- IMKB
% - Altın
6562.22
%-1.37 - Dolar
45.8992
%0 - Euro
53.3921
%-0.04
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 19:53 - SERİNLEMEK İÇİN GİRDİĞİ SUDA CAN VERDİ
- 17:33 - ARAZİ ANLAŞMAZLIĞI KAVGASI: 1 ÖLÜ, 2 YARALI
- 16:42 - VALİ ŞAHİN BABASIYLA GELDİ
- 16:33 - ARKADAŞINI KURTARMAK İSTERKEN BOĞULMA TEHLİKESİ GEÇİREN ÇOCUK HASTANELİK OLDU
- 16:28 - ISPARTA’DA OTOMOBİL TARLAYA UÇTU: 4 YARALI
- 16:17 - KURBAN KESİM ALANLARINDA YOĞUNLUK
- 15:58 - BAYRAMIN İLK GÜNÜNDE TATİLCİLER ANTALYA SAHİLLERİNE AKIN ETTİ
- 13:48 - MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN KESİMHANELERİ VATANDAŞLARDAN TAM NOT ALDI
- 13:38 - BURDUR’DA TARTIŞTIĞI ESKİ EŞİNİ TABANCAYLA VURAN ŞÜPHELİ YAKALANDI
- 12:03 - ANTALYA’DA AKRAN ZORBALIĞI
- 12:03 - OSMANİYE DEPREM ŞEHİTLİĞİNDE HÜZÜNLÜ BAYRAM
- 11:43 - ADANA’DA SİLAHLA RASTGELE ATEŞ AÇAN ŞAHIS GÖZALTINA ALINDI
- 11:43 - ADANA’DA KÖYLERDE ASIRLIK BAYRAMLAŞMA GELENEĞİ
- 11:33 - D-400 KARAYOLU’NDA KÖPRÜDE KISMİ GÖÇÜK: YOL TRAFİĞE KAPATILDI
- 11:28 - MERSİN ŞEHİR TİYATROSU, ORDU VE ARTVİN’DEN TAM NOT ALDI

BAHAR UYSAL HAMALOĞLU / KONUK YAZAR


HEPİMİZE KOLAY GELSİN
Bir kış sabahı güneşin doğumundan çok evvel kalktığımda da ilk işim çay demlemek oluyor her gün yaptığım gibi. Sonra radyoyu açıyorum. Günlük rutinimde seve isteye yerine getirdiğim iki görev. Çayın demlendiğini, duvarları yalayarak odaya sızan bergamotun kokusundan anlıyorum. Önce karşımdaki tepelere düşüyor gün ışığı sonra tül perdeyi delip geçiyor parlak sarı ibrişim. Işığın odayı istilası sırasında havada asılı kalmış ya da uçuşmaya başlayan toz zerrecikleri gözüme takılıyor. Oysa daha dün toz almıştım. Biliyorum yeniden sandalye, masa, sehpalar, örtülere inip arsızca sonsuza dek yerleşmek isteyecekler, yerleşecekler de. Hapşırtacak, öksürtecekler. Aklımdan Beauvair’ın ev işlerini Sisifos’a verilen ceza ile özdeşleştirdiği geliyor.
Simone de Beauvoir, ‘’İkinci cinsiyet’’ adlı kitabında şöyle yazıyor: ’’Ev işleri, sonsuz tekrarıyla Sisifos'un işkencesine en çok benzeyen görevdir: temiz olan kirlenir, kirlenen temizlenir, tekrar tekrar, günlerce. Ev hanımı zamanı işaretleyerek kendini tüketir: hiçbir şey yapmaz, sadece şimdiyi sürdürür… Yemek yemek, uyumak, temizlik yapmak – yıllar artık göğe doğru yükselmiyor, önlerinde gri ve birbirinin aynı şekilde yayılıyor. Toz ve kire karşı savaş asla kazanılmıyor. Ev işleri, bitmek bilmeyen tekrarıyla Sisifos'un işkencesine en çok benzeyen iştir: Temiz olan kirlenir, kirli olan temizlenir, bu döngü günlerce, tekrar tekrar devam eder.’’ Yazar bu kitabı 1949’da toplumsal cinsiyet tartışmalarından yola çıkarak yazmış. Günümüzde cinse göre görev sınıflandırması yapmaksızın hayatı eşit olarak paylaşan çiftlerin sayısı artmakta. Günümüz kadın ve erkeklerinin her biri Sisifos olarak nitelendirilebilir mi sorusu fır dönüyor aklımda.
Sisifos’un kim olduğuna gelince efsanelere kulak vermek gerek. Tüm ölümlülerin en bilgesi Korint kralı Sisifos çok kurnaz bir adamdı. Dolandırma, aldatma ve yalan söylemedeki ustalığı iyi bir yaşam sürme tutkusundan kaynaklanıyordu. Güzel peri Aegina Zeus tarafından kaçırıldığında bir gün bu olaydan bir çıkar sağlayacağı düşüncesiyle bunu kimselere anlatmadı. Genç kadının babası nehir tanrısı Asopo’nun sahibi olduğu topraklardan geçen nehirden kendi topraklarının sulanması için pay almak istediğinde onunla pazarlığa oturdu. Asopus isteğini onayladığında ona kızını kaçıranın Zeus olduğunu itiraf etti. Olimpos’un efendisi Zeus bu ihanetinin bedelini ödemesi için Sisifos’un ‘’ölümün tecessümü Thanatos’’ tarafından cehennem ateşine atılmasını istedi. Ancak Sisifos Thanatos’u aldatmayı başarıp onu zincirledi. Zeus, Thanatos’u özgürlüğüne kavuşturduktan sonra Sisifos’un tekrar cezalandırılmasına karar verdi. Sisifos ölüler ülkesine götürülmeden önce karısı Merope’den kendisine cenaze töreni düzenlememesini, bedeninin şehir meydanına atılmasını istedi. Merope kocasının bu isteğini yerine getirdiğinde Ölüler Ülkesi'ne götürülen Sisifos, kaderine katlanmak istemedi. Tören yapılmamasını hoş karşılamayan yeraltı dünyasının ve ölülerin tanrısı Hades, dinsiz karısını cezalandırması için Sisifos'un yeryüzüne dönme önerisini kabul etti. Sisifos böylece yeryüzünde yaşama şansını elde etti. Yeryüzündeki hayata döndüğünde artık cehennemin gölgesine asla dönmek istemiyordu.. Tanrıların uyarı ve tehditleri hiçbir işe yaramadı. Sisifos uzun yıllar boyunca dünyevi yaşamın tadını çıkarmaya devam etti. Sonunda tanrıların fermanıyla haberci tanrı Hermes yeryüzüne inip Sisifos'u yeraltı dünyasına geri dönmeye zorladı. Sisifos orada korkunç bir cezaya çarptırıldı, İşe yaramaz, anlamsız, amaçsız ve umutsuz bir işe mahkûm edildi. Sonsuz yaşamının geri kalanını Hades'te, sürekli, bir kayayı bir dağın tepesine iterek geçirecek, oradan da kaya kendi ağırlığıyla yeniden düştüğünde her gün kayayı zirveye doğru itme işine yeniden başlayacak ve görev bir dakika bile dinlenmeksizin tekrarlanacaktı.
Sonsuza dek aralıksız çalışmaya mahkûm edilen Sisifos yer çekimine karşı koyamayan kayayı her aşağı yuvarlanışında tepeye doğru itmeye devam etti. Çabalarının boşunalığına karşın gösterdiği bu amansız kararlılık, aşılmaz gibi görünen zorluklar karşısındaki dayanma gücü insanoğlu, insankızına ait iki göz ardı edilemez özellik. Belki de Sisifos için amacın gerçekleştiği an en üzücü andı. Belki de o, amacın tam gerçekleşmediği anlarda çok mutluydu, sürekli çalıştı ve zirveyi hedefledi ama ulaştığında başarısı hemen aklından siliniverdi. Onun geleceğe dair umudunun tümü yolculuktan ibaretti. Her zaman aynı tepeye vardı ancak o hedef yerine, yolculuğu seçti. Amaç ve hedef her zaman oradaydı yolculuksa her zaman yeni bir başlangıçtı. Bellek tarafından devamlı beslenen, sonsuz olasılıklarla, özgür irade, rastlantısal olmayan kazalar veya hatalar yoluyla gelişen, büyüyen bir süreçti. En son hedef veya amaç olan yolculuk, içinde sonsuz bir çokluğu, sonsuz olasılıklar yoluyla sonlunun sonsuzluğunu barındıran bir güzellikti.
İşte bu yüzden Albert Camus, Sisifos Söyleni’ de ‘’Yüksekliğe doğru verilen mücadele bile bir insanın kalbini doldurmaya yeter. Sisifos’un mutlu olduğunu hayal etmeliyiz.“ diyor. Bunu hayal etmek zor gelebilir, mücadele beyhudeymiş gibi görünebilir. Hayatın saçmalığına, günlük tekrarlarına, sınırsız emeğe, sessiz boşluğa bakıp, hâlâ yaşamayı seçen, hâlâ zorlamayı, zorlanmayı seçenler için yazmış olmalı Camus bunları. Sisifos yenilginin değil meydan okumanın sembolü ona göre. Bizler bu hikâyeyi her gün yaşıyoruz. Uyanıyoruz, çalışıyoruz, tırmanıyoruz, başarısız oluyoruz, düşüyoruz, yeniden başlıyoruz. Dağ her zaman orada, itme eylemi onurlu, hayal edilen ödül tepede değil, çabanın ve yolculuğun kendisinde saklı. Gerçek şu ki, hiçbir zaman bir zirve olmayabilir ve biz yine de, bunun farkında olarak yolculuğa devam ediyoruz. Okuyoruz, yazıyoruz, inşa ediyoruz, öğreniyoruz, öğretiyoruz, seviyoruz; her şeye rağmen. Tüm bunların zaman tarafından silineceğini bile bile…Mücadelenin evrenselliğinden yola çıkarak ortaklaştığımız savaşımlarımız da oluyor empatiyi, ortak direnci ve kararlılığı sürdürdüğümüz, şefkati ve bir diğerini kabullenme ve anlama yetisini gerçekleştirdiğimiz. Doğduğumuzda hayatın anlamı nedir sorusuna verilmiş bir cevapla doğmadık. Acı ve keder deneyimlerimizden yola çıkıp gelişiyor, büyüyoruz. Zihinsel refah ve duygusal dirence ulaşmanın yolu, her ne olursa olsun âna sarılmaktan geçiyor. İnsan eylemleriyle amaç ve anlam buluyor. Yolculuğu güzel yapan da bu. Bizi insan yapan da. Mutluluksa zaferler, başarılar da değil kararlılığımız ve yeniden deneme cesaretimizde. O zaman yarın yeni bir gün, yeni bir başlangıç kayayı zirveye itmek için. Hepimize kolay gelsin.

'BİP BİP' SESLERİ ARASINDA KAYBOLAN BAYRAMLARMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR GARİP GÖÇ EYLEDİKAHRAMAN KÖKTÜRK
'KENDİNE AİT BİR ODA' YA DAİRALİ İHSAN DİLMEN
BİR BAYRAM VARDI; KAPILAR DA GÖNÜLLER DE AÇIK OLURDU...DERYA DEMİR
SEN AT MI KOŞTURUYORSUN?VEDAT GÜRHAN
HOMO VİATORLUKLA FLANÖRLÜK ARASINDA KALMAK VE YÜRÜMEKBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
SİYASETİN KAYBETTİĞİ ŞEY: AHLAK VE GÜVENPROF DR RAMAZAN DEMİR
TURİZM, İNSANLIĞA MUTLULUK ÜRETİRNİZAMETTİN ŞEN
DENEMEYİ DENEMEKGAZANFER ERYÜKSEL
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ DE KAPATILIRKEN…TARIK ÇELENK
HÜSEYİN ÇİMRİNYAVUZ ALİ SAKARYA
ÖLÜ TOPRAĞINI ÜZERİMİZDEN ATMA ZAMANICEM ARÜV
BİR BİSİKLET TURU VE COŞKUN GÖĞEN (TECAVÜZ COŞKUN)YUNUS YAŞAR
ZAMAN VE MEKAN YİNE AĞIR ÇEKİMDEIŞIK YARGIN
DÜNYA EDEBİYATI'NDA DENEME TÜRÜMUHARREM YELLİCE
ÇEŞMELİ KİLİSE'NİN ERMENİCE KİTABELERİ VE ANA NEF İKONAGRAFİLERİYUSUF YILDIRIM
CAMUS VE SARTRE SENTEZİNDE ÇAĞDAŞ TAVIRGÖZDE SARI
DİPLOMASİAHMET İLBARS
İKİ İNSAN, BİR HAYAT, ORTAK BİR GELECEKHASAN YAKUP CANGÜVEN
19 MAYIS VE BİLİNMEYENLERİŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
ONLİNE ALIŞVERİŞ SİTELERİNDE SAHTE YORUMLARAV İBRAHİM GÜLLÜ
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI'MIZ KUTLU OLSUNOYA BOYSAN
GÖKYÜZÜNDEN GELEN ZENGİNLİK: TÜRKİYE HAZIR MI?HÜSEYİN BARANER
BİR SORU SORALIMNURİ SEZEN
KURBAN KESİM ALANLARINDA YOĞUNLUK
SMA VE DMD HASTASI ÇOCUKLAR İÇİN FARKINDALIK YÜRÜYÜŞÜ
YAVAŞ: "BAYRAMLAR KALPTEN KALBE KURULAN EN GÜÇLÜ KÖPRÜLERDİR"
ANNE KARNINDAKİ BEBEĞİN TIKALI İDRAR YOLU LAZERLE AÇILDI
MURATPAŞA'DA KURBAN KESİM NOKTALARI KULLANIMA HAZIR
KEMER'DE DENİZ DİBİ TEMİZLİĞİ
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ AİLESİ KURBAN BAYRAMI'NI KUTLADI
MEZUNİYET BELGESİNİ PROFESÖR OĞLU VERDİ

Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






