- IMKB
% - Altın
6817.14
%0.07 - Dolar
48.8155
%0.02 - Euro
55.964
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


EKİN İDİM OLDUM HARMAN
Sapsarı, çelimsiz, üfürsen uçacak bir çocuk. Küçük bir kasabada doğmuş. Baba yok, var da, çok uzaklarda, yılda bir kere ya görür ya görmez. Anne hastanede hizmetli. Bazen nöbete kalır, bazen gece gider gündüz uyur, bazen de tam tersi. Bu sarı çocuk ne yapar, okula zamanında gider mi, aç mı gider tok mu, acıkınca ne yapar… Ne bilen var ne soran. Ama o bunları asla dert etmiyor, farkında bile değil.. Aklı fikri yeni şeyler öğrenmekte. Evde bir yaprak kitap yok, kitaba ayıracak tek kuruş da yok. Ne ara fırsat bulsa kasabanın sokaklarında ve çarşı meydanında gazete parçaları arıyor. Bulduğu gazete sayfalarını soluk soluğa eve getiriyor ve inanılmaz bir iştahla o sayfaları okuyup ezberliyor. O kadar salak ki, belki de okuduğu gazete yazılarıyla aç karnının doyacağını sanıyor!
Tarihe çok meraklı. Sadece Türkiye’de değil, dünya tarihinde yaşanmış her mesele, her olay ilgisini çekiyor ve onda çok şiddetli bir öğrenme arzusu yaratıyor. Ama elbette ve öncelikle kendi ülkesi, kendi ulusu. Türkler, Orta Asya, Ortadoğu, Balkanlar, Osmanlı, Karadeniz, Kafkasya ve elbette Anadolu. Nasıl inanırlar, nasıl düşünürler, tarihte nasıl bir rol oynamışlar, hangi felaketlere tutulmuşlar, nasıl yenilmişler, niçin yıkılmışlar, başka kültürlerle nasıl ilişki geliştirmişler… Hep merak, hep soru, hep arayış. Doymak bilmez bir öğrenme isteği. Okul kütüphanesindeki kitapların tamamını okumuş, ama okudukça acıkıyor ve daha fazla okuma isteği depreşiyor.
Ve büyüdükçe siyasete özel ilgi. Hatta gereğinden fazla. Ne ailede siyasetle ilgilenen var, ne sülalede, ne de çevresinde. Zaten fakir bir aile çocuğunun siyasette işi ne ki? Kim takar? Olsa olsa “eşkıya” olur, “anarşist” olur, “maşa” olur! Artık liseye gidiyor, yani yeterince büyümüş! Okuduğu kitaplardan öğrendikleriyle o kadar güçlü sanıyor ki kendisini, bıraksalar tüm dünyanın altını üstüne getirecek! Tam bir sosyalizm aşığı. Nazım Hikmet okuyor, Ahmed Arif, Orhan Kemal, Yaşar Kemal... İnanılmaz bir iştah üzere İnce Memed’in ilk iki cildini on günde bitiriyor. Sadece okumakla da kalmıyor üstelik, şiir yazmaya, kısa öyküler yazmaya, hatta hemşerisi Fakir Baykurt’a özenip köy romanı yazmaya falan kalkıyor. Yani nereden baksanız tam bir çılgın, ne haddini biliyor ne hududunu!
Fakülte demek özgür olmak demek. Ve başladığının ilk günlerinde devrimci öğrenci gruplarını arayıp buluyor. Ailesi okuyup büyük adam olsun diye elindeki avucundaki her şeyi ona gönderiyor, ama onun aklı fikri siyasette! Öğrenci derneğine üye oluyor, bazı gösterilere katılıyor ve daha yolun başında polisin radarına girmeyi başarıyor.
Ve devamında gözaltılar, mahpus damları, DGM huzurunda titrek bir ses tonuyla ifade vermeler, okuldan atılmalar, grup kavgalarına iştirak, devrimci bir gruba liderlik etme çabaları falan. Tabi bu süreçte bir yandan da kendisini tanımaya, kendisiyle yüzleşmeye başlıyor. Eylemlere katılan diğer yoldaşlarına bakıyor ve onlarla kendisini kıyaslıyor zaman zaman. Onlar daha öfkeli, daha esmer ve fiziken daha güçlü çocuklar… Oysa kendisi? Hâlâ çelimsiz, hâlâ pek zayıf, öfkesi diğer yoldaşları kadar şiddetli değil, örneğin islamci-ülkücü talebelerle de iletişim kurmakta ve hatta dostluk geliştirmekte bir sakınca görmüyor. Ve elbette aç bir kurt gibi okumaya ve öğrenmeye hiç ara vermeden devam ediyor. Tuğla gibi kitapları birkaç haftada devirip atıyor, yoldaşları kahvehanelerde okey oynarken o hiç öğrenci evinden çıkmıyor, aklı fikri kitaplarda, gazetelerde, yayınlarda, dergilerde. Aslında bu kitap okuma seansları, aynı zamanda kendisini tanıma, kendisiyle yüzleşme ve belki de kendisiyle hesaplaşma seansları, ama o henüz bunun farkında değil, biteviye okuyor, biteviye yeni şeyler öğrenmeye çalışıyor.
Ve nihayet dört senelik fakülte sekiz senede bitiyor, Antalya’ya geliyor, yeni bir yaşam planı var cebinde. Artık yirmi beş yaşına “merdiven dayamış” bulunuyor, biraz olgunlaşmaya ve hayatın diğer yüzünü de görmeye başlamıştır. Bir ofiste çalışmaya başlıyor, çalıştığı ofiste yatıp kalkıyor, bazen otogarda sabahlıyor, ama yine de kısa süre sonra ilk şiir kitabını yayımlatmayı başarıyor; “Hoşça Kal Yüreğim”. Elbette çok gururlu, nihayetinde herkesin bir öyküsü vardır, ama herkesin bir “şiiri” yoktur, öyle değil mi?!
Sonra fakülte yaşamı boyunca her gün eleştirdiği CHP’ye üye oluyor. Artık sosyal ortamlarda tanınıyor, biliniyor, takdir ediliyor. Bundan memnun, demek ki bu yaşlarda buna ihtiyacı var. Ve bazı siyasal temsil görevleri de üstleneceği ve tam yirmi yıl sürecek CHP üyeliği, böylece başlamış oluyor. Ta ki 2014’ün Eylül ayına kadar. Bir süredir parti içinde yaşanan gelişmelerden rahatsızdır, yeni parti yönetimi tarafından itildiği, kakıldığı, ötekileştirildiği ve dışlandığını düşünmektedir. Ve bu ruh hali onu partiden istifa etmeye ve tam karşı çizgideki bir siyasi partiye katılmaya kadar itiyor! Tıpkı yıllar önce Çerkez Ethem’in yaptığı gibi, ne büyük hata! Oysa bir siyasetçi için bir köşeye çekilip orada sessizce uygun bir zamanı kollamaktan daha kıymetli ne olabilir? Ama ah o öfke yok mu o baldan tatlı öfke?! Ah o intikam duygusu yok mu?! Bazen insanın kaderine darbe yapar ve el koyar, hiçbir şey yapamazsın, usulca teslim olursun ve sadece onun emirlerini yaparsın.
Artık elli yaşına gelmiştir ve hakikat şu ki, epey olgunlaşmış ve kendisini tanımaya başlamıştır. Bu geçen elli yılda pek çok insanın yaşadığından fazla şey yaşamış, birçok insanın hayal bile edemeyeceği ortamlara girmiş, birçok insanın televizyonlarda görmekle yetindiği insanların sofrasına oturmuş, fikir beyan etmiştir. Ve işte bu günlerden birinde bir gece uyurken şöyle sayıkladığını fark eder; “senden siyaset adamı olmaz! sende politikacı kumaşı yok! Devlet adamı olur, cemiyet adamı olur, kalem efendisi olur, ama asla politikacı olmaz!”
Yarım asrı aşkın bir ömür yaşamış, defalarca düşüp kalkmış ve her defasında bir şekilde üstünü başını düzeltip yürümeyi başarmıştır. Artık kendisini tanıyor, sınırlarını, gücünü ve zayıf yanlarını biliyor. Şimdilerde en iyi bildiği işi yapıyor, bir dönem romanı yazıyor. Hiçbir siyasi partiye ilgi duymuyor, lâkin dünya, bölge ve ülke siyasetini yakından izliyor. Çünkü siyasete ilgi duymak ona çocukluğunun vasiyeti, o sarı ve çelimsiz çocuğa ihanet etmekten korkuyor, başka türlü davranamaz.
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





