- IMKB
% - Altın
7068.4
%2.37 - Dolar
43.7285
%0.2 - Euro
51.9257
%-0.05
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:54 - ORUÇ TUTARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ
- 23:28 - ALANYA’DA OBA ÇAYI TAŞTI, CADDELER SULAR ALTINDA KALDI
- 23:23 - MEHMET ENDER ÖRENÇ: "NET BİR GALİBİYETLE AYRILMAK BİZİ MUTLU ETTİ"
- 23:21 - ANDOB'TAN SEVGİLİLER GÜNÜ İÇİN 'AŞK İKSİRİ'
- 23:18 - THOMAS REİS: "YEDİĞİMİZ GOLLERE BAKINCA DA ÇOK BASİT GOLLER YEDİK"
- 23:11 - ANTGİAD: ORTAK AKIL, ORTAK GELECEK
- 23:01 - BAĞIŞLANAN KALPLE YENİ AŞKINI BULDU
- 22:56 - EBER GÖLÜ İÇİN 45 YILLIK KANAL KAPATILIYOR
- 22:50 - ÇIRALI YOLU ÇÖKTÜ
- 22:43 - UÇAKTA TAKSİ SIRASINDA ARIZA TESPİT EDİLDİ
- 22:33 - SAĞANAK MERSİN’İ VURDU: DERELER TAŞTI, RESTORAN SULAR ALTINDA KALDI
- 22:27 - ANTALYASPOR-SAMSUNSPOR: 3-1
- 22:13 - TRENDYOL SÜPER LİG: ANTALYASPOR: 3 - SAMSUNSPOR: 1 (MAÇ SONUCU)
- 22:08 - KAHRAMANMARAŞ’TA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:08 - YİNE AYNI YER: 4 ÖĞRETMENE MEZAR OLAN TIRTAT MEVKİİNDE KAYALAR DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR


KUŞ KONAR DA İNSAN KONMAZ BALKONLARA; NEDENDİR BALKONA AŞİNA OLMAYIŞIMIZ
Osmanlı’nın iskân ve imar politikası yeni oluşacak bir iskân biriminde ya da mahallede merkeze bir külliye inşa etmekle başlayan süreç, etrafında şekillenen barınma birimleriyle ilerlemekte, genişlemekte ve karmaşıklaşmaktadır. Bu durumun din eksenli bir bakışla cereyan ettiği ve bunun üzerinden çeşitlenen saiklerle bir mekân algısı oluştuğunu söylemek yanlış olmasa gerek. Deyim yerindeyse, bütün Osmanlı şehirlerinin “istikametine” yön veren İstanbul, imparatorluk algısının en somut göründüğü mekânı nitelemiştir.
“Küçük Kıyamet” olarak bilinen ve 1509 yılında İstanbul'da büyük yıkıma neden olan deprem sonrasında ahşap yapıların deprem performansının iyi olduğu gözlemlenmiş ve ahşap yapıların kullanımı yaygınlaşmıştır.
Osmanlı’da sosyal yaşam eve kapalı kadın ve çocuklarla işe giden erkeklerden ibarettir. Erkeğin sosyalleştiği tek mekân Ermeni ve Rumların işlettiği meyhanelerdir ta ki kahvehaneler açılana dek. Bu genel yapının ayrıcalığı paşa ve zengin konaklarında özel davetle yapılan edebiyat ve musiki sohbetleridir.
Kahvehaneler işte bu özel davet tekelini kıracak ve cebinde bir kahve parası olan herkesin bir araya gelebildiği kahvehaneler oluşacaktır. Doğrusunu söylemek gerekirse kıraathanedir bu mekânların adı. Kitap ve gazete olması halk için ne denli önemli ve değerli ise egemen yapı için de o denli sakıncalı yerlerdir buralar.
Evlerde harem selamlık diye kesinkes ayrılan bölümler olmasa da evin erkeğinin erkek misafirlerini kabul ettiği odalar olduğu bir gerçektir. Dededen kalma bir ahşap evde doğup büyüdüğüm için giriş katındaki ilk odanın dedemim misafir kabul yeri olduğunu söylerdi büyükler.
Osmanlı dönemi, kaçgöç zamanı erkekle kadın için. Evlerde pencerelerdeki kafesler ancak Cumhuriyetle birlikte kaldırılır. Bu evlerde balkon denilen bir mimari de yoktur ister istemez. Penceresine kafes takan bir toplumda devamlı evde olan kadının çıkacağı balkon da olmamıştır. Bizim evde çatı katında kırma çatının taşıyıcısı direklere ip bağlanarak çamaşır asıldığını gördüm, biliyorum. Bu uygulama yağmurlu havalarda yapılırdı, genelde bahçedeki ağaçlar arasında gerili iplere asılırdı yıkanan şeyler.
Sosyal hayatta olmayan bir mimari tasarımın sanatta da kendine yer açması olanaksız. Ol sebepten edebiyatımızda, musikimizde balkona rastlamayışımız.
Balkon ancak Cumhuriyetle birlikte hayatımıza girer. Hangi şehre gitseniz bir Bahçelievler mahallesi, semti çıkar karşımıza. İşte o evler sayesinde toplum balkonla yaşamaya başlar. Balkonlar sokakla evin iç içe girdiği ortak mekânlardır. Artık kaçgöç en azından bir kesimde yoktur.
1950 yılını milat alırsak şehirlere başlayan göçlerle önce ahşap evler apartmanlara kurban edilir. Artan nüfusa karşı en kolay çözüm ahşap evlerin yıkılarak çok katlı apartmanların yapılmasıdır. Şehrin hemen dışında çokluk hazine arazilerine yapılan tek katlı evler de artan nüfusun barınma yerleri olacaktır. Tarımda makineleşmeye karşı bir toplumsal planı olmayan yönetimler gecekondular karşısında da çaresiz kalırlar.
Zaman içinde gecekondular mahalle olduğunda oralara yol, su elektrik ve kanalizasyon götürme zorunluluğu çıkar, o yeni yerlere ulaşım ise minibüslerle yapılır ve ardından belediye otobüsleri de çalışmaya başlar. Bu yeni şehir insanlarının hayatında da balkona yer yoktur. Hep söyler yazarım ya kentte ikamet etmekle kentli olmak açık ara sosyolojik boyutlardır. Hele geçmişinde gerek kırsalda gerekse kentlerde balkonu olmayan bir mimariden geliyorsa insanlar.
Apartman kavramının oluşup gelişmesi
Apartman sözcüğünün kökeni İtalyanca “appartamento” sözcüğüdür. Bu sözcüğün kökü "a parte" ayrılmış, bölünmüş kavramıdır İtalyancadan, appartement olarak Fransızcaya, Fransızcadan Türkçeye geçmiştir.
Osmanlı döneminde İstanbul ve apartmanlar
Bugünkü anlamı ile apartman tipi yapıların Avrupa ülkelerinde 19. yüzyılda sanayileşme ile birlikte ortaya çıktığı görülmektedir. Avrupa'da ilk apartmanın Paris'te, 18. yüzyıldan başlayarak artan kentsel büyüme sonucunda görüldüğü ve burjuvazinin yapı tipi olduğunu söylemek mümkündür. Ayrıca birinci ya da en üst katta ev sahibinin oturduğu dairenin olması gibi bir sosyal tabakalanma da söz konusudur.
Viyana, Berlin, Roma, Madrid, Moskova gibi kentler apartmanlaşmaya kendi katkılarını yapmışlardır. İstanbul'daki ilk apartman örnekleri, 19. yüzyılın ikinci yarısında, Beyoğlu'nun Pera ve Galata bölgelerinde yapılmıştır. Bu bölgede apartmanlaşmanın sosyoekonomik açıklamasını yapmazsak yazı eksik kalır. 1833 tarihinde yapılan Hünkâr İskelesi anlaşması Osmanlı tarihinde önemli bir kırılma noktasıdır. Bu tarihten sonra Osmanlı Devleti yarı sömürge olarak yaşayacaktır. 1838’de İngilizlerle yapılan Ticaret Anlaşması ise yarı sömürge yapıyı iyice kurumsallaştıracaktır. İşte buraya dikkat, 1839’da açıklanan Tanzimat Fermanı ise yarı sömürge bir devletin hukuki üstyapısının tescilidir. Kaynaklar Tanzimat Fermanı’nı hazırlayan Mustafa Reşit Paşa’nın bu metni İngiliz Büyükelçisi ile birlikte yazdıklarını söyler. Bu gerçeği İngiliz arşivlerinde araştırıp yazan Mim Kemal Öke bir süre sonra İngiltere’ye gidip de kütüphanede yeni bir araştırma yapmak istediğinde ona kütüphaneye girmesinin yasak olduğu bildirilir. Ne demiştik yukarıda 19. Yüzyılın ikinci yarısında Hıristiyan İstanbul olan bölgede Beyoğlu (Pera) ve Galata’da apartmanlar yapılmaya başlanır. Emperyalist devletlerin ticari ortağı olan Hıristiyanlar ve Levantenlerdir bu apartmanları yapanlar. Kadim İstanbul ise ahşap evlerdeki hayatına devam etmektedir.
İşin ilginç yanı İstanbul'da apartman adının ilk olarak II. Abdülhamit döneminde Şehzadebaşı'nda Serasker Rıza Paşa'nın konağı olan Letafet Apartmanı için kullanılmıştır.
Osmanlı döneminde apartman yapı tipi bir de Kadıköy’de görülür. Tabii ki gayrımüslimlere aittir bu yapılar. Valpreda Apartmanı (İtalyan Apartmanı), İstanbul'un Kadıköy ilçesi Yeldeğirmeni semtinde Akif Bey Sokak üzerinde yer alan tarihi apartman. 1909 yılında, Levi Kehribarcı tarafından yaptırılan yedi katlı, 14 daireli bina, İstanbul tarihinde konut olarak yapılan ilk apartmanlardandır.
Bunu niye yazdık? İstanbul’un ilk metrosu olan Tünel Beyoğlu (Pera) ile Karaköy arasında ulaşımı sağlar. Yani Beyoğlu’ndan vapurla Kadıköy’e gidenler için. Hâlbuki kapitalizmin geliştiği ülkelerde metrolar işçi mahallelerinde apartmanlarda oturanların fabrikalara ulaşımı için yapılmıştır.
Balkondan girdik nerelere geldik?
Gecekondu mahalleri zaman içinde imara girip apartmanlar yapıldığında iyi, kötü balkonları vardır ama burada ikamet edenler için balkon evle sokağın birleştiği bir yer değil de daha çok kiler, depo olarak kullanılacaktır. Birkaç yıl önce bir arkadaş bir komşusunun Kurban Bayramı’nda keseceği danayı vinçle en üstteki terasa çıkarıp kestiği anlatmıştı.
Kentte ikamet etmekle kentli olmanın ayrımına bir başka örnek de apartmanlara kalabalık misafir geldiğinde ayakkabıların kapı dışında bırakılmasıdır. Bu uygulananın kökeni kırsalda çamurlu ayakkabıların (çoğunlukla kara lastikler) eve girmemenin bir uzantısıdır.
Günümüz Türkiye’si çok ama çok katlı apartman dönemini yaşıyor. Balkonlara cam taktırıp odaya dönüştürüyor insanlarımız çokluk, hatta perde taktıranlar da var.
Musikimizde bir şarkıyla kendine yer bulur balkon. “Balkonda saatlerce düşündüm seni andım” Bir önceki yazımızın başlığı da olmuştu bu Hüzzam makamındaki şarkı.
Edebiyatımızdan örnekler ise şöyle.
BALKON
Çocuk düşerse ölür çünkü balkon
Ölümün cesur körfezidir evlerde
Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların
Anneler anneler elleri balkonların demirinde
İçimde ve evlerde balkon
Bir tabut kadar yer tutar
Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen
Şezlongunuza uzanın ölü
Gelecek zamanlarda
Ölüleri balkonlara gömecekler
İnsan rahat etmeyecek
Öldükten sonra da
Bana sormayın böyle nereye
Koşa koşa gidiyorum
Alnından öpmeye gidiyorum
Evleri balkonsuz yapan mimarları
Sezai KARAKOÇ
YÜKSEK EVDE OTURANIN TÜRKÜSÜ
Evleri yüksek kurdular
Önlerinde uzun balkon
Sular aşağıda kaldı
Aşağıda kaldı ağaçlar
Evleri yüksek kurdular
On bin basamak merdiven
Bakışlar uzakta kaldı
Uzakta kaldı dostluklar
Evleri yüksek kurdular
Cama, betona boğdular
Usumuzdaydı unuttuk
Topraktan uzakta kaldı
Toprağa bağlı olanlar
Gülten Akın
Evet. Şiirler iki yetkin şairimizden. Sezai Karakoç ile Gülten Akın.
Şiir söylüyor balkona nasıl baktıklarını, şiire tarif olmaz malumunuz.
TÜRKİYE'DE SİYASAL REJİM DÖNÜŞÜMÜPROF DR RAMAZAN DEMİR
MESAFENURİ SEZEN
SOKAK HAYVANI BARINAKLARIAHMET GEDİKAĞAOĞLU
ÖZÜR DİLEYEN AYDINLAR (1): SABAHATTİN ALİEŞREF URAL
TELEFERİK FAİLİ MEÇHUL!..VEDAT GÜRHAN
TEBÜK’TEN MİLLÎ MÜCADELE’YE: STRATEJİK KIVRAKLIK VE İKTİDAR YÖNETİMİMUHARREM YELLİCE
TEKNOLOJİNİN GELİŞTİĞİ SON NOKTADA: DOKUNMADAN YAŞAMAKCEM ARÜV
PEKİ BİZİ KİM KURTARACAK?TARIK ÇELENK
SEVGİNİN EN GERÇEK HALİ: KADIN VE 14 ŞUBATGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
GİZLİ KUVER, SERVİS ZAMMIAV İBRAHİM GÜLLÜ
SEVGİ MATEMATİK GİBİ ÖĞRENİLEBİLİRHALİL ERDEM
ÖZGÜR ÖZEL ve CHP YÖNETİMİ BOCALIYORALİ İHSAN DİLMEN
VE SONRA DA…HASAN YAKUP CANGÜVEN
KIŞ VE KARŞENER METE
6 ŞUBAT VE UNUTULAN BİR GERÇEKERDOĞAN KAHYA
GİRAY ERCENK'İN ANISINA SAYGIYLAGAZANFER ERYÜKSEL
BERLİN'DEKİ GÖBEKLİTEPE SERGİSİ "YETMEZ AMA EVET"NİZAMETTİN ŞEN
İNSAN MI BOZULDU, YOKSA ONU BOZAN SİSTEM Mİ?MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BEN ŞİİRİN HAYSİYETİNİ VE NAMUSUNU KORUYORUMYUNUS YAŞAR
NEDİR BU ZORBALIKTAN ÇEKTİĞİMİZ! (2)YAVUZ ALİ SAKARYA
GECİKEN ADALET!..AV SÜLEYMAN ÖZDEMİR
ON DÖRT BİN YILIN HATIRLATTIKLARIALİ YILDIZ
DİL POLİTİKALARI (UYGUR DÖNEMİ)DOÇ DR BEKİR DİREKCİ
HAKKIMIZ HELAL OLSUN 'U 19'KAHRAMAN KÖKTÜRK
ANTGİAD: ORTAK AKIL, ORTAK GELECEK
TARTIŞTIĞI KIZ ARKADAŞI İLE ANNESİNİN ARAÇLARINI KUNDAKLADI
DENİZLERDE 5 YILDA 103 BİN 488 GÖÇMEN KURTARILDI
MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ'NDE YENİ DÖNEM
BURDUR'DA PSİDİA BÖLGESİ ELE ALINDI
ANTALYA, TÜRKİYE-ÇEKYA KİTABININ KAPAĞINDA
CORENDON AİRLİNES, İLHAM VERDİ
ALTYAPI ÇALIŞMASINDA KEMİKLER ÇIKTI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





