- IMKB
% - Altın
6493.95
%0.23 - Dolar
48.9987
%0.05 - Euro
55.7339
%-0.07
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:13 - MERSİN’DE KAHVEHANEYE SİLAHLI SALDIRI: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 20:13 - ANTALYA SERBEST BÖLGESİ'NİN TİCARET HACMİ 845 MİLYON DOLARA ULAŞTI
- 19:50 - BÜYÜKŞEHİR, İSTANBUL'DAN 12 MADALYA İLE DÖNDÜ
- 19:24 - 3 SANIĞA HAPİS CEZASI
- 18:48 - BURDUR’DA PLAKASIZ ŞÜPHELİ MOTOSİKLETİN ŞASE VE MOTOR NUMARASI KAZINMIŞ ÇIKTI
- 18:38 - ANTALYA’DA 6 BİN 540 SENTETİK HAP ELE GEÇİRİLDİ
- 18:38 - ANTALYA’DA BALKONDA ÇIKAN YANGIN KORKUTTU
- 18:18 - AKSU BELEDİYESİ SAĞLIK TARAMALARINA DEVAM EDİYOR
- 17:28 - KAZADA ÖLEN 7 KİŞİYE DUYGU DOLU VEDA
- 17:23 - HASTALIĞA YENİK DÜŞEN 24 YAŞINDAKİ UZMAN ÇAVUŞ TÖRENLE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
- 17:18 - MERSİNLİ SPORCU TÜRKİYE ŞAMPİYONU OLDU
- 17:08 - MERSİNLİ LİSE ÖĞRENCİLERİNİN PROJESİ 562 TAKIM ARASINDAN BİRİNCİ OLDU
- 16:48 - BURDUR’DA TRAKTÖR DEVRİLDİ, SÜRÜCÜSÜ YARALANDI
- 16:18 - JANDARMA ÇALINAN 13 HAYVANIN İZİNİ SÜRDÜ: 3 BÜYÜKBAŞ SAHİBİNE TESLİM EDİLDİ
- 16:13 - BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN: "İTFAİYEMİZ HAYATIN BİRÇOK ALANINDA VATANDAŞIMIZIN YANINDA"
M. ALİ ÖZDOĞAN / KONUK YAZAR


M. YELLİCE'NİN YAZISINA İSTİNADEN
Muharrem Yellice’nin “MEVLİD’DEN MENZİL’E, AYRILIKÇILIKTAN UMUT HAKKINA” başlıklı yazısına İstinaden
Muharrem Yellice antalyasonhaber.com’da takip ettiğim, yazılarını okuduğum yazarlardan. Pek çok yazısından istifade etmişimdir. Fakat onu takip etmem onunla her zaman aynı düşündüğüm anlamına gelmiyor. Örneğin onun Mevlid’den Menzil’e, Ayrılıkçılıktan Umut Hakkın” başlıklı yazısında katılmadığım pek çok nokta var. Bu yazıyı da o yazıyı okuduktan sonra okumanız daha sağlıklı olur.
Yazı, laiklikten verilen tavizlerin doğrudan “tarikatların devleti ele geçirmesi”ne yol açtığını iddia ediyor. Ancak sosyolojik açıdan laiklik-din ilişkisi tek yönlü bir sebep-sonuç ilişkisi değildir. Yazının ikinci paragrafı “Arapça ezan ve mevlit ile açılan gedikten içeri sızan siyasal İslam,…” cümlesiyle başlıyor. Ezan ve Mevlit bu toplumda yüzlerce yıldır var olan bir gerçeklik. Sızma tabiri “yüzlerce yıllık bir toplumsal gerçeğin” dışarıda bıralkıldığını görmezlikten gelmek demek. Toplumsal talepler, kültürel kimlikler ve siyasal iktidarların pragmatik tercihleri bu süreci şekillendirir. Dolayısıyla “1950’de Arapça ezan → 1980’de tarikat devleti” gibi doğrusal bir zincir kurmak indirgemecidir. Türkçe ezan, 1. Dünya savaşının sonrasında dağılan imparatorlukların ulus devlete evrildiği bir zaman diliminde Türkiye’nin ulus devlet kimliğini artırmak için o günün politik koşulları gereği -yukarıda ifade ettiğim gibi- pragmatist bir deneyimdi fakat tutmadı. Aksine bu adımın toplumsal birliğe daha da zarar verdiği görüldü.
Sol hareketlerin “ulus-devlet karşıtlığı” üzerinden PKK terörüne ideolojik zemin hazırladığı iddiası, solun çok farklı damarlarını tek potada eritiyor. Oysa 1968 kuşağının evrensel insan hakları söylemi ile etnik ayrılıkçı hareketlerin şiddet stratejileri arasında doğrudan bir özdeşlik kurmak, sosyolojik çeşitliliği görmezden gelmektir.
Yazı, “ulus-devletin üniter yapısını korumak” ile “eşit vatandaşlık” arasında bir gerilim kuruyor. Ancak eşit vatandaşlık zaten üniter yapının sosyolojik meşruiyetini güçlendiren bir ilkedir. Burada metin kendi içinde çelişiyor: Hem eşit vatandaşlıktan söz ediyor hem de farklı kimliklerin taleplerini “tuzağa düşmek” olarak niteliyor.
Din, Dil ve Laiklik İlişkisi: Laiklik, toplumsal düzende dinin kamusal görünürlüğünü tamamen ortadan kaldırmaz; düzenler. Türkiye’de ezanın Türkçe veya Arapça okunması, sadece laiklik değil aynı zamanda kültürel kimlik ve dini aidiyet meselesidir. Sosyolojik olarak bu, devletin toplumla kurduğu sembolik iletişimin bir parçasıdır. Sayın Yellice’nin yaklaşımı “Neden Demoktrat Parti 1950’de ezici bir çoğunlukla iktidar oldu?” sorusunu görmezden geliyor.
Kanaatim odur ki bugün esas üzerinde durmamamız gereken husus Türkçenin hızlıca değişime uğraması. Türkçe(leşmiş) kelimeler varken yerine zorlama kelimelerin ikame edilmesi. Örneğin berber zaten yabancı bir dilden gelmiş, dilimize yerleşmiş ve bu kelimeyi kabul etmişiz. Fakat mahalle berberimiz bile dükkanının tabelasını Best Hair Saloon diye değiştirdi. Yine Burdur’da bir mahallede yeni açılan bir kadın kuaförünün adı “Quens Beauty Saloon” olarak belirlenmiş. Toplumda kalite algısı oluşturmak adına dükkan, iş yeri, marka isimlerinin kontrolsüzce (The Meidan gibi Türkçeleşmiş kelimelerin bozularak) İngilizceleştirilmesi dil tartışmalarının Arapça laiklik ekseninin çok daha ötesinde odluğunu ve olması gerektiğini gösteriyor.
Tarikatlar ve Cemaatler: Tarikatların güçlenmesi sadece laiklikten verilen tavizlerle açıklanamaz. Toplumun kafasını laiklik adına ezerek sert tedbirlerle tarikatlaşmanın kısmen önüne geçebilirsiniz. Modernleşme sürecinde kentleşme, göç, sosyal güvenlik eksiklikleri ve bireylerin aidiyet arayışı da cemaatleşmeyi besleyen faktörlerdir. Yazı bu yapısal nedenleri göz ardı ederek meseleyi sadece “siyasi taviz”e indirgemektedir. Kaldı ki tarikat denilince muhtemeldir ki hocamın aklına sadece dinî motviasyonlu oluşumlar gelmekte. Oysa seküler tarikatlar Türkiye’de oldukça etkindir. Toplumsal ihtiyaçlara binaen oluşmuş sosyal yapılardır. Sosyolog Şerif Mardin’in dediği gibi tarihimizi toplumuzu tarikatlardan bağımsız okuyamayız.
Türkiye’de tarikatlar ve cemaatlerin toplumsal açıdan ne anlam ifade ettiğini toplumsal faydalarını, olumsuz yanlarını kar zarar dengesini, pekâlâ anlatabilirim ama yazı uzar.
Bir başka husus Muharrem Yellice’nin iddiasını ispatlamak için konuya mevlitten başlaması Türk Müslümanlığının temel kültürel unsurlarından olan bir geleneğin (ki peygamber sevgisini ifade etmek için Süleyman Çelebi tarafından yazılmış bir şiirdir bu ve yazıldığı döneme göre Türkçe yapısı kuvvvetli bir şiirdir) radyoda okutulmasını sakıncalı bulması ve bunu PKK terör örgütüne bağlaması zihinsel bir kopukluğun ürünüdür, zorlama bir yorumdur. PKK’nın ortaya çıkışında her ne kadar dış faktörler (İstihbarat örgütleri vb.) olsa da Türkiye’nin kendi iç yanlışları dış faktörlerin önünü açmıştır.
Mevlite ve ezana yönelik bakış açısı o günün toplumsal taleplerini görmezden gelmektir. Salt Arapça üzerinden bir laiklik eleştirisi yapmak dilin dinamikliğini görmezden gelmektir. Prof Dr. Cemal Kurnaz’ın ifade ettiği gibi Türkçe, Arapça ve Farsça gibi iki kuvvetli dile binlerce yıl komşuluk ettiği halde ayakta kalmış, onlardan kelime aldığı kadar onlara kelime de vermiştir.
Sayın hocam hadi dilin dinamikliğini görmedin kültürel anlamda bir Mevlit davetinde yediğin keşkeki de mi görmedin. Vefat eden annenin babanın arkasından okuttuğun mevlit adetini de mi görmeyelim. Dilin dinamikliğine dönersek bu yazıyı yazan kişinin adı da Arapçadır. Dahası Hicri takvimin ilk ayından ismini almaktadır. Ee, bunu ne yapacağız!
Sol Hareketler: Solun bir kısmı ulus-devlet eleştirisi yaparken, diğer kısmı sosyal adalet ve eşitlik üzerinden Cumhuriyet değerlerini savunmuştur. Türkiye’deki sol yekpare bir bütün değildir. Türkiye’deki sol hareket ile Batı’daki sol hareketler birbirinden farklıdır. Hatta bizim burada solun savunduğunu Batı’da sağcılar savunmaktadır. Bu farklılıkları dikkate almadan yazının tüm solu “ayrılıkçılığın katalizörü” olarak sunması, ideolojik bir genellemedir.
Etnik Kimlik ve Vatandaşlık: Modern ulus-devletler, farklı etnik kimlikleri bastırarak değil, onları eşit vatandaşlık içinde tanıyarak meşruiyet kazanır. Sosyolojik olarak kimlik taleplerini “emperyalizmin oyunu” olarak görmek, toplumsal gerçekliği reddetmek anlamına gelir. Bu yaklaşım, sorunların çözümünü zorlaştırır.
Emperyalizm Tezi: Yazı, hem tarikatların hem de etnik hareketlerin emperyalizmin ürünü olduğunu iddia ediyor. Bu, dışsal faktörleri abartarak içsel toplumsal dinamikleri görmezden geliyor. Oysa sosyolojik analiz, iç ve dış etkenlerin etkileşimini birlikte ele almalıdır.
ÖZETLE
Sn. Hocam bir önceki yazısında “Toplumcu gerçekçi edebiyatın en büyük çıkmazlarından biri de hayatı tek cepheden okuma alışkanlığıdır. İnsanı sınıf, düzen, sömürü, emek ve çatışma gibi başlıklar içine sıkıştıran bir bakış, hayatın bütününü kuşatamaz. Oysa insan yalnızca ekonomik bir varlık değildir. O; âşık olan, yalnız kalan, korkan, ölen, dua eden, şüphe eden, pişmanlık duyan, güzellik arayan, acı çeken, bazen alçalan, bazen yücelen çok katmanlı bir varlıktır. Sanat bu çok katmanlı yapıyı kavradığı ölçüde büyür. Bir ideolojik çerçeveye hapsedildiğinde ise küçülür.” Toplumcu gerçekçi edebiyat yazısında da itiraz ettiğim hususlar bir kenara yazının bu kısmı elhak doğrudur. İnsani meseleleri tek kutuplu bakış açısıyla okumak yanıltır. (Sn. Hocam da binlerce yıllık tarihi olan toplumsal yapıları, oluşumları laiklik eksenine sıkıştırdığından çıkmaza girmektedir. Biz Türkler olarak tarih sahnesinde var olduysak bir ayağımızı İslam kültürüne basan toplumsal yapıdan alarak bugünlere gelmişiz. İslam dinine ister inanın ister inanmayın bu toplumun taşıyıcı kolonlarından birini görmezden gelmek geriye kalan ayakların üzerindeki baskıyı artıracağı için diğer toplumsal dinamiklere de haksızlık olur.
İNSANI KİMLİĞİYLE DEĞİL, MÜCADELESİYLE KONUŞALIMAHMET DİKİCİ
MÜZİKAL DON KİHOTE VE HAYAL KIRIKLIĞIBİHTER GÖRDÜ
GÜNLERDEN KÜBAMERAL KILINÇ
SANAT KEPEZ'DE, MÜJDE GÖYNÜK İÇİNKAHRAMAN KÖKTÜRK
BOĞAÇAYI SİNEK ÜRETİM MERKEZİVEDAT GÜRHAN
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: YAHYA KEMAL (1884-1958)GAZANFER ERYÜKSEL
ROUSSEAU VE ROMA'NIN ÇÖZÜLÜŞÜ=3MUHARREM YELLİCE
MARAŞ'IN KADİM SOFRASITALİP BAYRAM
EL YAZISI DİJİTAL ÇAĞA YENİK DÜŞMEYİ HAK ETMİYORBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
TÜRK MÜSLÜMANLIĞI VE SOL’UN AYMAZLIĞIEŞREF URAL
ŞİDDET DE ÖĞRENİLİR, SEVGİ DEPINAR TEYİN
ISRARCI GEÇİNMELERRAZİYE GÖK AKTAŞ
YAĞLI GÜREŞ CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASINURİ SEZEN
UYANIŞIŞIK YARGIN
KILBASANLI SAKIZCI KEMAL VE UÇAN BALONYUNUS YAŞAR
SANAT SİZİ KANDIRIYOR MU?GÖZDE SARI
TÜRKÇE'NİN SESİ: 26 EYLÜL TÜRK DİL BAYRAMIDOÇ DR BEKİR DİREKCİ
AKIŞTA OLMAKAHMET İLBARS
ÜRETEN KADINLARIN GÜCÜ: İKBAL YALIN’IN KOOPERATİFÇİLİK YOLCULUĞUALYA ŞAHİN
KAFKASLARDA EFSANE BİR KASABA: MESTİAYALÇIN DUMAN
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
MAVİ YENGEÇ, LEZZETİYLE SOFRALARIN GÖZDESİ
ASPENDOS'TA PERDE KAPANDI
BERKAY BAHAR: "KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLER İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR ATSO KURACAĞIZ"
ÜRETİCİLERİN SERASI ARTIK TELEFONDA
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





