- IMKB
% - Altın
6555.4
%0 - Dolar
50.1425
%0 - Euro
55.9077
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:29 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ COP31'DE 72 ETKİNLİKTE YER ALACAK
- 01:15 - COP31'DE ANTALYA'NIN GÜVENLİĞİ 'UÇBEY'E EMANET
- 01:01 - ANTALYASPOR-BURSASPOR: 1-1
- 00:53 - ANTAKYA’DA UYUŞTURUCU TACİRİ YAKALANDI
- 00:53 - HATAY’DA TOKİ VE EMLAK KONUT REZERV ALANLARI DEĞERLENDİRİLDİ
- 00:53 - DEPREMİN ARDINDAN İNŞA EDİLEN 139’UNCU CAMİ İBADETE AÇILDI
- 00:53 - HBB’NİN DENEMELERİYLE ÖĞRENCİLER SINAVLARA HAZIRLANIYOR
- 00:53 - SAMANDAĞ’DA 12 YIL 6 AY HAPİS CEZASIYLA ARANAN HÜKÜMLÜ YAKALANDI
- 00:53 - ANTAKYA’DA 5 YIL HAPİS CEZASIYLA ARANAN HÜKÜMLÜ YAKALANDI
- 00:38 - BAŞKAN YILDIRIM’DAN "KUMKÖY SAHİLİ’Nİ TEMİZ TUTALIM" ÇAĞRISI
- 23:13 - OSMAN ÖZKÖYLÜ: "MUSTAFA HOCA HANGİ MAÇI İZLEDİ?"
- 23:08 - MUSTAFA ER: "İNANILMAZ KÖTÜ BİR YÖNETİM VARDI, İLK YARI MAÇ BİTERDİ"
- 22:53 - MOTOSİKLETİNİ YAKTI, KALDIRIMA GEÇİP İZLEDİ
- 22:48 - BAKAN BAYRAKTAR: "2030’DA TÜRKİYE’DE ENERJİ İTHALATINDAN KAYNAKLI BİR CARİ AÇIK İNŞALLAH OLMAYACAK"
- 22:38 - "3. MANAVGAT ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI FESTİVALİ" BAŞLADI
AHMET İLBARS / KONUK YAZAR


ÖLÜM YOLCULARI
Madenler kimlersiniz?
Yıllardır nasıl yaşarsınız sessizce?
Nereden gelip nereye gidersiniz?
Hiç canınız sıkılmaz mı sizin?
Suskunluğunuz nedendir bilinmez.
Sanki taşlaşmış güneş damlaları kristalleriniz…
Kim bilir belki de içinizde milyonlarca yıl önce
bir lav akıntısında eritip taşıdığınız
nice acılarınız,
ice sevinçleriniz saklıdır…
Girdaplanır düşünceler ve akar derinlere…
Gündüzler gecedir madende,
geceler sabahsız…
Mevsimler sonbahar ve kış…
Güneş ve Ay saklar kendini,
yıldızlar hep sönük…
Dünya daha kötü,
hayat daha korkutucu…
Derinliği ve karanlığı buluşturur kuyu.
Hangi derin dağın dibinde bekler şimdi ölüm bizi?..
Hangi derin acıları gizler içinde?..
Kuyudan inmek, cehenneme inmektir.
Tanıklığım var bilirim.
Ben de indim bu kuyudan.
Dik ve kaygandır kuyu merdiveni,
inip çıktıkça esner derinden.
Hep gecedir yeraltı.
Parçalanmış taşlar,
asitli sular,
çürük yumurta kokusu…
Kulaklarımda ıslak ve çamurlu çizmelerin hışırtısı…
Yaşam ve ölüm yan yana yürür yeraltında.
Ve biz en çok güneşi özleriz.
Karanlık, su sesiyle akar bin yılların ardından.
Kent uyur,
kuş uyur,
kurt uyur.
Uykulu gözleri hep açıktır madencinin.
Söylenecek bir şey yokmuş gibi gelir insana.
Oysa kırılmış taş,
asitli sular,
çürük yumurta kokusu konuşmak ister.
Yarasalar uçuşur ortalıkta.
Karanlık,
alacakaranlık olur.
Bütün ağırlığıyla çöker üstüme.
Gittikçe lambanın ışığı körleşir.
Tavandan düşen su damlacıklarının şıpırtısı duyulur uzaktan.
Yaklaştıkça deli eder insanı.
Dünyayı havaya uçurmaya çalışan bir patlama sesi duyulur geriden.
İrkilirim.
Patlayan taş sanki bir şarapnelin kırık parçaları...
Toz duman içinde kalırız.
Taşta üç beş metre daha yol alırız
ve biz en çok açık havayı özleriz.
Taşı delen de biz,
patlatan yok eden de…
Bitimsiz bir döngü halinde
binlerce yıl sürüp giden…
Kazma ve dinamit sesleri
ölüme ev sahipliği yapan
nemli boşluklar açar taşlarda.
Yüreği kanar taşın…
Taşlar zamandır ve paslı sular akıtır üstünden.
Sular aşındırır
ve çürütür direklerimizi.
An’ı yaşarım.
Tetikteyim…
Gecedeyim…
Vardiyadayım…
Bir toz hüzmesi geçer üstümden.
Zamansızlık içime akar.
Karanlığın gözleri büyür.
Ölümüm geçer aklımdan.
Dalar giderim kendi cehennemime.
Karanlığın ruhu canlanır içimde.
Yıkıcı bir yalnızlık şarkısı dolanır dilime.
Kendime daha çok yaklaşırım.
Kazma sesleriyle uyanırım yeniden.
Taş düşer,
taş patlar,
taş kanatır,
taş öldürür…
Soğuk bir rüzgâr esip geçer terli sırtımdan.
Gittikçe artan kükürt kokusu
ve gözlerim yanar.
Taş kesilir zaman.
Nemli oyuklardan asitli sular şıpırdar başıma.
İçimden bakırlı sular akar…
Gözlerimi ovuşturup yürürüm sessizce.
Tanrının üvey kullarıdır madenciler.
Kirli ve yağlı karanlığın zehirli tortuları katmanlaşır tenlerinde.
Acılar demlenir yüreklerinde.
Her daim cehennem azabı çeker onlar.
Karanlığı,
nemi,
gazı,
tozu,
sıcağı,
soğuğu soluyan onlardır.
Basık ve dar dehlizlerde sürünenler, mayaları acıyla yoğrulanlar onlardır.
Ciğerleri sinsi taş tozlarıyla dolup,
tıknefes olan onlardır.
Mantarlaşıp çürüyen direklerin,
kırılmış kamaların,
dağılmış sarmaların,
çürük su birikintilerinin,
sidik ve ter kokularının,
titreşimlerin,
gürültülerin,
tavandan enselere damlayan kirli suların
ve daha nice azapların arasına sıkışıp kalanlar yine onlardır.
Bilinçaltında bastırılmış ölüm korkusu,
işsizlik ve geçim sıkıntısı hiç bırakmaz peşlerini.
Gerilimli,
güvensiz
ve gayri insani koşullarda;
içi çürüyüp koflaşmış maden direkleri gibi
kırk yaşına varmadan ıskartaya çıkanlar da onlardır.
Her gün kelle koltukta inerler madene.
Ecel yoldaşı olurlar birbirlerine.
Cehennemin kıyısında buluşurlar.
İsyanın ve yenilginin dar tebessümü taşınır yüzlerinde.
Gerçek çilekeşlerdir onlar.
Geceleri gündüzlerine karışır,
bedenleri ve ruhları isyan eder,
duyan olmaz.
Acının pişirdiği insanlardır onlar.
Acının büyüğü ise ölüm.
Kader ile gerçek arasındaki farkı da en çok ölümle öderler.
‘Her ölüm erkendir’
lakin madencininki ‘çok erken’.
Madencilerin kalbine doğru bir yolculuğa çıkabilirsek eğer;
hemen görebiliriz taşlaşmış akciğerlerini,
oksijensizlikten mavileşen tenlerini,
gözaltlarındaki mor lekeleri,
sağırlaşmış kulaklarını,
kopmuş ses tellerini,
titreşimden beyazlaşmış parmak uçlarını
ve daha nicelerini…
Zordur taşranın ıssızlığında var olmak…
İnsanın ruhu daralır bazen,
metropoldeki kaybolmuşluğunu arar…
Stres en büyük düşman.
Şifası ‘alışmak’.
Yeni bir utanç değil gördüklerim.
Madene inen ölüme iner.
Ölüm yolcularıdır onlar.
Tanıklığım çok.
Sorularım çok.
Yoksul madencilerin makûs talihi mi ölüm?
Uygarlığın temelinde nice madenler,
nice madenciler var.
Uygarlığın bedelini önce madenciler öder.
Ne yazık ki,
Yirmi birinci Yüzyıl’da bile böyle.
Madencilik biliminin yol göstericiliğine yeterince izin verilmemesi
ve işin daha insani kılınmaması üzücü.
Derin çelişkiler,
zorluklar
ve sancılar yaşıyoruz…
Bir yanda katlanarak büyüyen paranın kuralsızlığı, diğer yanda emeğin kırılan kolu kanadı…
Gücün ve sayıların büyüsünden sıyrılıp,
parçalanıp dağılan vicdanlarımızı ne zaman toplayacağız?
Dünyanın sönmüş külleri akıyor üstümden.
Tüketim çılgınlığı insanca değerleri silip süpürüyor.
Yüzyıllar gerisine sürükleniyoruz sanki.
Taş devrinde miyiz hala?
Olanla olması gereken neden bu kadar farklı?
Bir iç savaş var yeraltında;
korunmasız,
çıplak ve yalnız insanlara karşı.
Suskunluklar sürmese de yenilgiler sürüyor hala.
Sorunun bütüncül çözümü ekosisteme saygıdan mı geçer?
İnsan doğanın hükmedeni değil de, onun bir parçası mı olmalı?
Acaba insanlarımız ne zaman dinleyecekler vicdanlarının seslerini?
Taşa,
ağaca,
kuşa,
insana olan bakışlarını ne zaman değiştirecekler?
Doğanın bütünlüğünü rehber kılan ekolojik uygarlık ne zaman başlayacak?
Bilgelik çağı hiç mi gelmeyecek?
Etik değerler edinip,
vicdani tavırlar takınmalı artık;
doğru sorular sorup doğru cevaplar almak
ve yaşanan onca acıyı içimize gömüp,
bu dünyanın gerçeğini yeniden yaratmak için.

YENİDEN ÇORUM’A GELDİMMERAL KILINÇ
STOKTA YOKSA SATMA! TÜKETİCİNİN PARASINI KASANDA TUTAMAZSIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
FİBONACCİ’DEN DOĞAL DENGEYEAHMET İLBARS
SUSMAK TARAFSIZLIK MI?DERYA DALMAZ
ANTALYASPOR KAYBETMEDİKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİKKAT ÇAĞINDA DEĞERİNİ KAYBEDEN BİLGİMELTEM YUVARLAK
EKOLOJİK ADALET: ÇEVRE KRİZİNİN BEDELİNİ NEDEN EN AZ KİRLETENLER ÖDÜYORCEM ARÜV
EMLAK VE GAYRİMENKUL OFİSLERİ CAN ÇEKİŞİYORAHMET DİKİCİ
ÖLMEYE YATMAK ROMAN KAHRAMANI AYSEL, USTA ROMANCININ KENDİSİ MİYDİ?YALÇIN DUMAN
AZERBAYCAN-BAŞÖRTÜSÜ-OTORİTERLİK / BİR TUTUM OLARAK ÖZGÜRLÜKÇÜLÜKALİ İHSAN DİLMEN
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-12NİZAMETTİN ŞEN
ÖMÜR HANIM'IN SONBAHAR RİTÜELLERİBİHTER GÖRDÜ
BATI'DA MERAK, BİZDE MASLAHATTARIK ÇELENK
HARF İNKILABI ÜZERİNE (1 KASIM 1928)DOÇ DR BEKİR DİREKCİ
ÇOCUKLARIMIZ EKRANA HAPSOLURKEN BİZ NEREDEYİZ?PINAR TEYİN
TÜRK SANATÇI SÜLEYMAN SARI'YA YARATICI METAMORFOZ ÖDÜLÜGÖZDE SARI
TOPLUMUN DEĞİŞİMİNDE KADIN DAYANIŞMASININ GÜCÜALYA ŞAHİN
SİYASİ PARTİLERE VE PARTİLİLERENURİ SEZEN
HATIRALARIN SESSİZLİĞİOYA BOYSAN
BAĞCI DÖVMEYELİM, ÜZÜM YİYELİM!..VEDAT GÜRHAN
ANTALYA SADECE TURİZM ŞEHRİ DEĞİL, GELECEĞİN ŞEHRİ OLMAK ZORUNDA!MEHMET YENİKAYNAK
TURİZMİN GELİRİ KASAYA, FATURASI VATANDAŞIN MUTFAĞINA!TUGAY TOYDEMİR
GRÖNLAND NEDEN BİR ANDA DÜNYANIN GÜNDEMİNE GİRDİ?HÜSEYİN KARABULUT
ANLAM DENİZİNİ SIFIRLAMAKOYA ÖZGÜR
3. ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI FESTİVALİ BAŞLIYOR
SERALARI SEL VURMASINA RAĞMEN SEBZE FİYATLARI DÜŞTÜ
KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ'NDE SANAT DOLU BEŞİNCİ GÜN
ÖZDEMİR, KADIN MUHTARLARA ANITKABİR GEZİSİ SÖZÜNÜ TUTTU
19 İLÇENİN PEYNİRLERİ ENVANTER ALTINA ALINIYOR
KIRMIZI HALIDA ŞIKLIK YARIŞI
ATSO MECLİS BAŞKANLIĞI'NDA DEVİR TESLİM
ALTIN PORTAKAL'DA DOPDOLU PROGRAM
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





