Bugün 30 Temmuz 2026 Perşembe
  • Antalya35 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6199.36
    %0.06
  • Dolar
    47.4082
    %0.04
  • Euro
    54.4685
    %0.01
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KARDEŞİNİ AYNI HASTALIKTAN KAYBEDEN 8 YAŞINDAKİ KIRGIZİSTANLI AKHMARCAN AÜ’DE SAĞLIĞINA KAVUŞTU
30 Temmuz 2026 Perşembe 11:38

KARDEŞİNİ AYNI HASTALIKTAN KAYBEDEN 8 YAŞINDAKİ KIRGIZİSTANLI AKHMARCAN AÜ’DE SAĞLIĞINA KAVUŞTU

Kırgızistan'da yaşayan 8 yaşındaki Akhmarcan Nursultanova, 4 yaşından bu yana mücadele ettiği ve erkek kardeşini de kaybettiği pulmoner arteriovenöz...

Kırgızistan'da yaşayan 8 yaşındaki Akhmarcan Nursultanova, 4 yaşından bu yana mücadele ettiği ve erkek kardeşini de kaybettiği pulmoner arteriovenöz malformasyon hastalığından Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı girişimsel tedaviyle kurtuldu. Sağlığına kavuşan küçük Akhmarcan, ülkesine döndüğünde yaşıtları gibi koşup oynamayı, büyüdüğünde ise doktor olmayı hayal ediyor.

Kırgızistan'da 4 yaşından bu yana pulmoner arteriovenöz malformasyon hastalığı ile mücadele eden 8 yaşındaki Akhmarcan Nursultanova, erkek kardeşini de aynı hastalıktan kaybetti. Küçük kız, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı tedaviyle sağlığına kavuştu. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fırat Kardelen ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla küçük kızın akciğerinde kısa devre oluşturan anormal damar yapıları anjiyografi yöntemiyle kapatıldı. Başarılı operasyonun ardından sağlık durumu düzelen Akhmarcan'ın oksijen seviyeleri normale yaklaşırken, küçük kızın en büyük hayali ülkesine döndüğünde arkadaşlarıyla özgürce koşup oynayabilmek.

Çok ender görülen bir vaka

Prof. Dr. Kardelen, pulmoner arteriovenöz malformasyonun oldukça nadir görülen doğumsal bir damar hastalığı olduğunu belirterek, hastalığın akciğerlerde oksijenlenmesi gereken kanın anormal damar bağlantıları nedeniyle temizlenmeden yeniden dolaşıma katılmasına yol açtığını söyledi. Prof. Dr. Kardelen, "Vakamız çok ender görülen bir hasta. Doğumsal kalp hastalıklarını yüzde 1 oranında biz görüyoruz. Bu, onların arasında çok çok nadir olarak gördüğümüz bir doğumsal kalp hastalığı. Daha çok bizim karşılaştığımız kalp delikleri, kapak problemleridir ama bu hastamızda çok özel bir şekilde akciğere giden damar yatağında bir yumak şeklinde bir oluşum var. Sağ alt kısmında akciğere giden kirli kan ya da az oksijenli olan kan, akciğerlerde temizlenmek üzere giderken bir kısa yolla geriye dönüyor ve kalbin sol tarafına ulaşıyor. Oradan da sistemik dolaşım dediğimiz dolaşıma geçtiğinde çocuğun oksijen düzeylerinde düşmeye neden oluyor. Normalde 70 satürasyonla akciğerlere giden kan, 95-100 satürasyonla gelip vücuda o şekilde gitmesi gerekirken, o 70 satürasyonlu kan kısa bir devreyle tekrar sol taraftan kalbin içinden vücuda geçtiği için hastamızda düşük oksijen düzeyi ile karşılaşıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır hastamız bu şekilde dolaşıyordu. İlk tetkiklerimizi yaptıktan sonra tomografi çekerek radyoloji bölümünün desteğiyle hastamıza tanı koyduk. Daha sonrasında da anjiyografi yaparak hastanın o anormal damar yatağında kısa döngü yapan damar yatağını özel "tıkaç" dediğimiz bir sistemle tıkayarak sağlığına kavuşturmayı amaçladık ve çok güzel, başarılı bir işlem oldu" dedi.

"5 tane cihaz koyarak ancak o anormal damar yatağını kapatmayı başarabildik"

Hastaya 5 cihaz koyarak anormal damar yatağını kapattıklarını belirten Prof. Dr. Kardelen, "Bu hastalarda bazen birden fazla damar yatağında problemle karşılaşıyoruz. Bu hastamızda 5 tane cihaz koyarak ancak o anormal damar yatağını kapatmayı başarabildik. İlerisi için de takibe devam edeceğiz. Bazı hastalarımızda yeniden bu damar oluşumları tekrar devam edip, ileride de sorun oluşturabiliyor. O nedenle takiplerine devam edip, ilerideki kontrollerine göre belki daha fazla girişim de gerekebilen özel bir durum bu. Tedavi edilmezse zaten hastamızda daha önce de karşılaştığı bir problem var, az oksijenli kan vücuda gittiği gibi pıhtılaşmaya yatkınlık olabildiği için beyne, tüm vücuda pıhtı atma ihtimali var. Bu problem nedeniyle beyinde apse dediğimiz özel enfeksiyonların olma ihtimali var. Diğer yandan hemoglobin düzeyi, hastamızın kan düzeyi çok yüksekti. Az oksijenli olduğu için kan düzeyini artırması gerekiyor. Buna bağlı problemler olabiliyor, diğer organlarda problemler olabiliyor" diye konuştu.

Hastanın özel bir durumu olduğuna da değinen Prof. Dr. Kardelen, "Bir de hastamızın özel bir durumu var. Genellikle bu problem genetik özelliği olan bir durum ama hastamızda genetik bir özellik şu ana kadar tespit edemedik. İkincil nedenler olabiliyor. Hastamızda çok daha nadir olan, nedenini bilmediğimiz, kendiliğinden bu damar yatağının anormal bir çoğalması şeklinde bir durum söz konusu. Tedavi edilmezse de ileride çok daha ağır komplikasyonlarla maalesef olumsuz sonuçlar yaşayabilir. Bu işi bir ekip olarak yürütüyoruz. Tüm ekip arkadaşlarıma da ben teşekkür ediyorum. Anesteziyolojideki arkadaşlar, girişimsel radyolojideki arkadaşlar ve kendi ekibimdeki tüm arkadaşlarla birlikte bu işlemi gerçekleştirdik. Hepsine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Haziran ayında felç geçirmiş

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Ekici, "Aslında öyküsü oldukça dramatikti. Haziran ayı içerisinde bir felç olayı geçirmişti ve bu durum tabii ki yapısal damarsal anomalisiyle de yakın ilişkiliydi. Bizim ilk gördüğümüzde belirgin morarması, çomak parmak dediğimiz bayağı dramatik bir kalp hastalığını zaten bize telkin ediyordu. Ekosu normal olmasına rağmen tabii ileri testler gerekiyor. BT anjiyo ile bu pulmoner arteriyovenöz malformasyon teşhisi teyit edildi. Bu anomali çok nadir, ben meslek hayatımda 10 yılda bir falan görebildiğim nadir bir durum. Hastamız çok şükür uygulanan tedavilerle, yapılan anjiyoda kapatma işlemiyle güzel bir sonuç elde ettik. Takiplerine de mutlaka devam edeceğiz. Bundan sonra da bir süre daha antibiyotik ve ağızdan bazı ilaçlar kullanması gerekecek ve düzenli kontrollere gelecek. Çok şükür sağlığına kavuştuğunu söyleyebiliriz. Teşhis konmadığında da Allah korusun kötü sonuçlar olabilecek, sekel, özür, sakatlık bırakabilecek ciddi bir damarsal sorun. Tedavisi de hasta için en zararsız, en rahatsız etmeyen, cerrahi olmayan bir işlem olan anjiyografi ile öncelikle yürütülüyor" diye konuştu.

"Hastamız bize geldiğinde kandaki oksijen düzeyi yüzde 70'ti"

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Aycan ise, "Hastamız bize geldiğinde kandaki oksijen düzeyi yüzde 70'ti. Bu normalde hayatla uyuşmayan bir durum. Normal bir insanda bu değerleri görsek hayatını kaybedebileceği, hatta ciddi beyin hasarı olabilecek bir durum. Anestezi açısından en önemli risk, bu hastanın geliştirdiği toleransı bozmamak, ona yönelik ilaçlar uygulamak. En ufak bir değişiklikte hastada kan basıncı düşmesi, bu dediğimiz hipoksik durumun daha da kötüleşmesi ve hayat kaybı riski olabilecek bir anestezi yöntemi uygulamamamız gerekiyordu. Bunun için biz bu hastaya uygun anestezi yöntemi seçerek, kan basıncı değerlerini koruduk. En ufak bir pıhtı oluşumunu, hava kabarcığının beyne gitmesini önlememiz gerekiyor. Bunun için hastayı çok yakından takip ettik ve başarılı bir şekilde işlemi gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.

Kardeşini de bu hastalıktan kaybetti

Akhmarcan Nursultanova'nın Antalya'da yaşayan akrabası Venera Ateş, "4 yaşından bu yana sorun yaşıyormuş. Ondan buraya davet ettik, sağ olsunlar sorunu buldular. Umutları olmadan gelmişlerdi. Bir umut olarak burayı görmek istedik. 4 yaşından bugüne kadar çok sorun yaşamış, felç bile geçirmiş. Küçük kardeşini bu hastalıktan dolayı kaybettiler ameliyat esnasında. O yüzden çok korkuyla gelmişlerdi. Şu anda sağ olsun doktorlarımızdan Allah razı olsun, gerçekten de çok iyi, başarılı doktorlarımız var Akdeniz Üniversitesi'nde. Yardımcı oldular. Kırgızistan'a gittiğinde koşup oynamak, doktor olmak istiyor" dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 74 defa okunmuştur
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim