- IMKB
% - Altın
6198.37
%-0.87 - Dolar
47.5234
%0.14 - Euro
54.7556
%-0.2
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 12:18 - OSMANİYE’DE MOTOSİKLET İLE OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 1 YARALI
- 11:53 - MERSİN’DEKİ ORMAN YANGINI: YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ, SOĞUTMA ÇALIŞMASI SÜRÜYOR
- 11:33 - AKDENİZ’DE YOL VE KALDIRIM ÇALIŞMALARI ARALIKSIZ SÜRÜYOR
- 11:28 - MERSİN’DE MAKAS ATAN MİNİBÜSÇÜ KAMERAYA YAKALANDI, 90 BİN TL CEZA YEDİ
- 11:23 - OBA, 6 AYDA 490 ETKİNLİKLE 18 BİN KİŞİYİ AĞIRLADI
- 11:18 - BAŞKAN UYSAL: ‘’TÜRKİYE’NİN BUGÜN YÖRÜK AKLINA VE RUHUNA İHTİYACI VAR’’
- 11:13 - MERSİN’DE YAZ AKŞAMLARI KONSERLERLE ŞENLENİYOR
- 11:08 - EMEKLİ İTFAİYECİ, YILLARIN TECRÜBESİYLE EVİNİ ALEVLERE TESLİM ETMEDİ
- 11:03 - MERSİN’DE ÜRETİCİYE FEROMON TUZAK VE MAKİNE EKİPMANI DESTEĞİ
- 10:48 - MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN ÜNİVERSİTE ADAYLARINA ÜCRETSİZ TERCİH DANIŞMANLIĞI
- 10:43 - MÜSİAD ANTALYA ŞUBE BAŞKANI AKGÜL: "KONKORDATO SADECE BORÇLUNUN DEĞİL, TÜM TEDARİK ZİNCİRİNİN MESELESİDİR"
- 10:23 - 71 YILLIK GAZİ ATATÜRK STADYUMU’NDA YIKIM BAŞLADI, HATIRALAR HAFIZALARDA KALDI
- 10:13 - ÖNÜNDEKİ OTOMOBİLE ÇARPTI, ARDINDAN ORMANA DALDI: 1 YARALI
- 10:08 - MERSİN’DE SEZONUN İLK DENİZ KAPLUMBAĞASI YAVRULARI AKDENİZ’E ULAŞTI
- 10:08 - ANTALYA’DA MOTOSİKLET İLE TOFAŞ OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 2 YARALI
HASAN YAKUP CANGÜVEN / KONUK YAZAR


KİMSE ZAMANA, BAHARA VE BAYRAMLARA KIZMASIN
Ramazan Bayramının; eskilerin ifadesiyle “şeker” ya da “şükür” bayramının son günündeyiz.
Sosyal medya paylaşımlarında, eskiye özlem duyan insanların sitemkâr sözleriyle sıkça karşılaşıyorum. “Nerede o eski bayramlar? Eskiden bayramlar bir başkaydı.” diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.
Peki, eskimek nedir?
Eskiyen bayramlar mı, yoksa?
Eskime(k); maddi ve ölçülebilir biçimde zamanın zamanla eşyayı aşındırması mıdır, bir şeyin hâlâ varlığını sürdürmesine rağmen zamanla işlevini yitirmesi midir; yoksa bir değerin, geleneğin, bir ananenin ya da bir kavramın insan zihnindeki karşılığını kaybetmesi, insanın algılama ve anlamla bağ kurma kapasitesinin zayıflaması mıdır?
Bir şey gerçekten eskir mi, yoksa biz mi ondan uzaklaşıyor; onu zihnimizin ve kalbimizin dışına itiyoruz?
Bu soruların cevabı, bizi kaçınılmaz olarak “Bayramlar eskir mi?” sorusuna yani eskiye duyulan özlemi dile getiren o derin sorgulamaya götürür.
Bayram(lar); önce bireyin, sonra da toplumun kendi özüne, milli ve manevi değerlerine dönmesi; hatırlamanın ve hatırlatmanın yeniden hatırlanması; paylaşmanın ve dayanışmanın ete kemiğe bürünmesidir.
Bu yönüyle bayramlar, zamana anlam kazandıran birer hakikattir. O hâlde hakikat eskimeyeceğine göre bayramlar da eskimez. Eskime, bayramın değil; insanın iç dünyasında başlar. Bir bayram sabahı kapısı çalınmayan bir büyüğün hüznünde; kısa, yasak savmak için çekilmiş bir mesajla geçiştirilmiş yüzeysel tebriklerde, ziyaretin yerini alan o soğuk mesafelerdedir. Sorun bayramın kendisinde değil, onu yaşama biçimimizdedir.
Okuyanlar hatırlarlar; Erol Güngör, “Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik” adlı eserinde, insanın “geçmişi” çoğu zaman olduğu gibi değil, hatırlamak istediği biçimde kurguladığını vurgular. Güngör’e göre geçmişe duyulan özlem ve sık sık geçmişe dönük düşünceler, insanın hem bugünden kaynaklanan sıkıntılarını hem de gelecek için taşıdığı kaygıları yansıtır.
Merhum Erol Güngör aynı adlı eserinde sözlerine şöyle devam eder: “Geçmiş, şu andan geriye doğru insanın ilk yaratılışına kadar geçen zaman değildir. Tarih kitaplarında yazılı olan şeyler de değildir. Her insanın hasret duyarken sözünü ettiği geçmiş bu büyük zamanın bir parçasıdır. O insanın zihninde var olan sübjektif geçmiştir.
……
Geçmişe hasretle bakmanın asıl sebebi, insanların kaçıp sığınacak bir yer aramak değil, fakat daha iyi bir dünya kurmak istemeleridir.”
İşte, sosyal medyada sıkça dile getirilen “Nerede o eski bayramlar?” sitemi de bu duygunun bir yansımasıdır.
Geçmişe duyduğu özlem, çoğu zaman hakikatin kendisinden ziyade, insanın iç dünyasında geçirdiği dönüşümün bir yansımasıdır. Bu nedenle insan, dünü özlerken aslında geçmişin kendisini değil; o günlere ait duygularını, heyecanını, içtenliğini ve samimiyetini arar. Bu özlem, bugünün tatminsizliğinden doğan bir kaçış ya da sığınma ihtiyacı değil; bilakis daha iyi bir dünya kurma arzusunun derin bir tezahürüdür. Dünün bayramlarını daha sıcak, daha samimi, daha hakiki bulmasının sebebi, yalnızca o günlerin farklılığı değil; bugünün yetersizliklerini ve yarının belirsizliklerini içinde taşıdığı ruh hâlidir. Bu yüzden “eski bayramlar” dediği şey, çoğu zaman kaybolan bayramlar değil; yitirilen duygulardır.
1988 yılında başladığı müzik kariyerini 2021'deki ölümüne kadar devam ettiren Karadenizli şarkıcı İbo’nun seslendirdiği, “Benim balonlarım vardı, onları kimler aldı. Mutlu bayramlar vardı, kim bilir nerde kaldı.” şarkısını hatırlar mısınız?
Aslında o balonlar, kaybolan bir oyuncağı veya bir eşyayı değil; zamanla insanın ellerinden kayıp giden duygularını, değişen hikâyesini, çocukluğunu ve içinde eksilen o saf sevinçlerini anlatır.
Evet… Bayramları bayram yapan; takvim yaprakları değil, koparıp attığımız her bir takvim yaprağının içine sığdırdığımız, sesine aşina olduğumuz, varlıklarıyla içimizi ısıtan, aynı sofrada, aynı çorbaya kaşık salladığımız, aynı duada buluştuğumuz, annemiz, babamız, kardeşlerimiz, eşimiz ve torunlarımızdır.
Çevremizi saran kalabalık, o tanıdık insanlardır.
Akşamları pişen yemeğin kokusundan canı çekmiştir diye bir kap yolladığımız ve o kabı boş göndermeyen komşularımızdır.
Ziyaretimize gelen her misafire içten bir sevinç duymaktır.
Aynı kahkahayı paylaştığımız dostlarımızdır.
Çalan her telefonun ziliyle heyecanla baktığımız ekranında kalbimizden ve aklımızdan geçirdiğimiz sevdiklerimizdir.
***
Şimdi de etrafımızın seyrelmesinden, kalabalıkların dağılmasından, seslerin kesilmesinden ve sık sık çalan telefon zillerinin susmasından şikâyet ediyoruz.
Sonra da insan, “Eskiden nasıl da güzeldi, nasıl da heyecan vericiydi!” diye önemli bir hakikati gözlerden kaçırarak anlamsız bir şekilde bayramları suçluyor. Oysa bayramlar eskimedi, zaman da eskimedi. Eskiyen; büyüyen insanın kendisi, değişen duyguları oldu.
İnsan büyüdükçe duyguları da büyüdü.
İnsan büyüdükçe, arzu ve istekleri de büyüdü.
İnsan büyüdükçe, çevresi, iletişim kurduğu, etkileşim de bulunduğu insanların sayısı da büyüdü.
İnsan büyüdükçe yoruldu. Yorulan insan artık hatırlamak yerine hatırlanmayı umuyor, adım atmak yerine hep karşıdan bir işaret bekliyor. Samimiyet, zaman içerisinde kendiliğinden gelişen bir duygu olmaktan çıkıp, “uygun bir zamana bırakılan” bir davranışa dönüşüyor.
İnsan büyüdükçe, insan yaş aldıkça artan sorumluluklar, riskler, kırgınlıklar ve beklentiler; hırs, arzu ve ihtiraslar; o saf ve içten duyguların yerini alıyor. İnsan, çocukken kendiliğinden yaşadığı o coşkuyu, büyüdükçe yeniden üretmek, “duygu dünyasını güncellemek” zorunda olduğunu fark edemiyor. Güncelleyemediği her duyguyu da “nerede o eski …” diyerek zamana, mevsime ve bayrama yüklüyor.
İnsan büyüdükçe, birbirini daha az arıyor, daha az soruyor, daha az ziyaret ediyor ve daha az önemsiyorsa bunu bayramlara yüklemenin, bunun için zamanı suçlamanın ve mevsimlere kızmanın bir manası var mı?
Zaman aynı zaman…
Bayram aynı bayram...
Mevsimler aynı mevsim…
Değişen; Ay’a göre hesaplanan “Hicri” takvimin, Güneş yılına göre hesaplanan Miladi takvimden onbir gün daha kısa olması.
Değişen; bekleyen, erteleyen, içine kapanan, giderek yalnızlaşan, hırsını, öfkesini, arzu ve isteklerini aklının ve imanının önüne geçiren insanın kendisi.
Belki de asıl sormamız gereken, “Bayramlar neden eskidi?’ değil; ‘Biz bayramlara ne kadar sadık kaldık, değişen zamana ne kadar direndik?” sorusudur.”
Birini aramak için doğru bir anı beklemek, bir ziyareti müsaitlik şartına bağlamak, samimiyeti planlara hapsetmek…
Oysa bir zamanlar bayramları anlamlı kılan şey, tam da bu hesapsızlık, bu doğallık, bu tabilik, bu çat kapı gelişler değil miydi?
Bayram, hatırlamakla başlar. Ve insan, özlem duyduğu o bayramı yeniden diriltmek istiyorsa, önce kendi içindeki o eski samimiyeti diriltmek zorundadır.
Bayramlar eskimedi…
Zaman da eskimedi…
Ve hatta mevsimler de değişmedi…
İnsanın kendisi değişti. Kendi içindeki bayramı da, zamanı da, baharı da ihmal etti.
Peki, şimdi var mısınız?
Telefonu elinize alıp, o ihmal ettiğiniz dostlarınızı şaşırtmaya, günü ve saati geçmeden bayramlarını kutlamaya…
Yoksunuz değil mi?
Kalp kalbe karşı derler.
Ama şunu bilin, görün, anlayın ve artık farkına varın ki;
Siz de var olmayan insanların, siz de onların aklın da ve kalbin de yoksunuz…
Siz de var olan insanların, siz de onların aklın da ve kalbin de varsınız…
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
GAZALİ, DECARTES VE MALEBRANCHE’TA NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
ANTALYA TEK LİMANLA YETİNEMEZCEM ARÜV
HAYATIMIZI KİM YÖNETİYOR?OYA BOYSAN
DOSTA DÜŞMANA KARŞI ANTALYASPORGÖZDE DOLAYMAN
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU VE ÇORUMAHMET İLBARS
BERLİN'DE ANTALYA ŞOV...TURGAY ALP
ANNELİĞİN DEĞİŞEN YÜZÜ, DEĞİŞMEYEN VİCDANIPINAR TEYİN
'ACİZ ÇEHOV' VE EMEKLİ FARKLARIBİHTER GÖRDÜ
BİRBİRİNİN İÇİNDEN GEÇEREK GELEN BİR YAZIGAZANFER ERYÜKSEL
NAZIM HİKMET ŞİİRİNDE UMUTM. ALİ ÖZDOĞAN
ÇİĞLİ TARIM KREDİ MARKET’TE YAŞANAN USULSÜZLÜK ÖNLENEBİLİR MİYDİ?HASAN YAKUP CANGÜVEN
CRİSTOPHER NOLAN'IN ODYSSEİA FİLMİ ARDINDA DİPLOMASİNİZAMETTİN ŞEN
SICAK EKONOMİSİRAZİYE GÖK AKTAŞ
OLURSA OLSUN, HUZURLU YALNIZLIKLAR OLSUNBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GELECEĞİ KİM İNŞA EDECEK? TEKNO KADINIŞIK YARGIN
“ŞİİR OLMASAYDI HAYATIN TADI MI OLURDU?”YUNUS YAŞAR
YENİ PARTİEŞREF URAL
EN BÜYÜK SERMAYE: ZAMANNİNA ŞAHİN
DUBAİ’DE THE ODYSSEY: YALNIZCA BİR FİLM DEĞİL, İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASIHÜSEYİN BARANER
TİCARİ AHLAK VE ETİK ANLAYIŞAV İBRAHİM GÜLLÜ
KİTAPLIKŞENER METE
ALEVLERİN ARASINDA KALAN KEDİ 'LUNA' TEDAVİYE ALINDI
AÜ HASTANESİ'NDE TEDAVİ EDİLDİ
ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
CLIMAAX-MUHIR PROJESİ'NİN KAPANIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
PAZAR ESNAFINDAN 'USULSÜZLÜK' İDDİASI
TÜRKİYE'NİN İLK 'ESENLİK MERKEZİ' RUHSATI VERİLDİ
DÖNER USTALARININ ZORLU MESAİSİ
KAÇAK REHBERE SIKI DENETİM
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- BÜYÜKŞEHİR YARALARI SARMAK İÇİN YANGIN BÖLGESİNDE
- ANTALYA’DA OTLUK ALANDA ÇIKAN YANGIN SERA VE MEZARLIĞA SIÇRADI
- TIR SÜRÜCÜSÜ METRELERCE FREN YAPSA DA 5 KİŞİNİN YARALANDIĞI KAZAYI ÖNLEYEMEDİ, O ANLAR KAMERAYA YANSIDI
- OTOYOLDA GERİ GERİ GİDEN SÜRÜCÜ DRON KAMERASINA YAKALANDI
- MANAVGAT’TA ÖNCE KAMYONA ARDINDAN SİTE DUVARINA ÇARPTI: 1’İ ÇOCUK 4 YARALI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim

