- IMKB
% - Altın
6811.86
%0 - Dolar
44.5989
%0 - Euro
52.3513
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:48 - ÖLENLERİN YAKINLARINDAN VALİ ÜNLÜER’E TEPKİ
- 23:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA 1 ÖĞRETMEN 8 ÖĞRENCİYİ ÖLDÜREN SALDIRGANLA İLGİLİ İLGİNÇ DETAY
- 23:23 - MERSİN’DE ORMANLIK ALANA EKİLİ NARENCİYE BAHÇELERİNİN KALDIRILMASI KARARINA TEPKİ
- 23:23 - SALDIRGANIN SINIFTA ÇEKİLDİĞİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
- 22:58 - TÜRKİYE’Yİ YASA BOĞAN OLAYDA OSMANİYE’YE ACI HABER
- 22:38 - KAHRAMANMARAŞ’TAKİ SALDIRIDA HAYATINI KAYBEDEN ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN İSİMLERİ BELLİ OLDU
- 22:23 - ANTALYA’DA U12 FUTBOL SEÇMELERİ TAMAMLANDI: 95 GENÇ YETENEK BELİRLENDİ
- 21:53 - SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİREN ÖĞRENCİNİN AİLESİNİN YAŞADIĞI SİTEDE SESSİZLİK HAKİM
- 21:53 - OKULA SALDIRI DÜZENLEYEN SALDIRGAN, ÖNCEDEN ARKADAŞLARINI TEHDİT ETMİŞ
- 21:38 - TERAS KATINDA ÇIKAN YANGIN KORKUTTU
- 21:13 - ANTALYA’DA OKULLARA YAPILAN SALDIRILAR PROTESTO EDİLDİ
- 21:01 - DİPLOMASİNİN ZİRVESİ ANTALYA'DA BULUŞUYOR
- 20:53 - SALDIRININ YAŞANDIĞI OKULDA İZLER SİLİNİYOR
- 20:44 - MELİKE ÇAKIR, TÜRKİYE KUPASI ETABINDA BİRİNCİ
- 20:23 - YARALI ÖĞRENCİLERİN AİLELERİNİN HASTANE ÖNÜNDEKİ BEKLEYİŞİ SÜRÜYOR
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


NİÇİN KÖYLÜLÜK?
Uzun süredir gündeme getirdiğim köylülük tartışmalarının hep içindeyim. Zira bir yönüyle kısır iç çekişmelerin, kimlik kapanının, çevre duyarsızlığının, tarihsel dizilerimizdeki trajikomik anakronizmin, devrimler veya reformlar arka planındaki fikirsizliğin, taklitçiliğin ve benzer pek çok konunun arkasında bu toplumsal-sosyolojik gerçekliğin bulunduğu inancındayım. Bilindiği gibi bunu Açık (kent görgüsünden yoksun) ve Gizli (kent görgülü görünümlü) köylülük olarak tasnif etmekteyim. Gizli köylülükte kendini uygar olarak görüp anlam ve anlama duygusundan yoksun kültürsüz kesimi kastetmekteyim ki bu durum ki yozlaşmanın bir başka sebebidir.
Köylülük terimi doğal olarak bir alınganlık yaratmakta. Bu anlaşılabilir bir şey. Tabi ki burada kastettiğimiz köylülük İzmir’in Şirince veya Bursa’nın Cumalıkızık köylülüğü değildir. Orta ve Kuzey Avrupa’daki üretim, muhafazakârlık veya aristokrasinin alt yapısını teşkil eden köylülük de değildir. Köylülük ifadesi yerine belki mülksüzlüğün, sosyolojik oturmamışlığın temsili olan “taşra” terimi üzerinde de çalışılabilirdi. Ancak “köylülük” teriminin çağrışımı dil felsefesi açısından daha etkileyiciydi.
Biz küçükken Erzurum’da taşra veya köylülük denildiğinde, kentin üretim giriftliği içinde taşradan gelenlerin kentin yazılı olmayan hukuk kurallarına ve görgüye uyum yabancılığı olarak anlardık.
Ülkemizde Yaban romanından bu yana zihniyet olarak söz konusu köylerde köklü bir değişim olmamıştır. Köylerin önemli bir kısmı zenginleşmiş, kente göç etmiş ama zihniyetini taşımıştır. Kentlerde kimlik oluşamamış, kentler adeta mega taşraya dönüşmüştür.
Bizim kastettiğimiz tür köylülüğün kolektif bilinç arka planında göçerlik ve yağmacılık kültürü vardır. Bu hususlar bu zihniyetin oluşumunu belirleyen ana unsurlardır. Çıktılar arasında görgü ve evrensel etik sorunları mevcuttur.
Bu zihniyet probleminin ana unsurları olarak şunları sayabiliriz; tanımadığı veya öteki kabul ettiği insanlarla ilişki kurma sorunu, farklı fikirlere tahammülsüzlük, zaman-mekân algısındaki kırılma nedeniyle plansızlık, kuralları içselleştirememe, ilişkiyi doğrudan kurma- maçoluk-nerede nasıl konuşacağını bilememe gibi durumlar. İlişkide konum ve statünün belirleyiciliği, buna eşlik eden kabalık ve hava atma güdüsü de eklenebilir. Anlama veya merak duygusunun eksikliği doğrudan taklide yöneltmekte, taklidin de başarı sayılması sonucunu doğurmaktadır. Görünürlük veya gösterişte sanat ve estetik yerine gücün konumlandırılması, ki burada sanat-estetiğin gösterişten ziyade anlamlandırma enstrümanı olmaması da eklenebilir, gücün haklılıkla karıştırılması, kısa vadeli ve pratik güç odaklı davranış biçiminde ısrar edilmesi ve bu süreçte görgünün üretilememesi dikkat çekicidir. Eleştirilerden ders çıkarmak yerine bunların kimliksel ve kişisel algılanması da bu çerçevenin bir parçasıdır.
İster dindar ister seküler olsun, açık veya gizli köylülüğünü dönüştürememiş toplumlarda elit üretimi beklemek hayalciliktir. Yozlaşma kaçınılmazdır. Statü temelli düzende meslek, üretim, yaratıcılık velhasıl görgü olmaz. Olsa olsa gizli köylülük kendini yeniden üretir.
Şerif Mardin köylülüğe veya bu zihniyete, dar aidiyet kalıplarına sıkışmak olarak işaret eder. Kurum yerine kişisel ilişkilere dayanma, ilkeden ziyade aidiyetin ve gösterişin öne çıkması durumu, bu tanımın bir bakıma somutlaşmış halidir.
Köylülük nasıl dönüşür, görgü nasıl kazanılır veya üretilir bunlar ayrı yazıların konusu, cevapları da kolay üretilmesi zor olan hususlar. Ancak bunun cevabının öncelikle toplumsal, zihinsel, mekânsal ve zamansal kapalılıktan kurtulmaktan geçtiğini görmek gerekmekte. Anahtar da merak duygusu. İtalyalı veya Britanyalı seyyahlarda ana motivasyon saiki ticaret veya casusluk değildi. İngiliz oryantalistler konaklarını veya uçsuz bucaksız arazileri olan şatolarını Ortadoğu çöllerine veya Galapagos adalarına merak ettikleri için terk edip bırakıp gittiler. Merak bir şekilde öteki ile ilişki kurabilmeyi ve onu anlamayı da örgütler ayrıca kişiye esneklik de kazandırır.
Köylü bir zihniyetin en azından yöntemde kozmopolitleşmesi ve müphemleşebilmesi gerekir. Hayata ve ilahiyata soyut bakabilmeyi öğrenmesi gerekir. Bazen ülkemiz eğitim sisteminde dil öğrenim yetersizliğinin kasıtlı köylülükten kaynaklandığını sistem düşündürttürüyor. Zira dil öğrenimi merak dürtüsü olup dil öğrenen insan ötekini tanımaya başlayıp kendi anlam dünyasını geliştirebilecektir.
Sonuç olarak, mesele köy ya da şehir meselesi değildir; mesele bir zihniyet meselesidir. Köylülük dediğimiz olgu, coğrafi değil kültürel ve metodolojik bir yetersizliğe kabalığa işaret eder. Eğer bir toplum görgüyü, yani estetik inceliği, düşünce derinliğini ve kurumsal davranış biçimini üretemiyorsa; modernleşme yalnızca yüzeyde kalır.
Bu yüzden asıl soru şudur: Biz hâlâ köylülüğü tartışmalarını neden ciddiye alamıyoruz? Yoksa onu dönüştürecek bir zihniyet devriminin sonuçları mı bizleri ürkütmekte?
Perspektif'ten alıntılanmıştır.
NİÇİN KÖYLÜLÜK?TARIK ÇELENK
GELECEĞİN PUSULASIAHMET İLBARS
TAKSİ SORUNUNUN TÜKETİCİYE ETKİSİ VE BEKLENTİLERAV İBRAHİM GÜLLÜ
SEÇİLEN Mİ, SEÇEN Mİ?SÜLEYMAN EKİN
ÇUVALDIZ KENDİNİZEVEDAT GÜRHAN
YÖRÜK- TÜRKMEN ADLARI ÜZERİNDEN YENİ KİMLİK KURGULARIMUHARREM YELLİCE
BENİ LEYLEKLER GETİRMİŞ OLAMAZ ANNE!GÜRSEL KAYA
VİCDAN: RUHUN YORULMAYAN BEKÇİSİMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
MUSLUKTAN AKAN SU NE KADAR GÜVENLİ?CEM ARÜV
SAMUEL BALLET HEMEN SATILMALIDIRKAHRAMAN KÖKTÜRK
YENİDEN YENİDEN DOĞMAK VE MOLA HAKKINI GERİ ALMAKBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
İDİL VE URALLARDA TÜRK RUHUNURİ SEZEN
BİLİNÇ ÇAĞINDA BAHARBİHTER GÖRDÜ
ZAMANIN ÇARKINDA YENİ BİR DÜNYA VE TÜRKİYEIŞIK YARGIN
MUHAFAZAKARLIK; ‘YERLİ ve MİLLİLİK’ ÜZERİNDEN BATI KARŞITLIĞIALİ İHSAN DİLMEN
MİRASIN ESARET ESTETİĞİ: SANATIN YENİ SAVAŞ KİMLİĞİGÖZDE SARI
GÖNÜLLÜ UYUMARAZİYE GÖK AKTAŞ
110 MİLYAR DOLAR BİR HEDEF DEĞİL, BİR ZİHİN DEVRİMİDİRHÜSEYİN BARANER
KAZANANI OLMAYAN, KAYBEDENİ ÇOK OLAN SAVAŞNİZAMETTİN ŞEN
YARIM KALAN AMA DEVAM EDEN BİR HAYATŞAFAK ÇELİK
ANKARAŞENER METE
GÜÇLÜ KADIN MI, YORULMUŞ KADIN MI?DERYA DEMİR
BİR TÜRKÜNÜN ARKA SOKAKLARI: ÜSKÜDAR'A GİDERKEN ALDI DA BİR YAĞMURGAZANFER ERYÜKSEL
BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR İLE “YUNUS EMRE VE MEZARI” ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
MELİKE ÇAKIR, TÜRKİYE KUPASI ETABINDA BİRİNCİ
BAİB'DE YENİ YÖNETİM GÖREVE BAŞLADI
AKRA GRAN FONDO ANTALYA START ALDI
İSMAİL BAHA SÜRELSAN ANISINA ÖDÜL TÖRENİ
NAFAKA NEDENİYLE ENGELLİ MAAŞI BAĞLANMADI
HEM TEDAVİ GÖRÜYORLAR, HEM PARA KAZANIYORLAR
TÜRK TARIMI İÇİN STRATEJİK KAZANIM FIRSATLARI
8'İNCİ ETNOSPOR FORUMU ANTALYA'DA
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





