- IMKB
% - Altın
6276
%1.15 - Dolar
46.4681
%-0.02 - Euro
53.2212
%-0.23
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 17:18 - KAYMAKAM ÖZAYDIN, ERZİN’E VEDA ETTİ
- 17:08 - OKKALI: "ANTALYA, HİZMETTE ÖRNEK KENT OLMALI"
- 16:48 - ÜST GEÇİTTE 4 ARAÇ BİRBİRİNE GİRDİ: 1 YARALI
- 16:43 - BURDUR’DA OTOMOBİL İLE HAFİF TİCARİ ARAÇ ÇARPIŞTI: 5 YARALI
- 16:43 - DEPREMİN ARDINDAN YENİDEN İNŞA EDİLEN ANTAKYA’NIN KALBİNDE TİCARET YENİDEN BAŞLADI
- 16:33 - ANTALYA’DA ELEKTRİK TRAFOSUNDA ÇIKAN YANGIN KOKUTTU
- 16:28 - MUT’TA DOĞA MÜZESİ AÇILDI
- 16:08 - POZANTI’DA DOĞAYA 300 KINALI KEKLİK SALINDI
- 15:48 - İŞ SANAT ANADOLU SERGİLERİ, EĞİRDİR’DE
- 15:43 - AKSU’DA ZABITA EKİPLERİNDEN DİLENCİ DENETİMİ
- 15:28 - ANTALYASPOR YÖNETİM KURULUNDA GÖREV DAĞILIMI BELİRLENDİ
- 15:23 - ’DUR’ İHTARINA UYMADI, YAŞANAN KOVALAMACININ ARDINDAN YAKALANDI
- 15:18 - ADANA DEMİRSPOR’A YEREL BASINDAN 100 BİN LİRALIK DESTEK
- 15:18 - MERSİN’DE SAĞLIK ÇALIŞANLARI MOTİVASYON ETKİNLİĞİNDE BULUŞTU
- 15:08 - DAİMFED AKADEMİK ÇALIŞMA KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA DOÇ. DR. İLYAS SARIBAŞ ATANDI
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


EKİN İDİM OLDUM HARMAN
Sapsarı, çelimsiz, üfürsen uçacak bir çocuk. Küçük bir kasabada doğmuş. Baba yok, var da, çok uzaklarda, yılda bir kere ya görür ya görmez. Anne hastanede hizmetli. Bazen nöbete kalır, bazen gece gider gündüz uyur, bazen de tam tersi. Bu sarı çocuk ne yapar, okula zamanında gider mi, aç mı gider tok mu, acıkınca ne yapar… Ne bilen var ne soran. Ama o bunları asla dert etmiyor, farkında bile değil.. Aklı fikri yeni şeyler öğrenmekte. Evde bir yaprak kitap yok, kitaba ayıracak tek kuruş da yok. Ne ara fırsat bulsa kasabanın sokaklarında ve çarşı meydanında gazete parçaları arıyor. Bulduğu gazete sayfalarını soluk soluğa eve getiriyor ve inanılmaz bir iştahla o sayfaları okuyup ezberliyor. O kadar salak ki, belki de okuduğu gazete yazılarıyla aç karnının doyacağını sanıyor!
Tarihe çok meraklı. Sadece Türkiye’de değil, dünya tarihinde yaşanmış her mesele, her olay ilgisini çekiyor ve onda çok şiddetli bir öğrenme arzusu yaratıyor. Ama elbette ve öncelikle kendi ülkesi, kendi ulusu. Türkler, Orta Asya, Ortadoğu, Balkanlar, Osmanlı, Karadeniz, Kafkasya ve elbette Anadolu. Nasıl inanırlar, nasıl düşünürler, tarihte nasıl bir rol oynamışlar, hangi felaketlere tutulmuşlar, nasıl yenilmişler, niçin yıkılmışlar, başka kültürlerle nasıl ilişki geliştirmişler… Hep merak, hep soru, hep arayış. Doymak bilmez bir öğrenme isteği. Okul kütüphanesindeki kitapların tamamını okumuş, ama okudukça acıkıyor ve daha fazla okuma isteği depreşiyor.
Ve büyüdükçe siyasete özel ilgi. Hatta gereğinden fazla. Ne ailede siyasetle ilgilenen var, ne sülalede, ne de çevresinde. Zaten fakir bir aile çocuğunun siyasette işi ne ki? Kim takar? Olsa olsa “eşkıya” olur, “anarşist” olur, “maşa” olur! Artık liseye gidiyor, yani yeterince büyümüş! Okuduğu kitaplardan öğrendikleriyle o kadar güçlü sanıyor ki kendisini, bıraksalar tüm dünyanın altını üstüne getirecek! Tam bir sosyalizm aşığı. Nazım Hikmet okuyor, Ahmed Arif, Orhan Kemal, Yaşar Kemal... İnanılmaz bir iştah üzere İnce Memed’in ilk iki cildini on günde bitiriyor. Sadece okumakla da kalmıyor üstelik, şiir yazmaya, kısa öyküler yazmaya, hatta hemşerisi Fakir Baykurt’a özenip köy romanı yazmaya falan kalkıyor. Yani nereden baksanız tam bir çılgın, ne haddini biliyor ne hududunu!
Fakülte demek özgür olmak demek. Ve başladığının ilk günlerinde devrimci öğrenci gruplarını arayıp buluyor. Ailesi okuyup büyük adam olsun diye elindeki avucundaki her şeyi ona gönderiyor, ama onun aklı fikri siyasette! Öğrenci derneğine üye oluyor, bazı gösterilere katılıyor ve daha yolun başında polisin radarına girmeyi başarıyor.
Ve devamında gözaltılar, mahpus damları, DGM huzurunda titrek bir ses tonuyla ifade vermeler, okuldan atılmalar, grup kavgalarına iştirak, devrimci bir gruba liderlik etme çabaları falan. Tabi bu süreçte bir yandan da kendisini tanımaya, kendisiyle yüzleşmeye başlıyor. Eylemlere katılan diğer yoldaşlarına bakıyor ve onlarla kendisini kıyaslıyor zaman zaman. Onlar daha öfkeli, daha esmer ve fiziken daha güçlü çocuklar… Oysa kendisi? Hâlâ çelimsiz, hâlâ pek zayıf, öfkesi diğer yoldaşları kadar şiddetli değil, örneğin islamci-ülkücü talebelerle de iletişim kurmakta ve hatta dostluk geliştirmekte bir sakınca görmüyor. Ve elbette aç bir kurt gibi okumaya ve öğrenmeye hiç ara vermeden devam ediyor. Tuğla gibi kitapları birkaç haftada devirip atıyor, yoldaşları kahvehanelerde okey oynarken o hiç öğrenci evinden çıkmıyor, aklı fikri kitaplarda, gazetelerde, yayınlarda, dergilerde. Aslında bu kitap okuma seansları, aynı zamanda kendisini tanıma, kendisiyle yüzleşme ve belki de kendisiyle hesaplaşma seansları, ama o henüz bunun farkında değil, biteviye okuyor, biteviye yeni şeyler öğrenmeye çalışıyor.
Ve nihayet dört senelik fakülte sekiz senede bitiyor, Antalya’ya geliyor, yeni bir yaşam planı var cebinde. Artık yirmi beş yaşına “merdiven dayamış” bulunuyor, biraz olgunlaşmaya ve hayatın diğer yüzünü de görmeye başlamıştır. Bir ofiste çalışmaya başlıyor, çalıştığı ofiste yatıp kalkıyor, bazen otogarda sabahlıyor, ama yine de kısa süre sonra ilk şiir kitabını yayımlatmayı başarıyor; “Hoşça Kal Yüreğim”. Elbette çok gururlu, nihayetinde herkesin bir öyküsü vardır, ama herkesin bir “şiiri” yoktur, öyle değil mi?!
Sonra fakülte yaşamı boyunca her gün eleştirdiği CHP’ye üye oluyor. Artık sosyal ortamlarda tanınıyor, biliniyor, takdir ediliyor. Bundan memnun, demek ki bu yaşlarda buna ihtiyacı var. Ve bazı siyasal temsil görevleri de üstleneceği ve tam yirmi yıl sürecek CHP üyeliği, böylece başlamış oluyor. Ta ki 2014’ün Eylül ayına kadar. Bir süredir parti içinde yaşanan gelişmelerden rahatsızdır, yeni parti yönetimi tarafından itildiği, kakıldığı, ötekileştirildiği ve dışlandığını düşünmektedir. Ve bu ruh hali onu partiden istifa etmeye ve tam karşı çizgideki bir siyasi partiye katılmaya kadar itiyor! Tıpkı yıllar önce Çerkez Ethem’in yaptığı gibi, ne büyük hata! Oysa bir siyasetçi için bir köşeye çekilip orada sessizce uygun bir zamanı kollamaktan daha kıymetli ne olabilir? Ama ah o öfke yok mu o baldan tatlı öfke?! Ah o intikam duygusu yok mu?! Bazen insanın kaderine darbe yapar ve el koyar, hiçbir şey yapamazsın, usulca teslim olursun ve sadece onun emirlerini yaparsın.
Artık elli yaşına gelmiştir ve hakikat şu ki, epey olgunlaşmış ve kendisini tanımaya başlamıştır. Bu geçen elli yılda pek çok insanın yaşadığından fazla şey yaşamış, birçok insanın hayal bile edemeyeceği ortamlara girmiş, birçok insanın televizyonlarda görmekle yetindiği insanların sofrasına oturmuş, fikir beyan etmiştir. Ve işte bu günlerden birinde bir gece uyurken şöyle sayıkladığını fark eder; “senden siyaset adamı olmaz! sende politikacı kumaşı yok! Devlet adamı olur, cemiyet adamı olur, kalem efendisi olur, ama asla politikacı olmaz!”
Yarım asrı aşkın bir ömür yaşamış, defalarca düşüp kalkmış ve her defasında bir şekilde üstünü başını düzeltip yürümeyi başarmıştır. Artık kendisini tanıyor, sınırlarını, gücünü ve zayıf yanlarını biliyor. Şimdilerde en iyi bildiği işi yapıyor, bir dönem romanı yazıyor. Hiçbir siyasi partiye ilgi duymuyor, lâkin dünya, bölge ve ülke siyasetini yakından izliyor. Çünkü siyasete ilgi duymak ona çocukluğunun vasiyeti, o sarı ve çelimsiz çocuğa ihanet etmekten korkuyor, başka türlü davranamaz.
AZİZ'İ NEDEN YÖNETİME ALMADIN?VEDAT GÜRHAN
HAYAT KISA, MUTLU OLMAYI İHMAL ETMEAHMET İLBARS
CHP’Yİ İŞLEVSİZLEŞTİRMENİN BEDELİ?TARIK ÇELENK
TAHSİN KURTBEYOĞLU-BİR KAYMAKAMIN OBJEKTİFİNDEN ANADOLUHASAN YAKUP CANGÜVEN
YELKOVANIN UCUNDA MI ASILI ZAMANSIZ ZAMANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
DEVRİDAİMGAZANFER ERYÜKSEL
OĞUZ UYKUSUEŞREF URAL
DİJİTAL RAF ETİKET SİSTEMİAV İBRAHİM GÜLLÜ
BİR FABRİKADAN FAZLASISÜLEYMAN EKİN
MEVLİD’E DEĞİL, DEVLETİN MEZHEP TERCİHİNE İTİRAZMUHARREM YELLİCE
DERİNLİKSİZ SANAT ÇAĞINDA KAYDIR BEĞEN VE TÜKETGÖZDE SARI
BABALAR GÜNÜ: SESSİZ KAHRAMANLARIN GÜNÜGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
MEYVEYİ DALINDAN YEMEKŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
GELECEĞİN MİMARLARIIŞIK YARGIN
FAKİR BAYKURT 97 YAŞINDA (15 Haziran1929- 11 Ekim 1999)YUNUS YAŞAR
GÖBEKLİTEPE'Yİ 20 YIL ÖNCE BULDUK; DÜNYAYA ANLATABİLDİK Mİ?NİZAMETTİN ŞEN
DELİLER GEMİSİ YENİDEN YOLA ÇIKARKENMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
YAŞAR EVCEN İLE ENİNE BOYUNA: YAŞAR EVCEN KÜLTÜR EVİYUSUF YILDIRIM
DİL POLİTİKALARI BAĞLAMINDA MUHAKEMET'ÜL-LUGATEYN VE DİL ŞUURUMUZDOÇ DR BEKİR DİREKCİ
BARIŞIN GÜCÜ VE TURİZMHÜSEYİN BARANER
YARGININ DİLİ NEREYE DAYANMALI?PROF DR RAMAZAN DEMİR
NADİA COMANECİ HEP 10 TAM PUAN ALIYOROYA ÖZGÜR
TÜRK MUHAFAZAKARLIĞI ve NURETTİN TOPÇU ÜZERİNEALİ İHSAN DİLMEN
YA, YAPAY ZEKÂ SİZİ YANILTIRSA…ŞENER METE
ADİLE TEYZE MERKEZ YUVADA YIL SONU COŞKUSU
MUSTAFA ERGÜN, ANTALYASPOR A.Ş. BAŞKANLIĞINA SEÇİLDİ
AKRA CAZ'DA GENÇ PİYANİST SU YAVUZ RÜZGARI ESTİ
ÖZBEK: 'KALICI ÇÖZÜM YAPISAL REFORMLARDA'
DOKTOR HATASINI KANITLAYIP TAZMİNAT DAVASI AÇTI
ATSO'DA HATİCE ÖZ ADAYLIĞINI AÇIKLADI
16.ŞİİR ve KOMPOZİSYON YARIŞMASININ ÖDÜL TÖRENİ EĞİTİM FAKÜLTESİNDE YAPILDI
EBER GÖLÜ'NÜ KAYIKLA GEZDİLER
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





