, epey olgunlaşmış ve kendisini tanımaya başlamıştır. Bu geçen elli yılda pek çok insanın yaşadığından fazla şey yaşamış, birçok insanın hayal bile edemeyeceği ortamlara girmiş, birçok insanın televizyonlarda görmekle yetindiği insanların sofrasına oturmuş, fikir beyan etmiştir. Ve işte bu günlerden birinde bir gece uyurken şöyle sayıkladığını fark eder; “senden siyaset adamı olmaz! sende politikacı kumaşı yok! Devlet adamı olur, cemiyet adamı olur, kalem efendisi olur, ama asla politikacı olmaz!”
Yarım asrı aşkın bir ömür yaşamış, defalarca düşüp kalkmış ve her defasında bir şekilde üstünü başını düzeltip yürümeyi başarmıştır. Artık kendisini tanıyor, sınırlarını, gücünü ve zayıf yanlarını biliyor. Şimdilerde en iyi bildiği işi yapıyor, bir dönem romanı yazıyor. Hiçbir siyasi partiye ilgi duymuyor, lâkin dünya, bölge ve ülke siyasetini yakından izliyor. Çünkü siyasete ilgi duymak ona çocukluğunun vasiyeti, o sarı ve çelimsiz çocuğa ihanet etmekten korkuyor, başka türlü davranamaz.
DAVUL BİLE DENGİ DENGİNE!..VEDAT GÜRHAN
'BOMBALARIN KARBONU'CEM ARÜV
TAZİYEMİZ VARPROF DR RAMAZAN DEMİR
YEMEK SİTELERİNE YENİ DÜZENLEMEAV İBRAHİM GÜLLÜ
VATAN MİLLET SEVGİSİNE DAİRALİ İHSAN DİLMEN
AYIPLI HİZMET VE TÜKETİCİNİN HAKLARIAV CÜNEYT KARASU
ULVİYE KÜCCÜK İLE EDEBİYAT VE YAŞAM YOLCULUĞUNU KONUŞTUKGAZANFER ERYÜKSEL
YÜREĞİN HAFIZASIBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
FATMANUR ÇELİKLERE NE ZAMAN DUYARLI OLURUZ?TARIK ÇELENK
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIMIŞIK YARGIN
SON SAHURLARŞENER METE
SANA BİR MEKTUP YAZDIMYUNUS YAŞAR
MEKANIN CENNET OLSUN / İLBER ORTAYLI'NIN ANISINA...MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR TATLI UYKU SONRASI HÜZÜNŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ, DİNİ PROPAGANDA MI?MUHARREM YELLİCE
BİR RESSAM POTRESİ: CEMALETTİN TİMURHALİL ERDEM
DOĞRUYU BİLİP YANLIŞI SEÇMEKNİNA ŞAHİN
GÖNÜLLÜ SADELİKAHMET İLBARS
KADIN OLMANIN SESSİZ HİKAYESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ANTALYASPOR YAYIN GELİR PAYI ARTAR MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA EDEBİYATÇILARHAKAN ERCAN
SAYIN MANSUR YAVAŞ’A AÇIK MEKTUPHASAN YAKUP CANGÜVEN
MOBİLİTE ÇAĞINDA KİTLE TURİZMİNİZAMETTİN ŞEN
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜOYA BOYSAN
'AŞK İKSİRİ' YENİDEN SAHNEDE
LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİ İFTARDA BULUŞTU
KOLON KANSERİNDE YAŞ SINIRI GİDEREK DÜŞÜYOR
KEMER, DÜNYA SUP ŞAMPİYONASI TAKVİMİNE GİRDİ
CAN SUYU PROJESİ İLE 10 TON SU ÜCRETSİZ
KILIÇ: "EMEKLİYE BAYRAMDA EN AZ BİR MAAŞ İKRAMİYE VERİLMELİ"
'GRİ BOŞANMA' YÜZDE 56 ARTTI
ERCAN YAVAŞ: "KADINLAR OLMASAYDI, DÜNYA KARANLIK OLURDU"
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





