Bugün 31 Ağustos 2026 Pazartesi
  • Antalya29 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6877.87
    %-0.43
  • Dolar
    48.2498
    %0.03
  • Euro
    56.0943
    %0.26

PROF DR RAMAZAN DEMİR / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
PROF DR RAMAZAN DEMİR / KONUK YAZAR

30 AĞUSTOS 1922 VE SONUÇLARI

31 Ağustos 2026 Pazartesi 19:04

 

30 Ağustos’a gelinceye kadar Anadolu’da topyekün bir seferberlik hazırlığı yapıldı. Bu, bir yıldan fazlaydı. Dolayısıyla 30 ağustosun arkasında bir yıllık hazırlık vardı
+++
Şimdi sonuçlarına bakalım:
BİR: Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasından sonra, Ağustos 1921’den 1922 yazına kadar Türk ordusu büyük bir hazırlık dönemine girdi.
Yunan ordusu Eskişehir-Afyon hattında güçlü savunma mevzileri oluşturmuştu. Türk komuta heyeti ise doğrudan cepheden saldırmak yerine, Yunan ordusunun savunma düzenini bozacak bir taarruz planladı.
Bunun sonucunda:
*Mustafa Kemal Paşa Başkomutandır,
*Fevzi Paşa Genelkurmay Başkanıdır,
*İsmet Paşa Batı Cephesi Komutanıdır,
*Yakup Şevki ve Nurettin Paşalar ordu komutanlarıdır,
*Fahrettin Paşa ise Süvari Kolordusu Komutanı olarak harekâtın uygulanmasında görevli komutandır.
Mustafa Kemal’in başkomutanlık yetkisi de TBMM tarafından 20 Temmuz 1922’de süresiz olarak uzatıldı
+++
İKİ: 26 Ağustos: Büyük Taarruz başladı.
26 Ağustos 1922 sabahı saat 04.30’da Türk topçusunun ateşiyle Büyük Taarruz başladı.
Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve diğer komutanlarla birlikte Kocatepe’deydi.
Türk ordusu, Yunanlıların beklemediği bir bölgeden, Afyon’un güneybatısından güçlü bir taarruz başlattı.
Buradaki temel fikir şuydu: Yunan ordusunun savunma hattını parçalamak, kuvvetlerini birbirinden ayırmak ve geri çekilme yollarını kapatarak ana kuvvetlerini imha etmek.
Türk ordusu kısa sürede Yunan mevzilerini yardı. 27 Ağustos’ta Afyonkarahisar geri alındı. 
+++
ÜÇ: Asıl mesele: Yunan ordusunun kaçış yolunu kapatmak.
Burada Mustafa Kemal’in askerî planının en önemli taraflarından biri ortaya çıktı.
Amaç sadece Yunan mevzilerini ele geçirmek değildi.
Yunan ordusunun büyük bölümünü Anadolu’nun içlerinde kuşatıp imha etmekti.
Türk ordusu ilerlerken süvari birlikleri de büyük rol oynadı. Fahrettin Paşa komutasındaki 5. Süvari Kolordusu, Ahır Dağları üzerinden ilerleyerek Yunan ordusunun gerilerine sarktı ve geri çekilme yollarını tehdit etti.
Böylece Yunan ordusu batıya doğru düzenli biçimde çekilmekte zorlandı. 
Bu nedenle 30 Ağustos’u anlamak için yalnızca o günkü çatışmaya değil, 26-29 Ağustos arasındaki kuşatma ve sıkıştırma hareketine bakmak gerekir.
+++
DÖRT: 29 Ağustos gecesi kritik karar alındı.
29 Ağustos gecesi Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile durumu değerlendirdi.
Yunan ordusunun önemli bir bölümü Dumlupınar çevresinde sıkışmış durumdaydı.
Mustafa Kemal’in amacı belliydi: Yunan ordusuna toparlanma fırsatı vermeden kesin darbeyi indirmek. 30 Ağustos sabahı için harekât planı buna göre düzenlendi. Atatürk Ansiklopedisi’nde yer alan askerî belgeler ve değerlendirmelere göre, 30 Ağustos sabahı Türk birliklerine düşmanın teslim olmaya zorlanması ve harekâtın kesintisiz sürdürülmesi emredildi. 
+++
BEŞ: 30 Ağustos sabahı: Başkomutanlık Meydan Muharebesi gerçekleşti.
Yunan ordusunun önemli kuvvetleri Dumlupınar-Aslıhanlar bölgesinde sıkışmıştı.
Türk ordusu kuzeyden, güneyden ve doğudan baskıyı artırdı.
Mustafa Kemal Paşa ise savaş alanına çok yakın bir yerde, Çalköy civarında, harekâtı bizzat yönetiyordu.
Türk topçusu Yunan mevzilerini döverken piyade ve süvari birlikleri saldırıyı sürdürdü.
Sonuçta Yunan ordusunun ana kuvvetleri büyük ölçüde imha edildi veya dağıtıldı. 
İşte bu nedenle 30 Ağustos’ta gerçekleşen savaşa: Başkomutanlık Meydan Muharebesi adı verildi. Aynı savaş Dumlupınar Meydan Muharebesi olarak da anılır.
+++
ALTI: Mustafa Kemal neden “Başkomutanlık” adını aldı?
Burada önemli bir ayrıntı var. Mustafa Kemal Paşa savaşın sadece siyasî başı değildi; Başkomutan olarak harekâtın genel yönetiminden sorumluydu ve savaş alanında bulunuyordu.
Fevzi Çakmak’ın daha sonraki değerlendirmesinde, 30 Ağustos Muharebesi’nin Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırılmasının nedenlerinden biri, Mustafa Kemal’in savaşın kesin sonuç aşamasında bizzat muharebe sahasında bulunması ve harekâtı yönetmesiydi. 
Bu nedenle savaşın adı, sıradan bir cephe muharebesinden daha geniş bir anlam taşır.
+++
YEDİ: Yunan Başkomutanı Trikopis’in esir alınışı.
30 Ağustos’taki yenilgiden sonra Yunan ordusunun komuta sistemi de çökmeye başladı.
Yunan kuvvetlerinin başında bulunan General Nikolaos Trikupis (Trikopis) ve bazı üst düzey komutanlar daha sonraki takip harekâtı sırasında Türk birliklerine esir düştüler.
Böylece Yunan ordusunun Anadolu’daki ana kuvvetleri fiilen savaşma kabiliyetini kaybetti.
Bu nokta çok önemlidir: 30 Ağustos, savaşın bütün olarak bittiği gün değildir; fakat Yunan ordusunun Anadolu’daki ana gövdesinin imha edildiği ve savaşın sonucunun kesin biçimde belirlendiği gündür.
Türk ordusu hemen ardından takip harekâtına geçti. 
+++
SEKİZ: 31 Ağustos’ta ne oldu? 30 Ağustos’taki büyük zaferin hemen ertesi günü Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve diğer komutanlarla birlikte savaş alanını inceledi.
Artık yeni hedef belliydi: Yunan ordusunun kaçabilen unsurlarını da takip etmek. İşte bunun ardından Mustafa Kemal’in meşhur emri geldi: “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” Buradaki “Akdeniz”, bugünkü anlamda yalnızca Antalya veya Akdeniz kıyıları değildir; İzmir ve Ege Denizi istikameti kastedilmektedir.
Türk ordusu artık geri çekilen Yunan kuvvetlerini takip etmeye başladı. 
+++
DOKUZ: 30 Ağustos’tan 9 Eylül’e doğru… 30 Ağustos’ta kazanılan zafer, Türk ordusuna Anadolu’nun batısında olağanüstü bir hareket alanı açtı. Takip harekâtı başladı: 26 Ağustos Büyük Taarruz, 27 Ağustos Afyonkarahisar’ın kurtuluşu, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi, 31 Ağustos Büyük takip harekâtının düzenlenmesi, 2 Eylül Trikopis ve bazı Yunan komutanlarının esir alınması, 9 Eylül Türk ordusunun İzmir’e girişi, 18 Eylül Batı Anadolu’da Yunan askerî varlığının sona ermesi.
Dolayısıyla 30 Ağustos’u 9 Eylül’den koparmamak gerekir.
30 Ağustos kesin askerî zaferin, 9 Eylül ise İzmir’in kurtuluşunun simgesidir.
Bütün emperyal düşmanlar 30 Ağustos 1922’de yenilmiştir.
(Devamı Edecek)

Bu yazı toplam 199 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim