- IMKB
% - Altın
6865.09
%0 - Dolar
48.7547
%0 - Euro
55.9994
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:08 - HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
- 12:18 - BELEDİYENİN FOTO KAPANINA SALDIRI
- 12:13 - 2 BİN YILLIK ATMOSFERDE SANAT VE MANZARA BULUŞTU
- 11:43 - ESKİDEN ÇUL DOKUMA VE KIL ÇADIRDA KULLANILAN KOYUN KILLARI ARTIK ÇÖPE GİDİYOR
- 11:41 - GÖÇ YOLUNDA ÇOK SAYIDA TEHDİT
- 11:23 - MURATPAŞA, ALZAYMIR FARKINDALIĞI İÇİN YAŞLI EVLERİNDE BULUŞTU
- 11:23 - 33. ULUSLARARASI ASPENDOS OPERA VE BALE FESTİVALİ’NDE CARMİNA BURANA SEYİRCİYLE BULUŞTU
- 11:18 - ADANA’DA GENÇ ŞAHIS BOŞ ARAZİDE ÖLÜ BULUNDU
- 11:03 - ANTALYA’DA PANELVAN KONTROLDEN ÇIKTI: 1 YARALI
- 11:03 - YANGINDA KÜLE DÖNEN KARGILAR 3 HAFTADA YENİDEN FİLİZLENDİ
- 10:58 - İHA’YA ’YILIN EN İYİ SPOR HABERİ’ ÖDÜLÜ
- 10:48 - VALİDEN KUM HIRSIZLIĞINA KARŞI BOĞAZ SAHİLİ’NE KAMERALI TAKİP TALİMATI
- 10:38 - AYNI CADDEDE BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE 2 AYRI KAZA
- 10:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA KADINLARIN İMECE USULÜ YUFKA EKMEK MESAİSİ
- 10:23 - MERSİNLİ MUHTARLAR SABAH SPORUNDA BULUŞTU
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


KİMLİK KAPANINDA BİR TOPLUM
2026 T24 Yıllık’ta bir söyleşim yayımlandı. Bu söyleşide, AK Parti örneği üzerinden kutuplaşan seçmenin bir kimlik kapanı içinde kaldığından söz ediyordum. “Kimlik kapanı” ifadesi, okur kesiminin bir bölümünde dikkat çekti. Oysa ben yaklaşık üç yıldır Johns Hopkins Üniversitesi’nden Prof. Yascha Mounk’un son yıllarda oldukça ses getiren The
Identity Trap kitabını ve bu çerçevede kaleme aldığı makaleleri yakından takip ediyordum. Buna rağmen, kavramın Türkiye bağlamında hâlâ yeterince derinleştirilmediğini ve zenginleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Nitekim Türkiye’de “kimlik kapanı” terimini video platformlarında ya da internet arama motorlarında arattığınızda, akademik metinleri bir yana bırakın, karşınıza daha çok “nüfus cüzdanı nasıl yenilenir” türünden içerikler çıkıyor. Kavramın entelektüel, siyasal ve toplumsal bağlamı neredeyse bütünüyle görünmez durumda.
Yascha Mounk’un bu çerçevede tanımladığı kimlik ve kimlik kapanı kavramlarıyla büyük ölçüde yakın bir yerde durmakla birlikte, ayrıştığımız noktalar da bulunuyor. Mounk’a göre kimlik, bireyin siyasal ve ahlaki değerinin, ne söylediğinden çok hangi gruba ait olduğuna göre belirlendiği bir aidiyet çerçevesidir. Kimlik kapanı ise, ayrımcılıkla mücadele amacıyla ortaya çıkan bu yaklaşımın zamanla bireyi görünmez kılıp grubu merkeze alması, mağduriyeti
siyasal meşruiyet ölçüsüne dönüştürmesi ve bu yolla evrensel yurttaşlığı, açık tartışmayı ve liberal demokrasiyi zayıflatmasıdır.
Mounk ile Vamık Volkan kimlik sorununa farklı düzlemlerden yaklaşır. Mounk, kimliği liberal demokrasiyi zorlayan siyasal bir kategori olarak ele alır ve kimlik kapanını, bireyin yerini grubun almasıyla yurttaşlığın, ifade özgürlüğünün ve çoğulculuğun aşınması üzerinden tanımlar. Volkan ise kimliği, özellikle büyük grup kimliği bağlamında, tarihsel travmalar, tamamlanmamış yaslar ve kolektif narsisizm üzerinden şekillenen psikodinamik bir yapıolarak görür; kimlik adına öldürmeyi de büyük grup kimliğinin tehdit altında algılanmasıyla tetiklenen ilkel bir savunma tepkisi olarak açıklar. Kısacası Mounk, kimliğin demokrasiyi nasıl işlevsizleştirdiğini anlatırken, Volkan kimliğin neden bu denli yıkıcı bir duygusal güce dönüşebildiğini ve şiddete kadar uzanabildiğini anlamaya çalışır.
Bir yılı aşkın süre önce kurduğumuz, ancak daha sonra yollarımızı ayırmak zorunda kaldığımız bir düşünce kuruluşunda da ana çalışma başlıklarından birinin “kimlik çalışmaları” olması gerektiğini özellikle vurgulamıştım. Ne var ki karar verici ekip, aradan aylar geçmesine rağmen, dünyada giderek belirleyici hale gelen kimlik çalışmalarının önemini, tüm iyi niyetlerine karşın, kavramakta zorlandı.
Kimlik meselesi yalnızca düşünce kuruluşu ile politik araştırma veya PR şirketi arasındaki farkı ayırt edemeyenler için değil; genel olarak ülkemizde, hatta akademik camiada dahi yeterli ilgiyi görmeyen bir alan olarak duruyor. İdeolojiler ve sınıflar arası gerilimler yoğun biçimde tartışılırken, kimlik meseleleri ya yeterince anlaşılamadığı ya da muğlak bulunduğu gerekçesiyle çoğu zaman öteleniyor. Bu bağlamda kimlik tanımlarının zamanın akışı içinde, türe ve tavra göre sıkça değiştiği ve bu nedenle sabitlenemeyeceği ileri sürülüyor.
Bu yaklaşımı bir televizyon kanalındaki programda, akademisyen bir konukla yaptığımız tartışmada da deneyimlemiştim. Konuk, bugünkü toplumsal ve siyasal süreçlerin kimlik modeli üzerinden okunamayacağını savunmuş, buna gerekçe olarak da kimlik tanımlarının zamana ve içeriğe bağlı olarak hızla değiştiğini öne sürmüştü. Ben ise yalnızca şu örneği paylaşmıştım: KAAN projesinin başarılı bir altyapı deneyimi üzerinden, mahalleye, eğitime, görgüye, coğrafi konuma, kültüre ya da gelir ve sınıf farklarına bakılmaksızın; hatta dindar–seküler ayrımı gözetilmeksizin “Dünyada hava harp doktrini değişmiştir, not almanızda fayda var” minvalinde benzer mesajlar aldığımı ifade etmiştim. Tüm hataları kabul edilerek bu yapının “milli” sayıldığı, buna karşılık eleştirel tezlerin doğruluk içermesine rağmen muhalefetin ana omurgasının “gayri milli” olarak etiketlendiği bir yargıyla karşılaşmıştım. Karşı örnekleri de Kadıköy İlçe Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden vermiştim. Artık mahalleler, yalnızca çevre değil; kimliğin bizzat kendisi haline gelmiş durumda. Savunma sanayi, Osmanlı’nın ihtişamına dönüş söylemi, zaman çökmesi fikri, din ve Atatürk gibi başlıklar ise kimlik kapanlarının temel enstrümanlarını oluşturuyor.
Tuzaklarla geçirgenliği dışa açıklığı kapatılmış üst gurupların bu kadar güçlenmesindeki bir başka neden de toplumun geneline yayılmış değersizlik duygusudur. Saygın bir terapist tanıdığım bana muhafazakar kesimden gelen danışanların sürekli ebeveynleri tarafından ne kadar çok sevildiklerini ancak bunu dolaylı gösterildiklerinden bahsederken Sol kesimden gelenlerin ise aslında sevgiye ihtiyaçları olmayacak şekilde özgüven yüksekliğine sahip
olduklarından bahsetmektelermiş. Bu da baştaki tespitimizi güçlendirmekte. Sevgi ve değerli hissedilme ihtiyacı tartışmasız ayırt edilmeksizin hepimiz için temel ve öz güven duygusunun esasını teşkil etmekte.
Bu ve benzeri örneklerden hareketle, kimliklerin, mahallelerin ya da bunların popülist tuzaklar olarak kapanmasında kullanılan enstrümanların; mutasyona açık olmakla birlikte ne yalnızca sınıfsal, ekonomik ya da Elitist yataylarda ne de sadece din ve ideoloji gibi dikeylerde konumlandığını söyleyebiliriz. Bütün bu unsurların kesişiminde, giderek katılaşmış bir üst grup kimliğinden söz etmek daha isabetli görünüyor.
Unutulmamalıdır ki her zaman var olan üst grupların geçirgenliklerini kaybetmesi, kutuplaşmanın artmasındaki en temel nedenlerden biridir. Bu durum, bireyin özgüvenini ya da temel güven duygusunu yitirmesiyle, ödipal babasını bulduğuna inandığı bir otoriteye körü körüne bağlanması ve nihayetinde kendisini büyük grup kimliğine hapsetmesiyle yakından ilişkilidir.
Sonuç olarak bugün karşı karşıya olduğumuz sorun, kimliğin geçici tanımlarından çok; kimliğin donmuş, geçirgenliğini yitirmiş ve kapanlarla donatılmış bir üst grup aidiyetine, hatta kapalı bir topluma dönüşmesidir. Geçirgenliğini kaybeden büyük grup kimliği, eleştiriyi ihanetle, mesafeyi düşmanlıkla eşitleyerek kutuplaşmayı derinleştirir. Bu durum aynı zamanda fıtri ahlak ve vicdan duygusunu kendi aidiyetini hissettiği gurubunun ötesine taşımayı imkansız kılar. Asıl mesele kimliklerin varlığı değil; kimliğin düşüncenin, muhakemenin, ahlakın ve ortak aidiyet zemininin yerine ikame edilmesidir.
Medyascope'tan alıntılanmıştır.
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
BÜYÜK AMBALAJI ALDIM, DAHA UCUZA GELDİ!” DİYE DÜŞÜNMEYİN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
NİYETİNİZ BATSIN!..VEDAT GÜRHAN
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLER-5NİZAMETTİN ŞEN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ANADİLİ DIŞINDA ESER VEREN TÜRK YAZARLARGAZANFER ERYÜKSEL
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞUDUR 9 EYLÜLPROF DR RAMAZAN DEMİR
İNTERNET ALIŞVERİŞİNDE KARGO SORUNLARI: SORUMLU KİM?AV CÜNEYT KARASU
ÇİFTÇİYİ KAYBEDERSEK, MUTFAĞIMIZI KAYBEDERİZTALİP BAYRAM
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
İMPARATOR ATTİLA KILICIYLA SAHNEYE ÇIKACAK
ANTALYA HAVALİMANI'NDA AĞUSTOSTA 5,8 MİLYON YOLCU TRAFİĞİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





