- IMKB
% - Altın
6575.59
%-0.29 - Dolar
49.5689
%0.03 - Euro
55.6378
%0.09
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:16 - KANYONDA KAYBOLAN İHH GÖNÜLLÜLERİ KURTARILDI
- 01:06 - DAVA DOLANDIRICILIĞINA 3 GÖZALTI
- 00:40 - ANSET İDDİANAMESİNDE 359 MİLYON LİRALIK HARCAMA MERCEK ALTINDA
- 00:18 - ATSO'DA MAVİ 74, KIRMIZI 30 MECLİS ÜYESİ KAZANDI
- 00:13 - ATHENA SÖYLEDİ, ÜNİVERSİTELİLER EŞLİK ETTİ
- 23:23 - ANTALYA’DA TEFECİLİK VE ŞANTAJ OPERASYONUNDA 6 TUTUKLAMA
- 23:03 - YAZILI KANYON’DA UMUTLU BEKLEYİŞ MUTLU SONLA BİTTİ
- 22:38 - YAZILI KANYON’DA MAHSUR KALAN 10 KİŞİ KURTARILDI
- 21:38 - DAVAYI KARARA BAĞLAMA VAADİYLE VATANDAŞLARI 1 MİLYON 829 BİN LİRALIK DOLANDIRAN SAHTE BAŞSAVCI VEKİLİ İLE 2 KİŞİ YAKALANDI
- 21:03 - DOÇ. DR. SEDA ARSLAN: "ANATOMİ BİLİMİ, YAPAY ZEKA ÇAĞINDA YENİ BİR BOYUT KAZANIYOR"
- 20:33 - MERSİN’DE 79 VE 28 YIL HAPİS CEZASIYLA ARANAN 2 HÜKÜMLÜ YAKALANDI
- 20:28 - OTOMOBİL PARK HALİNDEKİ ARAÇLARA VE YAYAYA ÇARPTI
- 20:03 - ADANA’DA 16 YAŞINDAKİ ÇOCUK İŞ YERİNDE BAŞINDAN VURULDU
- 19:44 - FUHUŞ SORUŞTURMASINDA 15 GÖZALTI
- 19:28 - ÇUKUROVA BELEDİYESİNE YÖNELİK SORUŞTURMADA "ATM MEMURLARI" VE TUFANBEYLİ BELEDİYE BAŞKANININ KIZI GÖZALTINA ALINDI
BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR


HEPİMİZE KOLAY GELSİN
Bir kış sabahı güneşin doğumundan çok evvel kalktığımda da ilk işim çay demlemek oluyor her gün yaptığım gibi. Sonra radyoyu açıyorum. Günlük rutinimde seve isteye yerine getirdiğim iki görev. Çayın demlendiğini, duvarları yalayarak odaya sızan bergamotun kokusundan anlıyorum. Önce karşımdaki tepelere düşüyor gün ışığı sonra tül perdeyi delip geçiyor parlak sarı ibrişim. Işığın odayı istilası sırasında havada asılı kalmış ya da uçuşmaya başlayan toz zerrecikleri gözüme takılıyor. Oysa daha dün toz almıştım. Biliyorum yeniden sandalye, masa, sehpalar, örtülere inip arsızca sonsuza dek yerleşmek isteyecekler, yerleşecekler de. Hapşırtacak, öksürtecekler. Aklımdan Beauvair’ın ev işlerini Sisifos’a verilen ceza ile özdeşleştirdiği geliyor.
Simone de Beauvoir, ‘’İkinci cinsiyet’’ adlı kitabında şöyle yazıyor: ’’Ev işleri, sonsuz tekrarıyla Sisifos'un işkencesine en çok benzeyen görevdir: temiz olan kirlenir, kirlenen temizlenir, tekrar tekrar, günlerce. Ev hanımı zamanı işaretleyerek kendini tüketir: hiçbir şey yapmaz, sadece şimdiyi sürdürür… Yemek yemek, uyumak, temizlik yapmak – yıllar artık göğe doğru yükselmiyor, önlerinde gri ve birbirinin aynı şekilde yayılıyor. Toz ve kire karşı savaş asla kazanılmıyor. Ev işleri, bitmek bilmeyen tekrarıyla Sisifos'un işkencesine en çok benzeyen iştir: Temiz olan kirlenir, kirli olan temizlenir, bu döngü günlerce, tekrar tekrar devam eder.’’ Yazar bu kitabı 1949’da toplumsal cinsiyet tartışmalarından yola çıkarak yazmış. Günümüzde cinse göre görev sınıflandırması yapmaksızın hayatı eşit olarak paylaşan çiftlerin sayısı artmakta. Günümüz kadın ve erkeklerinin her biri Sisifos olarak nitelendirilebilir mi sorusu fır dönüyor aklımda.
Sisifos’un kim olduğuna gelince efsanelere kulak vermek gerek. Tüm ölümlülerin en bilgesi Korint kralı Sisifos çok kurnaz bir adamdı. Dolandırma, aldatma ve yalan söylemedeki ustalığı iyi bir yaşam sürme tutkusundan kaynaklanıyordu. Güzel peri Aegina Zeus tarafından kaçırıldığında bir gün bu olaydan bir çıkar sağlayacağı düşüncesiyle bunu kimselere anlatmadı. Genç kadının babası nehir tanrısı Asopo’nun sahibi olduğu topraklardan geçen nehirden kendi topraklarının sulanması için pay almak istediğinde onunla pazarlığa oturdu. Asopus isteğini onayladığında ona kızını kaçıranın Zeus olduğunu itiraf etti. Olimpos’un efendisi Zeus bu ihanetinin bedelini ödemesi için Sisifos’un ‘’ölümün tecessümü Thanatos’’ tarafından cehennem ateşine atılmasını istedi. Ancak Sisifos Thanatos’u aldatmayı başarıp onu zincirledi. Zeus, Thanatos’u özgürlüğüne kavuşturduktan sonra Sisifos’un tekrar cezalandırılmasına karar verdi. Sisifos ölüler ülkesine götürülmeden önce karısı Merope’den kendisine cenaze töreni düzenlememesini, bedeninin şehir meydanına atılmasını istedi. Merope kocasının bu isteğini yerine getirdiğinde Ölüler Ülkesi'ne götürülen Sisifos, kaderine katlanmak istemedi. Tören yapılmamasını hoş karşılamayan yeraltı dünyasının ve ölülerin tanrısı Hades, dinsiz karısını cezalandırması için Sisifos'un yeryüzüne dönme önerisini kabul etti. Sisifos böylece yeryüzünde yaşama şansını elde etti. Yeryüzündeki hayata döndüğünde artık cehennemin gölgesine asla dönmek istemiyordu.. Tanrıların uyarı ve tehditleri hiçbir işe yaramadı. Sisifos uzun yıllar boyunca dünyevi yaşamın tadını çıkarmaya devam etti. Sonunda tanrıların fermanıyla haberci tanrı Hermes yeryüzüne inip Sisifos'u yeraltı dünyasına geri dönmeye zorladı. Sisifos orada korkunç bir cezaya çarptırıldı, İşe yaramaz, anlamsız, amaçsız ve umutsuz bir işe mahkûm edildi. Sonsuz yaşamının geri kalanını Hades'te, sürekli, bir kayayı bir dağın tepesine iterek geçirecek, oradan da kaya kendi ağırlığıyla yeniden düştüğünde her gün kayayı zirveye doğru itme işine yeniden başlayacak ve görev bir dakika bile dinlenmeksizin tekrarlanacaktı.
Sonsuza dek aralıksız çalışmaya mahkûm edilen Sisifos yer çekimine karşı koyamayan kayayı her aşağı yuvarlanışında tepeye doğru itmeye devam etti. Çabalarının boşunalığına karşın gösterdiği bu amansız kararlılık, aşılmaz gibi görünen zorluklar karşısındaki dayanma gücü insanoğlu, insankızına ait iki göz ardı edilemez özellik. Belki de Sisifos için amacın gerçekleştiği an en üzücü andı. Belki de o, amacın tam gerçekleşmediği anlarda çok mutluydu, sürekli çalıştı ve zirveyi hedefledi ama ulaştığında başarısı hemen aklından siliniverdi. Onun geleceğe dair umudunun tümü yolculuktan ibaretti. Her zaman aynı tepeye vardı ancak o hedef yerine, yolculuğu seçti. Amaç ve hedef her zaman oradaydı yolculuksa her zaman yeni bir başlangıçtı. Bellek tarafından devamlı beslenen, sonsuz olasılıklarla, özgür irade, rastlantısal olmayan kazalar veya hatalar yoluyla gelişen, büyüyen bir süreçti. En son hedef veya amaç olan yolculuk, içinde sonsuz bir çokluğu, sonsuz olasılıklar yoluyla sonlunun sonsuzluğunu barındıran bir güzellikti.
İşte bu yüzden Albert Camus, Sisifos Söyleni’ de ‘’Yüksekliğe doğru verilen mücadele bile bir insanın kalbini doldurmaya yeter. Sisifos’un mutlu olduğunu hayal etmeliyiz.“ diyor. Bunu hayal etmek zor gelebilir, mücadele beyhudeymiş gibi görünebilir. Hayatın saçmalığına, günlük tekrarlarına, sınırsız emeğe, sessiz boşluğa bakıp, hâlâ yaşamayı seçen, hâlâ zorlamayı, zorlanmayı seçenler için yazmış olmalı Camus bunları. Sisifos yenilginin değil meydan okumanın sembolü ona göre. Bizler bu hikâyeyi her gün yaşıyoruz. Uyanıyoruz, çalışıyoruz, tırmanıyoruz, başarısız oluyoruz, düşüyoruz, yeniden başlıyoruz. Dağ her zaman orada, itme eylemi onurlu, hayal edilen ödül tepede değil, çabanın ve yolculuğun kendisinde saklı. Gerçek şu ki, hiçbir zaman bir zirve olmayabilir ve biz yine de, bunun farkında olarak yolculuğa devam ediyoruz. Okuyoruz, yazıyoruz, inşa ediyoruz, öğreniyoruz, öğretiyoruz, seviyoruz; her şeye rağmen. Tüm bunların zaman tarafından silineceğini bile bile…Mücadelenin evrenselliğinden yola çıkarak ortaklaştığımız savaşımlarımız da oluyor empatiyi, ortak direnci ve kararlılığı sürdürdüğümüz, şefkati ve bir diğerini kabullenme ve anlama yetisini gerçekleştirdiğimiz. Doğduğumuzda hayatın anlamı nedir sorusuna verilmiş bir cevapla doğmadık. Acı ve keder deneyimlerimizden yola çıkıp gelişiyor, büyüyoruz. Zihinsel refah ve duygusal dirence ulaşmanın yolu, her ne olursa olsun âna sarılmaktan geçiyor. İnsan eylemleriyle amaç ve anlam buluyor. Yolculuğu güzel yapan da bu. Bizi insan yapan da. Mutluluksa zaferler, başarılar da değil kararlılığımız ve yeniden deneme cesaretimizde. O zaman yarın yeni bir gün, yeni bir başlangıç kayayı zirveye itmek için. Hepimize kolay gelsin.
İNDİRİM ALGISINA DEĞİL, GERÇEK FİYATA BAKIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
TUNUS’TAN DÜN DÖNDÜMMERAL KILINÇ
BENİM NEYİM EKSİK?VEDAT GÜRHAN
YABAN DOMUZLARI NASIL YAKALANIR?AHMET DİKİCİ
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-10NİZAMETTİN ŞEN
EKOLOJİK ANAYASA: HENÜZ DOĞMAMIŞ ÇOCUKLARIN DA BU ÜLKEDE HAKKI VARCEM ARÜV
BİRAZ DA İYİ ŞEYLER İZLEMEK İSTİYORUZŞAFAK ÇELİK
BAZI İNSANLAR İŞ YAPAR, BAZILARI YOL AÇARERDOĞAN KAHYA
'DÜŞMAN YOLLARI KESTİ'BEKİR BÜLENT ÖZSOY
KAVGA DEĞİL HİZMET: BERKAY BAHAR'IN ANFAŞ ÖNÜNDEKİ OLGUNLUK DERSİSÜLEYMAN EKİN
TESTİ KIRILMADAN ÖNCE !..AHMET İLBARS
GALİBİYET ALDATMASIN!KAHRAMAN KÖKTÜRK
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİKPROF DR RAMAZAN DEMİR
KADIN DİYALEKTİĞİIŞIK YARGIN
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 1YUNUS YAŞAR
VİTRİNE ÇIKMAKOYA ÖZGÜR
DİJİTAL KAPİTÜLASYON: BU KANUN KİMİN İÇİN HAZIRLANIYOR?TUGAY TOYDEMİR
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-6GAZANFER ERYÜKSEL
YENİ PARTİ UMUT OLABİLİR Mİ?EŞREF URAL
MAKAMIN BÜYÜKLÜĞÜ DEĞİL, İNSANIN AĞIRLIĞIMELTEM YUVARLAK
BİR ÇOCUK NEDEN OKULA GİTMEK İSTEMEZ?PINAR TEYİN
ANTİK ZEYTİNYAĞI ÜRETİM KÖYÜ: LYRBOTON KOMEBİHTER GÖRDÜ
BAŞARIYA GİDEN YOLALYA ŞAHİN
MEDRESE: ZEKÂNIN ZİRVESİ, AKLIN İSE TATİLİTARIK ÇELENK
DÖŞEMEALTI HALILARININ HİKAYESİ CUMHURİYET MEYDANI'NDA
ÖZDEMİR'DEN ALTINTAŞ AÇIKLAMASI
XIX. VERONA AVRASYA EKONOMİK FORUMU İSTANBUL’DA DÜZENLENİYOR
SELİN YARATTIĞI OLUMSUZLUKLAR GİDERİLMEYE ÇALIŞILIYOR
EYLÜL'DE ANTALYA HAVALİMANI'NDA 5 MİLYON YOLCUYA HİZMET VERİLDİ
BERKAY BAHAR'DAN 'ATSO PAZAR' YAKLAŞIMI
KALEİÇİ OLD TOWN FESTİVALİ SONA ERDİ
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





