Bugün 28 Temmuz 2026 Salı
  • Antalya34 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6144.04
    %-1
  • Dolar
    47.3635
    %0.04
  • Euro
    53.9879
    %0.18

GÖZDE DOLAYMAN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
GÖZDE DOLAYMAN / KONUK YAZAR

DOSTA DÜŞMANA KARŞI ANTALYASPOR

28 Temmuz 2026 Salı 20:01

!Antalyaspor son yıllarda yönetilemeyen bir yapının adı olarak karşımıza çıkar oldu.

Geçtiğimiz sezon Süper Lig'e veda ederken sorun yalnızca teknik direktör ya da futbolcu değildi. Sorun tek bir sezon da değildi.

Sorun, yıllardır aynı hataların farklı isimlerle tekrar edilmesi idi.

Antalyaspor'un en büyük kaybı puanlar değil kurumsal kimliği idi.

Bir dönem Avrupa kupalarından söz eden kulüp bugün sürekli borçlarını konuşuyor. Transfer yasağı ihtimali, ödenemeyen yükümlülükler, FIFA dosyaları, mali krizler ve her yönetim değişikliğinde yeniden başlayan tartışmalar artık olağan hale geldi.

Kendini aklamak isteyen suçu Antalyaspor'a atıyor. Antalyaspor üzerinden prim yapanlar, kulübü kullanarak zenginliğine zenginlik katanlar foyaları ortaya çıkınca ne hikmetse suçu gazetecilere atıyor.

En acısı ise kimsenin artık buna şaşırmıyor olması.

Çünkü Antalyaspor'da kriz düzen haline gelmiş.

Yöneten de yok sahip çıkan da!

Her genel kurulda umut veren cümleler kuruluyor.

Her yönetim göreve gelirken büyük hedeflerden bahsediyor.

Ancak aylar geçmeden aynı tablo karşımıza çıkıyor.

Borçlar...

Belirsizlik...

Açıklamalar...

Suçlamalar...

Ve sessizlik...

Kulübün geleceğini planlayan bir anlayış yerine günü kurtarmaya çalışan bir yönetim anlayışı yıllardır değişmiyor.

Antalyaspor artık yönetilen değil, idare edilmeye çalışılan bir kulüp görüntüsü veriyor.

Peki, bir futbol kulübü nasıl yönetilmeli? Bu soruyu sormak biz gazetecilere düştüğü gibi bu soruyu cevaplamak da pek tabii ki size düşer. Sırf soru sorduğumuz, mevcut sorunları sorgulayıp sorunların altında yatan nedenleri irdelediğimiz için eleştirilme hakkı da kimseye düşmez. Biz nasıl görevimizi yerine getiriyorsak sizler de aldığınız sorumluluk bilinciyle her türlü soruya cevap verecek yüreğe sahip olarak görevinizi sürdürün.

Ve evet bence de bir şehrin takımını memleketlisi kadar düşünemezsiniz. Kendi çıkarlarınızı düşündüğünüz kadar düşünemezsiniz!

Madem sorularımızdan rahatsız oluyor ve sorduğumuz sorulara yanıt vermek yerine kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz, gelelim 'Bir futbol kulübü nasıl yönetilir?' sorumun cevabına...

Kurumsallık, şeffaflık, hesap verebilirlik... Tanıdık geldi mi? Sanmıyorum.

Ne yazık ki, Antalyaspor'da yıllardır kamuoyunda en çok tartışılan konuların başında yönetim kadrolarının niteliği geliyor.

Taraftarın önemli bir bölümü, kulübün profesyonel futbol yönetimi anlayışı yerine kişisel ilişki ve çıkarlar, dönemsel dengeler ve geçici çözümler ile yönetildiğini düşünüyor.

Bu algının oluşması bile başlı başına ciddi bir yönetim sorunu değil mi? Bir kez daha sorarım.

Ve sizler her ne kadar rahatsız olsanız da biz gazeteciler sormaya devam edeceğiz.

Güven kaybedildiğinde ne olur biliyor musunuz? Geçen sezon yaşadığımız gibi sadece tribünler boşalmaz. Sponsor da uzaklaşır, yatırımcı da geri çekilir. Sonra da kulüp sahipsiz bırakılıyor der ve bunun nedenini sorgularsınız. Acaba neden?

Borç sadece kasada oluşmaz! Ya taraftara olan borcunuz?

Her yeni yönetim geçmişi suçladı. Her eski yönetim kendini savundu.

Antalyaspor taraftarı yıllardır aynı lafları işitiyor ve artık sığındığınız bahaneleri daha fazla duymak istemiyor.

Bugün gelinen noktada taraftarın önemli bir kısmı artık isimlerle de ilgilenmiyor.

Çünkü sorun kişilerin ötesine geçmiş durumda...

Sorun sistem...

Bir zamanlar Antalya'nın ortak değeri olan Antalyaspor bugün kentin tüm dinamiklerini neden aynı masada buluşturamıyor?

Nedenini söyleyeyim. İş dünyası mesafeli, şehrin güçlü aktörleri temkinli, taraftar umutsuz. Çünkü güven kalmadı.

Kulüp sürekli yeni bir çıkış yolu arıyor. Bulabiliyor mu? Orası muamma.

Güçlü kulüplerin güçlü yönetim anlayışıyla ayakta kaldığını söylememe gerek yok herhalde!

Antalyaspor'un ihtiyacı; kurumsal hafızaya sahip, hesap verebilir, şeffaf, futbol ekonomisini bilen ve kulübü kişisel prestij alanı değil, emanet olarak gören bir yönetim anlayışı.

Bu şehir sahipsiz değil fakat Antalyaspor uzun zamandır sahipsiz bırakılmış vaziyette...

Ve bence en acı gerçek de bu!

Velhasıl kelam eleştiriye açık olun. Eleştiriye kapalı olan gelişime de kapalı olur.

Gazeteciler bir kulübü eleştirirken ona zarar vermek için değil, yanlışları görüp doğruların yapılmasını istedikleri için yazar. Eğer bu eleştiriler bir gün dostça söylenmiş uyarılar olarak kabul görürse, Antalyaspor belki de en büyük kazancını o gün elde eder.

Antalyaspor'un yeniden ayağa kalkması için gerçekleri konuşmak gerekir.

Ne de olsa dost acı söylermiş!

 Esen kalın..

Bu yazı toplam 137 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim