Bugün 26 Haziran 2026 Cuma
  • Antalya31 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6122.67
    %1.68
  • Dolar
    46.6155
    %-0.04
  • Euro
    53.1079
    %-0.08

EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR

CHP SİYASETİNDE YOL AYRIMI

26 Haziran 2026 Cuma 18:12

 

CHP’nin tarihinde yaşanan ilk yol ayrımı, parti kurulduktan yedi sene sonra, 1930 yılında yaşandı. Bizzat Cumhurbaşkanı M. Kemal Paşanın izni ve arzusuyla kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, (Anadolu köylüsünün ve büyük romancımız Kemal Tahir’in deyimiyle “selbes fırka”) bilhassa Batı Anadolu’da büyük ilgiyle karşılandı. O kadar öyle ki, parti başkanı Fethi Bey’in (Okyar) İzmir ziyareti çok çalkantılı geçti. İnanılmaz bir kalabalık İzmir rıhtımında yeni partinin liderini bekliyordu. Bir Ege köylüsü, oğlunun cesedini Fethi Bey’in ayaklarının önüne yuvarlayarak, “kurtar bizi bu adamlardan” diye ağladı. Manzara gerçekten inanılmaz tiatral ve dramatikti. Siyasi heyet neye uğradığını şaşırdı ve akabinde de SCF kapatıldı. 

CHP’de ikinci büyük yol ayrımı 1945 yılında yaşandı. Celal Bayar ve Adnan Menderes gibi isimlerin başı çektiği etkili bir kadro, partiden ayrılarak yeni bir süreç başlattı ve Demokrat Parti’yi kurdular. Yani DP, (ya da Türk köylüsünün o muhteşem tanımlaması ile “Demir Kırat”) CHP içinde uzun seneler görev yapmış bir ekip tarafından kuruldu ve 1950 senesinde de tek başına iktidarı devraldı.

CHP bu tarihten itibaren muhalefette kalmaya ve muhalefet yapmaya alışmak zorundaydı. İsmet Paşa’nın kuşkusuz güçlü bir karizması vardı, ama yine de bu karizma milleti yeniden CHP şemsiyesi altında toplamaya yetmiyordu. 1965 ve bilhassa 1969 seçimlerinde Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’nin büyük başarısı, bardağı taşıran son damla oldu. Karar verilmişti, ya CHP değişecek, çağın ihtiyaçlarına uygun bir siyaset dili inşa edecek ve ayrıca gençleşecekti, ya da başka bir yol aranacaktı. Ve 1972 kurultayında genç bir ekip İsmet Paşa’nın karşısına çıkmaya cesaret edebildi, kurultaydan zaferle çıktı ve belki de CHP bir kez daha bölünmekten bu sayede kurtulabildi. Artık CHP’de yeni bir dönem, “Halkçı Ecevit – Karaoğlan” dönemi başlamıştı.

12 Eylül sürecinde diğer bütün partiler gibi CHP de kapatıldı. Birkaç yıl sonra siyasi partiler kurulmaya başlayınca, sol cenahta herkes Ecevit’in tavrını merak ediyordu. Ama Bülent Ecevit, eski yol arkadaşlarıyla yürümek istemediğini ve tek başına yeni bir siyasi yolculuğa çıkacağını söyleyerek, CHP’ye (o dönemki adıyla SHP) dönmeyi reddetti. Sonraki yıllarda daha net anlaşılacağı üzere, bu ayrılık da aslında büyük bir yol ayrımı idi. Nitekim Bülent Ecevit 1998 yılında başbakan olarak hükümeti kuracak, 1999’da ise partisi DSP Türkiyenin birinci partisi olacaktır. Ve CHP o seçimlerde seçim barajını bile aşamayacaktı.

Sonra yıllar geçti, Ecevit siyasetten çekildi ve sahne yeniden CHP’ye kaldı. CHP 2002 yılından 2024 yılına kadar yapılan hiçbir seçimde ve referandumda başarı gösterememiş olsa da, herhangi bir yol ayrımına gitme ihtiyacı hissetmedi. O kadar öyle ki, hiçbir seçim başarısı olmayan Deniz Baykal’ı ve yine hiçbir seçim başarısı olmayan Kemal Kılıçdaroğlu’nu uzun seneler baş tacı etmeye devam etti.  

Artık muhalif toplum kesimlerinin, CHP seçmeninin ve parti tabanının tahammül sınırları bitmiş tükenmiş bulunuyordu. Çünkü Kılıçdaroğlu ve ekibine uzun yıllar kredi açılmış, prim verilmiş, tahammül gösterilmiş, umut beslenmişti ve sonuçta elde sadece kocaman bir sıfır vardı! Nitekim 2023 Kasım ayında yapılan kurultaya parti delegasyonu bu ruh haliyle girdi ve toplumdan gelen çağrılara da kulak vermek suretiyle, Kılıçdaroğlu’nu devirdi ve genç bir aktör olarak Özgür Özel’de karar kıldı.

21 Mayıs 2026 günü açıklanan “mutlak butlan kararı” ile CHP yeni bir kaosun ve belki de yol ayrımının içine sürüklendi. Partinin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, aylardır heyecanla beklediği mahkeme kararını aldı ve yeniden genel başkan olarak partiye geri döndü. Hiç kuşku yok ki o günden bu güne kadar CHP muhitinde yaşanan bu çok acayip gelişmeler, muhalif toplum kesimlerinde ve bilhassa parti tabanında çok büyük bir hayal kırıklığına ve sosyal travmaya sebep oldu. Hakikaten yaşananları anlamak, kavramak ve sağduyulu bir mantık ekseninde yorumlamak mümkün değil. Bu nedenle komplo teorileri ve kavgada bile söylenmeyecek sözler, küfürler, hakaretler havada uçuşuyor.

Görünen odur ki CHP, 103 yıllık tarihinde yeni ve büyük bir kırılmanın, bir yol ayrımının kapısında duruyor. Bakalım görelim Özgür Özel bu tarihi kavşakta nasıl bir tutum takınacak, nasıl bir karar alacak.

Bu yazı toplam 139 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim