Bugün 06 Şubat 2026 Cuma
  • Antalya13 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6667.38
    %-1.01
  • Dolar
    43.5602
    %0.19
  • Euro
    51.2941
    %0.17

ALİ YILDIZ / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ YILDIZ / KONUK YAZAR

ON DÖRT BİN YILIN HATIRLATTIKLARI

05 Şubat 2026 Perşembe 23:13
 
Şöyle başlıyordu:
On dört bin yıl gezdim pervanelikte,
Sıtkı ismin buldum divanelikte.
İçtim şarabını mestanelikte,
Kırkların ceminde dara düş oldum.
Bu deyiş, geçmiş yıllarda vefat eden Alevi Bektaşi sanatçısı Ali Ekber Çiçek’indir. Birkaç yıl uğraşmış son şeklini verinceye kadar. Kendisi düzenlemiş. Sıtkı Baba isimli yine bir Bektaşi şairinin Nura Düş Oldum başlıklı 9 kıtalık devriye şiirinden aldığı mısraları değiştirip eklemeler yaparak 2 kıtalık ve tek kişilik yedi dakikalık bir bağlama resitali haline getirmiş. Müthiş bir davudi ses ve söz uyumu insanı yücelere uçuran bir sesleniş:
HAYDAR HAYDAR!
Haydar yiğitler yiğidi delikanlı demek. Hazret-i Ali İçin kullanılır. Ali Haydar derler, Yiğitler yiğidi Ali demek. Bizim Türk halkının dindar olsun veya olmasın Hz Ali’ye özel bir sevgisi ve ilgisi vardır.
Dünya yaşamının bir pervanelik olarak tanımlanması tasavvuf ehlinin imalarındandır. Pervane, ışığa koşan küçük kanatlıların ateş böceklerinin ortak adı. Işık büyük aydınlık, karanlığa karşı büyük sığınak. Bu pervaneler ışığa atılmak için yarışırlar ve sonunda yanıp yok olurlar. İnsan da büyük aydınlığa ulaşmak için nefsini yok edermiş. Bir gaye uğruna kendini feda etmek denir buna. İnsan kâinatta mevcut küçücük cüssesiyle bir zerre. Dolayısıyla küçük kanatlılara benzetilmesi hiç de abartılı değil. Dünyaya kafa yoran biyolog, sosyolog, arkeolog ve etnologlar, insanlığın son buzul çağının 14.000 yıl önce sona erdiğini ve öncesinde ne yaşandıysa yaşandı, asıl dikkat edilmesi gereken zamanın bu son süreç olduğunu, insanoğlunun son on dört bin yılını akla hayale gelmez arayışlar içinde geçirdiğini yazıyor.
Ali Ekber bütün bu zamanı kendisi yaşamış gibi veya yaşayanların bütünü adına bu ışığı arayışlara dikkat çekiyor. Onu dinlerken kendimi Tuva Başkenti Kızıl’da dinlediğim Şaman Karauul’un huzurunda buluyorum. Tavır da bize karşı serzenişler de aynı.
Peki Ali Ekber bu son 14.000 yılı kimden ve nasıl öğrendi? O bir etnolog, sosyolog değil. O bir Alevi şairi. Ama babasından öğrenmiş on dört bin yılı. Ona kim öğretti? Ondan öncekine kim öğretti?
İnsan son buz çağından kurtulduktan sonra kainatta müthiş bir koşturmaca içindedir. Bu koşunun amacı fıtrata uygun olarak yaşamaktır. Yaşamak için çare çözüm aramaktır. Yani Ali Ekber Çiçek kendisinin de içinde bulunduğu bu koşturmacayı pervanelerin ışığa koşmasına benzetmiş bunun on dört bin yıldır devam ettiğine atıf yapmıştır.
Türk halkı nereden yola çıktığını ve hangi zeminde yürüdüğünü biliyor. Merhum Ali Ekber Çiçek bu arif milletin ruhuna işaret ediyor.
 
629751823-26158724140399855-506827663375661415-n-001.jpg
Bu yazı toplam 196 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim