- IMKB
% - Altın
6757.18
%0.74 - Dolar
48.9556
%0.06 - Euro
55.831
%-0.14
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:28 - ADANA’DA KONTROLDEN ÇIKAN İKİ OTOMOBİL PEŞ PEŞE MAĞAZAYA GİRDİ: 2 YARALI
- 21:08 - ESKİ DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN: "ANTALYA YAPI STOKU OLARAK CİDDİ SIKINTILARI OLAN BİR ŞEHİR"
- 20:58 - KARNINDAKİ 13 SANTİMETRELİK KİTLE BAŞARIYLA ÇIKARILDI: HASTA SAĞLIĞINA KAVUŞTU
- 20:08 - CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A HAKARET İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN GURBETÇİ TUTUKLANDI
- 20:08 - BAKAN URALOĞLU: "MİLLİ ELEKTRİKLİ TRENİN SERİ ÜRETİMİNE YIL SONU İTİBARIYLA BAŞLAYACAĞIZ"
- 20:08 - TİYATRONUN KALBİ KEPEZ’DE ATACAK
- 20:03 - ALANYA’DA "EN AĞIR KEÇİBOYNUZU" YARIŞMASI RENKLİ ANLARA SAHNE OLDU
- 19:23 - ANTALYA’DA OTOMOBİL ÖNCE YAYAYA ÇARPTI ARDINDAN OTOBÜS DURAĞINA DALDI: 3 YARALI
- 18:38 - BAKAN URALOĞLU: "DÜNYADA 356 NOKTAYA UÇABİLEN BİR TÜRKİYE VAR"
- 17:28 - MERSİN’DE BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE ’DEĞİŞİM NOKTASI’ PROJESİ
- 16:58 - ANTALYA’DA ÇIKAN ORMAN YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI
- 16:48 - TARSUS’TA 1. SINIF ÖĞRENCİSİNİN ÇANTASINDAN TABANCA ÇIKTI
- 16:28 - BOĞAÇAYI’NDA TARTIŞILAN GÖRÜNTÜYE UZMANLARDAN "KİRLİLİK DEĞİL, YAŞAM ALANI" AÇIKLAMASI
- 16:03 - MOTOSİKLET KAVŞAKTA DÖNÜŞ YAPAN OTOMOBİLLE ÇARPIŞTI: 2 YARALI
- 15:23 - BURDUR MERKEZLİ 566 MİLYON TL’LİK BAHİS OPERASYONU: 11 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI 3 ŞÜPHELİ ARANIYOR
GÖZDE SARI / KONUK YAZAR


SANATIN EKONOMİPOLİTİĞİ
Sanat dünyası genellikle idealleştirilmiş, dünyevi kirlilikten arınmış ve korunaklı bir liman gibi pazarlanır. Şık bir galeride, loş ışıklar altında bir tabloya bakarken onun sadece "ruhsal bir gıda" ya da ilahi bir ilham patlaması olduğunu düşünmemiz istenir. Oysa bu romantik perdeyi biraz araladığımızda karşımıza bambaşka bir tablo çıkar. Sanat, modern dünyada estetik bir haz nesnesi olmasıyla birlikte, sermayenin en sofistike, en akılalmaz sarmallarından biridir. Bir yapıtın galerideki o görkemli ve dokunulmaz duruşu, onun kapitalist sistemin üretim, değer ve tüketim çarklarına nasıl eklemlendiğiyle doğrudan ilgilidir. Sanatçı ise kendi soyut dünyasında ilham bekleyen bir münzevi değil, bedensel ve zihinsel iş gücünü piyasaya sunan bir öznedir. Dolayısıyla bir yapıta baktığımızda, onun fenomenolojik derinliği ile Marksist ekonomi politiğin sert gerçekleri arasındaki o amansız çatışmayı görmek gerekir.
Bu çatışmayı anlamak için öncelikle felsefi bir eşikten, Martin Heidegger’in "Sanat Yapıtının Kökeni" metninden geçmekte fayda var. Heidegger sanatı, bir çekicin veya bir çift köylü ayakkabısının kullanışlılığında yatan o sıradan "ekipman" varoluşundan keskin bir şekilde ayırır. Sanatın radikal gücü, varlıkların hakikatini gizlendiği yerden çıkarma, yani aletheia yeteneğinde saklıdır. Van Gogh’un o meşhur köylü ayakkabılarını resmetmesi, basit bir nesne kopyalama işi değildir; o ayakkabıların temsil ettiği tüm o ağır köylü yaşamını, toprağın kokusunu ve emeği bir açıklık alanına taşır, hakikati yapıta kor.
