- IMKB
% - Altın
6865.09
%0 - Dolar
48.7547
%0 - Euro
55.9994
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:08 - HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
- 12:18 - BELEDİYENİN FOTO KAPANINA SALDIRI
- 12:13 - 2 BİN YILLIK ATMOSFERDE SANAT VE MANZARA BULUŞTU
- 11:43 - ESKİDEN ÇUL DOKUMA VE KIL ÇADIRDA KULLANILAN KOYUN KILLARI ARTIK ÇÖPE GİDİYOR
- 11:41 - GÖÇ YOLUNDA ÇOK SAYIDA TEHDİT
- 11:23 - MURATPAŞA, ALZAYMIR FARKINDALIĞI İÇİN YAŞLI EVLERİNDE BULUŞTU
- 11:23 - 33. ULUSLARARASI ASPENDOS OPERA VE BALE FESTİVALİ’NDE CARMİNA BURANA SEYİRCİYLE BULUŞTU
- 11:18 - ADANA’DA GENÇ ŞAHIS BOŞ ARAZİDE ÖLÜ BULUNDU
- 11:03 - ANTALYA’DA PANELVAN KONTROLDEN ÇIKTI: 1 YARALI
- 11:03 - YANGINDA KÜLE DÖNEN KARGILAR 3 HAFTADA YENİDEN FİLİZLENDİ
- 10:58 - İHA’YA ’YILIN EN İYİ SPOR HABERİ’ ÖDÜLÜ
- 10:48 - VALİDEN KUM HIRSIZLIĞINA KARŞI BOĞAZ SAHİLİ’NE KAMERALI TAKİP TALİMATI
- 10:38 - AYNI CADDEDE BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE 2 AYRI KAZA
- 10:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA KADINLARIN İMECE USULÜ YUFKA EKMEK MESAİSİ
- 10:23 - MERSİNLİ MUHTARLAR SABAH SPORUNDA BULUŞTU
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


NİÇİN KÖYLÜLÜK?
Uzun süredir gündeme getirdiğim köylülük tartışmalarının hep içindeyim. Zira bir yönüyle kısır iç çekişmelerin, kimlik kapanının, çevre duyarsızlığının, tarihsel dizilerimizdeki trajikomik anakronizmin, devrimler veya reformlar arka planındaki fikirsizliğin, taklitçiliğin ve benzer pek çok konunun arkasında bu toplumsal-sosyolojik gerçekliğin bulunduğu inancındayım. Bilindiği gibi bunu Açık (kent görgüsünden yoksun) ve Gizli (kent görgülü görünümlü) köylülük olarak tasnif etmekteyim. Gizli köylülükte kendini uygar olarak görüp anlam ve anlama duygusundan yoksun kültürsüz kesimi kastetmekteyim ki bu durum ki yozlaşmanın bir başka sebebidir.
Köylülük terimi doğal olarak bir alınganlık yaratmakta. Bu anlaşılabilir bir şey. Tabi ki burada kastettiğimiz köylülük İzmir’in Şirince veya Bursa’nın Cumalıkızık köylülüğü değildir. Orta ve Kuzey Avrupa’daki üretim, muhafazakârlık veya aristokrasinin alt yapısını teşkil eden köylülük de değildir. Köylülük ifadesi yerine belki mülksüzlüğün, sosyolojik oturmamışlığın temsili olan “taşra” terimi üzerinde de çalışılabilirdi. Ancak “köylülük” teriminin çağrışımı dil felsefesi açısından daha etkileyiciydi.
Biz küçükken Erzurum’da taşra veya köylülük denildiğinde, kentin üretim giriftliği içinde taşradan gelenlerin kentin yazılı olmayan hukuk kurallarına ve görgüye uyum yabancılığı olarak anlardık.
Ülkemizde Yaban romanından bu yana zihniyet olarak söz konusu köylerde köklü bir değişim olmamıştır. Köylerin önemli bir kısmı zenginleşmiş, kente göç etmiş ama zihniyetini taşımıştır. Kentlerde kimlik oluşamamış, kentler adeta mega taşraya dönüşmüştür.
Bizim kastettiğimiz tür köylülüğün kolektif bilinç arka planında göçerlik ve yağmacılık kültürü vardır. Bu hususlar bu zihniyetin oluşumunu belirleyen ana unsurlardır. Çıktılar arasında görgü ve evrensel etik sorunları mevcuttur.
Bu zihniyet probleminin ana unsurları olarak şunları sayabiliriz; tanımadığı veya öteki kabul ettiği insanlarla ilişki kurma sorunu, farklı fikirlere tahammülsüzlük, zaman-mekân algısındaki kırılma nedeniyle plansızlık, kuralları içselleştirememe, ilişkiyi doğrudan kurma- maçoluk-nerede nasıl konuşacağını bilememe gibi durumlar. İlişkide konum ve statünün belirleyiciliği, buna eşlik eden kabalık ve hava atma güdüsü de eklenebilir. Anlama veya merak duygusunun eksikliği doğrudan taklide yöneltmekte, taklidin de başarı sayılması sonucunu doğurmaktadır. Görünürlük veya gösterişte sanat ve estetik yerine gücün konumlandırılması, ki burada sanat-estetiğin gösterişten ziyade anlamlandırma enstrümanı olmaması da eklenebilir, gücün haklılıkla karıştırılması, kısa vadeli ve pratik güç odaklı davranış biçiminde ısrar edilmesi ve bu süreçte görgünün üretilememesi dikkat çekicidir. Eleştirilerden ders çıkarmak yerine bunların kimliksel ve kişisel algılanması da bu çerçevenin bir parçasıdır.
İster dindar ister seküler olsun, açık veya gizli köylülüğünü dönüştürememiş toplumlarda elit üretimi beklemek hayalciliktir. Yozlaşma kaçınılmazdır. Statü temelli düzende meslek, üretim, yaratıcılık velhasıl görgü olmaz. Olsa olsa gizli köylülük kendini yeniden üretir.
Şerif Mardin köylülüğe veya bu zihniyete, dar aidiyet kalıplarına sıkışmak olarak işaret eder. Kurum yerine kişisel ilişkilere dayanma, ilkeden ziyade aidiyetin ve gösterişin öne çıkması durumu, bu tanımın bir bakıma somutlaşmış halidir.
Köylülük nasıl dönüşür, görgü nasıl kazanılır veya üretilir bunlar ayrı yazıların konusu, cevapları da kolay üretilmesi zor olan hususlar. Ancak bunun cevabının öncelikle toplumsal, zihinsel, mekânsal ve zamansal kapalılıktan kurtulmaktan geçtiğini görmek gerekmekte. Anahtar da merak duygusu. İtalyalı veya Britanyalı seyyahlarda ana motivasyon saiki ticaret veya casusluk değildi. İngiliz oryantalistler konaklarını veya uçsuz bucaksız arazileri olan şatolarını Ortadoğu çöllerine veya Galapagos adalarına merak ettikleri için terk edip bırakıp gittiler. Merak bir şekilde öteki ile ilişki kurabilmeyi ve onu anlamayı da örgütler ayrıca kişiye esneklik de kazandırır.
Köylü bir zihniyetin en azından yöntemde kozmopolitleşmesi ve müphemleşebilmesi gerekir. Hayata ve ilahiyata soyut bakabilmeyi öğrenmesi gerekir. Bazen ülkemiz eğitim sisteminde dil öğrenim yetersizliğinin kasıtlı köylülükten kaynaklandığını sistem düşündürttürüyor. Zira dil öğrenimi merak dürtüsü olup dil öğrenen insan ötekini tanımaya başlayıp kendi anlam dünyasını geliştirebilecektir.
Sonuç olarak, mesele köy ya da şehir meselesi değildir; mesele bir zihniyet meselesidir. Köylülük dediğimiz olgu, coğrafi değil kültürel ve metodolojik bir yetersizliğe kabalığa işaret eder. Eğer bir toplum görgüyü, yani estetik inceliği, düşünce derinliğini ve kurumsal davranış biçimini üretemiyorsa; modernleşme yalnızca yüzeyde kalır.
Bu yüzden asıl soru şudur: Biz hâlâ köylülüğü tartışmalarını neden ciddiye alamıyoruz? Yoksa onu dönüştürecek bir zihniyet devriminin sonuçları mı bizleri ürkütmekte?
Perspektif'ten alıntılanmıştır.
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
BÜYÜK AMBALAJI ALDIM, DAHA UCUZA GELDİ!” DİYE DÜŞÜNMEYİN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
NİYETİNİZ BATSIN!..VEDAT GÜRHAN
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLER-5NİZAMETTİN ŞEN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ANADİLİ DIŞINDA ESER VEREN TÜRK YAZARLARGAZANFER ERYÜKSEL
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞUDUR 9 EYLÜLPROF DR RAMAZAN DEMİR
İNTERNET ALIŞVERİŞİNDE KARGO SORUNLARI: SORUMLU KİM?AV CÜNEYT KARASU
ÇİFTÇİYİ KAYBEDERSEK, MUTFAĞIMIZI KAYBEDERİZTALİP BAYRAM
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
İMPARATOR ATTİLA KILICIYLA SAHNEYE ÇIKACAK
ANTALYA HAVALİMANI'NDA AĞUSTOSTA 5,8 MİLYON YOLCU TRAFİĞİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





