- IMKB
% - Altın
6941.19
%1.38 - Dolar
43.3551
%0.25 - Euro
51.2654
%0.74
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:18 - KAHRAMANMARAŞ SİSE TESLİM OLDU, GÖZ GÖZÜ GÖRMEDİ
- 22:53 - KAYBOLAN 16 YAŞINDAKİ HATİCE İÇİN ARAMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI
- 22:08 - ADANA’DA PLASTİK ÜRETİM TESİSİNDEKİ YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
- 22:08 - MAGANDA KOMŞU GENCİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDU
- 21:28 - HATAY’DA KORKUTAN YANGIN: AKARYAKIT İSTASYONUNUN YANINDAKİ BİNA ALEVLERE TESLİM OLDU
- 21:21 - CHP MİLLETVEKİLİ CAVİT ARI’DAN KUNDU’DAKİ OTEL PROJESİNE TEPKİ
- 21:08 - SAMİ UĞURLU: "ÇALIŞMAMIZ GEREKEN ÇOK ŞEY VAR"
- 20:52 - SAADET PARTİSİ: "BU DÜZEN RANTİYENİN DÜZENİ"
- 20:48 - METİN DİYADİN: "HAK ETMEDİĞİMİZ BİR MAĞLUBİYET ALDIK"
- 20:34 - DERELERDE BİRİKEN ATIKLAR TEMİZLENİYOR
- 19:13 - TRENDYOL SÜPER LİG: ANTALYASPOR: 2 - GENÇLERBİRLİĞİ: 1 (MAÇ SONUCU)
- 18:03 - MERSİNLİLER HAFTA SONU KAR YAĞAN YAYLALARA AKIN ETTİ
- 18:03 - TRENDYOL SÜPER LİG: ANTALYASPOR: 1 - GENÇLERBİRLİĞİ: 1 (İLK YARI)
- 16:33 - DÜN GİRİŞ YAPTIĞI APART OTEL ODASINDA ÖLÜ BULUNDU
- 15:53 - FIRTINAYLA BİRLİKTE DALGALARIN GETİRDİĞİ ÇÖPLER SAHİLDE TOPLANDI
BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR


HAYAL GÜCÜ, YARATICILIK VE PAREİDOLİA
Her okul çıkışında, cumartesi ve pazarları hep sevgi mabedimize çıkıyor yolumuz: anneanne, dede evine. Minicik bir balkona açılan ufacık tefecik mutfağa sığdırılmış dikdörtgen ahşap masada göz şenliği bir ikindi kahvaltısı bizi bekliyor. Bugünün serpme kahvaltılarına hiç benzemiyor; sade ve yalın ama her renkten payını almış bir gökkuşağı sofrası. Dedemin Ulus’taki halden yüklenip getirdiği meyveler anneannemin ellerinde çeşitli reçellere dönüşmüş, bizi bekliyor. Çöpü asla boylamayan bayatlayınca kızartılan ekmek kokusu bir daha hiç unutulmayacak bir şekilde limbik sistemin üst çekmecesinde depolanıyor. Sonra anneannem bakır bir cezvede kahve pişiriyor. Fal bakmadan bırakmıyor bizi. Sümerbank’tan alınmış üzerinde pembe, kırmızı güller ve soluk yeşil yapraklar bulunan ince, beyaz, adeta şeffaf, kulpu ince, sarı yaldızlı fincandaki kahvemi soğutup bir iki yudumda dibine erişiyorum. Telvesini sıyırma arzumu frenlemeye çalışıyorum zira anneannemin durugörüsünü dinlemeyi daha çok istiyor gönlüm. Sonra fincan tabağını ışığa tutup, gözlerimi iyice kıstırıp bu milimetrik kalınlığın arkasındaki şeyleri görebileceğim umudu ve hayaliyle tabağı evirip çeviriyorum. Anneannem fal seremonisindeki adımları yerine getirmek için tabakları istiyor. Fincanı kıvrak, bir iki saniyelik illüzyonistlerinkine benzer bir hareketle ters çevirip tabağa yerleştiriyor. Soğumasını beklerken sabırsızlanıyoruz bize söyleyeceği şeyler, vereceği haberler için. O, içimizi okuyor. Yüreğimiz aklımız fikrimiz ezberinde. Fincandaki tüm yollar umut ettiklerimize düşlediklerimize çıkıyor. Yüreğimize cesaret depolayan zihnimizi olumlayan bir psikoterapi sonrası bizi sevgi ve inançla karşılıyor hep, kapıdan yüreciklerimize taktığı iki ufak tülden kanatçıkla, şefkatiyle uğurluyor. Gözlerindeki ışığı halka halka yayan anneannemin pareidolia seanslarıyla şifalandırılmışız, öğreniyorum.
Pareidolia, insanların gördükleriyle benzerlikler algılaması olgusu. Beyin anlam yükleyebildiği her şeye anlam atfetme eğiliminde olduğundan bulutlarda, taşlarda, kayalarda, ağaç gövdelerinde, mobilyalarda, dolaplarda vb. yüzler, hayvanlar veya nesneler görür. Kelime, Yunanca "pará" (yanında veya bitişiğinde) ve "eídos" (görüntü veya şekil) kelimelerinden türemiştir. Bu olguya ilişkin ilk araştırmalar 1800 lü yılların sonunda yapılmaya başlanıyor. Alman fizikçi, filozof ve psikolog Gustave Fechner'in bir makalesinde, insanların nesnelerde yüzler görme eğilimi ele alındığında evrimsel psikoloji ile ilgilenen bilim insanları, basit bir eğlence gibi görünen bu eylemin atalarımız için belirli faydaları olduğu kanaatine varıyorlar. Rastgele karşılarına çıkan binlerce uyarıcıda kalıplar görmelerinin muhtemelen hayatta kalma mekanizması olarak işlev gördüğünü ve insanların doğal dünyadaki yüzleri ve tehditleri hızla tanımlamalarını sağlayarak savunmaya geçmesini sağladığını ileri sürüyorlar. Pedersen Beyin Bilimi Enstitüsü'ndeki Uluslararası Sanat ve Zihin Laboratuvarı'nın yöneticisi Susan Magsamen ise nörobilimcilerin pareidolia olgusunu bir süredir bildiklerini (kavram 1866'ya kadar uzanıyor, ancak 1962'ye kadar adlandırılmamıştı) ancak bunun hâlâ az anlaşılan ve yeterince araştırılmamış bir nörolojik fenomen olduğunu belirtiyor. Magsamen, "Pareidolia'nın, şeyleri farklı bir şekilde gördüğümüz için odaklanmayı, ruh hâlini, yaratıcılığı, hayal gücünü ve problem çözme becerisini artırabileceğini düşünüyoruz," diyor. Krieger Zihin Beyin Enstitüsü direktörü Connor ise beynin, yüz bilgilerini işlemek için çok dikkâtlice programlanmış olması nedeniyle yüz şekline benzeyen herhangi bir şey ortaya çıktığı anda devreye girdiğini savunuyor.
Yıllar, yıllar önce sanatta hayal gücü ve yaratıcılık konusunda Susan Magsamen’i Leonardo Da Vinci, 16. yüzyılda dünyaya bıraktığı mirasın içinde yer alan ‘’Bugün Defterleri’’ olarak bilinen belgelerle doğrulamış. ‘’Resim Üzerine Bir İnceleme adlı yazısında Da Vinci pareidolia'yı ressamlar için sanatta bir araç olarak tanımlamış ve şöyle yazmış: "Çeşitli lekelerle veya farklı taş türlerinin karışımıyla benekli duvarlara bakarsanız, bir sahne icat etmek üzereyseniz, içinde dağlar, nehirler, kayalar, ağaçlar, ovalar, geniş vadiler ve çeşitli tepe gruplarıyla süslenmiş çeşitli manzaralara benzerlikler görebilirsiniz. Ayrıca çeşitli dövüşler ve hızlı hareket eden figürler, garip yüz ifadeleri, tuhaf kostümler ve daha sonra ayrı ve iyi düşünülmüş biçimlere indirgeyebileceğiniz sonsuz sayıda şey görebilirsiniz." Yazar, şair, çevirmen Julio Cortazar da Da Vinci’nin resim için söylediklerinin edebiyat içinde geçerli olduğunu şu cümleleriyle ortaya koyuyor: ''Annem çok hayalperestti ve belli bir dünya görüşüne sahipti. Kültürlü değildi ama iyileşmez bir romantizm duygusuna sahipti ve beni seyahat romanlarıyla tanıştırdı. Onunla birlikte Jules Verne okudum. Bu garip çünkü kadınlar Jules Verne okumaz. Annem kötü bir edebiyat okuruydu; kültürlü değildi ama hayal gücü bana başka kapılar açtı. Bir oyunumuz vardı: 'Gökyüzüne bak ve bulutlardaki şekilleri bul ve harika hikayeler uydur.’ Arkadaşlarım o kadar şanslı değildi. Bulutlara bakan anneleri yoktu.”
Tren, otobüs, uçak yolculuklarında ve içerdeki hayattan dışardaki hayata çabucak karışıverme arzum tetiklendiğinde çıktığım balkonda ben hâlâ bulutları seyrediyorum. Geçişlerini, bir var olup bir yok oluşlarını, tek başınalıklarını, birlikteliklerini izleme sürecinde zihnim farklı nesneleri ve göç etmiş sevdiklerimi üretiyor onlardan. Her biri geçip gidiyor bulutlarla, görme alanımı terk ediyorlar. Hayatta kalma değil hayatta olma ve hayatın bahşedilişine teşekkür etme nedenlerim olan yüzler üretiyor belleğim. Dolunaya her baktığımda da ninemi görüyorum. Bana bakıyor gökyüzünden. O derme çatma, o kırık, o en çok da yaşama kırgın gülümsemesiyle. Çiçeklerin taç yapraklarında annem, anneannem çıkıyor karşıma, kumsalda dalgaların bıraktığı desenlerde babam. Pareidolia sen ne güzel bir sözcüksün…
HAYAL GÜCÜ, YARATICILIK VE PAREİDOLİABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GÖRSELE DAVETNURİ SEZEN
İSLAMCI YAPILARIN BESLENDİĞİ PSİKOLOJİK ZEMİNALİ İHSAN DİLMEN
ANTALYA: MEDENİYETLERİN ZİRVESİNDEN, RANTIN ÇUKURUNA!DİLEK DEMİRKAN
BİR ANONSLA DEĞİŞEN HAYAT…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
YILDIZ SEÇEN YÖNETMEN HALDUN DORMEN (1)GAZANFER ERYÜKSEL
GİRAY ERCENK’E MERSİYEEŞREF URAL
ORHAN TAYLAN VE “ZİNCİRE VURULMUŞ PROMETHEUS”YUNUS YAŞAR
ANTALYA'DA SEL TAŞKININDAN KORUNMANIN ANAHTARICEM ARÜV
DUYGUSAL KOPUŞTARIK ÇELENK
HAYDİ MAÇA MAÇA!..VEDAT GÜRHAN
KÜRTLERİN MİLLÎ DESTANI VAR MI?MUHARREM YELLİCE
ÖZEL OKUL ÜCRETLERİNİN HESAPLANMASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
KARNELERDE ATATÜRK VE İSTİKLÂL MARŞI YOK!PROF DR RAMAZAN DEMİR
DOĞAYA HAKİM OLMAK YA DA KORUMAKHALİL ERDEM
SUÇLU ÇOCUK YOKTUR, SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK VARDIR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
LERMANTOV’UN İZİNDE KAFKASLARYALÇIN DUMAN
BİR KADIN BAŞKANKAHRAMAN KÖKTÜRK
BENDE SAKLI KALMASIN-5OYA BOYSAN
BAZI İNSANLARI UZAKTAN SEVERSİNİZ...ŞENER METE
BİR SELÂMŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
COP31: ANTALYA’DA MEKAN TARTIŞMASI BİTMEDEN ZİRVE BAŞLAR MI?SÜLEYMAN EKİN
GELECEĞİN İKLİM POLİTİKALARI ANTALYA'DA ŞEKİLLENİYORPROF DR ORHAN ÖZÇATALBAŞ
ATSIZ’IN ALGILATTIKLARI VEYA ATSIZ’I ÇAĞRIŞTIRANLAR-2ALİ YILDIZ
DERELERDE BİRİKEN ATIKLAR TEMİZLENİYOR
İKİ YIL SONRA TAZE FASÜLYE MUTLULUĞU
JAK KÖPEĞİ 'OCAK' 8 YILDA 48 CAN KURTARDI
KUMLUCA'DA SAĞANAK ETKİLİ OLDU
TÜRKİYE-ALMANYA FİLM FESTİVALİ'NİN ONUR ÖDÜLÜ HALUK BİLGİNER'E
İKİ ÇOCUKLU ÇİFT KORUYUCU AİLE OLDU
YAŞLI EVLERİ'NDE KİŞİSEL BAKIM UYGULAMASI
ASKON ANTALYA'DAN TİCARİ DİPLOMASİDE GÜÇLÜ TEMSİL
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





