- IMKB
% - Altın
6224.72
%0 - Dolar
46.9427
%0 - Euro
53.6176
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 17:38 - OSMANİYE’DE MALZEME DEPOSU ALEVLERE TESLİM OLDU
- 17:17 - YAN YANA 4 DEPO YANDI
- 17:03 - ISPARTA’DA TRAFİK KAZASI UCUZ ATLATILDI
- 16:21 - KİRAZ VE VİŞNE İHRACATINDAN 40,6 MİLYON DOLAR
- 16:08 - OTOMOBİLLE ÇARPIŞAN HAFİF TİCARİ ARAÇ DEREYE UÇTU: 7 YARALI
- 15:08 - KEPEZ’DEN DEMİREL MAHALLESİ’NDE 5 BİN 170 METRELİK SATHİ ASFALT ÇALIŞMASI
- 14:38 - MANEVRA YAPARKEN DEVRİLEN TRAKTÖRÜN ALTINDA KALAN SÜRÜCÜ ÖLDÜ
- 14:33 - KAVGAYI AYIRMAK İSTERKEN BIÇAKLANARAK HAYATINI KAYBETTİ
- 14:18 - TARTIŞTIĞI EŞİNİN BAŞINA ÇEKİÇLE VURUP BOĞAZINDAN BIÇAKLADI
- 14:08 - BALKONDA AKIMA KAPILARAK ÖLEN 1,5 YAŞINDAKİ YAMAÇ ALİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
- 12:53 - MESKİ’NİN 1,17 MİLYAR LİRALIK DEV ALTYAPI YATIRIMININ TEMELİ ATILDI
- 12:48 - ŞARAMPOLE DEVRİLEN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ GÜNLERDİR SÜREN HAYAT MÜCADELESİNİ KAYBETTİ
- 12:08 - İHTİYAÇ GİDERMEK İÇİN GİRDİĞİ İNŞAATTA 4 METRELİK KUYUYA DÜŞTÜ
- 11:58 - AMANOSLARIN ETEKLERİNDEKİ ZORKUN YAYLASI YAZIN VAZGEÇİLMEZİ OLDU
- 11:18 - DÜDEN ŞELALESİ SICAK ANTALYA GÜNLERİNDE ZİYARETÇİLERİNE SERİN MOLA MEKANI OLDU
GÖZDE SARI / KONUK YAZAR


SANATIN EKONOMİPOLİTİĞİ
Sanat dünyası genellikle idealleştirilmiş, dünyevi kirlilikten arınmış ve korunaklı bir liman gibi pazarlanır. Şık bir galeride, loş ışıklar altında bir tabloya bakarken onun sadece "ruhsal bir gıda" ya da ilahi bir ilham patlaması olduğunu düşünmemiz istenir. Oysa bu romantik perdeyi biraz araladığımızda karşımıza bambaşka bir tablo çıkar. Sanat, modern dünyada estetik bir haz nesnesi olmasıyla birlikte, sermayenin en sofistike, en akılalmaz sarmallarından biridir. Bir yapıtın galerideki o görkemli ve dokunulmaz duruşu, onun kapitalist sistemin üretim, değer ve tüketim çarklarına nasıl eklemlendiğiyle doğrudan ilgilidir. Sanatçı ise kendi soyut dünyasında ilham bekleyen bir münzevi değil, bedensel ve zihinsel iş gücünü piyasaya sunan bir öznedir. Dolayısıyla bir yapıta baktığımızda, onun fenomenolojik derinliği ile Marksist ekonomi politiğin sert gerçekleri arasındaki o amansız çatışmayı görmek gerekir.
Bu çatışmayı anlamak için öncelikle felsefi bir eşikten, Martin Heidegger’in "Sanat Yapıtının Kökeni" metninden geçmekte fayda var. Heidegger sanatı, bir çekicin veya bir çift köylü ayakkabısının kullanışlılığında yatan o sıradan "ekipman" varoluşundan keskin bir şekilde ayırır. Sanatın radikal gücü, varlıkların hakikatini gizlendiği yerden çıkarma, yani aletheia yeteneğinde saklıdır. Van Gogh’un o meşhur köylü ayakkabılarını resmetmesi, basit bir nesne kopyalama işi değildir; o ayakkabıların temsil ettiği tüm o ağır köylü yaşamını, toprağın kokusunu ve emeği bir açıklık alanına taşır, hakikati yapıta kor.
"Sanat, hakikatin yapıta konmasıdır." Martin Heidegger
İşte kapitalist piyasanın ilk büyük darbesi tam da bu noktada devreye girer. Sistem, bu hakikat arayışını tersine çevirerek eseri yeniden bir meta (commodity) haline getirir. Sermaye, sanatın açtığı o muazzam hakikat alanının üzerine devasa bir fiyat etiketi yapıştırarak onu yeniden gizler; tablo artık hakikatin sesi değil, müzayede salonunun sessiz bir kölesine dönüşür.
Üstelik bu gizleme ve metalaştırma operasyonu, sanatın yalnızca pürüzsüz bir görsel hazdan ibaret olduğu yanılgısıyla beslenir ve onun arkasındaki vahşi, materyalist kökenleri unutturur. Oysa Mikel Dufrenne’in de vurguladığı gibi, sanatçı fiziksel malzemelerle (taşla, boyayla, tuvalle, kille) kıyasıya, kelimenin tam anlamıyla bedensel bir güreşe tutuşur. Bu süreç, kaba malzemenin yüceltilerek estetik bir cevhere (matter) dönüşümüdür; öyle ki biz artık tuvaldeki kimyasal boyayı değil, o boyanın ruhumuzda yarattığı duyumu görmeye başlarız. Maurice Merleau-Ponty’nin o eşsiz ifadesiyle, bir tablodaki renk sadece bir pigment değil, "hayali dünyaların derinliklerinden çıkarılmış bir fosildir." Bu fosil, izleyicinin iç dünyasına dokunarak geçmişi ve geleceği aynı anda kristalleştirirken, Gilles Deleuze’ün de belirttiği gibi, ressamlar sadece gözleriyle görmezler, "gözleriyle dokunurlar." Bu dokunsal görüş, sanatın sanıldığı kadar soyut olmadığını, aksine doğrudan bedensel bir iş gücü (labor-power) çıktısı olduğunu bize hatırlatır.
Bu bedensel çıktı, bizi madalyonun en net ekonomik yüzüne, yani Marksist anlamda tam bir meta niteliği taşıyan sanatın piyasa değerine götürür. Sanat dünyasının o parıltılı elitizmi ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın, bir sanat eseri ekonomik düzlemde bir sanayi ürünüyle aynı temel çarkların içinde döner. Karl Marx’a göre bir metanın değeri, onun üretimi için gerekli olan "toplumsal emek-zamanı" (labor-time) ile belirlenir ve bir tablo, içine hapsedilmiş, dondurulmuş binlerce saatlik yaratıcı iş gücünün kristalleşmiş halidir. Sanat, insanların estetik ve ideolojik ihtiyaçlarını karşıladığı sürece bir kullanım değerine sahiptir ve bu değer piyasada utils (fayda birimleri) üzerinden ölçülerek değişim değerine, yani soğuk nakit paraya tahvil edilir. İşin acımasız tarafı, sanatta artık değerin (surplus-value), sanatçının kendi yaşamını idame ettirmesi için gereken asgari sürenin çok ötesinde çalışmasıyla oluşmasıdır. Sermaye, sanatçının bu fazladan üretimini absorbe eder, onu galeriler ve koleksiyonerler eliyle bir yatırım aracına, yani stored value (depolanmış değer) üreten bir finansal enstrümana dönüştürür. Tuvalin başındaki vizyoner, günün sonunda sermaye birikimi sağlayan bir işçiye indirgenir.
Sistemin bu ekonomik sömürüyü kusursuzca sürdürebilmesi ise Herbert Marcuse'un "Tek Boyutlu İnsan" analizinde bahsettiği o korkunç ehlileştirme yeteneğine bağlıdır. Kapitalizm, kendisine muhalif, devrimci ve rahatsız edici olan her şeyi yutup sindirmekte ustadır. Sanatın statükoyu sarsıcı potansiyelini yok etmek yerine, onu konforlu bir yaşamın (comfortable living) dekoratif bir parçası haline getirerek etkisizleştirir. Düzeni gerçekten tehdit edebilecek radikal sanatı ya sosyal olarak kullanışsız (socially useless) ilan ederek marjinalleştirir ya da lüks bir tüketim nesnesi olarak paketleyip evcilleştirir. Sanatçının libidosu, öfkesi ve yaratıcılığı, üretim-tüketim döngüsüne dahil edilerek bastırılır. Sonuçta o sarsıcı yapıt, burjuva evlerinin salonlarını süsleyen, şampanya kadehleri eşliğinde izlenen "güvenli" bir dekora dönüşürken; kapitalizm, gözden çıkarılabilirlik ve güvencesizlik tehdidini sanatçının tepesinde bir Demokles'in kılıcı gibi tutarak onu sisteme uyumlu işler üretmeye zorlar.
Nihayetinde bugün sanatın içinde bulunduğu durum, Heidegger’in bahsettiği o saf hakikat arayışı ile sermayenin acımasız meta üretimi arasındaki ontolojik bir varoluş savaşıdır. Sanatın özerkliği, kapitalizmin sınırsız yutma kapasitesi karşısında can çekişmektedir. Şunu kendimize dürüstçe itiraf etmek zorundayız. Eğer bir yapıt, yalnızca kapitalist piyasa tarafından fiyatlandırıldığı, bir müzayedede milyon dolarlar devşirdiği sürece "var" ve "değerli" kabul ediliyorsa, orada özgür bir sanattan değil, sadece estetikleştirilmiş bir finansal sözleşmeden bahsedebiliriz. Sanatın gelecek tasavvuru; kapitalizmin sunduğu o konforlu, prestijli o güvenli kapanı reddetme, hakikati yeniden tüm çıplaklığıyla ve piyasanın tamamen dışındaki bir vahşilikle haykırabilme becerisine bağlıdır. Aksi takdirde, her sergi açılışında sadece sermayenin yeni bir zafer anıtını alkışlamaktan öteye geçemeyiz; bu yüzden sormak gerekir. Eğer bir sanat eseri sadece kapitalist piyasada değer bulduğu sürece "var" sayılıyorsa, gerçekten özgür bir sanattan bahsedebilir miyiz?
Kaynaklar:
- Deleuze Gilles (2004), Francis Bacon: The Logic of Sensation, trans. D. Smith, University of Minnesota Press.
- Dufrenne Mikel (1973), The Phenomenology of Aesthetic Experience, trans. E.S. Casey, Northwestern University Press.
- Heidegger Martin (2008), Basic Writings: From Being and Time (1927) to The Task of Thinking (1964), eds. David Farrell Krell, Taylor Carman, New York: Harper Perennial Modern Thought.
- Marcuse Herbert (1991), One-Dimensional Man: Studies in the Ideology of Advanced Industrial Society, Beacon Press.
- Marx Karl (1990), Capital, Vol 1, trans. B. Fowkes, Penguin Books in association with New Left Review.
- Marx Karl (1993), Grundrisse: Foundations of the Critique of Political Economy, trans. M. Nicolaus, Penguin Books in association with New Left Review.
- Merleau-Ponty Maurice (1993), “Philosophy and Painting”, [in:] The Merleau-Ponty Aesthetics Reader, ed. G.A. Johnson, trans. M. Smith, Northwestern University Press, p. 421.
- Merleau-Ponty Maurice (1968), The Visible and the Invisible, trans. A. Lingis, Northwestern University Press.
- Merleau-Ponty Maurice (1964), “Eye and Mind”, [in:] Maurice Merleau-Ponty: Basic Writings, ed. T. Baldwin, Routledge, pp. 290-324.
YÜKSELEN DUVARLAR, DARALAN ODALARGÖZDE SARI
VİTRİN ZENGİNLERİ, GÖNÜL FAKİRLERİ: 'MİŞ GİBİ' YAŞAMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEDRETTİN CÖMERT'İ ANARKENYUNUS YAŞAR
AHMET TELLİ'NİN ARDINDANGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ÇAYLAK OYUNUIŞIK YARGIN
HER İNSANIN MUTLAK BİR SINIRI VARDIRHASAN YAKUP CANGÜVEN
CESUR BİR KEZ, KORKAK BİN KEZ ÖLÜR!GÖZDE DOLAYMAN
ANTALYA LİMANI'NIN GERÇEK RAKİBİ KİM?CEM ARÜV
DOĞRUSU NEDİR?ALİ İHSAN DİLMEN
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?OYA BOYSAN
YAZ TATİLİNDE VELİ OLMAKPINAR TEYİN
NASILSIN YAPAY ZEKÂ?ŞENER METE
BAHAR FIRTINASI MI GELİYOR?..VEDAT GÜRHAN
İSLAMDA KIBLE NİYE KUDÜS’TEN MEKKE’YE DÖNDÜ?MUHARREM YELLİCE
GÖRMEK Mİ, BİLMEK Mİ? İŞTE BÜTÜN MESELE BU!BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
HATAP UN FABRİKASI MÜZESİ’NDE ZAMAN YOLCULUĞUAHMET İLBARS
ROZETGAZANFER ERYÜKSEL
TÜRKİYE SOLU’NUN BAŞARISIZLIĞIEŞREF URAL
DENİZ GÖKTAŞ: KİMLİĞİN MİZAH EŞİĞİTARIK ÇELENK
NEŞEMİZİ ÇALAMAYACAKLARNİZAMETTİN ŞEN
DİKKAT EKONOMİMİZİ DİKKATLİ KULLANALIMRAZİYE GÖK AKTAŞ
ÜÇ ÇEYREK ÖMÜRDE SON DÜZLÜKYALÇIN DUMAN
TÜRKLÜK ÜZERİNENURİ SEZEN
MEZUNİYETLERDEKİ GÖSTERİŞ YARIŞI VE GÖRÜNMEYEN TEHLİKELERDİLEK DEMİRKAN
SULTANDAĞI KİRAZINDA REKOR BEKLENTİ
YAZ İSHALLERİNDEN KORUNMANIN 10 ETKİLİ YOLU
YAPAY ZEKA DESTEKLİ ROBOT SAHNEYE ÇIKTI
'DEMİR ADAM' BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞUYOR
YARIM ASIRLIK HİKAYE DEVLET ÖDÜLÜYLE TAÇLANDI
TARIM GÜNDEMİ'NDE TARIMIN GELECEĞİ KONUŞULDU
ÖNCE AVLADILAR SONRA TADINA BAKTILAR
80 YAŞINDA YARIM ASIRLIK YORGANCI
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- KALEİÇİ'NDE COP31 SEVİNCİ
- ZİRAİ ALANDA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
- BABASININ OTO TAMİR ATÖLYESİNDE USTALIĞI ÖĞRENEN SANAYİDEKİ PRENSES, GELECEĞİN USTALARINI YETİŞTİRİYOR
- AİLESİNİN ’KAÇIRILDI’ İHBARI POLİSİ ALARMA GEÇİRDİ, FİLM SAHNELERİNİ ARATMAYAN OPERASYONLA KURTARILDI
- SIKIŞMIŞ GÖBEK FITIĞI HAYATINI TEHDİT ETTİ, BAĞIRSAĞINDA 40 SANTİMLİK KANGREN OLLUŞTU ORGANLARI İFLASIN EŞİĞİNE GELDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