"Sanat, hakikatin yapıta konmasıdır." Martin Heidegger
İşte kapitalist piyasanın ilk büyük darbesi tam da bu noktada devreye girer. Sistem, bu hakikat arayışını tersine çevirerek eseri yeniden bir meta (commodity) haline getirir. Sermaye, sanatın açtığı o muazzam hakikat alanının üzerine devasa bir fiyat etiketi yapıştırarak onu yeniden gizler; tablo artık hakikatin sesi değil, müzayede salonunun sessiz bir kölesine dönüşür.
Üstelik bu gizleme ve metalaştırma operasyonu, sanatın yalnızca pürüzsüz bir görsel hazdan ibaret olduğu yanılgısıyla beslenir ve onun arkasındaki vahşi, materyalist kökenleri unutturur. Oysa Mikel Dufrenne’in de vurguladığı gibi, sanatçı fiziksel malzemelerle (taşla, boyayla, tuvalle, kille) kıyasıya, kelimenin tam anlamıyla bedensel bir güreşe tutuşur. Bu süreç, kaba malzemenin yüceltilerek estetik bir cevhere (matter) dönüşümüdür; öyle ki biz artık tuvaldeki kimyasal boyayı değil, o boyanın ruhumuzda yarattığı duyumu görmeye başlarız. Maurice Merleau-Ponty’nin o eşsiz ifadesiyle, bir tablodaki renk sadece bir pigment değil, "hayali dünyaların derinliklerinden çıkarılmış bir fosildir." Bu fosil, izleyicinin iç dünyasına dokunarak geçmişi ve geleceği aynı anda kristalleştirirken, Gilles Deleuze’ün de belirttiği gibi, ressamlar sadece gözleriyle görmezler, "gözleriyle dokunurlar." Bu dokunsal görüş, sanatın sanıldığı kadar soyut olmadığını, aksine doğrudan bedensel bir iş gücü (labor-power) çıktısı olduğunu bize hatırlatır.
Bu bedensel çıktı, bizi madalyonun en net ekonomik yüzüne, yani Marksist anlamda tam bir meta niteliği taşıyan sanatın piyasa değerine götürür. Sanat dünyasının o parıltılı elitizmi ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın, bir sanat eseri ekonomik düzlemde bir sanayi ürünüyle aynı temel çarkların içinde döner. Karl Marx’a göre bir metanın değeri, onun üretimi için gerekli olan "toplumsal emek-zamanı" (labor-time) ile belirlenir ve bir tablo, içine hapsedilmiş, dondurulmuş binlerce saatlik yaratıcı iş gücünün kristalleşmiş halidir. Sanat, insanların estetik ve ideolojik ihtiyaçlarını karşıladığı sürece bir kullanım değerine sahiptir ve bu değer piyasada utils (fayda birimleri) üzerinden ölçülerek değişim değerine, yani soğuk nakit paraya tahvil edilir. İşin acımasız tarafı, sanatta artık değerin (surplus-value), sanatçının kendi yaşamını idame ettirmesi için gereken asgari sürenin çok ötesinde çalışmasıyla oluşmasıdır. Sermaye, sanatçının bu fazladan üretimini absorbe eder, onu galeriler ve koleksiyonerler eliyle bir yatırım aracına, yani stored value (depolanmış değer) üreten bir finansal enstrümana dönüştürür. Tuvalin başındaki vizyoner, günün sonunda sermaye birikimi sağlayan bir işçiye indirgenir.
Sistemin bu ekonomik sömürüyü kusursuzca sürdürebilmesi ise Herbert Marcuse'un "Tek Boyutlu İnsan" analizinde bahsettiği o korkunç ehlileştirme yeteneğine bağlıdır. Kapitalizm, kendisine muhalif, devrimci ve rahatsız edici olan her şeyi yutup sindirmekte ustadır. Sanatın statükoyu sarsıcı potansiyelini yok etmek yerine, onu konforlu bir yaşamın (comfortable living) dekoratif bir parçası haline getirerek etkisizleştirir. Düzeni gerçekten tehdit edebilecek radikal sanatı ya sosyal olarak kullanışsız (socially useless) ilan ederek marjinalleştirir ya da lüks bir tüketim nesnesi olarak paketleyip evcilleştirir. Sanatçının libidosu, öfkesi ve yaratıcılığı, üretim-tüketim döngüsüne dahil edilerek bastırılır. Sonuçta o sarsıcı yapıt, burjuva evlerinin salonlarını süsleyen, şampanya kadehleri eşliğinde izlenen "güvenli" bir dekora dönüşürken; kapitalizm, gözden çıkarılabilirlik ve güvencesizlik tehdidini sanatçının tepesinde bir Demokles'in kılıcı gibi tutarak onu sisteme uyumlu işler üretmeye zorlar.
Nihayetinde bugün sanatın içinde bulunduğu durum, Heidegger’in bahsettiği o saf hakikat arayışı ile sermayenin acımasız meta üretimi arasındaki ontolojik bir varoluş savaşıdır. Sanatın özerkliği, kapitalizmin sınırsız yutma kapasitesi karşısında can çekişmektedir. Şunu kendimize dürüstçe itiraf etmek zorundayız. Eğer bir yapıt, yalnızca kapitalist piyasa tarafından fiyatlandırıldığı, bir müzayedede milyon dolarlar devşirdiği sürece "var" ve "değerli" kabul ediliyorsa, orada özgür bir sanattan değil, sadece estetikleştirilmiş bir finansal sözleşmeden bahsedebiliriz. Sanatın gelecek tasavvuru; kapitalizmin sunduğu o konforlu, prestijli o güvenli kapanı reddetme, hakikati yeniden tüm çıplaklığıyla ve piyasanın tamamen dışındaki bir vahşilikle haykırabilme becerisine bağlıdır. Aksi takdirde, her sergi açılışında sadece sermayenin yeni bir zafer anıtını alkışlamaktan öteye geçemeyiz; bu yüzden sormak gerekir. Eğer bir sanat eseri sadece kapitalist piyasada değer bulduğu sürece "var" sayılıyorsa, gerçekten özgür bir sanattan bahsedebilir miyiz?
Kaynaklar:
- Deleuze Gilles (2004), Francis Bacon: The Logic of Sensation, trans. D. Smith, University of Minnesota Press.
- Dufrenne Mikel (1973), The Phenomenology of Aesthetic Experience, trans. E.S. Casey, Northwestern University Press.
- Heidegger Martin (2008), Basic Writings: From Being and Time (1927) to The Task of Thinking (1964), eds. David Farrell Krell, Taylor Carman, New York: Harper Perennial Modern Thought.
- Marcuse Herbert (1991), One-Dimensional Man: Studies in the Ideology of Advanced Industrial Society, Beacon Press.
- Marx Karl (1990), Capital, Vol 1, trans. B. Fowkes, Penguin Books in association with New Left Review.
- Marx Karl (1993), Grundrisse: Foundations of the Critique of Political Economy, trans. M. Nicolaus, Penguin Books in association with New Left Review.
- Merleau-Ponty Maurice (1993), “Philosophy and Painting”, [in:] The Merleau-Ponty Aesthetics Reader, ed. G.A. Johnson, trans. M. Smith, Northwestern University Press, p. 421.
- Merleau-Ponty Maurice (1968), The Visible and the Invisible, trans. A. Lingis, Northwestern University Press.
- Merleau-Ponty Maurice (1964), “Eye and Mind”, [in:] Maurice Merleau-Ponty: Basic Writings, ed. T. Baldwin, Routledge, pp. 290-324.
SANAT SİZİ KANDIRIYOR MU?GÖZDE SARI
TÜRKÇE'NİN SESİ: 26 EYLÜL TÜRK DİL BAYRAMIDOÇ DR BEKİR DİREKCİ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: ORHAN VELİ (1914-1950)GAZANFER ERYÜKSEL
İBN HALDUN TIMUR'UN KARŞISINDA-2MUHARREM YELLİCE
SANDIĞIN YOLU ÖRGÜTTEN, ÖRGÜTÜN YOLU ÜYEDEN GEÇERAHMET DİKİCİ
AKIŞTA OLMAKAHMET İLBARS
TEKE ZORTLATMASI VE YENİ YAŞIMBİHTER GÖRDÜ
ÜRETEN KADINLARIN GÜCÜ: İKBAL YALIN’IN KOOPERATİFÇİLİK YOLCULUĞUALYA ŞAHİN
KAFKASLARDA EFSANE BİR KASABA: MESTİAYALÇIN DUMAN
OSMAN ÖZKÖYLÜ İLK MAÇINDA KAZANDIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
BERKAY BAHAR: "KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLER İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR ATSO KURACAĞIZ"
ÜRETİCİLERİN SERASI ARTIK TELEFONDA
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- KADINLARIN 2 BİN YILLIK GÜÇLÜ İZİ
- MOTOSİKLET POLİS ARACI İLE ÇARPIŞTI: 2 YARALI
- ANTALYA’DA TUR OTOBÜSÜ İLE SERVİS MİNİBÜSÜ ÇARPIŞTI: 6 YARALI
- ALANYA’DA OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI 2 YAYA HAYATINI KAYBETTİ
- UYGULAMADAN SİPARİŞ VERDİĞİ MAKARNADAN RAHATSIZLANDI, ADIM ADIM İZ SÜRÜP MERDİVEN ALTI İŞLETMEYİ ORTAYA ÇIKARDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim

