Bugün 09 Haziran 2026 Salı
  • Antalya21 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6417.75
    %-0.05
  • Dolar
    46.0572
    %0.06
  • Euro
    53.1873
    %0.05

NİZAMETTİN ŞEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
NİZAMETTİN ŞEN / KONUK YAZAR

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK EFSANESİ OPERASI STUTTGART

08 Haziran 2026 Pazartesi 22:26

Stuttgart Devlet Operası 2027 Nisan ayında Die Legende von Mustafa Kemal Atatürk- Mustafa Kemal Atatürk Efsanesi Operasını sahneleyecek. Önce Almanya’da tepkiler almaya başladı Kürt Alman Dayanışma Derneği ve Ermeni Tplumu Temsilciler böyle bir Operaya karşı olduklarını açıklayıp içeriğinde mutlaka kendilerinin uğradıkları haksızlıklara yer verilmesini istediler. Ve Opera dillerinin Türkçe Kürtçe Ermenice Almanca olacağı kayda girdi. Almanya Atatürkçü Düşünce Derneği ve 34 kuruluş bunun üzerine kamuoyuna bir bildiri yayımladı. Sanat özgürlüğüne ilkesel olarak karşı olunmadığı ve dünya tarihine yön veren Mustafa Kemal Atatürk’ün sanata konu edilmesinin memnuniyet verici olduğu belirtildi. Ancak eserde Atatürk’ün "şiddet, baskı, tarihî suçlar ve otoriter güç arayışı" gibi temaların merkezine oturtulmasının, milyonlarca insanın ortak hafızasını zedelediği ifade edildi. Tanıtımlarda liderin özel hayatının "bilinçli olarak kurgusallaştırılacağı" beyanının ise sorumluluktan uzak ve gerçeklik sınırlarını bulanıklaştıran bir yaklaşım olduğu aktarıldı. Atatürk, “dini ve etnik azınlıkları baskı altına alan bir otokrat” olarak tanımlanmakta, ardından da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile benzer özellikler taşıdığı ileri sürülmektedir. Bu yaklaşım tarihsel gerçekleri gözardı etmektedir. Bir yanda zorlu bir savaşın ardından saltanatı kaldıran, ulusal egemenliği esas alan, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan, laik hukuk sistemini kuran ve eğitimi çağdaşlaştıran bir kurucu lider; diğer yanda farklı bir yüzyılın, farklı koşulların ve farklı siyasal yapının aktörü bulunmaktadır. Tarihsel bağlamdan koparılan bu tür karşılaştırmalar bilimsel analiz değil, siyasi değerlendirmelerdir.
Burada çok önemli bir konuyu açıklamakta fayda var o da bu operanın textinin yani libretosunun daha tam olarak yazılmadığıdır. Yazan kişi Olga Bach, Berlin Özgür Üniversitesi (Freie Universität Berlin) ve İstanbul Üniversitesi bünyesinde Felsefe ve Alman Filolojisi eğitimi alarak Lisans (Bachelor of Arts) derecesiyle mezun olmuş.
Şimdi gelelim dünyada hangi önemli şahsiyetler için opera yazılmış?
Tabiki önce Almanlar’ı ilgilendirenle başlayalım.

Adolf Hitler: Çek asıllı besteci Viktor Ullmann'ın, İkinci Dünya Savaşı sırasında esir tutulduğu Theresienstadt toplama kamplarında gizlice bestelediği Der Kaiser von Atlantis (Atlantis İmparatoru) Operası, mutlak güç peşinde koşan diktatörlerin (Hitler'in) yıkıcı hırslarını eleştiren bir taşlamadır.
Julius Ceasar, Nixon, Giulio Sabino Roma İmparatoru Vespasian’ a karşı isyan eden antik dönem lideri
Evet bir de bizde o çok bilinmeyen 1934 yılında İran Şahı Rıza Pehlevi'nin Türkiye'yi ziyareti sebebiyle Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün Ahmed Adnan Saygun’un 27 günde bestelediği ve sahnelenen Özsoy Operası 
Şimdi gelelim meşhur darb-ı meselimize. 

“Bayram değil seyran değil, Stuttgart Operası bizi neden öpüyor?”

Stuttgart Devlet Operası direktörü Victor Schoner, SWR Kultur'a verdiği röportajda "Heyecanı anlayabiliyorum" diyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün figürü, iktidardaki birçok kişi gibi, her zaman farklı yönlerden aydınlatılabilir. Ancak prömiyer Nisan 2027'ye kadar gerçekleşmeyeceğinden, tam olarak neden bahsettiğinizi bilmiyorsunuz.
Kamu vergileriyle finanse edilen bir kurumun sanat direktörü olarak, tüm topluluklar üzerinde bir gözü var. Opera alakalı olmalı ve herkesi etkileyen hikayeler anlatmalıdır. Ve bu zaten operanın duyurusuyla kurtarıldı.
Tartışmanın arka planı
Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938), Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıydı. Modern Türkiye'nin kurucusu olarak kabul edilir ve bugün hala birçok Türk tarafından saygı görür. Atatürk hakkındaki ifadelerin hafifletilmesi Türkiye'de bile cezalandırılabilir.

Atatürk'ün tarihi figürü çok farklı değerlendirilir: bazıları için modernleşme, laikleşme ve sosyal ilerlemeyi, diğerleri için milliyetçilik, baskı ve azınlıklara yönelik şiddeti temsil eder.
Özellikle Türkiye'deki Kürt ve Ermeni azınlıklarına mensup olan veya kökleri orada olan insanlar Atatürk'ü son derece eleştiriyor. Onun yönetimi altında Kürtler ve Ermeniler ezildi ve onlara karşı katliamlar yapıldı.

Bu arka plana karşı, solcu Kürt aktivistler şimdi Stuttgart'ta açıklanan "Atatürk - Mustafa Kemal Efsanesi" operasıyla ilgili endişelerini dile getirdiler.

Kürt sosyal hizmet uzmanı Avra Emin, sahnelemeyi korunmaya ihtiyacı olan azınlıkları tehlikeye atmak olarak görüyor. Bu nedenle, Alman Kürt Forumu adına Stuttgart Bilim ve Sanat Bakanlığı'na bir denetim şikayeti ve bir tehdit raporu sundu.

Evet, bayram değil seyran değil… dedim ama Türkiye neden bugüne kadar bir Atatürk Operası hayata geçiremedi? Kültür ve Turizm Bakanlığı bakalım ne girişimlerde bulunuyor? 
Türkiye’de konu şimdilerde yeni konuşulmaya başlandı. Her devrin iktidar yanlısı yorumcusu Ali Saydam instagram hesabından bir yorum paylaştı ama ne yorum! Türkiye aleyhine yeni bir çalışmadan söz etmek istiyorum deyip Stutgart Operası’nın Baden Wutenberg yeni seçilen Türkiye asıllı Eyalet Başkanı’nın Türkiye aleyhindeki çalışmaları iddiasında bulunarak bu olayı da ona bağlamak istiyor.
Opera kimin projesi ona bakalım. Proje sahibi Lübnan asıllı ve Polonya vatandaşı Bassem Akiki, “bu konunun kendisi için ne anlama geldiği ve onu nasıl hayata geçirmeyi planladığı hakkında çok kişisel bir içgörü sunuyor.
Savaş, yıkım, siyasi şiddet ve çözülmemiş tarihsel travma yaşamış bir ülke olan Lübnan'da doğan bir insan olarak, tarihe uzak veya soyut bir şey olarak bakamam. Benim için tarih, bugün insanların hayatlarını, korkularını, kimliklerini ve çatışmalarını şekillendirmeye devam eden canlı bir şeydir.” diyor.
Eserde, 1969 doğumlu Alman tenor Matthias Klink Atatürk'ü canlandıran isim olacak. 2017 Yılın Şarkıcısı ödülünü kazanan Klink, 2013'ten beri birçok eserde önemli rol üstlendi. Yukarıda yazdığım gibi Operanın librettosu (metni) daha henüz sonlanmayan 36 yaşındaki Olga Bach'a ait. Rejisör (yönetmen) ise Türk asıllı Alman sanatçı Ersan Mondtag. 1987 doğumlu Mondtag'ın gerçek soyadının Aygün olduğu belirtiliyor.

Sonuç; Ne yapmalı? 
Bir sanat eserini daha sahnelenmeden mahkûm etmek doğru değildir.
Aynı şekilde, tarihsel kişilikleri ideolojik kalıplara sıkıştırarak sanatı propaganda aracına dönüştürmek de doğru değildir.
Bugün Stuttgart Devlet Operası’nın Atatürk üzerine bir opera hazırlaması başlı başına önemli bir olaydır.
Stuttgart bir Atatürk Operası hazırlarken, Türkiye’nin hâlâ böyle bir eseri dünya sahnelerine kazandıramamış olması üzerinde düşünülmesi gereken asıl haberdir.

Bayram değil seyran değil, Stuttgart Operası bizi neden öpüyor diye sordum ama önce, kendimize şu soruyu sormalıyız: Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girerken, Atatürk’ü dünyaya anlatma görevini neden başkalarına bırakıyoruz?
Atatürk’ü dünyaya anlatmanın yolu, başkalarının yazdığı librettolardan korkmak değil; kendi librettolarımızı dünya sahnelerine taşımaktır.

whatsapp-image-2026-06-08-at-22-29-50.jpeg

 

 

Bu yazı toplam 132 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim